Gazze soykırımı'nın sosyal psikolojisi
The social psychology of the Gaza genocide
- Tez No: 1015281
- Danışmanlar: DOÇ. DR. PINAR AKARÇAY
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Psikoloji, Siyasal Bilimler, Sosyoloji, Psychology, Political Science, Sociology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Uluslararası Soykırım ve İnsanlığa Karşı İşlenen Suçlar Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Soykırım Araştırmaları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışma, 7 Ekim 2023 sonrası dönemde Gazze'de yaşanan ve modern tarihin en ağır insani krizlerinden birine yol açan soykırım sürecini tarihsel, psikolojik ve politik dinamikler ışığında incelemektedir. Çalışmanın temel kavramsal ve analitik çerçevesini, Gazze'deki kitlesel şiddetin ve yıkımın anatomisini açıklamak üzere geliştirilen üç katmanlı şiddet piramidi modeli oluşturmaktadır. Bu modele göre soykırım; tekil askeri operasyonların veya anlık siyasi kararların ötesinde, birbirini diyalektik bir bağla besleyen, meşrulaştıran ve normalleştiren toplumsal, bürokratik ve siyasi mekanizmaların bir arada çalışmasıyla hayat bulmaktadır. Piramidin en alt tabakasını, ötekini yok etme dürtüsü ve sistematik insanlıktan çıkarma söylemleri üzerine inşa edilen toplumsal rıza ve sosyopsikolojik onay mekanizmaları oluşturmaktadır. Bu katmanda kitleler; kolektif travmalar, varoluşsal korkular ve devlet destekli propaganda mekanizmaları vasıtasıyla manipüle edilmektedir. Bunun sonucunda şiddet, bir savunma mekanizması veya kaçınılmaz haklı bir ceza olarak algılanmakta; ahlaki çözülme ve dış grup düşmanlığı neticesinde kitlesel bir toplumsal onay üretilmektedir. Piramidin orta katmanında ise Hannah Arendt'in kötülüğün sıradanlığı teziyle paralellik gösteren bürokratik imha süreci yer almaktadır. Bu aşamada şiddet eylemleri; rasyonel bir devlet aygıtı, iş bölümü, katı bir emir-komuta zinciri ve teknik rasyonalizasyon becerisiyle sıradan birer idari göreve dönüştürülmektedir. Stanley Milgram'ın itaat deneyleri ve Philip Zimbardo'nun hapishane deneyi çalışmalarında ortaya koyduğu üzere, bireysel sorumluluğun sistem veya kurumsal roller içinde dağıtılması, sıradan insanların büyük kötülük mekanizmalarının işlevsel birer parçası haline gelmesine neden olmaktadır. Askeri ve bürokratik yapı, faili vicdani muhasebeden soyutlayarak yaşanan katliamı rutine indirgemektedir. Piramidin en üst katmanında, yani zirvesinde ise tüm bu yapıyı ideolojik olarak besleyen, hukuksal ve söylemsel meşruiyet zeminini kuran ve devletin tüm aygıtlarını nihai amaca yönelik seferber eden siyasi liderlik yer almaktadır. Siyasi liderlik, karizmatik otoritesini ve söylem gücünü kullanarak toplumsal korkuları konsolide etmekte ve imha politikalarını stratejik/tarihsel bir zorunluluk olarak kitlelere sunmaktadır. Çalışma; Gazze'deki soykırım sürecinin salt askeri kararlarla açıklanamayacağını, aksine toplumsal rıza, bürokratik rasyonalizasyon ve siyasi liderliğin içinde bulunduğu, sistematik ve çok boyutlu bir sosyal psikolojik inşa süreci olduğunu iddia etmekte ve literatüre bu doğrultuda bütüncül bir model sunmaktadır.
Özet (Çeviri)
This study examines the genocidal process that unfolded in Gaza in the post-October 7, 2023 era—precipitating one of the most profound humanitarian crises of modern history—through an interdisciplinary perspective informed by historical, psychological, and political dynamics. The foundational conceptual and analytical framework of the research is predicated upon a three-tiered“pyramid of violence”model, designed to elucidate the anatomy of mass violence and devastation in Gaza. According to this paradigm, genocide materializes not merely through isolated military operations or abrupt political directives, but rather through the coordinated functioning of societal, bureaucratic, and political mechanisms that dialectically reinforce, legitimize, and normalize one another. The foundational tier of the pyramid comprises the mechanisms of societal consent and socio-psychological endorsement, constructed upon the impulse to“annihilate the other”and discourses of systematic dehumanization. At this stratum, the masses are manipulated via collective traumas, existential anxieties, and state-sponsored propaganda apparatuses. Consequently, violence is perceived either as a necessary defense mechanism or an inescapable, righteous retribution; thereby, massive societal complicity is manufactured as a corollary of moral disengagement and out-group hostility. The intermediate tier of the pyramid encompasses the process of bureaucratic annihilation, drawing a profound parallel with Hannah Arendt's thesis on the“banality of evil.”At this juncture, acts of violence are transmuted into routine administrative duties by means of a rational state apparatus, a compartmentalized division of labor, a rigid chain of command, and technical rationalization. As substantiated by Stanley Milgram's obedience experiments and Philip Zimbardo's expositions on“The Lucifer Effect,”the diffusion of individual responsibility across systemic or institutional roles renders ordinary individuals into functional cogs within vast machineries of malevolence. The military and bureaucratic superstructure thus insulates the perpetrator from moral reckoning, reducing extermination to a mechanical routine. At the apex of the pyramid resides the political leadership, which ideologically nourishes this entire architecture, establishes the bedrock of legal and discursive legitimacy, and mobilizes all state apparatuses toward the ultimate objective. By wielding its charismatic authority and discursive leverage, the political leadership consolidates societal fears and promulgates policies of annihilation to the populace as a strategic and historical imperative. In conclusion, this thesis posits that the genocidal process in Gaza cannot be explicated solely through the lens of military stratagems. Conversely, it asserts that it is a systematic and multi-layered socio-psychological construct that emerges at the intersection of societal consent, bureaucratic rationalization, and political leadership. Accordingly, this study contributes a holistic and comprehensive model to the extant literature.
Benzer Tezler
- Zygmunt Bauman'ın holokost yorumu bağlamında modernitenin yıkıcı potansiyelinin güncel tezahürü: İsrail'in Filistin'deki işgal ve soykırımı
The contemporary manifestation of modernity's destructive potential in the context of Zygmunt Bauman's interpretation of the holocaust: Israel's occupation and genocide in Palestine
MARİAM MENAWI
Doktora
Türkçe
2025
SosyolojiBursa Uludağ ÜniversitesiSosyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ENES BATAL KESKİN
PROF. DR. MEHMET ULUKÜTÜK
- Ireland's attitude towards Israeli-Palestinian conflict after 7 October
İrlanda'nın 7 Ekim sonrası İsrail-Filistin çatışmasına yaklaşımı
CHALILA RAIHAN NABILAZKA
Yüksek Lisans
İngilizce
2025
Uluslararası İlişkilerİstanbul Medeniyet ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FATMA SARIASLAN
- Tüketici boykotu katılım güdüleri: Muş ili örneği
Motivation of consumers for participation in boycotts: The city of Muş as sample
ADEM UYSAL
- 2023'te Gazze'ye yönelik saldırısı sırasında İsrail'in sosyal paylaşım sitesi“X”aracılığıyla yaptığı propaganda söylemi üzerine analitik bir çalışma
An analytical study on Israel's propaganda discourse through the social networking site“X”during its attack against Gaza in 2023
AHMAD KHALEEL SULEİMAN NAJADEH
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
Gazetecilikİstanbul Beykent ÜniversitesiMedya ve İletişim Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ KAĞAN TAHAN
- Uluslararası Ceza Mahkemesi: Roma statüsüne göre soruşturma ve yargılama usulleri (Filistin örneği)
International Criminal Court: Investigation and procedures according to the status of Rome (Palestinian case)
HATEM ABUAISHA