HIV ile enfekte bireylerde pulmoner hipertansiyon sıklığı ve diğer akciğer bulguları
The frequency of pulmonary hypertension and other lung findings in HIV-infected individuals
- Tez No: 1020595
- Danışmanlar: PROF. DR. İSMAİL HANTA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
- Anahtar Kelimeler: HIV, Pulmoner Hipertansiyon, Solunum Fonksiyon Testleri, Difüzyon Kapasitesi, Ekokardiyografi, Antiretroviral Tedavi, Sigara, HIV, Pulmonary Hypertension, Pulmonary Function Tests, Diffusion Capacity, Echocardiography, Antiretroviral Therapy, Smoking
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Çukurova Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
HIV İle Enfekte Bireylerde Pulmoner Hipertansiyon Sıklığı ve Diğer Akciğer Bulguları Amaç: HIV ile enfekte bireylerde pulmoner hipertansiyon sıklığını saptamak ve diğer kardiyopulmoner sistem bulgularıyla birlikte değerlendirmek, bu bulguların Human Immundeficiency Virus (HIV) ilişkili parametrelerle ilişkilerini araştırmak amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği'ne başvuran HIV ile enfekte bireyler arasından randomize seçilen 130 katılımcı çalışmaya dahil edildi. Katılımcıların sosyodemografik özellikleri, sigara kullanım öyküleri ve miktarı, eşlik eden komorbiditeleri ve antiretroviral tedavi süreleri kayıt altına alınarak değerlendirildi. Katılımcılara transtorasik ekokardiyografi, solunum fonksiyon testleri ve DLCO ölçümü ile toraks bilgisayarlı tomografisi uygulandı. Kardiyovasküler risk değerlendirmesine yönelik Systematic Coronary Risk Evaluation 2 (SCORE 2), Framingham Risk Skoru ve Data Collection on Adverse Effects of Anti-HIV Drugs (D:A:D) Risk Skoru hesaplanarak kaydedildi. HIV ilişkili parametreler ile kardiyopulmoner bulgular arasındaki ilişkiler korelasyon, Mann-Whitney U ve hiyerarşik regresyon analizleri ile değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya 130 HIV ile enfekte birey (%80 erkek, %20 kadın) dahil edilmiş olup yaş ortalaması 41,33 yıl, ortalama vücut kitle indeksi 25,87 kg/m² ve ortalama antiretroviral tedavi süresi 36,34 ay olarak saptanmıştır. Katılımcıların %44,62'si aktif sigara kullanıcısı olup ortalama sigara tüketimi 12,59 paket/yıl olarak hesaplanmıştır. En sık saptanan komorbidite hipertansiyon (%10) olmakla birlikte diyabet (%4,6), malignite (%3,85) ve koroner arter hastalığı (%3,85) diğer önde gelen komorbiditeler arasında yer almıştır. Ekokardiyografik değerlendirmede katılımcıların %4,6'sında sPAB >35 mmHg, %3,8'inde TRV >2,8 m/sn ve %3,1'inde TAPSE/sPAB ≤0,55 saptandı. sPAB'ın tüm kardiyovasküler risk skorlarıyla, TAPSE/sPAB ve TRV'nin ise Framingham risk skoruyla anlamlı ilişkiye sahip olduğu gösterildi. sPAB >35 mmHg grubunda HIV RNA kopya sayısının anlamlı farklılık gösterdiği tespit edildi. Solunum fonksiyon testleri değerlendirildiğinde CD4+ T lenfosit sayısının, yaş, sigara, vücut kitle indeksi ve tedavi süresi kontrol edildikten sonra obstrüktif paterni (FEV1/FVC ≤70) ve FEV1'i bu faktörlerden bağımsız bir şekilde etkilediği saptandı. HIV RNA kopya sayısı ve CD4+ T lenfosit sayısı, amfizem dahil tüm kovaryantlar kontrol edildiğinde DLCO'nun bağımsız belirleyicisi olmayı sürdürdüğü görüldü (B=−4,530, p=,005 ve B=,07, p=,044). sPAB'ın DLCO üzerinde anlamlı etkisinin saptanmadı (p=,943). Radyolojik değerlendirmede katılımcıların %29,23'ünde patolojik bulgu saptandı; en sık anormallik mediastinal lenfadenomegali (%16,92) olarak öne çıktı. Sigara tüketimi ekokardiyografik, spirometrik ve difüzyon kapasitesi parametreleri için kurulan tüm regresyon modellerinde en tutarlı ve güçlü bağımsız belirleyici olarak saptandı. Sonuç: Çalışmada primer sonlanım noktası olan pulmoner hipertansiyon sıklığı ekokardiyografik olarak sPAB için %4,6 olarak saptanmış, sPAB'ın tüm kardiyovasküler risk skorlarıyla anlamlı ilişki gösterdiği belirlenmiştir. Viral supresyonun sağlanamadığı hastalarda yüksek HIV RNA kopya sayısının sPAB 35mmHg eşiği geçildikten sonra sPAB ile ilişkili olduğu görülmüş; ayrıca HIV RNA kopya sayısı ve CD4+ T lenfosit sayısının tüm kovaryantlar kontrol edildiğinde diffüzyon kapasitesinin bağımsız belirleyicisi olmayı sürdürdüğü saptanmıştır. Solunum fonksiyon testleri değerlendirmesinde ise düşük CD4+ T lenfosit sayısının yaş, sigara, VKİ ve tedavi süresi gibi geleneksel belirleyici faktörlerden bağımsız olarak obstrüktif patern (FEV1/FVC ≤0,70) ve FEV1 üzerinde anlamlı etkiye sahip olduğu belirlenmiş olup bu bulgu immün supresyonun havayolu obstrüksiyonunun bağımsız bir sebebi olabileceğine kuvvetle işaret etmektedir. Bulgular bir bütün olarak, HIV enfeksiyonunda etkin antiretroviral tedavi ile viral supresyon ve immün kontrolün sağlanmasının pulmoner komplikasyonların önlenmesi açısından kritik önem taşıdığını göstermektedir. HIV enfeksiyonunun non-enfeksiyöz kardiyopulmoner komplikasyonları, bu popülasyonda giderek artan bir morbidite yükü oluşturmakta, ancak subklinik seyirleri nedeniyle büyük ölçüde gözden kaçabilmektedir. Bu sebeple HIV ile enfekte bireylerde non-enfeksiyöz kardiyopulmoner komplikasyonların rutin poliklinik izleminde bütüncül olarak değerlendirilmesi oldukça önemlidir.
Özet (Çeviri)
The Frequency of Pulmonary Hypertension And Other Lung Fındıngs In HIV-infected Individuals Objective: The aim was to determine the prevalence of pulmonary hypertension in HIV-infected individuals, evaluate it in conjunction with other cardiopulmonary system findings, and investigate the relationship between these findings and HIV-related parameters. Materials and Methods: A total of 130 participants, randomly selected from among HIV-infected individuals who presented to the Infectious Diseases Clinic at Çukurova University Faculty of Medicine Hospital, were included in the study. The participants' sociodemographic characteristics, smoking history and quantity, comorbidities, and duration of antiretroviral therapy were recorded and evaluated. Participants underwent transthoracic echocardiography, pulmonary function tests, DLCO measurement, and chest computed tomography. Cardiovascular risk assessments—including the Systematic Coronary Risk Evaluation 2 (SCORE 2), the Framingham Risk Score, and the Data Collection on Adverse Effects of Anti-HIV Drugs (D:A:D) Risk Score—were calculated and recorded. The relationships between HIV-related parameters and cardiopulmonary findings were evaluated using correlation, Mann-Whitney U, and hierarchical regression analyses. Results: The study included 130 HIV-infected individuals (80% male, 20% female); the mean age was 41.33 years, the mean body mass index was 25.87 kg/m², and the mean duration of antiretroviral therapy was 36.34 months. 44.62% of the participants were active smokers, and the average cigarette consumption was calculated as 12.59 packs/year. While hypertension (10%) was the most common comorbidity, diabetes (4.6%), malignancy (3.85%), and coronary artery disease (3.85%) were among the other leading comorbidities. In the echocardiographic evaluation, sPAB >35 mmHg was detected in 4.6% of participants, TRV >2.8 m/s in 3.8%, and TAPSE/sPAB ≤0.55 in 3.1%. A significant association was demonstrated between sPAB and all cardiovascular risk scores, and between TAPSE/sPAB and TRV and the Framingham risk score. A significant difference in HIV RNA copy number was observed in the sPAB >35 mmHg group. When respiratory function tests were evaluated, it was found that the CD4+ T lymphocyte count influenced the obstructive pattern (FEV1/FVC ≤70) and FEV1 independently of these factors after adjusting for age, smoking status, body mass index, and duration of treatment. It was observed that HIV RNA copy number and CD4+ T lymphocyte count remained independent predictors of DLCO when all covariates, including emphysema, were controlled for (B = −4.530, p = 0.005 and B = 0.07, p = 0.044). No significant effect of sPAB on DLCO was detected (p = 0.943). Radiological evaluation revealed pathological findings in 29.23% of participants; the most common abnormality was mediastinal lymphadenopathy (16.92%). Cigarette smoking was identified as the most consistent and strongest independent predictor in all regression models established for echocardiographic, spirometric, and diffusion capacity parameters. Conclusion: In this study, the prevalence of pulmonary hypertension-the primary endpoint-was determined to be 4.6% for sPAB based on echocardiography, and sPAB was found to be significantly associated with all cardiovascular risk scores. In patients who did not achieve viral suppression, a high HIV RNA copy count was found to be associated with sPAB after the sPAB threshold of 35 mmHg was exceeded; furthermore, it was determined that HIV RNA copy count and CD4+ T lymphocyte count continued to be independent predictors of diffusion capacity even after controlling for all covariates. In the evaluation of pulmonary function tests, a low CD4+ T lymphocyte count was found to have a significant effect on the obstructive pattern (FEV1/FVC ≤0.70) and FEV1, independent of traditional determinants such as age, smoking, BMI, and duration of treatment, and that it has a significant effect on the obstructive pattern (FEV1/FVC ≤0.70) and FEV1. This finding strongly suggests that immunosuppression may be an independent cause of airway obstruction. Taken together, these findings demonstrate that achieving viral suppression and immune control through effective antiretroviral therapy in HIV infection is of critical importance for the prevention of pulmonary complications. Non-infectious cardiopulmonary complications of HIV infection constitute an increasingly significant burden of morbidity in this population; however, they can largely go unrecognized due to their subclinical course. For this reason, it is crucial to comprehensively assess non-infectious cardiopulmonary complications during routine outpatient follow-up in HIV-infected individuals.
Benzer Tezler
- HIV ile enfekte hastalarda pulmoner arteriyel sertliğin ekokardiyografik olarak değerlendirmesi
Echocardiographic evaluation of pulmonary arterial stiffness in HIV-infected patients
İDRİS BUĞRA ÇERİK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
KardiyolojiOndokuz Mayıs ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MURAT MERİÇ
- HIV ile yaşayan bireylerde ve sağlıklı gönüllülerde ekokardiyografik bulguların karşılaştırmalı değerlendirilmesi
A comparative analysis of echocardiographic findings in individuals living with HIV and healthy volunteers
AYTAN SEYDALIYEVA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiMarmara ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ELİF TİGEN
- HIV ile enfekte bireylerde kırılganlığı öngörmede oksidatif stres belirteçlerinin rolü
The role of oxidative stress indicators in predicting frailty in HIV-infected individuals
HAYRİYE ALTUNAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiHacettepe ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SERHAT ÜNAL
DOÇ. DR. ŞEHNAZ ÖZYAVUZ ALP
- HIV ile enfekte bireylerde tedavi başarısı ve tedavi uyumunu etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi
Evaluation of factors affecting treatment success and adherence in individuals infected with HIV virus
MERVE SARI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyolojiİstanbul Medeniyet ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HÜLYA ÇAŞKURLU
- HIV ile enfekte bireylerde antiretroviral tedavi öncesi bakılan kan homosistein düzeyinin kardiyovasküler hastalık riskini belirlemedeki rolü
The role of blood homocysteine level before antiretroviral therapy in determining cardiovascular disease risk in HIV-infected individuals
EMİNE DİNÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYŞEGÜL SEREMET KESKİN