Geri Dön

The Impact Of Human Density On The Spatial Performance In Retail Layouts

Perakende Yerleşimlerinde İnsan Yoğunluğunun Mekânsal Performansa Etkisi

  1. Tez No: 1019738
  2. Yazar: ECE YURTSEVEN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ALPER ÜNLÜ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Mimarlık, Architecture
  6. Anahtar Kelimeler: Mekan dizimi analiz yöntemi, Mekansal analiz, Mekansal organizasyon, Perakende sektörü, İnsan-mekan ilişkisi, Space syntax analysis method, Spatial analysis, Spatial organization, Retail sector, Human-space relationship
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Özyeğin Üniversitesi
  10. Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Mimarlık Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Mimari Tasarım Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Perakende ortamları, mekânsal konfigürasyon ile insan yoğunluğunun etkileşime girerek hem kullanıcı deneyimini hem de ticari performansı şekillendirdiği dinamik sistemler olarak işlev görmektedir. Mevcut araştırmalar büyük ölçüde mekânsal düzenlemelerin boş durumlarında incelemiş olsa da, bu düzenlemelerin farklı yoğunluk koşulları altındaki davranışları hâlâ yeterince araştırılmamıştır. Bu boşluğu ele alan çalışma, farklı mekânsal konfigürasyonların artan insan yoğunluğunun etkilerini nasıl aracıladığını ve bu etkilerin mekânsal ve ticari performansa nasıl yansıdığını incelemektedir. Bu çerçevede ticari performans, doğrudan satışların bir göstergesi olarak değil, keşfetme, görünürlük ve etkileşimi destekleyen mekânsal kapasite olarak ele alınmaktadır. Çalışmada, farklı örüntü ve konfigürasyona özgü tepkileri ortaya koyabilmek amacıyla dört farklı perakende yerleşim tipi (ızgara, dairesel, doğrusal ve mozaik) çeşitli yoğunluk senaryoları altında analiz edilmiştir. İnsan yoğunluğunun görünürlük alanlarını, yönsel yapılarını ve hareket potansiyellerini nasıl yeniden düzenlediğini incelemek amacıyla eşgörüş, radyal ve grafik verilerinden yararlanılmıştır. Bulgular, mekânsal konfigürasyonun yoğunluğun etkilerini şekillendirmede aktif bir aracılık rolü üstlendiğini göstermektedir. Artan yoğunluk, tekdüze ya da doğrusal değişimler üretmekten ziyade, görünürlük, yönsellik ve erişilebilirliğin sistem içerisinde yeniden dağıtıldığı bir mekânsal yeniden yapılanma sürecini tetiklemektedir. Bu süreç, her yerleşim tipinin ticari avantajlarının mekânsal konfigürasyona bağlı olarak güçlendiği ya da zayıfladığı kritik yoğunluk seviyelerini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, farklı yoğunluk koşullarında hangi yerleşim tiplerinin daha ticari açıdan avantajlı olduğu belirlenebilmektedir. Ticari avantaj, farklı markaların stratejik önceliklerine göre değişebilse de, bu çalışmada artan yoğunluk altında elverişli mekânsal koşulları sürdürebilme kapasitesi olarak tanımlanmaktadır. Bu kapsamda, yüksek yoğunluk seviyelerinde dahi yüksek eşgörüş alanı ve ortalama radyal değerlerini korurken çevre uzunluğu (perimeter) ve sürüklenme (drift) değerlerini kontrol altında tutabilmek ve radyal varyansı orta düzeylerde sürdürebilmek ticari avantajın temel göstergeleri olarak kabul edilmektedir. Karşılaştırmalı performans açısından değerlendirildiğinde, konfigürasyonlar artan yoğunluk altında mekânsal işlevselliği sürdürme kapasiteleri bakımından önemli farklılıklar göstermektedir. Dairesel yerleşim, dengeli görünürlük ve yönsel ipuçlarını koruyarak en tutarlı performansı sergilerken, doğrusal ve mozaik konfigürasyonlar düşük yoğunluk seviyelerinde dahi sınırlı mekânsal performans göstermekte ve yoğunluk arttıkça bu performans daha da azalmaktadır. Izgara konfigürasyonu ise başlangıçta yüksek performans gösteren alanlar ile zayıf performans gösteren alanlar arasında belirgin farklılıklar barındırmasına rağmen, mekânsal performansı sistem genelinde yeniden dağıtarak yüksek yoğunluk koşullarında daha dengeli bir yapıya ulaşabilen uyarlanabilir bir karakter sergilemektedir. Bu çerçevede ticari performans, yoğunluğun doğrudan bir sonucu değil, mekânsal konfigürasyonların mekânsal koşulları nasıl yeniden organize ettiğinin aracılanmış bir çıktısıdır. Dolayısıyla ticari avantaj, farklı yoğunluk koşulları altında elverişli görünürlük, yönsel açıklık ve erişilebilir hareket yapılarının sürdürülebilme kapasitesi olarak tanımlanmaktadır. Mekânsal konfigürasyonu yoğunluk etkilerinin bir aracısı olarak kavramsallaştıran bu çalışma, perakende ortamlarında farklı yoğunluk seviyeleri altında ortaya çıkan mekânsal performansın daha bütüncül bir şekilde anlaşılmasına katkı sunmaktadır. Bu yaklaşım, farklı mekânsal konfigürasyonların hangi yoğunluk koşullarında daha güçlü mekânsal ve ticari performans sağladığını belirlemeyi mümkün kılmaktadır. Elde edilen bulgular, mekânsal performansın daha kapsamlı biçimde anlaşılmasına katkı sağlamakta ve kullanıcı yoğunluğundaki değişimlere karşı hem dayanıklı hem de uyum sağlayabilen ticari mekânların tasarlanması ve yönetilmesi için yol gösterici nitelik taşımaktadır.

Özet (Çeviri)

Retail environments operate as dynamic systems in which spatial configuration and human density interact to shape both user experience and commercial performance. While existing research has largely examined spatial layouts in their vacant state, their behavior under varying density conditions remains underexplored. Addressing this gap, this study investigates how different spatial configurations mediate the effects of increasing human density and how these effects are reflected in spatial and commercial performance. Within this framework, commercial performance is understood not as a direct measure of sales but as the spatial capacity to support exploration, exposure, and interaction. Four distinct retail layouts (grid, circular, linear, and mosaic) are analyzed under multiple density scenarios to capture the patterns and configuration-specific responses. The study employs isovist, radial, and graph data to examine how density alters spatial conditions by reorganizing visibility fields, directional structures, and movement potentials. The findings demonstrate that spatial configuration plays an active mediating role in shaping the effects of density. Rather than producing uniform or linear changes, increasing density initiates a process of spatial reconfiguration, redistributing visibility, directionality, and accessibility across the system. This process reveals key density levels at which spatial performance changes, where the commercial advantages of each layout are either reinforced or diminished depending on the spatial configuration. In this respect, it becomes possible to identify which layouts are more commercially advantageous under varying density conditions. Although commercial advantage may vary depending on the strategic priorities of different brands, in this study, it is defined as the capacity to sustain favorable spatial conditions under increasing density. This includes maintaining higher isovist area and mean radial values while keeping perimeter and drift controlled and radial variance moderate, even at high-density levels. In terms of comparative performance, configurations differ significantly in their ability to sustain spatial functionality under increasing density. The circular layout maintains the most consistent performance by preserving balanced visibility and directional cues, whereas the linear and mosaic configurations exhibit limited spatial performance even at lower densities, with further decline as density increases. The grid configuration, while initially characterized by strong differences between highly dominant and weakly performing areas, demonstrates adaptive capacity by redistributing spatial performance and achieving a relatively balanced structure under higher-density conditions. Within this framework, commercial performance is not a direct outcome of density, but a mediated result of how spatial configurations reorganize spatial conditions. Accordingly, commercial advantage is defined as the capacity to sustain favorable visibility, directional clarity, and accessible movement structures under varying density conditions. By conceptualizing spatial configuration as a mediator of density effects, this study provides a more integrative understanding of spatial performance in retail environments under different density levels. By extending this line of inquiry, it becomes possible to determine the density conditions under which different spatial configurations provide stronger spatial and commercial performance. Such insights contribute to a more integrative understanding of spatial performance and guide the design and management of commercial settings that are both resilient and responsive to fluctuations in occupancy.

Benzer Tezler

  1. Yerel yönetimlerde nüfusa bağlı olarak dijitalleşmenin performansa etkisi

    The effect of digitalization on performance in local governments depending on population

    SAFİYE GÜLRİZ GÖKÇEK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kamu Yönetimiİstanbul Ticaret Üniversitesi

    Sanayi Politikaları ve Teknoloji Yönetimi Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    DOÇ. DR. SABRİ ÖZ

  2. Konut mutfaklarının mekansal performansını etkileyen etmenler ve iç ortam hava kalitesi

    Factors affecting the spatial performance of residential kitchens and indoor air quality

    MELTEM EREN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜLYA KUŞ

  3. Investigation of the change of NO2 pollution during the pandemic period using satellite retrievals in Marmara region

    Marmara bölgesinde uydu verileri kullanılarak NO2 kirliliğinin pandemi döneminde değişiminin incelenmesi

    ALİ OSMAN ÇEKER

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2022

    Çevre Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Çevre Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BURÇAK KAYNAK TEZEL

  4. Urban dynamics of İstanbul: Exploring urban complexity via the spatial distribution of activities

    İstanbul'un kentsel dinamikleri: Faaliyetlerin mekansal dağılımı aracılığıyla kentsel karmaşıklığın keşfi

    REYHANEH YOUNESI SANDI

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2024

    Şehircilik ve Bölge Planlamaİstanbul Teknik Üniversitesi

    Şehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EDA YÜCESOY

  5. Yüksek binalarda asansörlerin tasarımı ve değerlendirilmesi için bir uzman sistem

    An Expert system for the design and evaluation of the elevators in high buildings

    NURAY ÇANKAYA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    DOÇ. DR. GÜLEN ÇAĞDAŞ