Endometrioziste PGP 9.5 ekspresyonunun ağrı ve klinik parametrelerle ilişkisinin araştırılması
Investigation of the relationship between PGP 9.5 expression and pain characteristics and clinical parameters in endometriosis
- Tez No: 1015741
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MERYEM HOCAOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Endometriozis, PGP9.5, nörogenezis, derin disparoni, dismenore, Endometriosis, PGP9.5, neurogenesis, deep dyspareunia, dysmenorrhea
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Medeniyet Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Tıp Eğitimi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ENDOMETRİOZİSTE PGP 9.5 EKSPRESYONUNUN AĞRI VE KLİNİK PARAMETRELERLE İLİŞKİSİNİN ARAŞTIRILMASI Endometriozis, endometrium gland ve stromasının uterus kavitesi dışında yerleşmesi ile karakterize, kronik inflamatuaar özellikler gösteren ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyen bir hastalıktır. Dismenore, derin disparoni, kronik pelvik ağrı, disüri ve diskezi gibi farklı ağrı fenotipleri ile seyreden bu hastalıkta, ağrı şiddetinin her zaman hastalık evresi veya anatomik yaygınlık ile ilişkili olmaması, nörogenezis ve nöroinflamasyonun patogenezdeki rolüne olan ilgiyi artırmıştır. Bu çalışmada histopatolojik olarak doğrulanmış endometriozis lezyonlarında PGP 9.5 immünohistokimyasal boyaması kullanılarak sinir lifi yoğunluğunun değerlendirilmesi ve bu yoğunluğun klinik ağrı fenotipleri ile ilişkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu retrospektif çalışmaya 2022–2026 yılları arasında endometriozis nedeniyle opere edilen ve histopatolojik olarak endometriozis tanısı doğrulanmış 40 hasta dahil edilmiştir. Hastalara ait sakrouterin ligament, posterior periton, lateral pelvik periton ve over yerleşimli endometriotik lezyonlardan elde edilen parafin bloklar değerlendirilmiştir. PGP9.5 ile pozitif boyanan sinir lifleri sayılarak mm² başına düşen sinir lifi yoğunluğu hesaplanmış; elde edilen veriler hastaların numerik ağrı skalası ile değerlendirilen dismenore, derin disparoni, kronik pelvik ağrı, disüri, diskezi ve vulvodini skorları ile karşılaştırılmıştır. Ayrıca aynı bireye ait farklı anatomik bölgelerden elde edilen endometriotik odaklar incelenerek birey içi nöroproliferatif heterojenite araştırılmıştır. Çalışmada en yüksek sinir lifi yoğunluğu sakrouterin ligament yerleşimli lezyonlarda saptanmış olup ortalama değer 28,97±20,52 lif/mm² olarak bulunmuştur. Sakrouterin ligamentleri sırasıyla periton (23,14±13,43 lif/mm²), posterior periton (17,06±12,22 lif/mm²) ve over lezyonları (14,78±13,09 lif/mm²) izlemiştir. Tüm dokular birlikte değerlendirildiğinde toplam sinir lifi yoğunluğu ortalaması 56,08±32,52 lif/mm² olarak xi hesaplanmıştır. Sakrouterin ligament sinir lifi yoğunluğu ile derin disparoni arasında güçlü pozitif korelasyon saptanmıştır (r=0,671; p<0,01). Bunun yanında sakrouterin ligament sinir yoğunluğu ile dismenore arasında da anlamlı pozitif ilişki gösterilmiştir (r=0,497; p<0,01). Yapılan regresyon analizinde sakrouterin ligament sinir yoğunluğunun derin disparoniyi bağımsız olarak yordadığı ve disparoni skorlarındaki değişimin %33,4'ünü açıkladığı belirlenmiştir (R²=0,334; β=0,578; p=0,005). Toplam sinir lifi yoğunluğu ile derin disparoni arasında orta düzeyde pozitif korelasyon saptanmıştır (r=0,473) . Buna karşın over, periton ve posterior periton yerleşimli lezyonlarda sinir lifi yoğunluğu ile ağrı fenotipleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki gösterilememiştir (p>0,05). Ayrıca kronik pelvik ağrı, disüri, diskezi ve vulvodini ile sinir lifi yoğunluğu arasında anlamlı ilişki saptanmamıştır (p>0,05). Farklı anatomik bölgelerde ve aynı birey içerisindeki farklı lezyonlarda gözlenen sinir lifi yoğunluğu değişkenliği, endometriozisin belirgin biyolojik heterojenite gösteren bir hastalık olduğunu ortaya koymuştur. Hormonal tedavi kullanımı ile sinir lifi yoğunluğu arasındaki ilişki değerlendirildiğinde, son üç ay içerisinde hormonal tedavi kullanmayan hastalarda sakrouterin ligament sinir yoğunluğu 31,78±21,13 lif/mm² iken hormonal tedavi kullananlarda 16,64±12,62 lif/mm² olarak saptanmıştır. Benzer şekilde peritoneal lezyonlarda sinir yoğunluğu hormonal tedavi kullanmayan grupta 25,13±13,18 lif/mm², hormonal tedavi kullanan grupta ise 13,94±11,55 lif/mm² olarak bulunmuştur. Her iki karşılaştırmada istatistiksel anlamlılık düzeyine ulaşılamamış olmakla birlikte, sinir lifi yoğunluğunda yaklaşık iki katlık azalma eğilimi izlenmiştir (sırasıyla p=0,080 ve p=0,077). Sonuç olarak çalışmamız endometriozis ilişkili ağrının özellikle posterior kompartman yerleşimli lezyonlarda gelişen nörogenez süreçleriyle ilişkili olduğunu göstermiştir.Sakrouterin ligamentlerde saptanan yüksek sinir lifi yoğunluğunun derin disparoni ve dismenore ile anlamlı ilişki göstermesi, nörogenezisin hastalığın ağrı patofizyolojisindeki önemini göstermektedir. Bunun yanında hormonal tedavi alan hastalarda ;almayan hastalara kıyasla gözlenen daha düşük sinir lifi yoğunlukları, nöroproliferatif süreçlerin hormonal mekanizmalar tarafından modüle edilebileceğini düşündürmektedir. Elde edilen bulgular endometriozisin yalnızca anatomik lokalizasyon ,yaygınlık ve inflamasyonla açıklanamayacağını, lezyonlar arasında değişkenlik gösteren nörogenez ilişkili özelliklerin klinik semptomların ortaya çıkışında belirleyici rol oynayabileceğini göstermektedir.
Özet (Çeviri)
INVESTIGATION OF THE ASSOCIATION BETWEEN PGP9.5 EXPRESSION AND PAIN PHENOTYPES IN ENDOMETRIOSIS Endometriosis is a chronic inflammatory disease characterized by the presence of endometrial glands and stroma outside the uterine cavity and is associated with a substantial reduction in quality of life. The observation that pain severity does not consistently correlate with disease stage or anatomical extent has increased interest in the potential role of neurogenesis and neuroinflammation in the pathogenesis of endometriosis-associated pain. The present study aimed to evaluate nerve fiber density using PGP9.5 immunohistochemical staining in histopathologically confirmed endometriotic lesions and to investigate its relationship with different clinical pain phenotypes. This retrospective study included 40 patients who underwent surgery for endometriosis between 2022 and 2026 and whose diagnosis was histopathologically confirmed. Formalin fixed paraffin-embedded tissue specimens obtained from uterosacral ligament, posterior peritoneal, lateral pelvic peritoneal, and ovarian endometriotic lesions were evaluated. PGP9.5-positive nerve fibers were quantified and nerve fiber density per square millimeter was calculated. These findings were compared with patients' pain phenotypes, including dysmenorrhea, deep dyspareunia, chronic pelvic pain, dysuria, dyschezia, and vulvodynia, which had been assessed using a numerical pain rating scale. In addition, endometriotic lesions obtained from different anatomical sites within the same individual were examined in order to evaluate intra-individual neuroproliferative heterogeneity. The highest nerve fiber density was observed in uterosacral ligament lesions, with a mean value of 28.97±20.52 fibers/mm². Uterosacral ligament lesions were followed by peritoneal lesions (23.14±13.43 fibers/mm²), posterior peritoneal lesions (17.06±12.22 fibers/mm²), and ovarian lesions (14.78±13.09 fibers/mm²). When all tissue samples were analyzed collectively, the mean total nerve fiber density was calculated as 56.08±32.52 fibers/mm². A xiii strong positive correlation was identified between uterosacral ligament nerve fiber density and deep dyspareunia (r=0.671, p<0.01). In addition, a significant positive association was demonstrated between uterosacral ligament nerve fiber density and dysmenorrhea (r=0.497, p<0.01). Regression analysis revealed that uterosacral ligament nerve fiber density independently predicted deep dyspareunia and explained 33.4% of the variance in dyspareunia scores (R²=0.334, β=0.578, p=0.005). A moderate positive correlation was also observed between total nerve fiber density and deep dyspareunia (r=0.473). In contrast, no statistically significant associations were detected between nerve fiber density and pain phenotypes in ovarian, peritoneal, or posterior peritoneal lesions (p>0.05). Likewise, no significant relationships were identified between nerve fiber density and chronic pelvic pain, dysuria, dyschezia, or vulvodynia (p>0.05). The marked variability in nerve fiber density among different anatomical locations and among distinct lesions within the same individual demonstrated the considerable biological heterogeneity of endometriosis. When the relationship between hormonal treatment use and nerve fiber density was evaluated, patients who had not received hormonal therapy within the previous three months exhibited a uterosacral ligament nerve fiber density of 31.78±21.13 fibers/mm², whereas those receiving hormonal therapy demonstrated a density of 16.64±12.62 fibers/mm². Similarly, peritoneal nerve fiber density was 25.13±13.18 fibers/mm² in patients not receiving hormonal treatment and 13.94±11.55 fibers/mm² in those receiving treatment. Although these differences did not reach statistical significance, an approximately twofold reduction in nerve fiber density was observed in the hormonal treatment group (p=0.080 and p=0.077, respectively). In conclusion, our findings indicate that endometriosis-associated pain is closely related to neurogenic processes occurring particularly within lesions located in the posterior compartment. The significant association between increased uterosacral ligament nerve fiber density and both deep dyspareunia and dysmenorrhea highlights the important role of neurogenesis in the pathophysiology of endometriosis-associated pain. Furthermore, the lower nerve fiber density observed in patients receiving hormonal treatment suggests that neuroproliferative processes may be modulated by hormonal mechanisms. These findings support the concept that endometriosis cannot be explained solely by anatomical localization, disease extent, or inflammation, and that neurogenesis-related characteristics varying among lesions may play a crucial role in the development of clinical symptoms.
Benzer Tezler
- Endometriomaların histokimyasal (PAS, van Gieson) ve immünhistokimyasal (vimentin, NSE, SYN, PGP9.5, p53, c-Kit) boyanma özelliklerinin normal over dokusu ve nonendometriotik ovarian kistlerle karşılaştırılması
Comparısıon of endometrıoma's hystochemıstry and ımmunohystochemistry staining patterns with that of normal ovarıan tıssue and nonendometrıotıc ovarıan cysts
FATMA TANILIR ÇAĞIRAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Kadın Hastalıkları ve Doğumİnönü ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖNDER ÇELİK
- Endometriozis tanısında endometriyal örneklemede sinir liflerinin ve makrofaj sayısının önemi
The importance of nerve fibers and macrophage cell count in the diagnosis of endometriosis
CİHAN ÇETİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HASAN SERDAROĞLU
- Endometriozis tanısında minimal invaziv bir yöntem olarak endometrial biyopsi örneklerinde sinir liflerinin varlığının araştırılması
Evaluation of presece of nerve fibers in endometrial biposy samples as a minimally invasive diagnostic method in endometriosis
ÇAĞATAYHAN ÖZTÜRK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Kadın Hastalıkları ve DoğumAnkara ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BÜLENT BERKER
- Endometriozisli Hastalarda Serum GLP-1 (Glucagon-Like Peptide-1) Düzeylerinin İncelenmesi ve Klinik Korelasyonu
Evaluation of Serum GLP-1 (glucagon-like peptide-1) Levels in Patients with Endometriosis and Correlation with Clinical Findings
ELİF AYDIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Kadın Hastalıkları ve DoğumBolu Abant İzzet Baysal ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MUSTAFA AYHAN EKİCİ
- Ektopik gebelikte uygulanan methotreksat tedavisinin over rezervi üzerine etkisi
Başlık çevirisi yok
BARIŞ BOZA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MURAT APİ