Geri Dön

Göğüs cerrahisi anestezisinde çift lümenli tüpün uygun yerleşim derinliğinin belirlenmesinde mevcut formüllerin ve hava yolu ölçümlerinin rolü: Prospektif gözlemsel çalışma

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 1018123
  2. Yazar: ELİF DURMUŞ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. GÜLAY ÜLGER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Çift lümenli tüp, fiberoptik bronkoskopi, havayolu ölçümleri, tek akciğer ventilasyonu, tüp yerleşim derinliği, torasik anestezi, Double-lumen tube, fiberoptic bronchoscopy, airway measurements, one-lung ventilation, tube insertion depth, thoracic anesthesia
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Tek akciğer ventilasyonu gerektiren göğüs cerrahisi girişimlerinde, çift lümenliendobronşiyal tüplerin (ÇLT) uygun derinlikte yerleştirilmesi, etkili akciğer izolasyonunun sağlanması ve komplikasyonların önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir. ÇLT yerleşim derinliği genellikle hastanın boyuna dayalı formüller ile tahmin edilmekte; ancak bireyler arası anatomik farklılıklar nedeniyle bu formüllerin doğruluğu sınırlı kalabilmektedir. Bu çalışmada, literatürde tanımlanmış farklı ÇLT yerleşim derinliği formüllerinin doğruluğunun değerlendirilmesi ve eksternal anatomik ölçümlerin fiberoptik bronkoskopi (FOB) ile doğrulanan ideal ÇLT yerleşim derinliğini öngörmedeki katkısının araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu tek merkezli, prospektif, gözlemsel çalışma, Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Cerrahisi ameliyathanesinde elektif cerrahi planlanan ve sol ÇLT ile entübe edilen erişkin hastalarda, etik kurul ve hastaların onayı ile, gerçekleştirildi. Hastaların demografik verileri ve eksternal hava yolu ölçümleri (ağız açıklığı, sternomental mesafe, tiromental mesafe, sternal açı–ksifoid mesafe, mentum–sternal açı mesafesi ve tragus–sternal açı mesafesi) preoperatif dönemde kaydedildi. Entübasyon sonrası ÇLT yerleşim derinliği FOB ile değerlendirilerek ideal yerleşim derinliği belirlendi. Entübasyon sırasında başlangıçta belirlenen ÇLT yerleşim derinliği ile FOB ile doğrulanan ideal yerleşim derinliği karşılaştırıldı. Ayrıca literatürde tanımlanan boy temelli formüller ile hesaplanan tahmini derinlik değerleriyle, FOB ile doğrulanan ideal derinlik arasındaki uyum analiz edildi. Pozisyon değişikliğinin tüp yerleşim derinliği üzerine etkisi ve malpozisyon oranları da değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya toplam 30 hasta dahil edildi. Hastaların yaş ortalaması 58,30±13,41 yıl, boy ortalaması 168,70±9,02 cm, vücut ağırlığı ortalaması 74,60±16,44 kg ve VKİ ortalaması 26,30±5,39 kg/m² idi. Hastaların %60'ı erkek olup, ASA dağılımı %20 ASA-I, %30 ASA-II ve %50 ASA-III şeklindeydi. Entübasyon süresi ortalama 28,30±15,19 sn olup, zor entübasyon oranı %3,3 ve ek manevra gereksinimi %10,3 olarak saptandı. Entübasyon sırasında veya sonrasında ciddi komplikasyon izlenmedi ve hemodinamik parametreler ile SpO₂ değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı değişiklik saptanmadı (p>0,05). Hastaların %70'inde malpozisyon gelişti; en sık distal malpozisyon gözlendi (%61,9) ve tüm malpozisyonlar erken dönemde saptandı. Malpozisyon gelişen ve gelişmeyen hastalar arasında demografik özellikler, komorbiditeler, preoperatif hava yolu ölçümleri ve entübasyonla ilişkili değişkenler açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). Korelasyon analizinde ideal yerleşim derinliği ile hasta boyu arasında güçlü pozitif ilişki saptandı (r=0,644; p<0,001). Regresyon analizinde ideal sol ÇLT yerleşim derinliğinin bağımsız belirleyicisinin yalnızca hasta boyu olduğu gösterildi ve aşağıdaki regresyon formülü elde edildi: ÇLT derinliği (cm) = 2,4 + 0,152 × boy (cm) (R²=0,414; p<0,001). Klinik ilk yerleşim derinliği (28,99±1,91 cm), FOB ile doğrulanan ideal derinlikten (28,08±2,14 cm) anlamlı derecede daha yüksek bulundu (ortalama fark 0,91 cm; p=0,002). Supin ve lateral dekübit pozisyonlarda ölçülen ideal yerleşim derinlikleri arasında anlamlı fark saptanmadı (p=0,900). Bland–Altman ve ortalama mutlak hata (MAE) analizlerinde yöntemler arasında uyum farklılıkları saptanmakla birlikte, en düşük sistematik sapma yeni formülde (≈−0,04 cm), en düşük MAE ise Kim formülünde (MAE=1,29 cm) ve yeni formülde (MAE=1,32 cm) elde edildi. Sonuç: Bu çalışmada, sol ÇLT ideal yerleşim derinliğinin en güçlü ve bağımsız belirleyicisinin hasta boyu olduğu gösterilmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda Türk popülasyonuna özgü olabileceği düşünülen yeni bir regresyon formülü geliştirilmiş ve bu formülün ideal yerleşim derinliğini öngörmede yüksek doğruluk sağladığı belirlenmiştir. Eksternal anatomik ölçümlerin tüp yerleşim derinliğini öngörmede anlamlı katkı sağlamadığı saptanmıştır. Klinik ilk yerleştirme sırasında malpozisyon oranının yüksek olduğu ve en sık distal malpozisyonun gözlendiği belirlenmiştir. Bu bulgular, boy temelli formüllerin başlangıç yerleştirmesi için yol gösterici olabileceğini, ancak güvenli akciğer izolasyonunun sağlanması için tüp pozisyonunun FOB ile doğrulanmasının gerekli olduğunu desteklemektedir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Objective: In thoracic surgical procedures requiring one-lung ventilation, accurate placement depth of double-lumen endobronchial tubes (DLTs) is critical for effective lung isolation and prevention of complications. DLT insertion depth is commonly estimated using height-based formulas; however, their accuracy may be limited due to interindividual anatomical variability. This study aimed to evaluate the accuracy of previously described DLT depth prediction formulas and to investigate the contribution of external anatomical airway measurements in predicting the ideal DLT depth confirmed by fiberoptic bronchoscopy (FOB). Materials and Methods: This single-center, prospective, observational study was conducted in adult patients undergoing elective thoracic surgery and intubated with a left-sided DLT in the operating room of Ankara Atatürk Sanatoryum Training and Research Hospital, following ethics committee approval and informed consent. Demographic data and external airway measurements (mouth opening, sternomental distance, thyromental distance, sternal angle–xiphoid distance, mentum–sternal angle distance, and tragus–sternal angle distance) were recorded preoperatively. After intubation, DLT depth was evaluated using FOB to determine the ideal placement depth. The initially placed DLT depth was compared with the FOB-confirmed ideal depth. Additionally, the agreement between height-based predictive formulas and the ideal depth was analyzed. The effects of positional change and rates of malposition were also evaluated. Results: A total of 30 patients were included. The mean age was 58.30±13.41 years, mean height 168.70±9.02 cm, mean body weight 74.60±16.44 kg, and mean BMI 26.30±5.39 kg/m². Sixty percent of patients were male, and ASA distribution was 20% ASA I, 30% ASA II, and 50% ASA III. The mean intubation time was 28.30±15.19 seconds. Difficult intubation rate was 3.3%, and additional maneuver requirement was 10.3%. No major complications occurred, and no statistically significant changes were observed in hemodynamic parameters or SpO₂ values (p>0.05). Malposition occurred in 70% of patients, with distal malposition being the most common (61.9%), and all cases were detected in the early period. No significant differences were found between patients with and without malposition in terms of demographic characteristics, comorbidities, preoperative airway measurements, or intubation-related variables (p>0.05). Correlation analysis demonstrated a strong positive relationship between ideal DLT depth and patient height (r=0.644; p<0.001). Regression analysis identified patient height as the only independent predictor of ideal left-sided DLT depth, yielding the following formula: DLT depth (cm) = 2.4 + 0.152 × height (cm) (R²=0.414; p<0.001). The initial clinical placement depth (28.99±1.91 cm) was significantly greater than the FOB-confirmed ideal depth (28.08±2.14 cm) (mean difference 0.91 cm; p=0.002). No significant difference was observed between ideal depths measured in supine and lateral decubitus positions (p=0.900). Bland–Altman and mean absolute error (MAE) analyses revealed variability among methods; the lowest systematic bias was observed with the new formula (≈−0.04 cm), while the lowest MAE was found with the Kim formula (MAE=1.29 cm) and the new formula (MAE=1.32 cm). Conclusion: Patient height was identified as the strongest and independent predictor of ideal left-sided DLT placement depth. A novel regression formula, potentially specific to the studied population, demonstrated high accuracy in predicting optimal depth. External anatomical measurements did not provide significant additional predictive value. The high rate of malposition during initial placement—most commonly distal—highlights the limitations of blind insertion. While height-based formulas may guide initial placement, confirmation with FOB remains essential to ensure safe and effective lung isolation.

Benzer Tezler

  1. Göğüs cerrahisinde, sol taraflı çift lümenli endobronşiyal tüp boyutunu ve ideal yerleştirme derinliğini tahmin etmede; ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi kullanılarak yapılan anatomik ölçümlerin, klasik yöntem ile kıyaslanması

    Comparison of anatomical measurements made using ultrasonography and computerized tomograph with the classical method in estimating left-sided double-lumen endobronchial tube size and ideal insertion depth in chest surgery

    ŞEYDA ÖZKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SUMRU ŞEKERCİ

    DOÇ. DR. HÜLYA YİĞİT

  2. Tek akciğer anestezisi sırasında oluşan hipokseminin önlenmesinde“Continuous Positive Airway Pressure”(CPAP) yönteminin etkinliği

    The efficiency of continuous positive airway pressure (CPAP) method for preventing of hypoxemia during one-lung anesthesia

    AHMET ÖNEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiCumhuriyet Üniversitesi

    Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KASIM DOĞAN

  3. Koroner baypas cerrahisinde iskemik preconditioning ve stunning incelemesi (prospektif randomize klinik çalışma)

    Ischemic preconditioning and stunning examination in coronary bypass surgery (prospective randomized clinical trial)

    RAIF CAVOLLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiAnkara Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EMİN TÜMER ÇORAPÇIOĞLU

  4. Yüksek frekanslı jet vantilatörün genel anestezide kullanımı

    Başlık çevirisi yok

    JOZEF KESECİOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Anestezi ve Reanimasyonİstanbul Üniversitesi

    Anesteziyoloji Ana Bilim Dalı