Kapıdağ Yarımadası (Balıkesir) memeli faunasının zaman-mekân ölçekli yayılış ekolojisi
Spatiotemporal distribution ecology of mammal fauna in the Kapıdağ Peninsula (Balıkesir)
- Tez No: 1018496
- Danışmanlar: PROF. DR. ALİ UZUN
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Biyoloji, Biology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sakarya Üniversitesi
- Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Biyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Artan insan faaliyetleri, habitat parçalanması ve arazi kullanımındaki değişimler, orta ve büyük memeli türlerinin dağılımı, davranışları ve topluluk yapıları üzerinde giderek daha belirgin etkiler yaratmaktadır. Fotokapan teknolojisi, memelilerin tür bileşimi, göreceli bollukları, aktivite desenleri ve türler arası etkileşimlerinin uzun dönemli ve müdahalesiz biçimde değerlendirilmesine olanak tanıyan etkili bir yöntemdir. Türkiye'de fotokapan temelli çalışmalar son yıllarda artış göstermesine rağmen, Marmara Bölgesi'nde yer alan yarı izole sistemlerde yürütülen uzun dönemli ve bütüncül araştırmalar sınırlıdır. Anakaraya çok dar bir kıstakla bağlı olan Kapıdağ Yarımadası, bu yarı izole yapısı, heterojen habitat mozaiği ve yoğun insan faaliyetleri nedeniyle memeli ekolojisi açısından özgün ve hassas bir çalışma alanı oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Kapıdağ Yarımadası'nda orta ve büyük memeli türlerinin tür bileşimini, göreceli bolluklarını, günlük ve mevsimsel aktivite desenlerini, habitat kullanım tercihlerini ve türler arası zamansal örtüşme düzeylerini ortaya koymaktır. Ayrıca başıboş köpek varlığı ile insan aktivitelerinin memeli türlerinin zamansal davranışları üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Çalışma 2021–2023 yılları arasında yürütülmüş; yarımada genelinde yer alan 42 fotokapan istasyonunda toplam 13.289 fotokapan gecesi elde edilmiştir. 200.000 üzerindeki görüntü değerlendirilmiş, boş tetiklemeler ve tekrar eden kayıtlar elendikten sonra 30 dakikalık bağımsızlık kriteri uygulanarak toplam 18.059 bağımsız memeli kaydı analiz edilmiştir. Analizler sonucunda Kapıdağ Yarımadası'nda 6 takıma ve 7 familyaya ait toplam 12 memeli türü tespit edilmiştir. Göreceli bolluk analizleri, yarımadadaki memeli topluluğunun büyük ölçüde birkaç baskın tür tarafından şekillendirildiğini göstermiştir. Yaban domuzu (Sus scrofa), altın çakal (Canis aureus) ve kızıl tilki (Vulpes vulpes) en baskın türler olup toplam kayıtların %79,24'ünü oluşturmuştur (S. scrofa: n=6262, %34,43, RAI₁₀₀=46,54; C. aureus: n=5721, %31,85, RAI₁₀₀=43,05; V. vulpes: n=2328, %12,96, RAI₁₀₀=17,52). Bu türleri karaca (Capreolus capreolus: n=1010, %5,58, RAI₁₀₀=7,54) ve sansar türleri (Martes spp.: n=936, %5,17, RAI₁₀₀= 6,98) takip etmiştir. Daha sonra ise sırasıyla Avrupa yaban kedisi (Felis silvestris: n=683, %3.80, RAI₁₀₀=5.14), Avrasya porsuğu (Meles meles: n=521, %2.89, RAI₁₀₀=3.91), Kafkas sincabı (Sciurus anomalus: n=310, %1.73, RAI₁₀₀=2.33), Yaban tavşanı (Lepus europaeus: n=187, %1.04, RAI₁₀₀=1.41), Güney ak göğüslü kirpi (Erinaceus concolor, n=84, %0.47, RAI₁₀₀=0.63) ve 1 kayıtla Su Samuru (Lutra lutra) gelmiştir. Bozayı (Ursus arctos; n=16, %0,09, RAI₁₀₀=0,12) bu çalışma ile Kapıdağ Yarımadası'nda ilk kez kayıt altına alınmıştır. Buna karşın, daha önce bölgede varlığı bildirilen kızıl geyik (Cervus elaphus) ve Avrasya vaşağı (Lynx lynx) türlerine ait iki yıllık bu uzun dönemli çalışmada herhangi bir kayda rastlanmamıştır. Bu durum, söz konusu türlerin popülasyonlarının Kapıdağ Yarımadası'nda yerel olarak yok olmuş olabileceğine işaret etmekte; bu türlerin yokluğunun trofik ağ yapısı, av–yırtıcı dengesi ve ekosistem işlevleri üzerinde geri dönüşü zor sonuçlar doğurabileceğini düşündürmektedir. Türlere ait günlük aktivite desenleri ve yoğunlaştıkları saat aralıkları, Kapıdağ Yarımadası'ndaki memeli topluluğunun genel olarak belirgin bir nokturnal (gececil) ve alacakaranlıkçı yapı sergilediğini ortaya koymuştur. Genel olarak aktivite yoğunluğu gün batımı sonrasında artmakta, gece yarısı ve sabaha karşı saatlerde maksimum seviyeye ulaşmakta ve gün doğumuyla birlikte belirgin biçimde azalmaktadır. Altın çakal nokturnal aktivite paterni sergilemiş ancak gündüz saatlerinde de kayıtlar vermiştir; kayıtlar ağırlıklı olarak 18:00–08.00 saatleri arasında yoğunlaşmış ve aktivite pikleri 20:00–06.00 zaman dilimlerinde belirginleşmiştir (ortalama aktivite saati ≈ 00:59; Rayleigh r ≈ 0.34–0.41; p < 0.001). Kızıl tilki benzer şekilde gece aktif olup, aktivite yoğunluğu 20:00–04:00 saatleri arasında artmış ve maksimum düzeyine 22:00–00:00 saatlerinde ulaşmıştır (ortalama ≈ 00:54; r ≈ 0.55; p < 0.001). Bu iki tür ile yaban domuzu arasında yüksek düzeyde zamansal örtüşme belirlenmiştir (C. aureus–V. vulpes Δ₄ = 0.87; C. aureus–S. scrofa Δ₄ = 0.89; V. vulpes–S. scrofa Δ₄ = 0.93; p < 0.001). Yaban domuzu, aktivitesini ağırlıklı olarak 18:00–08:00 saatleri arasında sürdürmüş ve özellikle 20:00–06:00 zaman diliminde belirgin bir yoğunlaşma göstermiştir (ortalama ≈ 00:52; r ≈ 0.53; p < 0.001). İnsan kullanımının yoğun olduğu alanlarda gündüz aktivitesinin oldukça sınırlı kaldığı ve aktivitenin geceye kaydığı gözlenmiştir. Karaca genel olarak aktivitesini gün içine dağıtmış ancak daha çok gündüzcül ve alacakaranlıkçı bir aktivite paterni sergilemiş; kayıtlar ağırlıklı olarak sabah alacakaranlığı (06:00–10:00) ve akşam alacakaranlığı (18:00–20:00) saatlerinde yoğunlaşmıştır (sabah ortalaması ≈ 08:10; akşam ortalaması ≈ 19:30; p < 0.05). Sansar türleri ve porsuk katı nokturnal olup aktivitelerini 20:00–06:00 saatleri arasında gerçekleştirmiş; 00:00–04:00 zaman diliminde belirgin aktivite pikleri sergilemiştir (ortalama ≈ 00:53–01:18; r ≈ 0.61–0.74; p < 0.001). Yaban kedisi nokturnal aktivite sergilemiş olup; aktivitesi 22:00-06:00 arasında yoğunlaşmıştır ve en yüksek aktivite 02:00-04:00 arasında gerçekleşmiştir (ortalama ≈ 23:22–00:58; p < 0.001). Kafkas sincabı ise çalışma alanındaki memeli topluluğu içinde katı şekilde diurnal aktivite sergileyen tek tür olarak öne çıkmış; kayıtlar yalnızca 06:00–20:00 saatleri arasında alınmış ve 12:00–16:00 zaman diliminde maksimuma ulaşmıştır (ortalama ≈ 12:53; Rayleigh r ≈ 0.7; p < 0.001). Bu tür ile nokturnal memeliler arasındaki zamansal örtüşme düşük bulunurken (C. aureus–S. anomalus Δ₄ = 0.26; V. vulpes–S. anomalus Δ₄ = 0.18), insan aktiviteleri (Δ₄ = 0.86) ve başıboş köpekler (Δ₄ = 0.87) ile yüksek örtüşme tespit edilmiştir. Bozayı, sınırlı sayıda kayıtla temsil edilmesine rağmen, baskın olarak nokturnal–alacakaranlıkçı bir aktivite sergilemiş; kayıtlar 19.00–01.00 saatleri arasında yoğunlaşmıştır (ortalama ≈ 22.30; p < 0.05). Memeliler ile insan faaliyetleri ve başıboş köpekler arasındaki zamansal örtüşme genel olarak düşük-orta bulunmuştur. İnsan faaliyetleri ile yaban domuzu (Δ₄ = 0.18), altın çakal (Δ₄ = 0.26) ve kızıl tilki (Δ₄ = 0.19) arasındaki düşük örtüşme değerleri, bu türlerin insan faaliyetlerinden zamansal olarak kaçındığını göstermektedir. Başıboş köpekler ile yaban domuzu (Δ₄ = 0.38), altın çakal (Δ₄ = 0.48) ve kızıl tilki (Δ₄ = 0.39) arasındaki örtüşme değerleri, başıboş köpeklerin memeliler için güçlü bir rahatsızlık ve baskı unsuru oluşturduğunu ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, bu çalışma Kapıdağ Yarımadası'nda orta ve büyük memeli türlerinin bolluk yapısını, aktivite desenlerini ve zamansal etkileşimlerini nicel olarak belgeleyen ilk uzun dönemli fotokapan çalışması niteliğindedir. Yarımadanın anakaraya olan dar bağlantısı gen akışını ve yeniden kolonizasyon süreçlerini sınırlamakta; bu durum yoğun insan faaliyetleri, başıboş köpek varlığı, habitat parçalanması ve habitat kaybı ile birleştiğinde yerel memeli popülasyonları açısından ciddi gelecekteki riskler oluşturmaktadır. Bu bağlamda, insan faaliyetlerinin kısıtlandığı veya tamamen dışlandığı ekolojik çekirdek alanların (kullanıma kapalı bölgeler, yaban hayatı sığınakları) oluşturulması ve yarımadanın en azından bir bölümünün yaban hayatı koruma alanı olarak ilan edilmesi, doğal habitatların işlevsel bütünlüğünün korunması açısından temel koruma yaklaşımları olarak öne çıkmaktadır. Elde edilen bulgular; tampon bölgelerin planlanması, ekolojik bağlantıların güçlendirilmesi, başıboş köpek yönetimi ve insan faaliyetlerinin zonlanması gibi bütüncül koruma ve yönetim stratejileri için güçlü bir bilimsel zemin sunmaktadır.
Özet (Çeviri)
Increasing human activities, habitat fragmentation, and land-use changes are exerting increasingly pronounced effects on the distribution, behavior, and community structure of medium- and large-sized mammal species. Camera-trap technology represents an effective tool that enables the long-term, non-invasive assessment of species composition, relative abundance, activity patterns, and interspecific interactions of mammals. Although camera-trap–based studies have increased in Türkiye in recent years, long-term and integrative research conducted in semi-isolated systems within the Marmara Region remains limited. The Kapıdağ Peninsula, connected to the mainland by a very narrow isthmus, constitutes a unique and sensitive study area for mammal ecology due to its semi-isolated structure, heterogeneous habitat mosaic, and intense human activities. The aim of this study was to determine the species composition, relative abundance, daily and seasonal activity patterns, habitat use, and temporal overlap among medium- and large-sized mammal species on the Kapıdağ Peninsula. In addition, the effects of free-ranging dogs and human activities on the temporal behavior of mammal species were evaluated. The study was conducted between 2021 and 2023, during which a total of 13,289 camera-trap nights were accumulated across 42 camera-trap stations distributed throughout the peninsula. More than 200,000 images were evaluated, and after removing false triggers and repeated records, a 30-minute independence criterion was applied, resulting in a total of 18,059 independent mammal records used in the analyses. As a result of the analyses, a total of 12 mammal species belonging to 6 orders and 7 families were recorded on the Kapıdağ Peninsula. Relative abundance analyses indicated that the mammal community on the peninsula is largely structured by a few dominant species. Wild boar (Sus scrofa), golden jackal (Canis aureus), and red fox (Vulpes vulpes) were the most dominant species, accounting for 79.24% of all records (S. scrofa: n = 6,262, 34.43%, RAI₁₀₀ = 46.54; C. aureus: n = 5,721, 31.85%, RAI₁₀₀ = 43.05; V. vulpes: n = 2,328, 12.96%, RAI₁₀₀ = 17.52). These species were followed by roe deer (Capreolus capreolus: n = 1,010, 5.58%, RAI₁₀₀ = 7.54) and martens (Martes spp.: n = 936, 5.17%, RAI₁₀₀ = 6.98). Subsequently, the European wildcat (Felis silvestris: n = 683, 3.80%, RAI₁₀₀ = 5.14), Eurasian badger (Meles meles: n = 521, 2.89%, RAI₁₀₀ = 3.91), Caucasian squirrel (Sciurus anomalus: n = 310, 1.73%, RAI₁₀₀ = 2.33), European hare (Lepus europaeus: n = 187, 1.04%, RAI₁₀₀ = 1.41), Southern white-breasted hedgehog (Erinaceus concolor: n = 84, 0.47%, RAI₁₀₀ = 0.63), and Eurasian otter (Lutra lutra), with a single record, were detected. The brown bear (Ursus arctos; n = 16, 0.09%, RAI₁₀₀ = 0.12) was recorded for the first time on the Kapıdağ Peninsula during this study. In contrast, no records were obtained for red deer (Cervus elaphus) or Eurasian lynx (Lynx lynx), species previously reported from the region, throughout this two-year long-term survey. This absence suggests that the populations of these species may have been locally extirpated from the Kapıdağ Peninsula, a situation that could have difficult-to-reverse consequences for trophic structure, predator–prey dynamics, and ecosystem functioning. Daily activity patterns and peak activity periods revealed that the mammal community of the Kapıdağ Peninsula generally exhibits pronounced nocturnal and crepuscular behavior. Overall activity increased after sunset, reached maximum levels around midnight and pre-dawn hours, and declined markedly after sunrise. The golden jackal displayed a predominantly nocturnal activity pattern but was also recorded during daylight hours; activity was concentrated mainly between 18:00 and 08:00, with distinct peaks between 20:00 and 06:00 (mean activity time ≈ 00:59; Rayleigh r ≈ 0.34–0.41; p < 0.001). The red fox showed a similar nocturnal pattern, with increased activity between 20:00 and 04:00 and peak activity between 22:00 and 00:00 (mean ≈ 00:54; r ≈ 0.55; p < 0.001). High levels of temporal overlap were detected between these two species and wild boar (C. aureus–V. vulpes Δ₄ = 0.87; C. aureus–S. scrofa Δ₄ = 0.89; V. vulpes–S. scrofa Δ₄ = 0.93; p < 0.001). Wild boar activity occurred predominantly between 18:00 and 08:00, with a pronounced concentration between 20:00 and 06:00 (mean ≈ 00:52; r ≈ 0.53; p < 0.001). In areas with high human use, daytime activity was markedly reduced, and activity shifted toward nocturnal hours. Roe deer generally distributed their activity throughout the day but exhibited a more diurnal and crepuscular pattern, with records concentrated during morning twilight (06:00–10:00) and evening twilight (18:00–20:00) periods (morning mean ≈ 08:10; evening mean ≈ 19:30; p < 0.05). Martens and Eurasian badgers were strictly nocturnal, conducting their activities between 20:00 and 06:00, with distinct activity peaks between 00:00 and 04:00 (mean ≈ 00:53–01:18; r ≈ 0.61–0.74; p < 0.001). The European wildcat also exhibited nocturnal activity, with activity concentrated between 22:00 and 06:00 and peak activity occurring between 02:00 and 04:00 (mean ≈ 23:22–00:58; p < 0.001). The Caucasian squirrel stood out as the only strictly diurnal species within the mammal community of the study area; records were obtained exclusively between 06:00 and 20:00, reaching a maximum between 12:00 and 16:00 (mean ≈ 12:53; Rayleigh r ≈ 0.7; p < 0.001). Temporal overlap between this species and nocturnal mammals was low (C. aureus–S. anomalus Δ₄ = 0.26; V. vulpes–S. anomalus Δ₄ = 0.18), whereas high overlap was detected with human activities (Δ₄ = 0.86) and free-ranging dogs (Δ₄ = 0.87). Despite being represented by a limited number of records, the brown bear exhibited predominantly nocturnal–crepuscular activity, with records concentrated between 19:00 and 01:00 (mean ≈ 22:30; p < 0.05). Temporal overlap between wild mammals and human activities or stray dogs was generally low-medium. Low overlap values between human activities and wild boar (Δ₄ = 0.18), golden jackal (Δ₄ = 0.26), and red fox (Δ₄ = 0.19) indicate a temporal avoidance of humans by these species. Overlap between stray dogs and wild boar (Δ₄ = 0.38), golden jackal (Δ₄ = 0.48), and red fox (Δ₄ = 0.39) demonstrates that stray dogs represent a strong disturbance and pressure factor for mammals. In conclusion, this study represents the first long-term camera-trap survey to quantitatively document the abundance structure, activity patterns, and temporal interactions of medium and large-sized mammal species on the Kapıdağ Peninsula. The narrow connection of the peninsula to the mainland restricts gene flow and recolonization processes, and when combined with intense human activities, stray dog presence, habitat fragmentation, and habitat loss, poses serious future risks for local mammal populations. In this context, the establishment of ecological core areas (no-use zones, wildlife refuges), where human activities are restricted or completely excluded, and the designation of at least part of the peninsula as a wildlife protection area, emerge as key conservation approaches to maintain the functional integrity of natural habitats. The findings provide a strong scientific basis for integrated conservation and management strategies, including the planning of buffer zones, strengthening ecological connectivity, stray dog management, and zoning of human activities.
Benzer Tezler
- Kapıdağ yarımadası (Balıkesir) Cu-Pb-Zn verilerinin jeoistatistiksel olarak değerlendirilmesi
Geostatistical evaluation of Cu-Pb-Zn values of Kapıdağ peninsula (Balıkesir)
KADİR BURAK ÖZGÜR
Yüksek Lisans
Türkçe
2008
Jeoloji MühendisliğiHacettepe ÜniversitesiJeoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CEM SARAÇ
- Kapıdağ yarımadası (Balıkesir) üzerinden süzülerek göç eden kuşların ilkbahar göçünün araştırılması
Research on the soaring bird migration in spring over Kapidag peninsula (Balikesir)
TANSU TUNCALI
Yüksek Lisans
Türkçe
2010
ZoolojiUludağ ÜniversitesiBiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İSMAİL HAKKI UĞURTAŞ
- Kapıdağ yarımadası (Balıkesir)Raphignathoidea (Acari: Actinedıde) üst familyasının sistematik yönden incelenmesi
Systematic examination of super family Raphignatoidea (Acari:Actinedida) taxson in Kapıdağ half island
ELİF ESRA CESUR
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
BiyolojiManisa Celal Bayar ÜniversitesiBiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KAMİL KOÇ
- Kapıdağ Yarımadası (Erdek) ve çevresinin makrofungusları üzerine taksonomik araştırmalar
Taxonomical researches of makrofungi of Kapıdağ Peninsula (Erdek) and its surroundings
CEMALETTİN ERKAL
Yüksek Lisans
Türkçe
1996
BiyolojiBalıkesir ÜniversitesiBiyoloji Ana Bilim Dalı
Y.DOÇ.DR. MUSTAFA IŞILOĞLU
- Kapıdağ Yarımadası zeytin alanlarında yapılan toprak analizleri ve gübre önerileri üzerinde bir araştırma
A research on soil analysis and fertilizer suggestions for olive areas of Kapıdağ Peninsula
NESLİHAN HAZİNEDAR