Geri Dön

Diz artroplasti yapılan hastalarda ultrason eşliğinde yapılan lumbosakral erektor spina plan bloğu ve adduktor kanal bloğunun postoperatif analjezi yönetimi üzerine etkisinin karşılaştırılması

Comparison of the effects of ultrasound-guided lumbosacral erector spinae plane block and adductor canal block on postoperative analgesia management in patients undergoing total knee arthroplasty

  1. Tez No: 1017985
  2. Yazar: EMRE ULUSOY
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MÜRSEL EKİNCİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Bursa Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Total diz artroplastisi (TDA), postoperatif dönemde belirgin ağrıya neden olan ve erken mobilizasyon ile rehabilitasyon sürecini doğrudan etkileyen majör ortopedik girişimlerden biridir. Yetersiz postoperatif analjezi, opioid tüketiminin artmasına, fonksiyonel iyileşmenin gecikmesine ve hasta memnuniyetinin azalmasına yol açabilmektedir. Bu tez çalışmasının amacı, TDA uygulanan hastalarda ultrason eşliğinde gerçekleştirilen adduktor kanal bloğu (AKB) ile lumbosakral düzeyde uygulanan erektor spinae plane bloğunun postoperatif analjezik etkinlik açısından karşılaştırılmasıdır. Ayrıca iki bloğun opioid tüketimi, motor fonksiyon, yan etki profili ve iyileşme kalitesi üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmanın birincil sonlanım noktası postoperatif opioid tüketimi, ikincil sonlanım noktaları ise ağrı skorları, fonksiyonel iyileşme parametreleri ve hasta memnuniyeti olarak belirlendi. Gereç ve Yöntem: Prospektif, randomize ve çift kör tasarımda yürütülen çalışmaya, spinal anestezi altında elektif TDA uygulanacak ASA I–II sınıfı toplam 60 hasta dahil edildi. Hastalar bilgisayar tabanlı randomizasyon yöntemiyle AKB (n=30) ve ESPB (n=30) gruplarına ayrıldı. AKB grubunda blok, femoral arter ve sartorius kası referans alınarak adduktor kanal içerisine; ESPB grubunda ise L5–S1 seviyesinde erektor spinae kası altındaki fasiyal plan içerisine 30 mL %0.25 bupivakain + 1:200.000 epinefrin karışımı uygulanarak gerçekleştirildi. Tüm hastalara standart multimodal analjezi protokolü uygulandı. Postoperatif istirahat ağrısı NRS ile 0., 1., 2., 4., 8., 12., 24. ve 48. saatlerde değerlendirildi. Toplam PCA ile tramadol tüketimi, motor fonksiyon (TUG testi), opioid ilişkili yan etkiler, kurtarıcı analjezi gereksinimi ve 48. saatte QoR-15 skorları kaydedildi. Bulgular: Postoperatif 4. saatte AKB grubunda NRS 1.87 ± 0.35, ESPB grubunda 2.33 ± 0.55 (p<0.001); 8. saatte ise sırasıyla 2.03 ± 0.61 ve 2.47 ± 0.51 (p=0.007) olarak saptandı. Diğer zaman noktalarında gruplar arasında anlamlı fark izlenmedi (p>0.05). Zaman dilimlerine göre PCA ile tramadol tüketimi incelendiğinde, 0–4 saat aralığında AKB grubunda 48.0 ± 21.8 mg, ESPB grubunda 38.3 ± 24.5 mg (p=0.040); 24–48 saat aralığında ise AKB grubunda 50.3 ± 22.2 mg, ESPB grubunda 67.2 ± 23.8 mg (p=0.002) olarak bulundu. Bununla birlikte toplam tramadol tüketimi açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (183.7 ± 59.5 mg vs. 186.5 ± 32.9 mg; p=0.841). Motor fonksiyon değerlendirmesinde TUG1, TUG2 ve ΔTUG değerleri açısından gruplar arasında anlamlı fark bulunmadı (p>0.05). QoR-15 skorları (132.6 ± 11.7 vs. 133.1 ± 6.7; p=0.539), hasta memnuniyeti, kurtarıcı analjezi gereksinimi ve opioid ilişkili yan etkiler açısından da gruplar benzerdi. Çalışma süresince blok uygulamasına bağlı ciddi komplikasyon izlenmedi. Sonuç: TDA uygulanan hastalarda AKB ve ESPB, multimodal analjezi kapsamında benzer klinik etkinliğe sahip güvenli bölgesel anestezi teknikleridir. AKB erken postoperatif dönemde istatistiksel olarak daha düşük ağrı skorları ile ilişkili olmakla birlikte, bu farkın minimal klinik anlamlılık eşiğinin altında kalması klinik etkisinin sınırlı olduğunu düşündürmektedir. Benzer şekilde dönemsel opioid tüketim farklılıkları da klinik açıdan anlamlı düzeye ulaşmamaktadır. Bu nedenle blok seçiminin, analjezi gereksiniminin zamanlaması ve hasta özellikleri doğrultusunda bireyselleştirilmesi önerilmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: Total knee arthroplasty (TKA) is a major orthopedic procedure associated with significant postoperative pain, which directly affects early mobilization and the rehabilitation process. Inadequate postoperative analgesia may lead to increased opioid consumption, delayed functional recovery, and reduced patient satisfaction. The aim of this study was to compare the postoperative analgesic efficacy of ultrasound-guided adductor canal block (ACB) and lumbosacral erector spinae plane block (ESPB) in patients undergoing TKA. In addition, the effects of both techniques on opioid consumption, motor function, adverse events, and quality of recovery were evaluated. The primary outcome was postoperative opioid consumption, while secondary outcomes included pain scores, functional recovery parameters, and patient satisfaction. Methods: In this prospective, randomized, double-blind study, a total of 60 ASA I–II patients scheduled for elective TKA under spinal anesthesia were enrolled. Patients were randomly allocated to either the ACB group (n=30) or the ESPB group (n=30) using a computer-based randomization method. In the ACB group, the block was performed within the adductor canal using the femoral artery and sartorius muscle as anatomical landmarks. In the ESPB group, the block was performed at the L5–S1 level in the fascial plane beneath the erector spinae muscle using 30 mL of 0.25% bupivacaine with 1:200,000 epinephrine. All patients received a standardized multimodal analgesia protocol. Postoperative pain at rest was assessed using the Numeric Rating Scale (NRS) at 0, 1, 2, 4, 8, 12, 24, and 48 hours. Total tramadol consumption via patient-controlled analgesia (PCA), motor function (Timed Up and Go test), opioid-related adverse effects, rescue analgesia requirements, and QoR-15 scores at 48 hours were recorded. Results: At postoperative hour 4, NRS scores were 1.87 ± 0.35 in the ACB group and 2.33 ± 0.55 in the ESPB group (p<0.001); at hour 8, they were 2.03 ± 0.61 and 2.47 ± 0.51, respectively (p=0.007). No significant differences were observed at other time points (p>0.05). Time-segmented tramadol consumption showed higher use in the ACB group during the 0–4 hour period (48.0 ± 21.8 mg vs. 38.3 ± 24.5 mg; p=0.040) and higher use in the ESPB group during the 24–48 hour period (50.3 ± 22.2 mg vs. 67.2 ± 23.8 mg; p=0.002). However, total postoperative tramadol consumption did not differ significantly between the groups (183.7 ± 59.5 mg vs. 186.5 ± 32.9 mg; p=0.841). Motor function assessment revealed no significant differences between groups in TUG1, TUG2, or ΔTUG values (p>0.05). QoR-15 scores (132.6 ± 11.7 vs. 133.1 ± 6.7; p=0.539), patient satisfaction, rescue analgesia requirements, and opioid-related adverse effects were also comparable between the groups. No serious block-related complications were observed during the study. Conclusion: Both ACB and ESPB are safe regional anesthesia techniques with comparable clinical efficacy within multimodal analgesia protocols for TKA. Although ACB was associated with statistically lower pain scores in the early postoperative period, this difference did not reach the minimal clinically important difference, suggesting limited clinical relevance. Similarly, time-dependent differences in opioid consumption did not reach clinically meaningful thresholds. Therefore, block selection should be individualized based on the timing of analgesic requirements and patient-specific factors.

Benzer Tezler

  1. Total diz artroplasti operasyonlarında ultrason eşliğinde yapılan adduktor kanal bloğunda tek enjeksiyon uygulaması ile adduktor kanal ve obturator sinirin birlikte tek enjeksiyon uygulamasının postoperatif ağrı açısından retrospektif karşılaştırılması

    A retrospective comparison of the effect of single shot adductor canal block ultrason guided and single shot obturator nerve block added to adductor canal block with regard to postoperative pain after total knee arthroplasty operations

    MELİKE ŞEYDA DAĞDELEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    UZMAN FATMA YEŞİM ABUT

  2. Total diz artroplastisi sonrasında USG eşliğinde yapılan addüktör kanal bloğunda bupivakain ile bupivakaine adjuvan olarak eklenen deksametazonun analjezik etkisinin karşılaştırılması

    Comparison of the analgesic effect of bupivacaine versus bupivacaine with dexamethasone as an adjuvant in ultrasound-guided adductor canal block after total knee arthroplasty

    CANSIN İŞCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZLEM DELİGÖZ

  3. Ağrı protokollerinin total diz artroplastisi sonrası erken dönem sonuçları

    Early-term outcomes of pain protocols after total knee arthroplasty

    İSMET DAĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Ortopedi ve TravmatolojiKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FATİH DOĞAR

  4. Total diz artroplastisi cerrahisi sonrası patellar klunk sendromu insidansı

    Patellar clunk syndrome incidence after total knee arthroplasty

    YUNUS EMRE BULUM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Ortopedi ve TravmatolojiDüzce Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERDEM DEĞİRMENCİ