Geri Dön

The link between nutrition and chronic low back pain

Beslenme ile kronik bel ağrısı arasındaki ilişki

  1. Tez No: 1017989
  2. Yazar: ÖMER ELMA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. JO NIJS
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Fizyoterapi ve Rehabilitasyon, Physiotherapy and Rehabilitation
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Vrıje Unıversıteıt Brussel
  10. Enstitü: Yurtdışı Enstitü
  11. Ana Bilim Dalı: Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu tez çalışması, özgül olmayan kronik bel ağrısında (nCLBP) beslenmenin rolünü daha iyi anlamaya katkı sağlamak amacıyla dört ana bölümden oluşmuş ve beslenme ile kronik ağrı arasındaki ilişkiyi çok boyutlu olarak incelemiştir. Bölüm I, iki anlatı derlemesinden oluşmakta olup, kanser dışı ve nöropatik olmayan kronik ağrı ile beslenme arasındaki etkileşime ilişkin mevcut bilgiyi genel bir çerçevede sunmayı ve literatürdeki gereksinimleri belirlemeyi amaçlamıştır. Mevcut kanıtlar, beslenme ile kronik ağrı arasında çift yönlü bir ilişki olduğunu göstermektedir. Oksidatif stres ve inflamasyon, bu etkileşimin baskın altta yatan mekanizmaları olarak öne sürülmüş; ayrıca bağırsak-beyin ekseni, bozulmuş glukoz ve lipid metabolizması ile fazla kilo ve obezite diğer olası temel etki mekanizmaları arasında yer almıştır. Bulgular, beslenme ve ağrı arasındaki ilişkiye dair kanıtların büyük ölçüde preklinik hayvan çalışmalarından veya gözlemsel insan araştırmalarından elde edildiğini; randomize kontrollü çalışmalar, sistematik derlemeler ve meta-analizler gibi yüksek kaliteli kanıtların ise sınırlı olduğunu ortaya koymuştur. Bölüm II, iki sistematik derlemeden oluşmaktadır. İlk sistematik derlemede, nöropatik olmayan, viseral olmayan ve kanserle ilişkili olmayan akut ve kronik ağrı modellerinde diyetlerin pronosiseptif ve analjezik etkileri preklinik hayvan çalışmaları üzerinden sistematik olarak incelenmiştir. Bu derlemenin amacı, insan çalışmalarına yön verecek bir kuramsal ve deneysel zemin oluşturmaktı. Bulgular, yüksek lezzetliliğe sahip diyetlerin ve doymuş, tekli doymamış ile omega-6 çoklu doymamış yağ asitlerinin aşırı tüketiminin akut ağrıda ağrı duyarlılığını azalttığını; ancak aynı beslenme faktörlerinin kronik ağrı modellerinde nosiseptif etkilere yol açtığını göstermiştir. Ayrıca, kalori kısıtlaması ve anti-inflamatuar besin ögelerinin alımının antinosiseptif etkiler gösterdiği bildirilmiştir. İkinci sistematik derlemede ise deneysel ve gözlemsel insan çalışmalarını inceleyerek beslenme örüntülerinin ağrı duyarlılığı üzerindeki etkileri ve besin alımı ile ağrı duyarlılığı arasındaki ilişki araştırılmıştır. Genel bulgular, bitki temelli anti-inflamatuar beslenme örüntülerinin kronik kas-iskelet sistemi ağrısı üzerinde nosiseptif etki gösterebildiğini ortaya koymuştur. Bununla birlikte, özgül olmayan kronik bel ağrısı popülasyonunda beslenme örüntülerinin etkilerini inceleyen herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bölüm III, bir olgu-kontrol çalışmasından oluşmakta olup, nCLBP tanılı hastalarda diyet kalitesi, besin alımı ve ağrı arasındaki ilişkinin, ağrısız sağlıklı kontroller (HC) ile karşılaştırmalı olarak incelenmesini amaçlamıştır. Çalışma bulguları, nCLBP hastalarının daha düşük diyet kalitesine sahip olduklarını, daha pro-inflamatuar beslenme örüntüsü benimsediklerini, anti-inflamatuar ve antioksidan özellikleri bilinen besin ögelerini daha az tükettiklerini ve sağlıklı kontrollere kıyasla daha az su içtiklerini göstermiştir. Buna paralel olarak, ağrı duyarlılığı ile pro-inflamatuar diyet arasında pozitif; anti-inflamatuar özelliklere sahip besin ögeleri (örneğin E, D, A, B6, B12 vitaminleri ve çinko) alımı arasında ise negatif korelasyon saptanmıştır. Bölüm IV, randomize çapraz tasarımlı bir klinik çalışmadan oluşmakta olup, nCLBP ile beslenme faktörleri arasındaki ilişkiye katkı sağlamayı amaçlamıştır. Bu kapsamda, nCLBP hastaları ile sağlıklı kontroller arasında glukoz metabolizmasındaki farklılıklar incelenmiş ve nCLBP'de ağrı ile glukoz metabolizması yanıtları arasındaki ilişki araştırılmıştır. Çalışmada öncelikle, nCLBP'li kadınlar ile sağlıklı kontrollerde yüksek glisemik indeksli (sakkaroz) ve düşük glisemik indeksli (izomaltüloz) içeceklere verilen postprandiyal glisemik yanıtlar (PPGR) karşılaştırılmıştır. Ayrıca, yüksek glisemik indeksli içeceğe daha yüksek PPGR gösteren grubun, bu içeceğin düşük glisemik indeksli bir alternatifle değiştirilmesinden fayda görüp görmeyeceği değerlendirilmiştir. İkinci olarak, nCLBP hastalarında PPGR ile ağrı arasındaki ilişki incelenmiştir. Bulgular, normoglisemik nCLBP hastalarının ağrısız bireylere kıyasla bozulmuş glukoz toleransı geliştirme açısından daha yüksek risk taşıyabileceğini ve yüksek glisemik indeksli karbonhidratların düşük glisemik indeksli olanlarla değiştirilmesinden daha fazla yarar sağlayabileceğini göstermiştir. Nitekim, yüksek glisemik indeksli içecek tüketiminde nCLBP hastalarının PPGR düzeyleri sağlıklı kontrollere göre daha yüksek bulunurken, düşük glisemik indeksli içecek tüketiminde iki grup arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır. Bununla birlikte, ağrı duyarlılığı ile glukoz metabolizması arasında anlamlı bir ilişki belirlenmemiştir.

Özet (Çeviri)

This dissertation consisted of four main parts that overall contributed to the understanding of the role of nutrition in non-specific chronic low back pain (nCLBP) by unraveling the link between nutrition and chronic pain. Part I consisted of two narrative reviews and aimed to provide an overview of the existing knowledge on the interaction between nutrition and chronic non-cancer, non-neuropathic pain; and to identify the needs of the current literature. Overall, available evidence showed a bi-directional relationship between nutrition and chronic pain. Oxidative stress and inflammation were suggested as the dominant underlying mechanisms of this interaction alongside other potential main action mechanisms including gut-brain axis, disturbed glucose and lipid metabolism, and overweight and obesity. The findings also highlighted that the main evidence regarding the link between nutrition and pain comes from preclinical animal studies or observational human trials, which indicates a lack of high-quality evidence like randomized controlled trials, systematic reviews, and meta-analyses. Part II compromised two systematic reviews and aimed to systematically review the literature in both chapters to provide insights into the pronociceptive and analgesic effects of diets on non-neuropathic, non-visceral, and non-cancer acute and chronic pain in preclinical animal studies; and to investigate the link between diet and chronic musculoskeletal pain in observational and experimental human studies. In the first systematic review, we aimed to review the preclinical animal literature, to further guide us in our human research focus and aims. Results of this review showed that a high-palatable diet, and excessive intake of saturated, monounsaturated, and omega-6 polyunsaturated fatty acids decrease pain sensitivity in acute pain whilst the same nutritional factors have nociceptive impacts in chronic pain models. Additionally, findings from preclinical animal studies pointed antinociceptive effect of calorie restriction and anti-inflammatory nutrient intake. In the second systematic review, we aimed to identify the effects of dietary patterns on pain sensitivity and additionally to explore the link between nutritional intake and pain sensitivity by reviewing experimental and observational human studies. Overall findings highlighted the nociceptive effect of plant-based anti-inflammatory dietary patterns on chronic musculoskeletal pain. There was no study identified that investigated the effects of dietary patterns on nCLBP population. Part III consisted of a case-control study and aimed to investigate the association between diet quality, dietary intakes, and pain in patients suffering from nCLBP compared to pain-free healthy controls (HCs). The findings of our study showed that patients with nCLBP have a lower diet quality, eat more pro-inflammatory, have less intake of nutrients known for their anti-inflammatory and anti-oxidative properties, and drink less water compared to HCs. Accordingly, pain sensitivity mainly showed a positive correlation with the pro-inflammatory diet and a negative correlation with nutritional intakes known for anti-inflammatory properties (i.e., vitamins E, D, A, B6, B12, and zinc). Part IV consisted of a randomized cross-over trial and aimed to contribute to the understanding of the association between nutritional factors and nCLBP by investigating the differences in glucose metabolism between patients with nCLBP and HCs; and by exploring the association between pain and glucose metabolism responses in nCLBP. In this study we primarily investigated differences in post-prandial glycaemic responses (PPGR) to high (sucrose) and low glycaemic indexed (GI) (isomaltulose) beverages in women with nCLBP and HCs and explored whether any group that showed greater PPGR to high GI beverage would benefit when high GI beverage was replaced with low GI beverage. Secondly, this study explored the association between PPGR and pain in patients with CLBP. Results of this study showed us normoglycaemic nCLBP patients might have a higher risk of developing impaired glucose tolerance compared to pain-free individuals and might benefit more when high GI carbohydrates are replaced with low GI ones. Because, compared to HCs, nCLBP patients had higher PPGR to high GI beverage intake while there was no difference in PPGR between the two groups when they ingest low GI beverages. In terms of pain sensitivity, our findings did not identify any association between pain sensitivity and glucose metabolism.

Benzer Tezler

  1. Kronik hastalığı bulunan bireylerin hastalığı kabul durumları ile anksiyete ve psikolojik iyi oluş ilişkisi

    The relationship between acceptance of illness of individuals with chronic disease and anxiety and psychological well-being

    HAMZA SIĞIRCI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Sağlık YönetimiSelçuk Üniversitesi

    Sağlık Yönetimi Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ŞERİFE GÜZEL

  2. Yetişkin bireylerde diyet kısıtlılığı ve yeme farkındalığının hedonik açlık ile ilişkisi

    The relationship between dietary restriction and mindful eating with hedonic hunger i̇n adults

    DİLARA ASLAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Beslenme ve Diyetetikİzmir Tınaztepe Üniversitesi

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET AKMAN

  3. Beslenme ve Diyet Danışmanlığına Yeni Başvuran Obezite Tanılı Kadınlarda Depresyon ve Diyet Kalitesinin Değerlendirilmesi

    Evaluation of Depression and Diet Quality in New Applicants of Nutrition and Diet Counseling to Women with Obesity Diagnosis

    BUSE ARSLAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Beslenme ve DiyetetikHaliç Üniversitesi

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET PALA

  4. Yetişkin bireylerde obezitenin depresyon anksiyete ve hedonik açlık üzerindeki etkisi

    The effect of obesity on depression, anxiety and hedonic hunger in adult individuals

    SİBEL ÇEVİK BAŞDUVAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Beslenme ve Diyetetikİstanbul Aydın Üniversitesi

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    PROF. HAYDAR ÖZPINAR

  5. Hemodiyaliz hastalarında diyet kalitesi ile bazı biyokimyasal bulguların yaşam kalitesi üzerine etkisi

    The effect of diet quality and some biochemical values on quality of life in hemodialysis patients

    ADİLE İREM İPEK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Beslenme ve DiyetetikBiruni Üniversitesi

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ HAKAN KAPTANOĞULLARI