PREEKLAMPSİLİ GEBELERDE POSTPARTUM TAHMİNİ KANAMA MİKTARININ VE GEBELİK SONUÇLARININ NORMAL GEBELİKLERLE KARŞILAŞTIRILMASI
Comparison of Estimated Postpartum Hemorrhage Amount and Pregnancy Outcomes in Pregnant Women with Preeclampsia and Normal Pregnancies
- Tez No: 1017996
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SELCAN SINACI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Preeklampsi, postpartum kanama, hemoglobin düşüşü, transfüzyon, maternal sonuçlar, neonatal sonuçlar, Preeclampsia, postpartum bleeding, hemoglobin decrease, transfusion, maternal outcomes, neonatal outcomes
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Gaziantep Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Tıp Eğitimi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmada preeklampsili gebelerde postpartum tahmini kanama miktarının ve maternal-neonatal sonuçların normal gebelerle karşılaştırılması amaçlandı. Yöntem: Retrospektif kohort tipte planlanan bu çalışmaya Gaziantep Şehir Hastanesi'nde doğum yapan toplam 342 gebe dahil edildi. Çalışma grubunu preeklampsi tanısı alan 144 gebe, kontrol grubunu ise sağlıklı 199 gebe oluşturdu. Hastane Bilgi Yönetim Sistemi kayıtlarından elde edilen veriler retrospektif olarak değerlendirildi. Postpartum tahmini kanama miktarının değerlendirilmesinde prepartum ve postpartum hemoglobin düzeyleri arasındaki fark (∆HGB) kullanıldı. Ayrıca maternal demografik özellikler, laboratuvar parametreleri, transfüzyon gereksinimi, maternal sonuçlar ve neonatal sonuçlar incelendi. Bulgular: Preeklampsi grubunda gravida ve parite değerleri daha düşük, vücut kitle indeksi daha yüksek bulundu (p<0,05). Gebelik haftası anlamlı düzeyde daha düşük olup prematür doğum ve fetal büyüme geriliği oranları daha yüksek saptandı (p<0,001). Prepartum ve postpartum hemoglobin düzeyleri ile beyaz küre sayıları preeklampsi grubunda daha yüksek; trombosit ve albumin düzeyleri ise daha düşük bulundu (p<0,05). Postpartum kan kaybının göstergesi olarak değerlendirilen ∆HGB açısından gruplar arasında anlamlı farklılık saptanmadı (p>0,05). Buna karşın transfüzyon gereksinimi, maternal yoğun bakım ihtiyacı, hastanede kalış süresi ve komplikasyon oranları preeklampsi grubunda anlamlı olarak daha yüksekti (p<0,05). Yenidoğanlarda doğum ağırlığı ile APGAR skorları daha düşük, yenidoğan yoğun bakım ihtiyacı ise daha yüksek bulundu (p<0,001). Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde transfüzyon ihtiyacını öngören tek bağımsız değişkenin prepartum hemoglobin düzeyi olduğu belirlendi. Sonuç: Preeklampsi, maternal ve neonatal morbiditeyi anlamlı düzeyde artırmaktadır. Bununla birlikte postpartum kan kaybının dolaylı göstergesi olarak kullanılan ∆HGB açısından preeklampsili ve sağlıklı gebeler arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır. Bu bulgular, preeklampsinin olumsuz klinik etkilerinin yalnızca postpartum kanama miktarı ile açıklanamayacağını ve maternal-neonatal sonuçların çok faktörlü mekanizmalarla ilişkili olduğunu düşündürmektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: This study aimed to compare the estimated postpartum hemorrhage amount and maternal-neonatal outcomes in pregnant women with preeclampsia and normal pregnancies. Method: This retrospective cohort study included a total of 342 pregnant women who gave birth at Gaziantep City Hospital. The study group consisted of 144 pregnant women diagnosed with preeclampsia, and the control group consisted of 199 healthy pregnant women. Data obtained from the Hospital Information Management System records were evaluated retrospectively. The difference between preoperative and postoperative hemoglobin levels (∆HGB) was used to evaluate the estimated postpartum hemorrhage amount. Maternal demographic characteristics, laboratory parameters, transfusion requirements, maternal outcomes, and neonatal outcomes were also examined. Results: In the preeclampsia group, gravida and parity values were lower, and body mass index was higher (p<0.05). Gestational age was significantly lower, and rates of premature birth and fetal growth restriction were higher (p<0.001). Preoperative and postoperative hemoglobin levels and white blood cell counts were higher in the preeclampsia group; platelet and albumin levels were lower (p<0.05). No significant difference was found between the groups in terms of ∆HGB, considered an indicator of postpartum blood loss (p>0.05). However, transfusion requirements, maternal intensive care unit (ICU) needs, length of hospital stay, and complication rates were significantly higher in the preeclampsia group (p<0.05). Newborns had lower birth weight and APGAR scores, and higher neonatal ICU needs (p<0.001). Multivariate logistic regression analysis revealed that preoperative hemoglobin level was the only independent variable predicting transfusion needs. Conclusion: Preeclampsia significantly increases maternal and neonatal morbidity. However, no significant difference was found between preeclamptic and healthy pregnant women in terms of ∆HGB, which is used as an indirect indicator of postpartum blood loss. These findings suggest that the adverse clinical effects of preeclampsia cannot be explained solely by the amount of postpartum bleeding, and that maternal and neonatal outcomes are related to multifactorial mechanisms.
Benzer Tezler
- Transkutanöz bilirubin ölçümünün preeklampsi tanısındaki etkinliğinin incelenmesi
Investigation of the effectiveness of transcutaneous bilirubin measurement in the diagnosis of preeclampsia
MİRAY ONAT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Kadın Hastalıkları ve DoğumFırat ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SALİH BURÇİN KAVAK
- ilk ve ikinci trimester tarama testi markerlerinin intrauterin gelişme geriliği ile ve bu gebeliklerin kötü perinatal sonuçları ile olan ilişkisi
Başlık çevirisi yok
YUSUF MADENDAĞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık BakanlığıKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET NURİ DANIŞMAN
- Preeklampsinin önceden tahmininde dimerik inhibin A seviyelerinin önemi
The Importance of dimeric inhibin A levels in predicting preeclampsia
DERYA OKUR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2000
Kadın Hastalıkları ve DoğumErciyes ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET TAYYAR
- Gebelikte izole proteinüri tespit edilen olguların maternal ve perinatal sonuçlar ile ilişkisi
The relationship between maternal and perinatal results of patients detected isolated proteinuria in pregnancy
CANDAN YILMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Kadın Hastalıkları ve DoğumSelçuk ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖZLEM SEÇİLMİŞ KERİMOĞLU
- Nefroloji Polikliniğine başvuran gebe hastaların böbrek sağkalımı sonuçlarının retrospektif değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of renal survival outcomes in pregnant patients attending the Nephrology Clinic
EYVAZ MİRZAYEV
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
NefrolojiBursa Uludağ Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYŞEGÜL ORUÇ