Gözeneklilik ve ritim ilişkisi üzerine olanaklılık kuramı çerçevesinde bir okuma yaklaşımı
A reading approach on the relationship between porosity and rhythm within the framework of affordance theory
- Tez No: 1019356
- Danışmanlar: PROF. DR. FATMA AHSEN ÖZSOY
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Mimarlık, Architecture
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Teknik Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Mimarlık Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Mimari Tasarım Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Kentsel mekân, farklı kullanıcıların gündelik pratikler aracılığıyla karşılaştığı, müzakere ettiği ve ortak kullanım biçimleri ürettiği çok katmanlı bir etkileşim alanıdır. Ancak günümüz kentlerinde kullanıcı gruplarının homojenleşmesi, kamusal ve özel alan sınırlarının keskinleşmesi, güvenlik ve kontrol odaklı tasarım yaklaşımlarının yaygınlaşması, kentsel mekânın karşılaşma üretme potansiyelini zayıflatmaktadır. Bu bağlamda araştırmanın temel problemi, kentsel mekânda etkileşim olanaklarının azalması sonucunda gündelik deneyimlerin karşılaşma, ortaklaşma ve birlikte var olma kapasitesinin zayıflamasıdır. Tez, bu sorunsaldan hareketle, kentsel mekânın yalnızca fiziksel biçimi üzerinden değil, bu biçimin gündelik yaşam içinde nasıl kullanıldığı ve zaman içinde hangi eylem örüntülerini olanaklı kıldığı üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Tezin temel amacı, gözeneklilik ve ritim kavramlarını olanaklılık kuramı çerçevesinde ilişkilendirerek, kentsel mekânda karşılaşma potansiyellerini değerlendirmeye yönelik bir mekânsal okuma yaklaşımı geliştirmektir. Araştırmada gözeneklilik; doluluk-boşluk ilişkisi, mekânsal yoğunluk, geçirgenlik ve işlevsel çeşitlilik parametreleri üzerinden; ritim ise aktör, hareket, mekân ve zaman bileşenleri üzerinden ele alınmıştır. Geliştirilen okuma yaklaşımı, İstanbul Kadıköy ilçesinde morfolojik açıdan farklı iki konut çevresinde uygulanmıştır. Mekansal okumalar Kadıköy ilçesinde yaklaşık 200–250 metrelik sokak kesitleri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Gözeneklilik kuş bakışı ve sokak seviyesi analizlerle, ritim ise hafta içi ve hafta sonu yapılan sistematik gözlemler, kişi sayımları, hareket yönleri ve davranış haritalamalarıyla değerlendirilmiştir. Araştırma, gözeneklilik ve ritim arasındaki ilişkinin döngüsel olduğunu ortaya koymaktadır. Gözeneklilik ritmin oluşabileceği mekânsal koşulları hazırlamaktadır. Ritim ise bu koşulların gündelik yaşam içinde nasıl kullanıldığını, tekrarlandığını, yoğunlaştığını ya da kesintiye uğradığını görünür kılmaktadır. Katı sınırlar ve kontrollü girişler hareketi hızlandırıp tekdüzeleştirirken; geçirgen sınırlar, açık arayüzler, karma işlevler, geçici programlar yaya hareketini yavaşlatmakta, pasif aktiviteleri ve karşılaşma olasılıklarını artırmaktadır. Çalışmanın özgün katkısı, gözeneklilik ve ritim kavramlarını olanaklılık kuramı aracılığıyla ele alması ve bu ilişkiyi gözlemlenebilir, haritalanabilir ve karşılaştırılabilir bir mekânsal okuma yaklaşımına dönüştürmesidir. Bu yaklaşım, kentsel mekânın fiziksel formunun gündelik yaşam pratikleriyle nasıl etkinleştiğini değerlendirmeye olanak tanımakta; daha yaşanabilir, kapsayıcı ve etkileşime açık kentsel çevrelerin tasarlanması için analitik bir zemin sunmaktadır.
Özet (Çeviri)
Urban space is a multi-layered field of interaction in which different users come together within the same physical environment, and where encounters, negotiations, shared practices, and forms of coexistence are produced through everyday life. As a spatial and social setting, the city enables individuals and groups with different backgrounds, routines, and temporalities to encounter one another, either momentarily or repeatedly. However, in contemporary cities, the homogenisation of user groups, the sharpening of boundaries between public and private spaces, and the increasing prevalence of design approaches based on security, control, and separation weaken the capacity of urban space to generate such encounters. Walls, fences, controlled access points, inward-looking residential environments, and single-function ground floors reduce everyday contact in the city and transform streets into spaces that are mainly passed through rather than inhabited, appropriated, or shared. In this context, the main problem of the research is the diminishing capacity of urban space to support encounters, shared experiences, and forms of coexistence as a result of decreasing opportunities for interaction in everyday life. The study therefore focuses on the relationship between porosity and rhythm, and examines this relationship within the framework of affordance theory. The characteristic properties of porosity is evaluated through the parameters of solid–void relationship, spatial density, permeability, and diversity. These parameters are used to analyse the built fabric, boundary conditions, the relationship between ground floors and the street, the quality of urban interfaces, and functional diversity. The characteristic properties of rhythm is evaluated through the components of actor, movement, space, and time. The spatial reading approach developed in the thesis was tested in two residential areas with contrasting morphological characteristics in the Kadıköy district of Istanbul. The fieldwork was conducted along street segments of approximately 200–250 metres. Porosity was analysed through both bird's-eye and street-level readings, while rhythm was examined through systematic observations carried out on weekdays and weekends. Pedestrian density, directions of movement, stopping and waiting practices, passive and dynamic activities, temporary uses, and the spatial distribution of actions were mapped. In conclusion, the thesis demonstrates that the relationship between porosity and rhythm is not linear, but cyclical and reciprocal. Porosity does not directly produce rhythm; rather, it prepares the spatial conditions through which rhythm can emerge. Rhythm, in turn, reveals how these conditions are used, repeated, intensified, weakened, or transformed within everyday life. Rigid boundaries, single-function ground floors, and controlled entrances accelerate and standardise pedestrian movement, while permeable boundaries, open interfaces, mixed-use functions, semi-public thresholds, and temporary programmes slow down movement, increase passive activities, and strengthen the possibility of encounters. The original contribution of the study is that it investigates porosity and rhythm together through affordances theory, thereby transforming this relationship into an observable, mappable, and comparable spatial reading approach. This approach enables urban space to be assessed not only in terms of physical form, but also in terms of how this form is activated through everyday practices. In doing so, the thesis provides an analytical ground for designing more liveable, inclusive, and interactive urban environments.
Benzer Tezler
- Seramik malzeme ile hazırlanan birimlerde rirm ilkesi
The rhythm principle in the units prepared through ceramic material
AYŞE GÜLER
Yüksek Lisans
Türkçe
2006
Güzel SanatlarHacettepe ÜniversitesiSeramik Ana Sanat Dalı
DOÇ.DR. CANDAN TERWIEL
- Toz metalurjisi üretim parametrelerinin gözeneklilik, mikrosertlik ve ısıl genleşme katsayısına üretim parametrelerinin etkileri
The effects of powder metallurgy process parameters on porosity, microhardness and the coefficient thermal expansion
ÖMER FARUK YALÇIN
Yüksek Lisans
Türkçe
2015
Metalurji MühendisliğiKaradeniz Teknik ÜniversitesiMetalurji ve Malzeme Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BÜLENT ÖZTÜRK
- Farklı nem ve gözeneklilik değerleriyle eps yalıtım malzemesinin ısıl iletkenliğinin deneysel ve sayısal incelenmesi
Investigation of thermal conductivity of eps insulation materials as experimental and numerical in diffirent moisture content and porosity
HÜSAMETTİN TAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2017
Makine MühendisliğiKırıkkale ÜniversitesiMakine Ana Bilim Dalı
DR. BATTAL DOĞAN
- Polyester dokuma kumaşların akustik özellikleri ile gözeneklilik ve geçirgenlik özellikleri arasındaki ilişkinin araştırılması
Investigation on the relationship between the acoustic properties and porosity /permeability properties of polyester woven fabrics
DİLEK ALTINTAŞ AKAY
Yüksek Lisans
Türkçe
2022
Mühendislik BilimleriTekirdağ Namık Kemal ÜniversitesiTekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. LEVENT ÖNAL
- Sabit protez alaşımlarının, dökülebilirlik, gözeneklilik (porozite) ve parlatılabilirliklerinin karşılaştırılmalı incelenmesi
Başlık çevirisi yok
AHMET ERSAN ERSOY
Doktora
Türkçe
1987
Diş HekimliğiAnkara ÜniversitesiProtetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. ALİ ZAİMOĞLU