NPM-1 mutasyon pozitif AML tanılı hastaların retrospektif değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of patients diagnosed with NPM-1 mutated AML
- Tez No: 1020105
- Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET TURGUT
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Eritrolösemik hücreler, Lenfoblastik lösemi-akut, Lösemi-miyeloid-akut, Myeloblastik lösemi, Nötrofil lökosit, Erythroleukemia cells, Leukemia-myeloid-acute, Neutrophil leucocyte
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ondokuz Mayıs Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Akut Miyeloid Lösemi (AML), olgunlaşmamış miyeloid öncü hücrelerin klonal proliferasyonu ve bozulmuş hematopoetik farklılaşma ile karakterize heterojen bir hematolojik malignitedir. Moleküler genetikteki gelişmeler, AML patogenezinin ve prognostik sınıflandırmanın anlaşılmasını önemli ölçüde geliştirmiştir. Tekrarlayan moleküler anormallikler arasında, nükleofosmin 1 (NPM1) genindeki mutasyonlar, AML'de en sık görülen genetik değişikliklerden birini temsil eder ve genellikle olumsuz risk moleküler özelliklerinin yokluğunda olumlu klinik sonuçlarla ilişkilidir. Bununla birlikte, NPM1 mutasyonlarının prognostik etkisi, eşlik eden genetik anormalliklere, tedavi yöntemlerine ve ölçülebilir kalıntı hastalık durumuna bağlı olarak değişebilir. Çalışmamızda, 2019-2021 yılları arasında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hastanesi'nde NPM1 mutasyonu pozitif AML tanısı konmuş 43 yetişkin hasta; klinik özellikler, eş mutasyonlar, tedavi yanıtı ve sağkalım açısından retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Amaç, NPM1 mutasyon alt tiplerinin dağılımını, eş zamanlı FLT3 değişikliklerinin sıklığını tanımlamak ve allojenik transplantasyon da dahil olmak üzere prognostik faktörleri belirlemektir. Hastaların demografik verileri, tanısal kan sayımları, mutasyon profilleri, başlangıç indüksiyon rejimi, 28. gün kemik iliği yanıtı, nüks durumu, hipometilleyici ajanlar ve yoğun kemoterapi kullanımı ve allojenik kök hücre transplantasyonu uygun tek değişkenli ve çok değişkenli istatistiklerle analiz edilmiştir. Sağkalım Kaplan-Meier yöntemiyle tahmin edilmiş ve Mantel-Cox testi ile karşılaştırılmıştır; bağımsız prediktörler ise aşamalı lojistik regresyon kullanılarak araştırılmıştır. Bu NPM1 mutasyonlu AML kohortunda, mutasyon tipi A baskınken, FLT3-ITD veya TKD mutasyonları daha küçük bir alt grupta mevcuttur. Çoğunluk yoğun“3+7”bazlı kemoterapi almıştır; hipometilasyon rejimleri esas olarak yaşlı veya eşlik eden hastalığı olan hastalarda kullanılmıştır. Erken tedavi yanıtı olumlu olmuştur ve çoğu hasta 28. günde morfolojik remisyona ulaşmıştır. Nüks azınlıkta görülmüştür ve yaş, başlangıç beyaz kan hücresi sayısı veya mutasyon alt tipi ile anlamlı bir ilişkisi yoktur, ancak daha yüksek tanısal bazofil sayımları nüks ile ilişkili olarak saptanmıştır. Genel sağkalım, FLT3 mutasyonlu hastalarda anlamlı derecede daha kısa bulunmuş, allojenik transplantasyon, mortaliteyi belirgin şekilde azaltan güçlü bir bağımsız koruyucu faktör olarak ortaya çıkmıştır. NPM1 mutasyon tipi A, diğer NPM1 varyantlarına kıyasla daha iyi sağkalıma doğru bir eğilim göstermiştir. Bu bulgular, NPM1 mutasyonlu AML'nin olumlu biyolojisini desteklemekle birlikte, FLT3 eş mutasyonlarının olumsuz etkisini ve bu popülasyonda uzun vadeli sonuçların iyileştirilmesinde allojenik transplantasyonun merkezi rolünü vurgulamaktadır.
Özet (Çeviri)
Acute Myeloid Leukemia (AML) is a heterogeneous hematological malignancy characterized by clonal proliferation of immature myeloid progenitor cells and impaired hematopoietic differentiation. Advances in molecular genetics have significantly improved the understanding of AML pathogenesis and prognostic classification. Among recurrent molecular abnormalities, mutations in the nucleophosmin 1 (NPM1) gene represent one of the most common genetic alterations in AML. They are generally associated with favorable clinical outcomes in the absence of adverse risk molecular features. However, the prognostic impact of NPM1 mutations can vary depending on concomitant genetic abnormalities, treatment methods, and measurable residual disease status. In our study, 43 adult patients diagnosed with NPM1 mutation-positive acute myeloid leukemia (AML) at Ondokuz Mayıs University Hospital between 2019 and 2021 were retrospectively evaluated in terms of clinical features, covariates, treatment response, and survival. The aim was to define the distribution of NPM1 mutation subtypes, the frequency of concomitant FLT3 alterations, and to identify prognostic factors, including allogeneic transplantation. Patients' demographic data, diagnostic blood counts, mutation profiles, initial induction regimen, day-28 bone marrow response, relapse status, use of hypomethylating agents and intensive chemotherapy, and allogeneic stem cell transplantation were analyzed using appropriate univariate and multivariate statistics. Survival was estimated using the Kaplan-Meier method and compared with the Mantel-Cox test; independent predictors were investigated using stepwise logistic regression. In this NPM1-mutated AML cohort, mutation type A was predominant, while FLT3-ITD or TKD mutations were present in a smaller subgroup. The majority received intensive“3+7”based chemotherapy; hypomethylation regimens were used primarily in elderly patients or those with concomitant disease. Early treatment response was favorable, and most patients achieved morphological remission by day 28. Recurrence was observed in a minority and had no significant association with age, baseline white blood cell count, or mutation subtype, although higher diagnostic basophil counts were associated with recurrence. Overall survival was significantly shorter in patients with FLT3 mutations, whereas allogeneic transplantation emerged as a strong independent protective factor that significantly reduced mortality. NPM1 mutation type A showed a trend toward better survival compared to other NPM1 variants. These findings support the favorable biology of NPM1-mutated AML, while highlighting the negative impact of FLT3 co-mutations and the central role of allogeneic transplantation in improving long-term outcomes in this population.
Benzer Tezler
- Yetişkin akut miyeloid lösemili hastalarda çalışılan moleküler testlerin retrospektif olarak değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of molecular tests studied in adult akute myeloi̇d leukemia patients
HATİCE FİRDEVS KAHYA
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
GenetikErciyes ÜniversitesiTıbbi Genetik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUNİS DÜNDAR
DOÇ. DR. ASLI SUBAŞIOĞLU
- Aml ve mds tanılı olgularda tedavi öncesi CD34-pozitif CD38-pozitif ve CD34-pozitif CD38-negatif hücre yükünün sağkalıma olan etkisinin araştırılması
Investigation of the impact of CD34-positive CD38-positive and CD34-positive CD38-negative cell load on survival in aml and mds diagnosed cases before treatment
EYÜP CAN ALEMDAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MERVE PAMUKÇUOĞLU
- Aml hastalarında NPM-1, cebpa ve FLT-3 mutasyonlarının insidans ve prognoz ilişkisi
The incidence and prognosti̇c value of NPM-1, CEBPA and FLT-3 mutations AML
EMRE YENER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Hematolojiİstanbul ÜniversitesiPatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SUAT HİLAL AKİ
- Akut myeloblastik lösemi hastalarında nükleofosmin mutasyonu minimal rezidüel hastalık takibinde yol gösterici midir?
Is nucleophosmin mutation guiding measurable residual disease in acute myeloblastic leukemia patients?
EDİP HAYZARAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
HematolojiAnkara Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SİNEM CİVRİZ BOZDAĞ
- Akut miyeloid lösemi hastalarında prognostik belirteçlerin immünohistokimyasal yöntemlerle değerlendirilmesi
Evaluation of procnostic markers by immunohistochemical methods in acute myeloid leukemia
MELİKE ORDU