Geri Dön

Kardiyak iskeminin non-invaziv tanısında miyokardiyal perfüzyon sintigrafisi ile serum çözünebilir lektin benzeri okside düşük dansiteli lipoprotein reseptör-1'in birlikte değerlendirilmesi

The diagnostic value of serum soluble lectin-like oxidized low-density lipoprotein receptor-1 combined with myocardial perfusion scintigraphy in non-invasive detection of cardiac ischemia

  1. Tez No: 1016381
  2. Yazar: MUSTAFA KAAN DİŞYAPAR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SELAMİ DEMİRELLİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: İNOCA, İskemi Modifiye Albümin, Kronik Koroner Sendrom, Serumda Çözünebilir Lektin Benzeri Okside Düşük Dansiteli Lipoprotein Reseptörü-1 (sLOX-1), Chronic Coronary Syndrome, Ischemia-Modified Albumin, INOCA, Soluble Lectin-Like Oxidized Low-Density Lipoprotein Receptor-1 (sLOX-1)
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Kayseri Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada, kronik koroner sendrom (KKS) ön tanısıyla tetkik edilen ve miyokard perfüzyon sintigrafisi (MPS) ile miyokardiyal iskemi saptanan hastalarda; serum çözünebilir lektin benzeri okside düşük dansiteli lipoprotein reseptörü-1 (sLOX-1) ve iskemi modifiye albümin (İMA) düzeylerinin hem miyokardiyal iskemiyi hem de obstrüktif koroner arter hastalığı (KAH) varlığını öngörmedeki klinik değerini araştırmayı hedefledik. Ayrıca bu biyobelirteçlerin, obstrüktif olmayan koroner arter hastalığı ile seyreden iskemi (İNOCA) olgularındaki varyasyonlarını ve koroner arterlerdeki anatomik darlık derecesiyle olan ilişkisini incelemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışma, Mayıs 2025 - Nisan 2026 tarihleri arasında Kayseri Şehir Hastanesi Kardiyoloji Kliniği'nde prospektif ve gözlemsel olarak yürütüldü. Araştırmaya, MPS sonucunda iskemi izlenen ve klinik endikasyonla koroner anjiyografi (KAG) uygulanan 148 hasta çalışma grubu ile kardiyovasküler açıdan sağlıklı olduğu bilinen 63 kişi kontrol grubu olmak üzere toplam 211 birey dahil edildi. Çalışma grubu; KAG bulgularına göre“Normal KAG”,“Non-obstrüktif KAH”ve“Obstrüktif KAH”olarak alt gruplara ayrıldı. Tüm katılımcılardan alınan venöz kan örneklerinde sLOX-1 ve İMA düzeyleri çalışıldı; obstrüktif KAH varlığını etkileyen bağımsız faktörler lojistik regresyon analizi ile değerlendirildi. Bulgular: Kontrol grubu ile çalışma grubu arasında sLOX-1, İMA ve tiyol dengesi parametreleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı (p>0,05). İskemi alt grupları (Normal KAG, Non-obstrüktif ve Obstrüktif KAH) kendi arasında değerlendirildiğinde, sLOX-1 düzeylerinde gruplar arası anlamlı bir farklılık izlenmedi (p=0,223). Buna karşın, analiz edilen parametreler arasında yalnızca İMA düzeylerinde gruplar arası istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptandı (p=0,028). Post-hoc analizinde bu farkın, İMA düzeylerinin obstrüktif grupta daha yüksek olması nedeniyle non-obstrüktif ile obstrüktif grup arasında olduğu belirlendi. Obstrüktif KAH'ın bağımsız belirleyicilerini tanımlamak amacıyla kurulan standardize edilmiş lojistik regresyon modelinde; İMA düzeyindeki her 1 standart sapmalık artışın obstrüktif KAH riskini yaklaşık 1,7 kat artırdığı gözlenmiştir (OR=1,694; %95 CI: 1,117–2,568; p=0,013). Demografik değişkenlerden ileri yaş hastalık riskini yaklaşık 2 kat artırırken (OR=2,067; p=0,001), cinsiyet faktörünün de modelde bağımsız ve anlamlı bir risk öngördürücüsü olduğu saptanmıştır (OR=0,401; p=0,024). Sonuç: Bu çalışmanın bulguları doğrultusunda; serum sLOX-1 düzeylerinin, stabil seyreden KKS hasta grubunda doğrudan miyokardiyal iskemiyi veya obstrüktif süreçleri öngörmede istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık sergilemediği görülmüştür. Ancak darlık derecesi arttıkça gözlenen basamaklı sayısal artış trendi, bu biyobelirtecin damar duvarındaki aterosklerotik plak yükünün ve biyolojik aktivitesinin bir göstergesi olabileceğini düşündürmektedir. Buna karşılık serum İMA düzeyleri ise, iskemi saptanan hastalarda, geleneksel risk faktörlerinden bağımsız olarak obstrüktif KAH varlığını ve anatomik darlık derecesini öngörmede istatistiksel olarak bağımsız bir biyokimyasal parametre olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca İMA'nın hızlı ve pratik bir laboratuvar analizi potansiyeline sahip olması, invaziv girişimler öncesinde risk stratifikasyonunda yardımcı bir araç olarak klinik kullanılabilirlik sunabileceğini düşündürmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: This study aimed to investigate the clinical value of serum soluble lectin-like oxidized low-density lipoprotein receptor-1 (sLOX-1) and ischemia-modified albumin (IMA) levels in predicting both myocardial ischemia and the presence of obstructive coronary artery disease (CAD) in patients evaluated with a presumptive diagnosis of chronic coronary syndrome (CCS) and documented ischemia via myocardial perfusion scintigraphy (MPS). Additionally, we aimed to evaluate the alterations of these biomarkers in patients with ischemia and non-obstructive coronary artery disease (INOCA) and to analyze their relationship with the severity of anatomical stenosis. Material and Methods: The study was conducted prospectively and observationally at the Department of Cardiology, Kayseri City Hospital, between May 2025 and April 2026. A total of 211 individuals were enrolled in the study, comprising a study group of 148 patients who exhibited ischemia on MPS and underwent coronary angiography (CAG) based on clinical indications, and a control group of 63 individuals known to be cardiovascularly healthy. The study group was further stratified into subgroups based on CAG findings as 'Normal CAG', 'Non-obstructive CAD', and 'Obstructive CAD'. Serum sLOX-1 and IMA levels were analyzed from venous blood samples obtained from all participants, and independent factors influencing the presence of obstructive CAD were evaluated using logistic regression analysis. Results: No statistically significant difference was found between the control group and the study group in terms of sLOX-1, IMA, and thiol balance parameters (p>0.05). When the ischemia subgroups (Normal CAG, Non-obstructive, and Obstructive CAD) were evaluated among themselves, no significant difference was observed in sLOX-1 levels between the groups (p=0.223). In contrast, among the parameters analyzed, a statistically significant difference between the groups was detected only in IMA levels (p=0.028). Post-hoc analysis revealed that this difference was between the non-obstructive and obstructive groups, driven by higher IMA levels in the obstructive group. In the standardized logistic regression model established to identify the independent predictors of obstructive CAD, each 1 standard deviation increase in IMA levels was observed to increase the risk of obstructive CAD by approximately 1.7-fold (OR=1.694; 95% CI: 1.117–2.568; p=0.013). Among the demographic variables, advanced age increased the risk of disease by approximately 2-fold (OR=2.067; p=0,001), while the gender factor was also found to be an independent and significant predictor of risk in the model (OR=0.401; p=0.024). Conclusion: Based on the findings of this study, serum sLOX-1 levels did not demonstrate a statistically significant difference in directly predicting myocardial ischemia or obstructive processes in the stable CCS patient population. However, their stepwise numerical increase trend corresponding to the severity of stenosis suggests they may function as a marker reflecting the atherosclerotic plaque burden and biological activity within the vascular wall. Conversely, serum IMA levels emerge as an independent biochemical parameter in predicting the presence of obstructive CAD and the severity of anatomical stenosis in patients with documented ischemia, independent of traditional risk factors. Furthermore, given its potential for rapid and practical laboratory analysis, IMA is suggested to potentially provide clinical utility as a supplementary tool for risk stratification prior to invasive interventions.

Benzer Tezler

  1. Koroner arter hastalığında miyokard perfüzyon sintigrafisi bulgularının koroner bt anjiyografide elde edilen koroner arter kalsiyum skoru ile ilişkisi

    Relationship between myocardial perfusion scintigraphy findings and coronary artery calcium score obtained in coronary ct angiography in coronary artery disease

    REFİA YÜKSELTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA SERDENGEÇTİ

  2. Akut koroner sendromun erken tanısında glikojen fosforilaz bb izoenziminin rolü ile trombolitik tedavinin oksidan ve antioksidan parametrelerde yol açtığı değişimin incelenmesi

    Investigation of the role of glycogen phosphorylase isoenzyme bb in early diagnosis of acute coronary syndrome and the effect of thrombolytic treatment on oxidant and antioxidant parameters

    AYSUN ALTIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    BiyokimyaUludağ Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ZEHRA SERDAR

  3. Akut iskemide iskemi modifiye albumin düzeylerinin koroner arter hastalığı yaygınlığı ile ilişkisi

    The relationship between ischemia modified albumin levels and extend of coronary artery disease in acute coronary sydromes

    ABDULLAH ORHAN DEMİRTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    KardiyolojiBülent Ecevit Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TURGUT KARABAĞ

  4. Son dönem böbrek yetmezlikli hastalarda tanımlanmamış miyokard infarktüsünün kardiyak MRG ile belirlenmesi ve bulguların ekg-kardiyak enzimlerle karşılaştırılması

    Detection of undefined myocardial infact in patients with end stage renal disease with cardiac magnetic resonance imaging and comparison of results with ecg and cardiac enzymes

    İHSAN YÜCE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Radyoloji ve Nükleer TıpAtatürk Üniversitesi

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. A. MECİT KANTARCI

  5. Doğumsal ve edinsel kalp hastalıklarında kardiyak manyetik rezonans görüntüleme

    Başlık çevirisi yok

    SERDAR SERİNSÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bakanlığı

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA SİBEL BAYRAMOĞLU