Geri Dön

Yüksek riskli nöroblastom tanılı hastalarda kemoterapi ile birlikte dinutuksimab beta kullanımının toksisite ve sağkalım açısından tek merkez klinik deneyimi

Toxicity and survival outcomes of dinutuximab beta combined with chemotherapy in patients with high-risk neuroblastoma: A single-center clinical experience

  1. Tez No: 1015701
  2. Yazar: AYŞE NİHAN ÖZDEMİR
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. UĞUR DEMİRSOY
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Onkoloji, Child Health and Diseases, Oncology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Nöroblastom, çocukluk çağının en sık görülen ekstrakraniyal solid tümörüdür. Olguların yaklaşık yarısında tanı anında yüksek riskli (high-risk, HR) hastalık tablosuyla izlenmektedir. TPOG NB 2020 protokolü Anti-GD2 (Dinutuksimab beta, Qarziba®) tedavisi, güncel olarak yüksek riskli Nöroblastom veya R/R olgularda kemoterapiyle birlikte uygulanmaktadır. Türkiye'de yakın zamanda kullanılabilir hale gelen bu ajanla yapılan bu çalışma, hem klinik pratiğe katkı sağlamak hem de literatürdeki bilgi eksikliğini gidermek amacıyla tasarlanmıştır. Bu bağlamda, çalışmamızda YR-NB tanılı, aktif hastalık bulguları devam eden pediatrik olgularda Dinutuksimab beta ile kemoterapi kombinasyonunun klinik etkinliği ve tedaviye bağlı toksisite profili değerlendirilecektir.Kocaeli Üniversitesi Çocuk Onkoloji Bölümü Bilim Dalı'nda 20202025 yılları arasında Nöroblastom Evre 4 (eski evrelemeye göre)/Evre M (yeni evrelemeye göre) tanısı alan veya Relaps/Refrakter Nöroblastom tanılı hastalar dahil edildi. Yüksek riskli nöroblastom tanısı alan toplam 15 hastadan kemoterapi ile immünoterapi (anti-GD2) kombinasyonu verilen 8 hasta seçildi. Tedavi modaliteleri, immünoterapi kullanımı ve buna bağlı yan etki türleri, başlangıçları ve dereceleri kaydedildi. Doz yoğunluğu ile yan etkileri ve klinikleri karşılaştırıldı. Derecelendirme yaparken Yan Etkilerin Ortak Terminolojik Kriterleri (CTCAE) kullanıldı. Genel sağkalım verileri incelendi.Sekiz hastaya uygulanan toplam 48 Dinutuksimab beta tedavi kürü değerlendirilmiştir. Ağrı, düşük doz grubunda %18,2 oranında, yüksek doz grubunda ise kürlerin %54,8'inde gözlendi (p=0,025). Tüm kürlerde en sık gözlenen yan etki taşikardi oldu [başlangıç(medyan): 3. saat]. Değerlendirilen kürlerin %31,25'inde (n=15) 3. derece düzeyinde taşikardi saptanmış olup en sık izlenen yüksek dereceli toksisiteyi oluşturdu. En sık görülen toksisite olan taşikardi, doz gruplarına göre karşılaştırıldığında; Yüksek doz grubunda (YD) derece ≥2 düzeyinde %97,3, düşük doz grubunda (DD) ise %27,3 oranında gözlendi (p<0,001). Yüksek doz grubunda üçüncü günde 2-3. derece toksisite oranları %70'in üzerinde izlendi. Taşikardinin 3. günde zirve yaptığı görüldü. En yüksek vücut ısısı değerleri karşılaştırıldığında YD DB alan hastalarda vücut ısısı değerleri DD grubuna göre daha yüksek olup (p=0,027), her iki grupta da ateş ilk 3 gün içinde 50 artarak 3. günde zirveye ulaştığı görüldü. Ateş gelişen 18 tedavi kürünün 10'unda (%55,5) derece ≥2 toksisite görüldü, bu kürlerin 11'inde hastalardan kan kültürü örneği alındı. Hastaların üçüne (%6,25) ampirik antibiyotik verildi ve hastaların üçünde (%6,25) kan kültüründe üreme saptandı. Doz grupları arasında takipne görülme sıklığı benzerlik gösterse de (YD %89, DD %72), toksisite şiddetleri arasında belirgin fark vardı [Derece ≥2 takipne; gruplar için sırasıyla %67,6, %9,1 (p=0,001)]. İkinci derece ve üzerinde hipoksi sadece yüksek doz grubunda saptandı (%45,9, %0; p=0,005). Hipertansiyon yan etkisi iki doz grubu arasında anlamlı fark göstermedi. Dinutuksimab beta tedavisi sırasında bireysel olgularda nadir ama ciddi toksisiteler gözlendi. Bir hastada ilk kürde gelişen ateş, 3. derece transaminaz yüksekliği, renal yetmezlik ve akut bilinç değişikliği nedeniyle tedavi geçici olarak kesilip ardından düşük dozla devam edildi ve toksisiteler tekrarlamadı. Bir diğer hastada 3. küründe döküntü ve kaşıntıya eşlik eden bronkospazm, anafilaksi olarak değerlendirildi, desensitizasyon ile yüksek doz tedaviye devam edildi. Takibinde ciddi bir aşırı duyarlılık reaksiyonu gelişmedi. Ayrıca bir hastada kürün ilk gününde taşikardi, takipne ve hipoksemi gözlemlendi, ertesi gün kapiller kaçak sendromu tanısı konuldu ve tedavi kesildi. 10 mg/m² sürekli infüzyon (DD), 20 mg/m² aralıklı infüzyona (YD) göre anlamlı derecede daha düşük toksisite profiline sahiptir. Özellikle yüksek doz grubunda ateş, ağrı, taşikardi ve takipne gibi yan etkilerin hem sıklığı hem de şiddetinin anlamlı derecede arttığı saptanmıştır. Yüksek doz grubunda 3.gün hem ateş hem de kardiyopulmoner toksisite yükünün (taşikardi/takipne) zirve yaptığı kritik gündür. Bu bulgular, anti-GD2 antikorlarının bilinen immün aracılı yan etkileri ile uyumlu olup, DB'ye bağlı inflamatuar yanıtın doz ile ilişkili olarak arttığını düşündürmektedir. Dinutuksimab beta tedavisi alan hastalarda özellikle ilk 3 gün yakın hemodinamik izlem (kalp hızı, solunum sayısı, O2 satürasyonu) kritik öneme sahiptir. Toksisite yönetimi, protokole uygun olarak özellikle 3. derece ve üzerinde yan etkisi olan hastalarda uygulanmalıdır. Daha düşük dereceli toksisitelerin ise çoğunlukla kendini sınırlayıcı olduğu ve semptomatik destek ile gerileyebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Özet (Çeviri)

Neuroblastoma is the most common extracranial solid tumor of childhood. Approximately half of all cases present with high-risk (HR) disease at diagnosis (1). According to the TPOG NB 2020 protocol, anti-GD2 (Dinutuximab beta, Qarziba®) therapy is currently administered in combination with chemotherapy for high-risk neuroblastoma or relapsed/refractory (R/R) cases. This study, conducted with this agent—which has recently become available in Turkey—was designed to contribute to clinical practice and address gaps in the literature. In this context, our study will evaluate the clinical efficacy and treatment-related toxicity profile of the combination of Dinutuximab beta and chemotherapy in pediatric patients diagnosed with high-risk neuroblastoma (HR-NB) who continue to exhibit active disease. Patients diagnosed with Stage 4 neuroblastoma (according to the old staging system)/Stage M (according to the new staging system) or with relapsed/refractory neuroblastoma were included at the Department of Pediatric Oncology, Kocaeli University, between 2020 and 2025. Of the 15 patients diagnosed with high-risk neuroblastoma, 8 patients who received a combination of chemotherapy and immunotherapy (anti-GD2) were selected. Treatment modalities, immunotherapy use, and the types, onset, and grades of associated adverse effects were recorded. Adverse effects and clinical outcomes were compared based on dose intensity. The Common Terminology Criteria for Adverse Events (CTCAE) were used for grading. Overall survival data were analyzed.A total of 48 Dinutuximab beta treatment cycles administered to the eight patients were evaluated. Pain was observed in 18.2% of cycles in the low-dose group and in 54.8% of cycles in the high-dose group (p=0.025). The most common adverse effect observed in all treatment cycles was tachycardia [onset (median): 3 hours]. Grade 3 tachycardia was detected in 31.25% (n=15) of the evaluated treatment cycles, constituting the most frequently observed high-grade toxicity. When comparing the most common toxicity, tachycardia, across dose groups: it was observed in 97.3% of cases at grade ≥2 in the high-dose group (HD) and in 27.3% of cases in the low-dose group (LD) (p <0.001). In the high-dose group, the rates of grade 2–3 toxicity exceeded 70% on day 3. Tachycardia peaked on day 3. 52 When comparing the highest body temperature values, patients in the HD group had higher body temperature values than those in the LD group (p=0.027), and in both groups, fever increased during the first 3 days, peaking on day 3. Grade ≥2 toxicity was observed in 10 of the 18 treatment courses in which fever developed (55.5%); blood culture samples were collected from patients in 11 of these courses. Empirical antibiotics were administered to three patients (6.25%), and bacterial growth was detected in the blood cultures of three patients (6.25%). Although the incidence of tachypnea was similar between the dose groups (LD 89%, LD 72%), there was a significant difference in the severity of toxicity [Grade ≥2 tachypnea; 67.6% and 9.1% for the groups, respectively (p=0.001)]. Grade 2 or higher hypoxia was detected only in the high-dose group (45.9%, 0%; p=0.005). There was no significant difference in the incidence of hypertension between the two dose groups. Rare but serious toxicities were observed in individual cases during dinutuximab beta treatment. In one patient, treatment was temporarily interrupted due to fever, grade 3 transaminase elevation, renal failure, and acute altered consciousness that developed during the first cycle; treatment was then continued at a lower dose, and the toxicities did not recur. In another patient, bronchospasm accompanied by rash and pruritus during the third cycle was evaluated as anaphylaxis; treatment at a high dose was continued with desensitization. No serious hypersensitivity reactions developed during follow-up. Additionally, in one patient, tachycardia, tachypnea, and hypoxemia were observed on the first day of the cycle; a diagnosis of capillary leak syndrome was made the following day, and treatment was discontinued. A continuous infusion of 10 mg/m² (CI) has a significantly lower toxicity profile compared to an intermittent infusion of 20 mg/m² (II). In particular, it was found that both the frequency and severity of side effects such as fever, pain, tachycardia, and tachypnea increased significantly in the high-dose group. Day 3 in the high-dose group is a critical day when both fever and the burden of cardiopulmonary toxicity (tachycardia/tachypnea) peak. These findings are consistent with the known immune-mediated side effects of anti-GD2 antibodies and suggest that the inflammatory response associated with DB increases in a dosedependent manner. Close hemodynamic monitoring (heart rate, respiratory rate, O₂ saturation) is of critical importance, particularly during the first 3 days, in patients receiving dinutuximab beta therapy. Toxicity management should be implemented in accordance with the protocol, particularly in 53 patients experiencing grade 3 or higher adverse effects. It should be noted that lower-grade toxicities are often self-limiting and may resolve with symptomatic treatment.

Benzer Tezler

  1. Otolog kök hücre nakli yapılan hastaların hazırlanma rejimlerinin yan etki ve sağkalım açısından karşılaştırılması

    Comparison of preparation regimens in patients undergoing autologous stem cell transplantation in terms of side effects and survival

    GUNEL SEYIDZADE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıÇukurova Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERHAN KÜPELİ

  2. Kemoterapi sonrası febril nötropeni gelişen akut lenfoblastik lösemi, nöroblastom ve lenfoma tanılı çocuk hastalarda solunum yolu enfeksiyonu yapan virüslerin incelenmesi

    Investigation of respiratory viruses in febrile neutropenic children with acute lymphoblastic leukemia, neuroblastoma and lymphoma after chemotherapy

    DAMLA ALTINTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıÇukurova Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM BAYRAM

  3. 2005- 2018 yılları arasında tedavi edilen refrakter, relaps ya da progresyon gösteren nöroblastomlu hastaların sonraki tedavi sonuçları

    Treatment results of patients with refractory, relaps or progressional neuroblastom treated between 2005-2018

    SELVER CEREN ÖZCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıÇukurova Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM BAYRAM

  4. Akut karın ile takip edilen pediatrik hematoloji-onkoloji hastalarında apandisit-tifilit açısından ayırıcı tanı kriterlerinin belirlenmesi

    Determination of differential diagnostic criteria in pediatric hematology-oncology patients with acute abdomen in terms of tphylitis – appendicitis

    SERRA SABUNCU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    OnkolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OSMAN ZEKİ KARAKUŞ

  5. Çocukluk çağında ganglionöromlar

    Childhood ganglioneuromas

    ELİF TUĞÇE GÖKER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    OnkolojiHacettepe Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BİLGEHAN YALÇIN