Geri Dön

Lomber dejeneratif omurga hastalarında PEEK rod ile yapılan fiksasyonlarda seviye sayısının komşu segment dejenerasyonu ile klinik ve radyolojik sonuçlar üzerindeki etkisi

The effect of fusionsegment number on adjecent segment degeneration and clinical and radiological outcomes in patients undergoing PEEK rod stabilization for lumbar degenerative disease

  1. Tez No: 1015714
  2. Yazar: ALİ HARMANOĞULLARINDAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. EMRE BİLGİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nöroşirürji, Neurosurgery
  6. Anahtar Kelimeler: Lomber vertebra, Dejeneratif omurga hastalığı, PEEK rod, Komşu segment dejenerasyonu, Lomber stabilizasyon, Polietereterketon, Lumbar vertebrae, Degenerative spine disease, PEEK rod, Adjacent segment degeneration, Lumbar stabilization, Polyetheretherketone
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Adana Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş Amaç: Lomber dejeneratif omurga hastalıklarında uygulanan füzyon ve stabilizasyon cerrahileri sonrasında komşu segmentlerde zaman içinde dejeneratif değişiklikler gelişebilmektedir. Özellikle stabilizasyon segment sayısının artmasıyla birlikte komşu segmentlere aktarılan biyomekanik yükün arttığı ve bunun dejeneratif süreci hızlandırabileceği düşünülmektedir. Polietereterketon (PEEK) rod sistemleri, titanyum rodlara göre daha düşük elastik modüle sahip olmaları nedeniyle daha fizyolojik yük paylaşımı sağlayabilen yarı rijid sistemler olarak tanımlanmaktadır. Ancak PEEK rod kullanılan hastalarda stabilizasyon uzunluğunun komşu segment dejenerasyonu üzerindeki etkisi halen net değildir. Bu çalışmada, lomber dejeneratif omurga hastalığı nedeniyle posterior dekompresyon ve PEEK rod ile stabilizasyon uygulanan hastalarda, stabilizasyon segment sayısının komşu segmentlerde gelişen dejeneratif değişiklikler ile klinik sonuçlar üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amaçlandı. Materyal Metod: Bu retrospektif, tek merkezli çalışmada 2020-2024 yılları arasında posterior dekompresyon ve PEEK rod ile stabilizasyon uygulanan 95 hasta değerlendirildi. Hastalar uygulanan stabilizasyon uzunluğuna göre kısa segment (≤2 seviye, n=57) ve uzun segment (≥3 seviye, n=38) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Radyolojik incelemede disk dejenerasyonu, disk yüksekliği, ligamentum flavum kalınlığı, faset eklem dejenerasyonu ve lomber lordoz parametreleri değerlendirildi. Klinik sonuçların analizinde VAS-bel, VAS-bacak ve Oswestry Disability Index (ODI) skorları kullanıldı. Proksimal ve distal komşu segmentlerdeki preoperatif ve postoperatif değişiklikler karşılaştırılırken, proksimal komşu segment dejenerasyonu ile ilişkili bağımsız risk faktörleri çok değişkenli lojistik regresyon analizi ile incelendi. Bulgular: Proksimal komşu segmentte Pfirrmann skorunda artış, disk yüksekliğinde azalma, ligamentum flavum kalınlığında artış ve faset eklem dejenerasyonunda progresyon gözlendi (tüm parametreler için p<0.05). Distal komşu segmentte ise değişikliklerin daha sınırlı olduğu görüldü. Uzun segment stabilizasyon uygulanan hastalarda proksimal komşu segmentteki dejeneratif değişikliklerin kısa segment grubuna göre anlamlı düzeyde daha fazla olduğu gözlemlendi (p<0.05). İstatistiksel değerlendirmelerde uzun segment stabilizasyonun proksimal komşu segment dejenerasyonu ile anlamlı ilişkili olduğu görüldü (OR=2.74, p=0.009). Kısa ve uzun segment gruplarında yaş ortalamaları sırasıyla 62.1±11.5 ve 64.3±10.9 yıl olup, demografik özellikler açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı. Her iki grupta da postoperatif dönemde VAS ve ODI skorlarında anlamlı iyileşme elde edilirken, klinik sonuçlar açısından gruplar arasında anlamlı fark bulunmadı. Sonuç: Bu çalışmada, PEEK rod ile posterior stabilizasyon uygulanan lomber dejeneratif omurga hastalarında stabilizasyon segment sayısının özellikle proksimal komşu segmentte gelişen dejeneratif değişiklikler üzerinde etkili olduğu görüldü. Uzun segment stabilizasyon uygulanan hastalarda proksimal segmentte radyolojik progresyon daha belirginken, distal segmentteki değişiklikler daha sınırlı kaldı. Klinik sonuçların her iki grupta benzer olması, radyolojik komşu segment dejenerasyonunun her zaman klinik karşılık oluşturmadığı sonucunu göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Adjacent segment degeneration is one of the major long-term concerns following fusion and stabilization procedures performed for degenerative lumbar spine disease. As the number of stabilized segments increases, biomechanical stress transferred to adjacent segments is thought to increase, potentially accelerating the degenerative process. Polyetheretherketone (PEEK) rod systems are considered semi-rigid implants that may provide a more physiological load distribution because of their lower elastic modulus compared with titanium rods. However, the effect of stabilization length on adjacent segment degeneration in patients treated with PEEK rods has not yet been clearly established. The aim of this study was to evaluate the effect of stabilization segment number on degenerative changes developing in adjacent segments and on clinical outcomes in patients who underwent posterior decompression and PEEK rod stabilization for lumbar degenerative spine disease. Materials and Methods: This retrospective single-center study included 95 patients who underwent posterior decompression and PEEK rod stabilization between 2020 and 2024. According to stabilization length, patients were divided into short-segment (≤2 levels, n=57) and long-segment (≥3 levels, n=38) groups. Radiological evaluation included assessment of disc degeneration, disc height, ligamentum flavum thickness, facet joint degeneration, and lumbar lordosis parameters. Clinical outcomes were evaluated using VAS-back, VAS-leg, and Oswestry Disability Index (ODI) scores. Preoperative and postoperative changes in proximal and distal adjacent segments were compared, while independent risk factors associated with proximal adjacent segment degeneration were analyzed statistically. Results: In the proximal adjacent segment, an increase in Pfirrmann grade, reduction in disc height, thickening of the ligamentum flavum, and progression of facet joint degeneration were observed (all p<0.05). Degenerative changes in the distal adjacent segment were more limited. Patients who underwent long-segment stabilization showed significantly greater degenerative changes in the proximal adjacent segment compared with the short-segment group (p<0.05). Statistical analyses demonstrated a significant association between long-segment stabilization and proximal adjacent segment degeneration (OR=2.74, p=0.009). Mean ages in the short- and long-segment groups were 62.1±11.5 and 64.3±10.9 years, respectively, and no significant demographic differences were observed between the groups. Although both groups demonstrated significant postoperative improvement in VAS and ODI scores, clinical outcomes were similar between the groups. Conclusion: In patients with lumbar degenerative spine disease treated with posterior stabilization using PEEK rods, stabilization segment number appears to be associated particularly with degenerative changes in the proximal adjacent segment. Radiological progression was more pronounced in patients who underwent long-segment stabilization, whereas changes in the distal segment remained relatively limited. Similar clinical outcomes between the groups suggest that radiological adjacent segment degeneration does not always correspond to clinical outcomes.

Benzer Tezler

  1. Peek rod ve rijit rod sistemleri kullanılarak kısa segment lomber stabilizasyon yapılan olguların klinik ve radyolojik olarak karşılaştırılması

    Clinical and radiological comparison of cases WHO underwent short segment lomber stabilization using peek rod and rigid rod systems

    İBRAHİM ORHAN BİLEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    NöroşirürjiAkdeniz Üniversitesi

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MURAT ALTAŞ

  2. Dinamik ve rijit posterior lomber spinal enstrümantasyon cerrahisinde interbody füzyon kombinasyonu yapılan ve yapılmayan olgularının radyolojik ve klinik sonuçlarının karşılaştırılması

    Comparison of radiological and clinical results of cases with and without interbody fusion combination in dynamic and rigid posterior lombar spinal instrumentation surgery

    EMİR DARCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    NöroşirürjiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ ENDER OFLUOĞLU

  3. Cerrahi tedavi uygulanan dejeneratif lomber omurga hastalarında süperoksit dismutaz enzim düzeylerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of Superoxide Dismutase Enzyme Levels in Degenerative Lumbar Spine Patients Undergoing Surgical Treatment

    EREK ÖZTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    NöroşirürjiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SERDAR KABATAŞ

  4. Dejeneratif omurga hastalıklarında transforaminal lomber interbody füzyonun 1 yıllık klinik ve radyolojik sonuçları

    The 1-year clinical and radiological results for patients of degenerative lumbar diseases treated with transforaminal lumbar interbody fusion

    KHALED M.I. SHATAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BEKİR YAVUZ UÇAR

    DOÇ. DR. ÇAĞRI ÖZCAN

  5. Lomber omurgada spinopelvik parametrelerin değerlendirilmesi

    Evaluation of spinopelvic parameters in the lumbar spine

    GİRAY GÜNEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    NöroşirürjiSivas Cumhuriyet Üniversitesi

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUSTAFA KARADEMİR