Geri Dön

Perinöral alana %5 dekstoz enjeksiyonu uygulanan sürekli femoral sinir bloklarında ultrasonografi kateter yerleştirilmesini kolaylaştırır mı?

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 661189
  2. Yazar: COŞKUN TAŞ
  3. Danışmanlar: UZMAN HÜSEYİN ALP ALPTEKİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: sürekli femoral sinir bloğu, ultrason-eşliğinde sinir bloğu, nörostimülatör eşliğinde sinir bloğu, bupivakain, Continuous femoral nevre block, ultrasound guided nerve block, bupivacaine
  7. Yıl: 2012
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada; tek taraflı TDA yapılan hastalarda, sürekli femoral sinir bloğu uygulamasında, kateter yerleştirilmesi öncesinde perinöral alanın %5 Dekstroz ile genişletilmesinde, ultrasonun katkısı olup olmadığının karşılaştırılması amaçlandı. Metod: Etik kurul onayı ve yazılı hasta onamı alınmasının ardından, total diz artroplastisi uygulanacak, ASA I-III, 45-82 yaşları arasında, 60 hasta çalışmaya dahil edilip, ultrason-rehberliğinde veya ultrason-rehberliği olmaksızın, nörostimülatör eşliğinde femoral sinir kateterizasyonu yapılmak üzere randomize olarak iki gruba ayrıldı. Her iki gruba da perinöral genişletme için 10 ml %5 dekstroz kateter yerleştirilmeden önce iğneden enjekte edildi. Kateter yerleştirme ve toplam işlem süreleri, duyu ve motor bloğun yerleşmesi için geçen süre, iğneden ve kateterden minimum stimülatör akımları kaydedildi. Genel anestezi altında uygulanan cerrahi tamamlandıktan sonra, tüm hastalara kateterlerinden hasta-kontrollü analjezi ile bupivakain infüzyonu uygulandı. Yirmidört saat içerisindeki VAS değerleri, toplam lokal anestezik tüketimi, kurtarıcı analjezik olarak ihtiyaç duyulan ek tramadol miktarları ile ihtiyaç duyulan zamanlar kaydedildi. Tüm hastaların demografik verileri, cerrahi girişim süreleri ve komplikasyonlar da kayıt altına alındı. Bulgular: Hastalar, demografik veriler ve cerrahi girişim süreleri açısından benzerdi (p>0,05). İki grup arasında, kateter yerleştirme ve toplam işlem süreleri ile komplikasyonlar yönünden anlamlı fark yoktu (p<0.05). İğne giriş sayısı Grup US de istatistiksel olarak anlamlı düşüktü (p<0.003). Duyusal ve motor blok oluşma süreleri Grup US de istatistiksel olarak anlamlı olarak kısaydı (p<0.005, p<0.003). İğneden ve kateterden alınan minimal akımlar değerlendirildiğinde Grup US de istatistiksel olarak anlamlı düşüktü (p<0.001, p<0.001). VAS düzeyleri yönünden sadece 6. saatte istatistiksel olarak anlamlı fark görülmemiş diğer saatlerde (0.saat, 12.saat, 24.saat) ise Grup US lehine anlamlı fark bulunmuştur (p<0,0125). Toplam Bupivakain tüketimi Grup NS'de anlamlı olarak yüksek bulundu (P<0,001). Sonuç: Total diz artroplastisi geçirecek hastalarda nörostimulatör-ultrason kombinasyonu, sadece nörostimulatör teknikleri kullanılarak uygulanan sürekli femoral sinir bloğuna göre daha etkili bir analjezi yöntemidir.

Özet (Çeviri)

Purpose: This study was performed to see weather ultrasound guidence had a facilitating effect of continous femoral block catheter placement in patients undergoing unilateral total knee arthroplasty and also had a %5 dextrose infiltration of the perineural area. Methods: After approval of the local ethics comitee and written consent of the ASA I-III patients scheduled for elective total knee arthroplast between the ages of 45-82 were randomised into two groups: Each gorup recieved a continous femoral nerve block under neurostimulator guidence, in one group ultrasound was not used and in the other group ultrasound was used. All patients received 10 ml of % 5dextrose through the needle before catheter placement. Goups were evluated according to total time required for catheter placement, sensory and motor block time and minimum stimulator output through the needle and catheter. All patients recieved general anesthesia for the surgical procedure and then received patient controlled analgesia through the catheter with bupivacaine infusion. VAS scores for the next 24 hours, total analgesic consumption, and the need and time for rescue analgesia as tramadol were recorded. All demographic data, surgical time and complications were also recorded. Results: Both groups had similar demographic data and surgical time (p>0,05). There was no statistically difference between the groups regarding total time required for catheter placement or block time and complications (p<0.05). Number of needle entry attempts was statistically lower in group US (p<0.003). Sensory and motor block time were also statistically lower in group US (p<0.005, p<0.003 respectively). Stimulator output from needle and catheter were also lower in Goup US (p<0.001, p<0.001 respectively). VAS scores were not statistically different in the 6th hour, otherwise they were all lower in Group US other times (0 hour, 12th hour and 24th hour) (p<0,0125). Total bupivacaine consumption was significantly higher in Group NS (P<0,001). Conclusion: Neurostimulator-ultrasound guidence for femoral nevre block through a contiunous catheter is superior to neurostimulator alone in catheter placement for patients undergoing total knee arthroplasty.

Benzer Tezler

  1. Karpal tünel sendromlu hastalarda ultrason eşliğinde %5 dextroz ile betametazon enjeksiyonlarının etkinliğinin karşılaştırılması

    Comparison of the effectiveness of 5% dextrose and betamethasone injections with ultrasound guidance in patients with carpal tunnel syndrome

    ONUR KANLIOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. YASİN DEMİR

  2. Term ve terme yakın yenidoğanlarda erken parenteral beslenme yenidoğan sarılığını önleyebilir mi?

    Can early intravenous nutrition prevent neonatal hyperbilirubinemia at term and near-term neonates?

    BALAHAN BORA MAKAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. NURAY DUMAN

  3. Elektif pelvik lenfatik alana yönelik azaltılmış doz ve standart doz neoadjuvan radyoterapi uygulanan rektum kanserli hastaların onkolojik sonuçlarının karşılaştırılması

    Comparison of oncological outcomes in rectal cancer patients undergoing reduced-dose and standard-dose neoadjuvant radiotherapy targeting elective pelvic lymphatic area

    MERVE TEKER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Radyasyon OnkolojisiGazi Üniversitesi

    Radyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERAY KARAHACIOĞLU

  4. Transüretral rezeksiyon materyallerinde prostat adenokarsinom ile benign tanı alan diğer olgularda p16, p21, p53 ve p57 ekspresyonunun incelenmesi

    Examination of p16, p21, p53 and p57 expression in other patients with benign diagnosis and prostate adenocarcinoma in transuretral resection materials

    MUHAMMET SAFA AYAZOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    PatolojiRecep Tayyip Erdoğan Üniversitesi

    Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜLNAME FINDIK GÜVENDİ

  5. Meme tümörü saptanan hastalarda paraneoplastik polinöropati varlığının erken dönemde saptanması

    The determination of paraneoplastic polynchropathy presentation in patients with breast tumor

    CEYHUN SAYMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    NörolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HÜLYA TİRELİ