Geri Dön

Akne vulgaris olgularında ultra işenmiş (çok işlenmiş) gıda tüketiminin hastalık özelliklerinin üzerine etkisi

The effect of ultra-processed (highly processed) food consumption on disease characteristics in Acne vulgaris cases

  1. Tez No: 1014624
  2. Yazar: KIYMET NUR İSKENDER
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SAFİYE ATLAS TÜLİN ERGUN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Akne vulgaris, etiyolojisinde çevresel etmenlerin de kritik rol oynadığı multifaktöriyel inflamatuar bir hastalıktır. Özellikle“Batı tipi diyet”olarak tanımlanan yüksek glisemik indeksli gıda tüketiminin akne patogenezindeki önemi son yıllarda anlaşılmaya başlanmıştır. Bu bağlamda, hastaların beslenme alışkanlıklarını, özellikle ultra-işlenmiş gıda tüketimini (UİG) ve bunun klinik bulgularla ilişkisini anlamak önemlidir. Amaç ve Yöntem: Bu çalışmada, akne vulgarisli bireylerde UİG tüketimi ve AD uyumunun değerlendirilmesi; bu beslenme paternlerinin hastalık şiddeti, yaşam kalitesi ve laboratuvar parametreleri ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Marmara Üniversitesi Dermatoloji Polikliniği'nde yürütülen olgu-kontrol tasarımlı araştırmaya 82 akne hastası ve yaş ile cinsiyet açısından eşleştirilmiş 80 sağlıklı gönüllü dahil edilmiştir. Klinik şiddet değerlendirmesinde GAGS ve IGA skorlamaları kullanılmıştır. Katılımcıların beslenme alışkanlıkları sQ-HPF (Yüksek İşlenmiş Gıda Tüketim Tarama Anketi) ve MEDAS (Akdeniz Diyeti Bağlılık Ölçeği) ile; fiziksel aktivite düzeyleri IPAQ ile belirlenmiştir. Akne grubunun psikososyal etkilenme düzeyi Akne Yaşam Kalite İndeksi (AYKİ) ile ölçülmüş; ayrıca tüm katılımcıların serum IGF-1 ve TAS düzeyleri ELISA yöntemiyle analiz edilmiştir. Bulgular: Akne grubunda kontrol grubuna kıyasla UİG tüketimi anlamlı derecede yüksek, AD uyumu ise belirgin şekilde düşük saptanmıştır. Yüksek UİG tüketiminin akne riskini 4,83 kat; düşük AD uyumunun ise 3,72 kat artırdığı belirlenmiştir. GAGS ile diyet skorları arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Laboratuvar analizlerinde gruplar arası IGF-1 düzeyleri benzer bulunurken, TAS düzeyleri akne grubunda kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek saptanmıştır. Ayrıca, yüksek UİG tüketen grupta AYKİ skorlarının anlamlı derecede daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Bulgularımız, beslenme alışkanlıklarının akne patogenezinde klinik şiddetten bağımsız olarak majör bir risk faktörü olduğunu ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, yüksek UİG tüketimi olan hastalarda santral yağlanmanın daha belirgin olduğu saptanmıştır. Akneden kaynaklanan psikososyal stresin yeme bozukluğunu tetiklediği; bunun da UİG tüketimini artırarak beslenme paternini ve yaşam kalitesini olumsuz etkilediği görülmüştür. Bu nedenle akne yönetiminde, geleneksel medikal tedavilerin yanı sıra beslenme modifikasyonu ve psikolojik desteği kapsayan bütüncül bir yaklaşımın benimsenmesi önerilmelidir.

Özet (Çeviri)

Background: Acne vulgaris is a multifactorial inflammatory disease in which environmental factors play a critical role in its etiology. In recent years, the significance of high glycemic index diets, defined as the“Western-type diet,”in the pathogenesis of acne has become increasingly well-understood. In this context, it is essential to understand patients' dietary habits, particularly ultra-processed food (UPF) consumption, and their relationship with clinical findings. Objective and Methods: This study aimed to evaluate UPF consumption and Mediterranean Diet (MD) adherence in individuals with acne vulgaris and to investigate the relationship between these dietary patterns and disease severity, quality of life, and laboratory parameters. This case-control study, conducted at the Marmara University Dermatology Outpatient Clinic, included 82 patients with acne and 80 age- and sex-matched healthy volunteers. GAGS and IGA scoring systems were used to determine clinical severity. Participants' dietary habits were assessed using the sQ-HPF (Short Questionnaire to assess High-Processed Food consumption) and the MEDAS (Mediterranean Diet Adherence Screener), while physical activity levels were determined via the IPAQ (International Physical Activity Questionnaire). The psychosocial impact on the acne group was measured using the Acne Quality of Life Index (AQoL); additionally, serum IGF-1 and TAS (Total Antioxidant Status) levels of all participants were analyzed using the ELISA method. Results: UPF consumption was found to be significantly higher, and MD adherence was markedly lower in the acne group compared to the control group. High UPF consumption was found to increase the risk of acne by 4.83 times, while low MD adherence increased the risk by 3.72 times. No significant relationship was found between GAGS and dietary scores. While laboratory analysis showed similar IGF-1 levels between groups, TAS levels were significantly higher in the acne group than in the control group. Furthermore, AQoL scores were found to be significantly higher (indicating greater psychosocial impact) in the group with high UPF consumption. Conclusion: Our findings reveal that dietary habits are a major risk factor in the pathogenesis of acne, independent of clinical severity. Furthermore, central adiposity was found to be more prominent in patients with high UPF consumption. It was observed that psychosocial stress resulting from acne triggers eating disorders, which in turn increases UPF consumption and negatively affects both the dietary pattern and the quality of life. Therefore, in acne management, a holistic approach encompassing dietary modification and psychological support, in addition to traditional medical treatments, should be recommended.

Benzer Tezler

  1. Akne vulgaris olgularında serum prolidaz düzeylerinin incelenmesi

    Investigation of serum prolidase levels by acne vulgaris patients

    ELİF GÜNAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    DermatolojiTrakya Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. SELMA KORKMAZ

  2. Orta şiddette ve ağır akne vulgaris olgularında oksidatif stres, vitamin A, vitamin E düzeyleri ve yaşam kalite indeksi

    The oxidative stress, vitamin A levels, vitamin E levels and quality of life index in patients with moderate and severe acne

    TÜLİN KARA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    DermatolojiGaziantep Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZÜLAL ERBAĞCI

  3. Adölesan dönem akne vulgaris olgularında 13-cis-retinoik asit (isotretinoin) tedavisinin duygudurum ve bilişsel işlevlere etkisi

    Effects of isotretinoin treatment on affective and cognitive functions in adolescent acne vulgaris patients

    AYŞENUR MADEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    DermatolojiAnkara Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. PELİN KOÇYİĞİT

  4. Psöriazis ve akne vulgaris hastalarında oküller yüzey hastalıklarının tanısında impresyon sitolojisi

    Impression cytology in ocular surface disorders diagnosis of psoriasis and acne vulgaris patients

    GÖNÜL FARİZ KENDİRLİOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Göz HastalıklarıCumhuriyet Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HAYDAR ERDOĞAN

  5. Akne vulgarsili hastalarda isotretinoin tedavisinin CD3(+), CD4(+) T hücre ve ICAM-1 üzerine etkisi

    The effect of isotretinoin therapy on CD3(+), CD4(+) T cell and ICAM-1 expression in acne vulgaris

    JALE YÜKSEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    DermatolojiGazi Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. A. BURHAN AKSAKAL