Geri Dön

Unipolar ve bipolar depresyon tanılı ergenlerin üstbilişsel süreçler, duygusal şemalar, başa çıkma biçimleri ilişkisinin incelenmesi

An investigation of metacognitive processes, emotional schemas, andcoping styles in adolescents diagnosed with unipolar and bipolar depression

  1. Tez No: 1018653
  2. Yazar: ÖZÜM SUEDA TASAK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SEVAY ALŞEN GÜNEY
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Çocuk ve ergen, Bipolar Depresif Bozukluk, Major Depresif Bozukluk, Üst biliş, Uyumsuz şemalar, Başa çıkma mekanizmaları, Affektif bozukluklar, Affektif semptomlar, Bipolar bozukluk, Depresif bozukluk-majör, Depresyon, Child and adolescent, Bipolar Depressive Disorder, Major Depressive Disorder, Metacognition, Maladaptive schemas, Coping mechanisms, Affective disorders, Affective symptoms, Bipolar disorder, Depressive disorder-major, Depression
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Çocuk Psikiyatrisi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, Major Depresif bozukluk ve Bipolar Depresif Bozukluk tanılı ergenlerin, bilişsel ve duygusal baş etme biçimleri, duygusal şemalar ve üstbilişsel süreçlerini incelemek, her iki hastalık grubu arasındaki ilişkisini karşılaştırmak ve her bir hastalık için etkili olabilecek psikoterapötik hedeflerin belirlenmesi konusunda literatüre katkı sunabilmektir. Yöntem: Çalışmamızda olgu grupları, çalışma süresince Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (DEÜTF ÇERSAH) Polikliniğine başvuran 13-18 yaş aralığındaki çalışma kriterlerine uygun hastaların psikiyatrik değerlendirme yapılarak tanılandırılmalarının akabinde; Major Depresif Bozukluk tanısı alanlar, Bipolar Depresif Bozukluk tanısı alanlar ve herhangi bir psikiyatrik tanı almayanlar şeklinde tanılarına göre üç gruba ayrılmasıyla oluşturulmuştur. Olgu gruplarındaki çocuk ve ergenler ile ebeveynlerine çalışma hakkında sözel olarak bilgi verildikten sonra çocuk/ergen ve ebeveynlerinden çalışmaya katılmak istediklerine dair yazılı onam formu alınmıştır. Tanılama sürecinde sertifikasyonu olan deneyimli bir çocuk ve genç psikiyatristi tarafından K-SADS-PL-DSM-5 (Okul Çağı Çocukları için Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Formu-Şimdi ve Yaşam boyu Şekli DSM-5- Türkçe Uyarlaması) yarı yapılandırılmış klinik görüşmesi uygulanarak katılımcıların Bipolar Bozukluk, Major Depresif Bozukluk tanıları ve eşlik eden psikiyatrik tanısı olup olmadığı belirlenmiştir. Tüm katılımcılara çalışma amaçları doğrultusunda tarafımızca hazırlanan sosyodemografik ve klinik veri formu; depresyon tanısının desteklenmesi ve şiddetinin belirlenmesi için yarı yapılandırılmış ve görüşme temelli bir ölçek olan Çocuklar İçin Depresyon Değerlendirme Ölçeği-Gözden Geçirilmiş Formu (ÇDDÖ- R); Bipolar Bozukluk manik atak tanısının dışlanması için olgulara Young Mani Derecelendirme Ölçeği uygulanmıştır. Ayrıca katılımcılar şiddet Klinik Global İzlenim Ölçeği – Şiddet formu ile de değerlendirilmiştir. Üstbilişsel süreçler ve erken dönem uyumsuz şemalar Üst Biliş Ölçeği Çocuk ve Ergen Formu ve Young Şema Ölçeği – Kısa Form 3 kullanılarak; hastaların başa çıkma becerileri Ergenler İçin Başa Çıkma Ölçeği kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya 99 katılımcı dahil edilmiş olup, bipolar depresyon grubundaki bireylerin yaş ortalaması diğer gruplara göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p=0,004). Sağlıklı kontrol grubundaki bireylerin eğitim başarısı diğer gruplardan anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p=0,001). Bipolar depresyon grubunda örgün eğitime devamlılık diğer gruplara kıyasla anlamlı şekilde düşük bulunmuştur (p=0,001). Bipolar depresyon grubunda ailede psikiyatrik hastalık öyküsünün diğer gruplara kıyasla daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0,001). Sağlıklı kontrol grubundaki katılımcıların akran ilişkilerini daha olumlu değerlendirdiği bulunmuştur. Yüksek standartlar dışındaki tüm erken dönem uyumsuz şemalarının depresyon gruplarında sağlıklı kontrol grubuna göre daha fazla kullanıldığı bulunmuştur. Aktif başa çıkma stratejileri sağlıklı kontrol grubunda daha yüksekken, depresyon gruplarında kaçıngan ve olumsuz başa çıkma stratejilerinin daha sık kullanıldığı tespit edilmiştir (p<0,005). Üstbiliş Ölçeği Çocuk ve Ergen Formu puanlarının sağlıklı kontrol grubunda depresyon gruplarına kıyasla anlamlı derecede düşük olduğu bulunmuştur (p=0,002). Özellikle“sosyal izolasyon/güvensizlik”ve“kusurluluk”şemalarının kendine zarar verme davranışı gösteren bireylerde daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0,05). Kendine zarar verme davranışı gösteren bireylerde Üstbiliş Ölçeği Çocuk ve Ergen Formu puanları bu davranışın olmadığı katılımcılara göre yüksek bulunmuştur (p=0,043). Bipolar depresyonda başarısızlık' (p=0,036) ve 'terk edilme' (p=0,011) şemalarının kız cinsiyette erkek cinsiyete göre; 'ayrıcalıklılık/yetersiz öz denetim' (p=0,07) şemasının erkek cinsiyette kız cinsiyete göre daha fazla kullanıldığı bulunmuştur. Unipolar depresyonda ise 'kendini feda' ve 'terk edilme' şemalarının kız cinsiyette erkek cinsiyete göre daha fazla kullanıldığı bulunmuştur (sırasıyla p= 0,044 ve 0,010). Bipolar depresyon grubunda 'sosyal izolasyon/güvensizlik' şeması ile kaçıngan başa çıkma; 'karamsarlık' şeması ile olumsuz başa çıkma kalıpları kuvvetli koreledir. Unipolar depresyon grubunda 'sosyal izolasyon/güvensizlik' şeması ile kaçıngan başa çıkma; 'başarısızlık', 'karamsarlık', 'ayrıcalıklılık/yetersiz özdenetim', 'terk edilme' ve 'kusurluluk şemaları ile olumsuz başa çıkma kuvvetli koreledir. Bipolar depresyon grubunda 'yüksek standartlar' şeması ile; unipolar depresyon grubunda ise 'başarısızlık', 'karamsarlık', 'sosyal izolasyon/güvensizlik', 'iç içe geçme/bağımlılık', 'cezalandırılma' ve 'kusurluluk' şemaları ile üstbiliş puanları arasında kuvvetli korelasyon tespit edilmiştir. Bipolar depresyon grubunda 'başarısızlık', 'terk edilme', 'kusurluluk' şemaları ile; unipolar depresyon grubunda ise 'karamsarlık' şeması ile depresyon şiddeti arasında kuvvetli korelasyon saptanmıştır. Sonuç: Depresyon tanılı ergenler, bilişsel ve duygusal süreçler açısından farklı profiller sergilemektedir. Depresyon tanılı bireylerde üstbilişsel süreçler, erken dönem uyumsuz şemalar ve olumsuz başa çıkma stratejileri sağlıklı bireylere kıyasla daha belirgin bulunmuştur. Özellikle kendine zarar verme davranışı olan bireylerde“sosyal izolasyon”ve“kusurluluk”gibi şemaların ön planda olması, bu bireylerin psikososyal destek ve müdahalelere daha fazla ihtiyaç duyduğunu göstermektedir. Şema kullanımlarında cinsiyet farklılıkları göz önüne alındığında kızlar için ilişkisel şemaları hedef alan duygusal regülasyon odaklı müdahaleler; erkekler için ise özdenetimi geliştirmeye odaklanan programlar etkili olabilir. Unipolar ve bipolar depresyon grupları arasında ortak noktalar bulunsa da yapılan korelasyon analizlerinde şema profillerinde ve başa çıkma stratejilerinde farklılıklar dikkat çekmektedir. Bu farklılıkların tedavi planlarına yansıtılması, daha bireyselleştirilmiş ve etkili müdahaleler sağlayabilir.

Özet (Çeviri)

Objective: The aim of this study is to examine the cognitive and emotional coping strategies, emotional schemas, and metacognitive processes of adolescents diagnosed with Major Depressive Disorder and Bipolar Depression, to compare the relationship between the two disorder groups, and to contribute to the literature regarding the identification of potential psychotherapeutic targets that may be effective for each disorder. Method: In our study, the case groups were formed from patients aged 13-18 who applied to the Dokuz Eylül University Faculty of Medicine, Department of Child and Adolescent Psychiatry outpatient clinic during the study period and met the inclusion criteria. After the psychiatric evaluation, participants were classified into three groups based on their diagnoses: Major Depressive Disorder, Bipolar Depressive Disorder, and those without any psychiatric diagnosis. Verbal information about the study was provided to the children/adolescents and their parents, and written informed consent was obtained from both the participants and their parents, indicating their willingness to participate in the study. During the diagnostic process, the semi-structured clinical interview K-SADS-PL-DSM-5 (Schedule for Affective Disorders and Schizophrenia for School-Age Children- Present and Lifetime Version DSM-5-Turkish Adaptation) was administered by an experienced and certified child and adolescent psychiatrist to determine the diagnoses of Bipolar Disorder, Major Depressive Disorder, and any comorbid psychiatric disorders. For all participants, a sociodemographic and clinical data form designed for the study was completed. To support the diagnosis of depression and determine its severity, the Children's Depression Rating Scale-Revised (CDRS-R), a semi-structured interview-based scale, was used. The Young Mania Rating Scale was applied to exclude manic episodes in participants with Bipolar Disorder. Additionally, the severity of the condition was evaluated using the Clinical Global Impression-Severity Scale. Metacognitive processes and early maladaptive schemas were assessed using the Metacognition Scale for Children and Adolescents and the Young Schema Questionnaire-Short Form 3. Coping strategies of the participants were evaluated using the Adolescent Coping Scale. Results: The study included 99 participants. The mean age of individuals in the bipolar depression group was significantly higher compared to the other groups (p=0.004). Educational achievement in the healthy control group was significantly higher than in the other groups (p=0.001). Continuity of formal education was found to be significantly lower in the bipolar depression group compared to the other groups (p=0.001). The presence of a family history of psychiatric disorders was significantly higher in the bipolar depression group compared to the other groups (p<0.001). Participants in the healthy control group reported more positive peer relationships. All early maladaptive schemas, except for the unrelenting standards schema, were used more frequently in the depression groups compared to the healthy control group. Active coping strategies were more prominent in the healthy control group, while avoidant and negative coping strategies were more frequently observed in the depression groups (p<0.005). Metacognition scores (Child and Adolescent Form) were significantly lower in the healthy control group compared to the depression groups (p=0.002). Specifically, the social isolation/insecurity and defectiveness schemas were more prominent in individuals exhibiting self-harming behavior (p<0.05). Participants with self-harming behavior had significantly higher Metacognition scores compared to those without self-harming behavior (p=0.043). In the bipolar depression group, the failure (p=0.036) and abandonment (p=0.011) schemas were more prevalent in girls than in boys. Conversely, the entitlement/insufficient self-control schema was more prominent in males compared to girls (p=0.07). In the unipolar depression group, the self-sacrifice and abandonment schemas were more prevalent in girls compared to boys (p=0.044 and p=0.010, respectively). In the bipolar depression group, the social isolation/insecurity schema was strongly correlated with avoidant coping strategies, and the pessimism schema was strongly correlated with negative coping strategies. In the unipolar depression group, the social isolation/insecurity schema was strongly correlated with avoidant coping, while the failure, pessimism, entitlement/insufficient self-control, abandonment, and defectiveness schemas were strongly correlated with negative coping strategies. A strong correlation was identified between the high standards schema and metacognition scores in the bipolar depression group. In the unipolar depression group, strong correlations were found between metacognition scores and the failure, pessimism, social isolation/insecurity, enmeshment/dependency, punishment, and defectiveness schemas. Lastly, in the bipolar depression group, strong correlations were observed between the failure, abandonment, and defectiveness schemas and depression severity. In the unipolar depression group, a strong correlation was found between the pessimism schema and depression severity. Conclusion: Adolescents diagnosed with depression exhibit distinct profiles in terms of cognitive and emotional processes. Metacognitive processes, early maladaptive schemas, and negative coping strategies were found to be more pronounced in individuals with depression compared to healthy individuals. Specifically, the prominence of schemas such as“social isolation”and“defectiveness”in individuals with self-harm behaviors highlights the greater need for psychosocial support and interventions for these individuals. While there are commonalities between the unipolar and bipolar depression groups, correlation analyses revealed differences in schema profiles and coping strategies. Reflecting these differences in treatment plans can lead to more individualized and effective interventions. Considering gender differences in schema usage, emotional regulation- focused interventions targeting relational schemas may be effective for girls, while programs focusing on developing self-control may be effective for boys.

Benzer Tezler

  1. Yineleyen depresif bozukluk ve bipolar bozukluk tanılı ebeveynlerin ergenlik çağındaki çocukları ve eşleştirilmiş sağlıklı kontrollerin ergenlik çağındaki çocuklarında duygusal çatışmaların çözümlenmesi ve yıkıcı duygudurum bozukluğu tanısının yaygınlığı

    Emotional conflict resolution and prevalence of disruptive mood dyregulation disorder in adolescent offspring of parents diagnosed with recurrent depressive disorder and bipolar disorder and matched healthy controls

    ZEHRA TOPAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    PsikiyatriAbant İzzet Baysal Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALİ EVREN TUFAN

  2. Majör depresif bozukluk ve bipolar bozukluk tanılı ergenlerin bilişsel ve klinik özelliklerinin karşılaştırılması

    Comparison of cognitive and clinical features on adolescents with major depressive disorder and bipolar disorder

    MERVE CAN KALEOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜL KARAÇETİN

  3. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ve ağır duygudurum düzensizliği olan çocuk ve ergenlerin nöropsikolojik performanslarının karşılaştırılması

    Comparison of neuropsychological performances of children and adolescents with attention deficit hyperactivity disorder and severe mood dysregulation

    PINAR URAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    PsikiyatriAnkara Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BİRİM GÜNAY KILIÇ

  4. Erken başlangıçlı bipolar bozukluk tanısı olan hastalarda antidepresan tedavisi ile ortaya çıkan mani gelişimine katkıda bulunan risk faktörlerinin araştırılması

    Investigation of risk factors contributing to mania development with antidepressant treatment in patients with early onset bipolar disorder

    DOĞUKAN KOÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    PsikiyatriDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYNUR AKAY

    PROF. DR. FATMA NESLİHAN EMİROĞLU

  5. Unipolar ve bipolar depresyon hastalarında elektrokonvulsif tedavinin bilişsel yan etkilerinin incelenmesi

    Investigation of cognitive side effects of electroconvulsive therapy in patients with unipolar and bipolar depression

    LEYLA ABDULLAYEVA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    PsikiyatriHacettepe Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MÜMİN KAZIM YAZICI