Geri Dön

Gliptin ilişkili ve gliptin ilişkili olmayan büllöz pemfigoid olgularının retrospektif olarak karşılaştırılması

Retrospective comparison of gliptin-associated and non-gliptin-associated bullous pemphigoid cases

  1. Tez No: 1014697
  2. Yazar: ERHAN TOPAL
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SAFİYE ATLAS TÜLİN ERGUN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Büllöz pemfigoid (BP), özellikle ileri yaşta izlenen otoimün büllöz bir hastalıktır. Hastalık genellikle spontan olarak ortaya çıksa da, son yıllarda dipeptidil peptidaz-4 (DPP4) inhibitörü gliptin türevi ilaçlar ile tetiklenen BP vakalarında artış mevcuttur. Gliptin ilişkili BP (GİBP) vakalarının demografik, klinik ve prognostik açıdan klasik BP vakalarına göre farklılıklar gösterdiği düşünülmektedir. Amaç ve Yöntem: Bu çalışmada, gliptin ilişkili büllöz pemfigoid (GİBP) ile gliptin ilişkili olmayan büllöz pemfigoid (GİOBP) hastaları arasındaki demografik, klinik ve prognostik faktörlerin karşılaştırmalı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, Marmara Üniversitesi Dermatoloji Polikliniği'nde yürütülen retrospektif kohort çalışmasına toplam 178 BP hastası dahil edilmiştir. Hastalar, gliptin kullanım öykülerine göre GİBP ve GİOBP olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Tüm hastalara ait demografik özellikler, klinik bulgular, laboratuvar verileri, uygulanan tedavi yaklaşımları ve hastalık seyrine ilişkin veriler dosya tarama yöntemiyle geriye dönük olarak elde edilmiştir. Elde edilen bu veriler aracılığıyla, iki grup arasında klinik seyir ve prognozu etkileyebilecek faktörlerin ortaya konması ve GİBP alt grubunun olası farklı klinik özelliklerinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Ayrıca GİBP grubu, kullanılan gliptin türüne göre de kendi içerisinde karşılaştırılmıştır. Bulgular: Çalışmamızda, GİBP grubunda tam remisyon oranının GİOBP grubuna kıyasla anlamlı derecede daha yüksek olduğu saptanmıştır. Lojistik regresyon analizinde, gliptin kullanımının tam remisyona ulaşma olasılığını 2,83 kat artırdığı gösterilmiştir. Ayrıca, GİBP hastalarında tam remisyona ulaşma süresinin anlamlı olarak daha kısa olduğu bulunmuştur. Demografik özellikler incelendiğinde, iki grup arasında yaş ve cinsiyet açısından anlamlı bir fark saptanmamıştır. Klinik bulgular 6 açısından ise, mukozal tutulumun GİBP grubunda anlamlı derecede daha düşük olduğu belirlenmiştir. Tedavi yaklaşımları açısından değerlendirildiğinde, GİBP grubunda sistemik steroid ve immünsüpresif ajan kullanım oranlarının daha düşük olduğu gözlenmiştir. GİBP grubunda, kullanılan gliptin tipine göre hastalar arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır. Sonuç: Çalışmamızda, GİBP hastalarının, GİOBP hastalarına kıyasla daha iyi bir klinik seyir gösterdiği ortaya konmuştur. GİBP grubunda tam remisyon oranlarının daha yüksek olması, remisyona ulaşma süresinin daha kısa olması ve daha az sistemik steroid ile immünsüpresif tedavi gereksinimi, bu hasta grubunda hastalığın daha hafif ve kontrol edilebilir bir seyir izlediğini düşündürmektedir. Bununla birlikte, iki grup arasında demografik özellikler açısından anlamlı bir fark saptanmamış olması, gözlenen prognostik farklılıkların hasta profili yerine hastalığın alt tipine bağlı olabileceğini desteklemektedir. Elde edilen bulgular, GİBP'nin klinik olarak daha iyi prognozlu bir alt grup olabileceğine işaret etmekte ve bu hastaların yönetiminde daha bireyselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarının planlanabileceğini düşündürmektedir.

Özet (Çeviri)

Background: Bullous pemphigoid (BP) is an autoimmune blistering disease that predominantly affects the elderly. Although the disease generally occurs spontaneously, there has been an increasing number of BP cases triggered by dipeptidyl peptidase-4 (DPP-4) inhibitors, namely gliptins, in recent years. It is suggested that gliptin-associated BP (GIBP) may differ from classical BP in terms of demographic, clinical, and prognostic characteristics. Objective and Methods: This study aimed to comparatively evaluate the demographic, clinical, and prognostic features of patients with gliptin-associated bullous pemphigoid (GIBP) and non-gliptin-associated bullous pemphigoid (non- GIBP). A total of 178 BP patients were included in this retrospective cohort study conducted at the Dermatology Outpatient Clinic of Marmara University. Patients were divided into two groups based on their history of gliptin use: GIBP and non- GIBP. Demographic characteristics, clinical findings, laboratory data, treatment modalities, and disease course were retrospectively collected through medical record review. These data were analyzed to identify factors affecting clinical course and prognosis and to determine potential distinguishing features of the GIBP subgroup. Additionally, the GIBP group was further analyzed according to the type of gliptin used. Results: The rate of complete remission was significantly higher in the GIBP group compared to the non-GIBP group. Logistic regression analysis demonstrated that gliptin use increased the likelihood of achieving complete remission by 2.83-fold. Additionally, the time to complete remission was significantly shorter in patients with GIBP. There were no significant differences between the groups in terms of age and sex. Clinically, mucosal involvement was significantly less frequent in the GIBP group. In terms of treatment, the use of systemic corticosteroids and 8 immunosuppressive agents was lower in the GIBP group. No significant differences were observed among patients in the GIBP group according to the type of gliptin used. Conclusion: In conclusion, our findings indicate that patients with gliptin-associated bullous pemphigoid exhibit a more favorable clinical course compared to those with non-gliptin-associated BP. Higher rates of complete remission, shorter time to remission, and lower requirements for systemic corticosteroids and immunosuppressive therapies suggest a milder and more manageable disease course in this subgroup. The absence of significant differences in demographic characteristics between the groups supports the notion that the observed prognostic differences are more likely related to disease subtype rather than patient profile. These results suggest that GIBP may represent a distinct clinical entity with a better prognosis and may allow for more individualized treatment approaches.

Benzer Tezler

  1. Büllöz pemfigoid tanılı hastaların klinik ve sosyodemografik özelliklerinin ve olası tetikleyicilerin değerlendirilmesi

    Evaluation of the clinical and sociodemographic characteristics and possible triggers in patients diagnosed with bullous pemphigoid

    OKAN KAPAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    DermatolojiKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ İBRAHİM ETEM ARICA

  2. Zeugma mühür baskılarında krallar, imparatorlar, imparatoriçeler, filozoflar ve semboller

    The figures which are emperors, empress, kings, philosophers and symbols on the Zeugma seal impressions

    MEHMET ÖNAL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    El SanatlarıSelçuk Üniversitesi

    Arkeoloji ve Sanat Tarihi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RAMAZAN ÖZGAN

  3. Simultaneous determination of new generation antidiabetics in bio-fluids by HPLC

    Yeni nesil antidiyabetiklerin biyolojik sıvılardan HPLC ile yanyana analizi

    AMAL M. MOHAMMAD MOHAMMAD

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2018

    Eczacılık ve Farmakolojiİstanbul Üniversitesi

    Analitik Kimya Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ SENA ÇAĞLAR ANDAÇ

  4. Büllöz pemfigoid hastalarında prognoz ve prognozu etkileyen faktörler

    Prognosis in patients with bullous pemphigoid and factors affecting prognosis

    GÖKTUĞ EREN ASLANKOÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    DermatolojiKocaeli Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. REBİAY KIRAN

  5. Kameo örneğinde süstaşı işlemeciliği

    Gemstone jewelling in a cameo example

    MERTER YALÇINKAYA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Güzel SanatlarDokuz Eylül Üniversitesi

    Tekstil ve Moda Tasarımı Ana Sanat Dalı

    YRD. DOÇ. DR. FÜSUN ÖZPULAT