Geri Dön

Akne vulgaris tanılı fertil kadınlarda metabolik sendrom ve hirşutizm profilinin değerlendirilmesi

Evaluation of metabolic syndrome and hirsutism profile in fertile women with acne vulgaris

  1. Tez No: 1017797
  2. Yazar: AHMET SALİH KARAOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BURÇE CAN KURU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Akne vulgaris, Metabolik sendrom, Hirşutizm, İnsülin direnci, Modifiye Ferriman-Gallwey Skoru, Bel çevresi, Acne vulgaris, Metabolic syndrome, Hirsutism, Insulin resistance, Modified Ferriman-Gallwey Score, Waist circumference
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AKNE VULGARİS TANILI FERTİL KADINLARDA METABOLİK SENDROM VE HİRŞUTİZM PROFİLİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Amaç: Akne vulgaris, pilosebaseöz ünitenin kronik inflamatuvar bir hastalığı olup, patogenezinde insülin direnci, besin sinyalizasyon yolakları ve hiperandrojenizm temel rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı, doğurganlık çağındaki orta, şiddetli ve çok şiddetli akne vulgaris tanılı kadın hastalarda metabolik sendrom prevalansı, alt bileşenleri ve klinik hirşutizm profilinin değerlendirilmesi ve bu parametrelerin birbirleriyle olan ilişkisinin sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırmalı olarak incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sultan 2. Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları polikliniğinde klinik olarak orta, şiddetli veya çok şiddetli (Global Akne Şiddet Skalası derece 3, 4, 5) akne vulgaris tanısı alan 73 kadın hasta ile yaş açısından benzer, aktif inflamatuvar hastalığı bulunmayan 71 sağlıklı kadın gönüllü olmak üzere toplam 144 katılımcı dahil edilmiştir. Katılımcıların antropometrik ölçümleri (boy, kilo, vücut kitle indeksi, bel çevresi) yapılmış; arteriyel kan basınçları ölçülmüştür. En az 8 saatlik açlık sonrası venöz kan örneklerinden açlık kan şekeri, serum trigliserid ve HDL kolesterol düzeyleri çalışılmıştır. Metabolik sendrom varlığı NCEP ATP-III kriterlerine göre, hirşutizm profili ise Modifiye Ferriman-Gallwey Skoru (mFGS) ile değerlendirilmiştir. Verilerin istatistiksel analizinde IBM SPSS v32.0 programı kullanılmıştır. Bulgular: Akne grubunun yaş ortalaması 22,21 ± 4,40 yıl, kontrol grubunun ise 22,89 ± 3,81 yıl olup gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır (p=0,0592). Akne hasta grubunda vücut kitle indeksi (23,50 ± 5,08 kg/m²), bel çevresi (83,38 ± 11,55 cm), sistolik kan basıncı (116,68 ± 10,57 mmHg) ve diastolik kan basıncı (80,66 ± 7,53 mmHg) kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek bulunmuş; HDL kolesterol düzeyi (60,77 ± 12,08 mg/dL) ise anlamlı derecede düşük saptanmıştır. NCEP ATP-III kriterlerine göre metabolik sendrom prevalansı akne grubunda %8,2 (n=6) iken kontrol grubunda hiçbir katılımcıda (%0,0) metabolik sendrom saptanmamış ve aradaki fark anlamlı bulunmuştur (p=0,0403). mFGS ortalaması akne grubunda kontrol grubuna kıyasla belirgin şekilde yüksek saptanmıştır (5,68 ± 3,63'e karşılık 3,30 ± 2,03; p<0,001). Klinik hirşutizm (mFGS ≥8) sıklığı akne grubunda %30,1 (n=22) iken kontrol grubunda %2,8 (n=2) olarak saptanmıştır (p<0,001). Çok değişkenli ileri lojistik regresyon analizinde; mFGS'deki her 1 puanlık artışın akne vulgaris riskini 1,36 kat (OR: 1,366; p<0,001), bel çevresindeki her 1 cm'lik artışın 1,22 kat (OR: 1,223; p<0,001) ve diastolik kan basıncındaki her 1 mmHg'lik yükselmenin 1,13 kat (OR: 1,137; p=0,0012) bağımsız olarak artırdığı saptanmıştır. ROC analizinde akne varlığını öngörmede; bel çevresi için optimal kesim noktası ≥79,00 cm (%64,4 sensitivite, %71,8 spesifite), mFGS için ise ≥7,00 puan (%38,4 sensitivite, %94,4 spesifite) olarak belirlenmiştir. Akne şiddet alt grupları arasında metabolik ve hormonal parametrelerin basamaklı veya doğrusal bir varyasyon sergilemediği görülmüştür (p>0,05). Sonuç: Doğurganlık çağındaki kadınlarda orta ve üzeri şiddette akne vulgaris varlığı; altta yatan subklinik metabolik sendrom riski, hemodinamik yük ve hiperandrojenik aks aktivasyonu ile güçlü biçimde ilişkilidir. Bu parametrelerin aknenin kendi içindeki şiddet dereceleri arasında doğrusal artış göstermemesi, doğrudan orta-şiddetli akne vulgaris varlığının kalıcı sistemik bir sinyal ve kırılma noktası olduğunu kanıtlamaktadır. Kliniğe başvuran hastaların sadece deri bulgularıyla sınırlı kalmayıp; bel çevresi, kan basıncı, lipid paneli ve mFGS skorlamasını içeren bütüncül, multidisipliner bir tarama protokolüyle değerlendirilmesi subklinik kardiyometabolik risklerin erken tanısı ve güvenli izotretinoin risk yönetimi açısından kritik önem taşımaktadır.

Özet (Çeviri)

EVALUATION OF METABOLIC SYNDROME AND HIRSUTISM PROFILE IN FERTILE WOMEN WITH ACNE VULGARIS Objective: Acne vulgaris is a chronic inflammatory disorder of the pilosebaceous unit, in which insulin resistance, nutrient-signaling pathways, and hyperandrogenism play central pathogenic roles. This study aims to evaluate the prevalence of metabolic syndrome, its individual components, and the clinical hirsutism profile in fertile women with moderate, severe, and very severe acne vulgaris, and to compare these parameters with an age-matched healthy control group. Materials and Methods: A total of 144 participants were enrolled, comprising 73 fertile women diagnosed clinically with moderate, severe, or very severe acne vulgaris (Global Acne Grading System score 3, 4, 5) at the University of Health Sciences Sultan 2. Abdülhamid Han Training and Research Hospital Dermatology Outpatient Clinic, and 71 age-matched healthy female controls without active inflammatory skin disease. Anthropometric measurements (height, weight, body mass index, waist circumference) and arterial blood pressure were recorded. Fasting blood glucose, serum triglycerides, and HDL cholesterol levels were a nalyzed after at least 8 hours of fasting. Metabolic syndrome was defined according to NCEP ATP-III criteria, and hirsutism was assessed using the Modified Ferriman-Gallwey Score (mFGS). Statistical analysis was performed using IBM SPSS v32.0 software. Results: The mean age was 22.21 ± 4.40 years for the acne group and 22.89 ± 3.81 years for the control group, demonstrating no statistically significant difference (p=0.0592). In the acne group, body mass index (23.50 ± 5.08 kg/m²), waist circumference (83.38 ± 11.55 cm), systolic blood pressure (116.68 ± 10.57 mmHg), and diastolic blood pressure (80.66 ± 7.53 mmHg) were significantly higher, whereas HDL cholesterol levels (60.77 ± 12.08 mg/dL) were significantly lower than the control group. According to NCEP ATP-III criteria, the prevalence of metabolic syndrome was 8.2% (n=6) in the acne group, while no metabolic syndrome (0.0%) was detected in the controls. The mean mFGS was significantly higher in acne patients than in controls (5.68 ± 3.63 vs. 3.30 ± 2.03; p<0.001). Clinical hirsutism (mFGS ≥8) was observed in 30.1% (n=22) of the acne group and only in 2.8% (n=2) of the control group. Multivariate forward logistic regression analysis revealed that each 1-point increase in mFGS independently increased the risk of acne vulgaris by 1.36-fold, each 1-cm increase in waist circumference by 1.22-fold, and each 1-mmHg increase in diastolic blood pressure by 1.13-fold. In the ROC analysis, the optimal cut-off value predicting the presence of acne was ≥79.00 cm for waist circumference and ≥7.00 points for mFGS. No stepwise or linear variations in metabolic and hormonal parameters were observed among acne severity subgroups. Conclusion: The presence of moderate-to-severe acne vulgaris in women of reproductive age is heavily associated with underlying subclinical metabolic syndrome risk, hemodynamic burden, and hyperandrogenic axis activation. The lack of a linear increase in these parameters across acne severity subgroups indicates that the manifestation of moderate-to-severe acne itself serves as a structural systemic red flag and clinical threshold. Evaluation of patients should expand beyond purely cutaneous boundaries to incorporate a holistic screening protocol including waist circumference measurements, blood pressure monitoring, lipid profiling, and mFGS scoring, which is critical for the early identification of subclinical cardiometabolic risks and safe isotretinoin risk management.

Benzer Tezler

  1. Post-pubertal akne tanılı hastalarda Demodex spp. sıklığının değerlendirilmesi

    Evaluation of the frequency of Demodex spp. in patients with post-pubertal acne

    CANSU ÖZEN KAHRAMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    DermatolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EMEL FETİL

  2. Akne vulgaris tanılı hastalarda benlik saygısı ve ilişkili etmenler

    Factors associated with self-esteem in patients with acne vulgaris

    AHMET HERDEM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    PsikiyatriCelal Bayar Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EROL OZAN

  3. Akne vulgaris tanılı hastalarda oral isotretinoin ve doksisiklin tedavisinin NLO (nötrofil lenfosit oranı) değeri üzerine etkisi

    The effect of oral isotretinoin and doxycycline treatment on NLO (neutrophil lymphocyte ratio) value in patients with acne vulgaris

    HATİCE GENCER BAŞOL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    DermatolojiAtatürk Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ERDAL PALA

  4. Akne vulgaris tanılı hastalarda iskemi modifiye albümin düzeyi ve tiyol/disülfit homeostazının değerlendirilmesi

    Evaluation of ichemia modified albumin level and thiole/disulfite homeostasis in patients with acne vulgaris

    ESRANUR ÜNAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    DermatolojiAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÖKNUR KALKAN

  5. Akne vulgaris tanılı hastalarda yaşam kalitesi ve akne şiddeti ile kronotip farklılıkları ve uykusuzluk ilişkisinin incelenmesi

    Investigation of the relationship between acne severity and quality of life with chronotype differences and insomnia in patients diagnosed with acne vulgaris

    DİLARA GÜLER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    DermatolojiAfyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. SEÇİL SOYLU