Geri Dön

Tebriz'de bir hastaneye başvuran kardiyovasküler hastalarda vki ile lipid profili arasındaki ilişkinin incelenmesi

Evaluation of the relationship between body mass index and lipid profile in cardiovascular patients admitted to a hospital in Tabriz

  1. Tez No: 1017627
  2. Yazar: MOBIN HAZRATI
  3. Danışmanlar: PROF. HAYDAR ÖZPINAR
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Beslenme ve Diyetetik, Nutrition and Dietetics
  6. Anahtar Kelimeler: Obezite, Vücut Kitle İndeksi, Lipid Profili, Sampson Denklemi, Aterojenik İndeks, Kardiyovasküler Risk, Obesity, Body Mass Index, Lipid Profile, Sampson Equation, Atherogenic Index, Cardiovascular Risk
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Aydın Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Beslenme ve Diyetetik Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmanın amacı, kardiyovasküler hastalık tanısıyla takip edilen bireylerde Vücut Kitle İndeksi (VKİ) ile klasik lipid profili parametreleri (Total Kolesterol, Trigliserid, HDL, LDL) ve yeni nesil aterojenik risk indeksleri (Castelli I-II, Friedewald ve Sampson) arasındaki ilişkiyi kapsamlı bir şekilde incelemek ve obezite ile hipertrigliseridemi varlığında farklı LDL hesaplama formüllerinin güvenilirliğini karşılaştırmaktır. Retrospektif ve kesitsel tasarımdaki bu çalışmaya, Tebriz'de bir kardiyoloji merkezine başvuran ve klinik verileri tam olan 196 hasta (98 kadın, 98 erkek; yaş ortalaması: 62,9 ± 10,7 yıl) dahil edilmiştir. Hastaların demografik verileri, VKİ değerleri, kan basıncı, açlık kan şekeri, ilaç kullanım durumları ve biyokimyasal lipid parametreleri analiz edilmiştir. Aterojenik risk indeksleri klinik formüller kullanılarak hesaplanmış ve istatistiksel olarak karşılaştırılmıştır. Katılımcıların büyük çoğunluğunun (%74,5) fazla kilolu veya obez olduğu saptanmıştır. Hastaların %90,8'inin aldığı yoğun lipit düşürücü medikal tedavinin farmakolojik maskeleme etkisi nedeniyle, VKİ ile klasik lipid parametreleri (Total Kolesterol, Trigliserid, Friedewald-LDL) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki gözlenmemiştir (p>0,05). Bununla birlikte, obez hastalarda koruyucu HDL kolesterol seviyelerinin anlamlı derecede daha yüksek olduğu bulunmuştur (p=0,005). Yoğun medikal tedaviye rağmen hastaların %56,1'inde hipertrigliseridemi devam etmiş ve tüm VKİ gruplarında Castelli I indeksi yüksek aterojenik risk sınırında (≥4,0) kalmıştır. Çalışmanın en çarpıcı bulgusu olarak; klasik Friedewald formülünün, tüm VKİ kategorilerinde LDL kolesterolü Sampson denklemine kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha düşük (underestimation) hesapladığı kanıtlanmıştır (p<0,001). Yaş ve cinsiyet stratifikasyon analizlerinde, premenopozal (<65 yaş) kadınların aterojenik risk açısından en avantajlı grup olduğu, ancak bu kardiyoprotektif avantajın ileri yaşla (≥65 yaş) birlikte kaybolarak riskin erkeklerle eşitlendiği ortaya konmuştur. Kardiyovasküler hastalarda agresif medikal tedavi klasik kolesterol seviyelerini kontrol altına alsa da obeziteye bağlı bakiye (rezidüel) aterojenik risk devam etmektedir. Klinik pratikte, aterojenik riskin olduğundan düşük hesaplanmasını önlemek amacıyla, özellikle fazla kilolu, obez ve dislipidemik hastalarda Friedewald formülü yerine daha yüksek doğruluğa sahip olan Sampson denkleminin rutin kullanıma entegre edilmesi önerilmektedir.

Özet (Çeviri)

The aim of this study is to comprehensively investigate the relationship between Body Mass Index (BMI), classical lipid profile parameters (Total Cholesterol, Triglycerides, HDL, LDL), and new-generation atherogenic risk indices (Castelli I-II, Friedewald, and Sampson) in patients followed up with a diagnosis of cardiovascular disease, and to compare the reliability of different LDL calculation formulas in the presence of obesity and hypertriglyceridemia. This retrospective cross-sectional study included 196 cardiovascular patients (98 females, 98 males; mean age: 62,9 ± 10,7 years) admitted to a cardiology center in Tabriz with complete clinical data. Demographic data, BMI values, blood pressure, fasting blood glucose, medication use, and biochemical lipid parameters of the patients were analyzed. Atherogenic risk indices were calculated using clinical formulas and statistically compared. The vast majority of the participants (74,5%) were overweight or obese. Due to the pharmacological masking effect of intensive lipid-lowering medical treatment received by 90,8% of the patients, no statistically significant relationship was observed between BMI and classical lipid parameters (Total Cholesterol, Triglycerides, Friedewald-LDL) (p>0.05). However, protective HDL cholesterol levels were found to be significantly higher in obese patients (p=0,005). Despite intensive medical treatment, hypertriglyceridemia persisted in 56,1% of the patients, and the Castelli I index remained at the high atherogenic risk threshold (≥4,0) across all BMI groups. As the most striking finding of the study, it was proven that the classical Friedewald formula statistically underestimated LDL cholesterol compared to the Sampson equation across all BMI categories (p<0,001). Age and gender stratification analyses revealed that premenopausal women (<65 years) were the most advantageous group regarding atherogenic risk; however, this cardioprotective advantage was lost with advanced age (≥65 years), equalizing the risk with men. Although aggressive medical treatment in cardiovascular patients controls classical cholesterol levels, the residual atherogenic risk associated with obesity persists. In clinical practice, to prevent the underestimation of atherogenic risk, especially in overweight, obese, and dyslipidemic patients, it is recommended to integrate the more accurate Sampson equation into routine use instead of the Friedewald formula.

Benzer Tezler

  1. Examination of the correlation between Helicobacter pylori and T cell response with the determination of PD-1 expression level in gastric pathologies

    Mide patolojilerinde PD-1 ekspresyon seviyesinin tayini ile Helikobakter pylori ve T hücre cevabı arasındaki korelasyonun incelenmesi

    TEVRİZ DİLAN DEMİR

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2018

    Tıbbi Biyolojiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Moleküler Biyoloji-Genetik ve Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    DOÇ. DR. AYÇA SAYI YAZGAN

  2. İran Doğu Azerbaycan'ında sosyal yapı: Demografik yapıya dayalı bir çalışma

    Başlık çevirisi yok

    MOHSEN ALAEİ BOUSJİNİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    SosyolojiMimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

    Sosyoloji Ana Bilim Dalı

    DR. TALİP TUZTAŞ

  3. Anne kokusu sindirilmiş örtünün prematüre yenidoğanların stres düzeyi, ağlama süresi ve fizyolojik parametrelerine etkisi

    The effect of maternally scent-digested blanket on the stress level, crying duration and physiological parameters of premature newborns

    SHAHLA SHAFAATI LALEH

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Sağlık Yönetimiİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    Ebelik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEVİL İNAL

    PROF. DR. MOJGAN MIRGHAFOURVAND

  4. Birinci derece akrabası meme kanseri olan kadınların bilgi ve destek gereksinimleri ölçeği'nin farsça uyarlaması

    The persian version of the scale of“information and support needs of the primary relatives of individuals with breast cancer”

    MINA CHALABIANLOU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Sağlık Kurumları YönetimiEge Üniversitesi

    Ebelik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ESİN ÇEBER TURFAN

  5. Etik liderlik davranışlarının çalışanların örgütsel bağlılıklarına etkisi ve İran'ın Tebriz şehrindeki devlet hastanelerinde bir araştırma

    The effect of ethical leadership behaviors on the organizational commitment of employees and a research in state hospitals in Tebriz city of Iran

    BEHRAD KHODASHENAS

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Hastanelerİstanbul Aydın Üniversitesi

    İşletme Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SALİH GÜNEY