Geri Dön

Triküspit kapak replasmanı cerrahisi yapılan hastalarınerken-orta dönem sonuçlarının retrospektif olarakdeğerlendirilmesi; morbidite, mortalite ve bunlara etkieden risk faktörlerinin incelenmesi

Retrospective evaluation of early- mid term outcomes in patients undergoing tricuspid valve replacement surgery: Investigation of morbidity, mortality, and associated risk factors

  1. Tez No: 1016686
  2. Yazar: GİZEM KOLAY COŞKUN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. NİHAN KAYALAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Triküspid kapak, Tricuspid valve
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Triküspit kapak (TV) hastalığı yaygın ve önemli bir patolojidir. Prevelansı giderek artmakta ve tedavi edilmediği takdirde prognozu kötüdür. Hastalar, sağ ventrikül disfonksiyonu ile birlikte şiddetli semptomlar geliştirdikten sonra triküspit kapak replasmanı (TVR) için yönlendirilmektedir. TVR için değerlendirilen hasta grupları; ileri derece semptomatik, sağ ventrikül fonksiyonları bozulmuş veya triküspit kapak onarımı (TVA) yapılmış ya da yapılmaya uygun olmayan hastalardır. Bu nedenle yüksek mortalite ile ilişkilidir. Bu çalışma, triküspit kapak replasmanı yapılan hastalarda preoperatif ve postoperatif etkenlerin morbidite ve mortalite üzerindeki ilişkisini değerlendirmek ve triküspit kapak replasmanı ile ilgili son yıllarda yapılan diğer çalışmalar ile de karşılaştırılması amaçlanmaktadır. Ocak 2021-Eylül 2024 tarihleri arasında T.C. Sağlık Bakanlığı Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği'nde triküspit kapak replasmanı yapılmış 18 yaşında ve büyük 78 hasta, çalışma grubunu oluşturmuştur. Median sternotomi ile, kardiyopulmoner bypass altında tüm hastalarda biyoprotez tercih edilerek TVR yapılmıştır. Çalışmada izole TVR (diğer kapaklara müdahale edilmeyen ancak sekonder triküspit kapak hastalığına yol açmayacak diğer prosedürleri içeren hastalar dahil edildi) ve konkomitan prosedürler birlikte değerlendirildi. TVR etyolojisi genel olarak masif ve ileri triküspit yetersizliği nedeni ile değerlendirildi, 8 hastada triküspit kapak darlığı mevcuttu. En çok eşlik eden kardiyak patoloji mitral kapak hastalıkları idi (%50). Redo vaka çalışma grubunun %59'unu oluşturmaktaydı. 12 hastada kardiyopulmoner bypass (KPB) altında atan kalpte operasyon yapıldı. 33 hastada sadece izole triküspit cerrahisi prosedürü uygulandı. Bu hastalar, TRISCORE skorlama sistemine göre ortalama olarak düşük riske sahiplerdi. Mortaliteye etki eden faktörlere bakıldığında; yüksek EUROSCORE II düzeyi, preoperatif TAPSE ve RVsm değeri, konkomitan prosedür uygulanması, postoperatif NYHA sınıf düzeyi, uzun KPB ve kros süresi, uzamış ventilasyon, İABP/ECMO kullanımı, CRRT kullanımı anlamlı bulunmuştur. Morbidite ise; kronik böbrek yetmezliğine sahip yüksek kreatinin düzeyi, preoperatif/postoperatif NYHA sınıf düzeyi ve EUROSCORE II düzeyi, uzun KPB ve kros süresi olan hastalarda, eşlik eden mitral kapak hastalığı ve konkomitan prosedürler ile ilişkili bulunmuştur. Çalışmamızda 30 günlük ölüm oranı %7,7 olup, izole TVR yapılan hastalarda erken dönemde mortalite görülmedi. Bu oran literatürde daha önce bildirilen erken dönem ölüm oranlarından nispeten daha düşüktür ve bu durum kısmen hasta seçimiyle açıklanabilir. Bu bulgular, ölüm ve morbiditenin sadece ameliyat öncesi hasta özellikleriyle değil, aynı zamanda ameliyat sonrası hemodinamik instabilite ve sonrasında organ disfonksiyonuyla da ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Retrospektif tasarım ve sınırlı örneklem büyüklüğü, bulgularımızın kapsayıcılığını sınırlayabilir. TVR' nin yüksek riskli olmasının en önemli sebeplerinden biri hastaların cerrahiye geç yönlendirilmesi ve bu sırada gelişen sağ ventrikül disfonksiyon sonucu organ yetmezliklerinin başlamasıdır. Çalışmamız operasyonun daha erken yapılması ile daha iyi sonuçların alınabileceğini göstermekte olup, benzer çalışmaların artması ile bu hastaların uygun zamanda cerrahiye yönlendirilmesine yol gösterici niteliktedir. Sonuçlarımız göstermektedir ki, izole triküspit kapak değişimi sanıldığı kadar yüksek mortaliteye sahip değildir. Uygun hasta seçimi ve cerrahi zamanlama ile düşük mortalite yapılması mümkündür.

Özet (Çeviri)

Tricuspid valve (TV) disease is a common and important pathology. Its prevalence is increasing and, if left untreated, it has a poor prognosis. Patients are referred for tricuspid valve replacement (TVR) after developing severe symptoms together with right ventricular dysfunction. Patient groups evaluated for TVR are those with advanced symptomatic disease, impaired right ventricular function, or patients in whom tricuspid valve annuloplasty (TVA) has been performed previously or is not feasible. Therefore, it is associated with high mortality. This study aimed to evaluate the relationship between preoperative and postoperative factors affecting morbidity and mortality in patients undergoing tricuspid valve replacement and to compare our findings with other recent studies on tricuspid valve replacement. Between January 2021 and September 2024, 78 patients aged 18 years and older who underwent tricuspid valve replacement in the T.C. Sağlık Bakanlığı Başakşehir Çam ve Sakura City Hospital Department of Cardiovascular Surgery constituted the study group. TVR was performed in all patients through median sternotomy under cardiopulmonary bypass using bioprosthetic valves. In the study, isolated TVR cases (including patients without intervention to other valves but involving procedures that would not lead to secondary tricuspid valve disease) and concomitant procedures were evaluated together. The etiology for TVR was generally severe and massive tricuspid regurgitation, while 8 patients had tricuspid valve stenosis. The most common accompanying cardiac pathology was mitral valve disease (50%). Redo cases constituted 59% of the study group. In 12 patients, surgery was performed on the beating heart under cardiopulmonary bypass (CPB). Isolated tricuspid valve surgery was performed in 33 patients. According to the TRISCORE scoring system, these patients were considered to have an overall low surgical risk. Factors associated with mortality included high EUROSCORE II levels, preoperative TAPSE and RVsm values, concomitant procedures, postoperative NYHA status, prolonged CPB and cross-clamp times, prolonged ventilation, use of IABP/ECMO, and CRRT use. Morbidity was associated with chronic renal failure and elevated creatinine levels, preoperative and postoperative NYHA status, high EUROSCORE II levels, prolonged CPB and cross-clamp times, accompanying mitral valve disease, and concomitant procedures. In our study, the 30-day mortality rate was 7.7%, and no early mortality was observed in patients who underwent isolated TVR. This rate is relatively lower than the early mortality rates previously reported in the literature and may partly be explained by patient selection. These findings suggest that mortality and morbidity may be associated not only with preoperative patient characteristics, but also with postoperative hemodynamic instability and subsequent organ dysfunction. The retrospective design and limited sample size may restrict the generalizability of our findings. One of the main reasons why TVR is considered high risk is the late referral of patients for surgery, by which time right ventricular dysfunction and organ failure may already have developed. Our study suggests that earlier surgical intervention may lead to better outcomes and may help guide the optimal timing of surgery for these patients as similar studies increase in number. Our results demonstrate that isolated tricuspid valve replacement does not carry as high a mortality risk as commonly believed. Low mortality rates can be achieved with appropriate patient selection and surgical timing.

Benzer Tezler

  1. Bentall prosedürü uygulanan hastaların postoperatıf orta dönem sonuçlarının değerlendirilmesi

    Postopperative patients used with the bentall procedureevaluation of mid-term results

    ELVIN MAMIYEV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiEge Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SERKAN ERTUGAY

  2. Mitral kapak replasmanı yapılan hastalarda triküspit kapak yetmezliğinin onarımında triküspit kapak de vega anüloplasti ve triküspit kapak ring anüloplasti tekniklerinin erken ve uzun dönem sonuçlarının karşılaştırılması

    A comparison of early and long-term results of tricuspid valve de vega anuloplasty and tricuspid valve ring anuloplasty techniques in repair of tricuspid valve regurgitation in patients with mitral valve replacement

    CÜNEYT ARKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET ERDEM TOKER

  3. Çoklu kapak replasmanı ve/veya koroner bypass yapılan ve aort pozisyonunda dikişsiz kapak kullanılan hastaların uzun dönemsonuçlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of long-term outcomes in patients undergoing multiple valve replacement and/or coronary artery bypass surgery with the use of a sutureless valve in the aortic position

    NADİR POLAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiAnkara Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÇAĞDAŞ BARAN

  4. Transkatater aort kapak implantasyonu veya cerrahi aort kapak replasmanı ile tedavi edilen ileri aort kapak stenozu hastalarının erken ve geç dönem klinik sonuçlarının karşılaştırılması

    Comparison of early and late clinical results of patients treated with transcatheter aortic valve implantation or surgical aortic valve replacement in severe aortic valve stenosis

    İBRAHİM SARAÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    KardiyolojiAtatürk Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ YAVUZER KOZA

  5. Fonksiyonel triküspid kapak yetmezlikli hastalarda, sütur annüloplasti (de vega annüloplasti), kalangos bioring annüloplasti ve prostetik ring annüloplasti yöntemlerinin klinik ve ekokardiyografik parametreler üzerine etkilerinin karşılaştırılması

    The compare the affects of suture annuloplasty (De vega annuloplasty), kalangos bioring annuloplasty and prostetic ring annuloplasty methods on clinical and echocardiographic parameters applied to functional tricuspid valve failure patients

    İSMAİL KÖRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiGaziantep Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. HAYATİ DENİZ