Gebelikte travmanın obstetrik ve perinatal sonuçlara etkisinin retrospektif analizi
Retrospective analysis of the effect of trauma on obstetric and perinatal outcomes during pregnancy
- Tez No: 1020099
- Danışmanlar: PROF. DR. NEŞE YÜCEL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Gebelikte travma, travmalı gebe, Yaralanma Şiddeti Skoru (Injury Severity Score), obstetrik sonuçlar, perinatal sonuçlar, Trauma in pregnancy, Pregnant trauma patient, Injury Severity Score, Obstetric outcomes, Perinatal outcomes
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Gebelikte travma, obstetrik olmayan maternal morbidite ve mortalitenin önde gelen nedenlerinden biri olup, gebeliğe özgü anatomik ve fizyolojik adaptasyonlar nedeniyle tanı, tedavi ve izlem süreçlerini güçleştiren önemli bir klinik durumdur. Travmanın mekanizması, şiddeti ve gebelik haftası maternal, obstetrik ve perinatal prognozu belirleyen temel değişkenler olmakla birlikte, bu faktörlerin gebelik sonuçları üzerindeki etkilerini geniş örneklemli hasta serilerinde bütüncül olarak değerlendiren çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışmada, travmalı gebelerde travma özelliklerinin ortaya konulması, travma şiddeti ile maternal, obstetrik ve perinatal sonuçlar arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi ve elde edilen bulgular doğrultusunda gebelikte travma yönetimine katkı sağlayabilecek güncel klinik verilerin sunulması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif kesitsel çalışmaya, 1 Ocak 2022–31 Aralık 2025 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'ne travma nedeniyle başvuran ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği tarafından konsülte edilen veya doğrudan kliniğe yönlendirilen toplam 1273 travmalı gebe dahil edildi. Hastaların demografik ve obstetrik özellikleri, travma mekanizmaları, yaralanma şiddeti, klinik bulguları, laboratuvar ve görüntüleme sonuçları, uygulanan tedaviler ile maternal, obstetrik ve perinatal sonuçları elektronik hasta kayıtlarından retrospektif olarak elde edildi. Travma şiddeti Injury Severity Score (ISS) kullanılarak değerlendirildi ve klinik sonuçlarla ilişkisi uygun istatistiksel yöntemlerle analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen olguların ortalama yaşı 26,3±5,8 yıl olup, başvurular en sık ikinci trimesterde (%41,8) gerçekleşti. Travmaların %75,1'ini künt yaralanmalar oluştururken, olguların %80,6'sı hafif şiddette travma olarak sınıflandırıldı. En sık travma mekanizması düşmeler (%56,8) olup bunu trafik kazaları (%19,6) ve şiddet/fiziksel istismar (%18,3) izledi. Travma şiddetindeki artış, fetal kalp atımının saptanamaması, erken doğum tehdidi, maternal yoğun bakım gereksinimi ve yenidoğan yoğun bakım gereksiniminde anlamlı artış ile ilişkili xvi bulundu (tümü p<0,05). Penetran travmaların künt travmalara kıyasla daha yüksek maternal ve fetal morbidite ile ilişkili olduğu, afet kaynaklı yaralanmalarda ise yoğun bakım gereksiniminin belirgin olarak arttığı saptandı. Gebelik sonucuna ulaşılabilen olgularda preterm doğum, preterm prematür membran rüptürü, plasental dekolman, abortus ve acil sezaryen gereksinimi travmaya bağlı başlıca obstetrik sonuçları oluşturdu. Maternal mortalite düşük oranda izlenmesine karşın, ağır travmalı gebelerde maternal ve perinatal komplikasyon yükünün anlamlı düzeyde arttığı belirlendi. Çalışma süresince maternal kardiyopulmoner arrest sırasında gerçekleştirilen başarılı bir perimortem sezaryen olgusu da kaydedildi. Sonuç: Travmalı gebelerin büyük bölümünü hafif şiddette yaralanmalar oluşturmasına rağmen, travma şiddetindeki artış maternal, obstetrik ve perinatal sonuçlar üzerinde belirgin olumsuz etkilere yol açmaktadır. Bu bulgular, travmalı gebenin değerlendirilmesinde yalnızca yaralanma mekanizmasının değil, travma şiddetinin, gebelik haftasının ve maternal klinik durumun birlikte ele alınması gerektiğini göstermektedir. Maternal stabilizasyonun gecikmeden sağlanması, uygun fetal değerlendirme ve monitörizasyonun zamanında gerçekleştirilmesi ile multidisipliner yaklaşımın benimsenmesi, anne ve fetüse ait olumsuz sonuçların azaltılmasında temel belirleyicilerdir. Geniş örneklem büyüklüğüne sahip bu çalışma, ülkemizde gebelikte travmanın epidemiyolojik özellikleri ile maternal, obstetrik ve perinatal sonuçlarını kapsamlı biçimde ortaya koyarak mevcut literatüre güncel bölgesel veriler sunmakta ve travmalı gebelerin yönetimine yönelik klinik karar süreçlerine katkı sağlamaktadır.
Özet (Çeviri)
Objective: Trauma during pregnancy is one of the leading causes of non obstetric maternal morbidity and mortality and represents a significant clinical challenge due to the anatomical and physiological adaptations unique to pregnancy, which may complicate diagnosis, treatment, and follow-up. Although the mechanism and severity of trauma, as well as gestational age, are recognized as major determinants of maternal, obstetric, and perinatal outcomes, studies comprehensively evaluating the relationship between these factors in large patient cohorts remain limited. The present study aimed to characterize trauma patterns in pregnant women, evaluate the association between trauma severity and maternal, obstetric, and perinatal outcomes, and provide up-to-date clinical evidence that may contribute to the management of trauma during pregnancy. Materials and Methods: This retrospective cross-sectional study included 1,273 pregnant women who presented to the Emergency Department of University of Health Sciences Adana City Training and Research Hospital with traumatic injuries between January 1, 2022, and December 31, 2025, and were either consulted by or directly referred to the Department of Obstetrics and Gynecology. Demographic and obstetric characteristics, mechanisms and severity of trauma, clinical findings, laboratory and imaging results, treatment modalities, and maternal, obstetric, and perinatal outcomes were retrospectively obtained from electronic medical records. Trauma severity was assessed using the Injury Severity Score (ISS), and its association with clinical outcomes was analyzed using appropriate statistical methods. Results: The mean maternal age was 26.3 ± 5.8 years, and trauma presentations occurred most frequently during the second trimester (41.8%). Blunt trauma accounted for 75.1% of all injuries, while 79.7% of patients were classified as having sustained minor trauma. Falls (56.8%) were the most common mechanism of injury, followed by motor vehicle collisions (19.6%) and physical violence or assault (18.3%). Increasing trauma severity was significantly associated with absent fetal xviii cardiac activity, threatened preterm labor, maternal intensive care unit admission, and neonatal intensive care unit admission (all p < 0.05). Penetrating trauma was associated with greater maternal and fetal morbidity than blunt trauma, whereas disaster-related injuries resulted in a substantially higher need for intensive care. Among pregnancies with available outcome data, preterm birth, preterm premature rupture of membranes, placental abruption, abortion, and emergency cesarean delivery were the principal obstetric complications related to trauma. Although maternal mortality was low, severe trauma was associated with a significantly increased burden of maternal and perinatal complications. A successful perimortem cesarean delivery performed during maternal cardiopulmonary arrest was also documented during the study period. Conclusion: Although most pregnant trauma patients sustained minor injuries, increasing trauma severity was associated with significantly worse maternal, obstetric, and perinatal outcomes. These findings indicate that the evaluation of pregnant trauma patients should not rely solely on the mechanism of injury but should also incorporate trauma severity, gestational age, and maternal clinical status. Prompt maternal stabilization, timely fetal assessment and monitoring, and a multidisciplinary approach remain essential for improving maternal and fetal outcomes. Owing to its large sample size, this study provides comprehensive regional data on the epidemiological characteristics of trauma during pregnancy and its maternal, obstetric, and perinatal consequences, thereby contributing to the existing literature and supporting clinical decision-making in the management of pregnant trauma patients.
Benzer Tezler
- Gebelerde bilinçli farkındalık temelli doğuma hazırlık eğitiminin psikososyal sonuçlara etkisi
The effect of mindfulness-based childbirth education on psyshosocial outcomes in pregnant women
SİBEL OCAK AKTÜRK
- Sezeryan ve vajinal yoldan doğumun mesane boynu mobilitesi üzerine ve gerçek üriner inkontinans oluşturmaktaki etkilerinin araştırılması
Effects of vaginal and cessarean deliveries on bladder neck mobility and stress urinary incontinence
FATMA NUR BEŞTAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
Kadın Hastalıkları ve DoğumCelal Bayar ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FAİK MÜMTAZ KOYUNCU
- Bir eğitim araştırma hastanesinde doğum yapan adölesan anne bebeklerinin perinatal özellikleri
Perinatal features of babies on adolescent mothers birthday in an education and research hospital
NİHAL AKINCI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
UZMAN NİHAN UYGUR KÜLCÜ
- Sezaryen sonrası vajinal doğum ile sezaryen doğumun maternal ve neonatal sonuçlarının karşılaştırılması
Comparing the maternal and neonatal outcomes of vaginal birth after cesarean and cesarean delivery
PIRIL GİZEM İZBUDAK UZUN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DR. ELİF TOZKIR
DOÇ. DR. EBRU ÇÖĞENDEZ
- Annelerinde gestasyonel diyabet tanısı olan yenidoğanların değerlendirilmesi
Evaluation the infant of gestational diabetic mother
ESMA GÖKÇEN SARAÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAbant İzzet Baysal ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. SEVİL BİLİR GÖKSÜGÜR