Geri Dön

E-öğrenme ortamlarında yansıtıcı öğrenme yaklaşımına dayalı bir denizcilik eğitim modeli önerisi

Proposing a reflective learning–based maritime training model in e-learning environments

  1. Tez No: 1020838
  2. Yazar: MEHMET ARDA TUNCALI
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ESMA UFLAZ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Denizcilik, Eğitim ve Öğretim, Marine, Education and Training
  6. Anahtar Kelimeler: Deneysel öğrenme, Denizcilik, Denizcilik eğitimi, Denizcilik sektörü, Dijital öğrenme, Mesleki öğrenme, Mobil öğrenme, Uzaktan öğrenme, Yaşayarak öğrenme, Experimental learning, Maritime, Maritime education, Maritime sector, Digital learning, Professional learning, Mobile learning, Distance learning
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Teknik Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Deniz Ulaştırma Mühendisliği Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Denizcilik endüstrisi, insan performansı, teknik sistemler, çevresel koşullar, operasyonel baskılar ve örgütsel süreçlerin aynı anda etkileşim içinde bulunduğu karmaşık bir sosyo-teknik çalışma alanıdır. Gemi operasyonları; seyir, makine, yük, emniyet, bakım, denetim ve acil durum yönetimi gibi çok boyutlu süreçlerin eş zamanlı koordinasyonunu gerektirir. Bu nedenle denizcilikte emniyetin sağlanması yalnızca teknik bilgi, prosedür bilgisi veya ekipman yeterliliği ile açıklanamaz. Durumsal farkındalık, risk algısı, karar verme, ekip çalışması, iletişim, dikkat yönetimi, hata farkındalığı ve operasyonel bağlamı doğru yorumlama gibi bilişsel ve davranışsal yeterlikler de emniyet performansının temel belirleyicileri arasındadır. Denizcilerin sahip olduğu bilgi, beceri ve davranış biçimleri yalnızca bireysel performansı değil, gemi üzerindeki ekip çalışmasını, operasyonel verimliliği ve genel emniyet kültürünü doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle denizcilik eğitimi, yalnızca mesleğe girişte tamamlanan bir sertifikasyon süreci olarak değil, meslek yaşamı boyunca devam eden deneyim temelli ve sürekli gelişim odaklı bir öğrenme alanı olarak ele alınmalıdır. Denizcilik sektörünün uluslararası yapısı, farklı kültürlerden, eğitim geçmişlerinden ve deneyim düzeylerinden gelen insan kaynağının ortak standartlar çerçevesinde çalışmasını gerekli kılmaktadır. STCW Sözleşmesi, gemiadamlarının sahip olması gereken asgari yeterlikleri tanımlamakta ve denizcilik eğitimine küresel ölçekte düzenleyici bir temel sağlamaktadır. Bununla birlikte, düzenleyici çerçevelerin varlığı öğrenme tasarımının niteliğini tek başına güvence altına almamaktadır. Özellikle yetişkin denizci öğrenenlerin önceki deneyimlerinin eğitim sürecine nasıl dâhil edileceği, karar verme süreçlerinin dijital öğrenme ortamlarında nasıl görünür kılınacağı, hataların cezalandırıcı değil öğretici bir unsur olarak nasıl ele alınacağı ve teknik bilginin operasyonel bağlamla nasıl ilişkilendirileceği hâlen geliştirilmesi gereken alanlardır. Bu ihtiyaç, denizcilik eğitiminde yalnızca“ne öğretileceği”sorusunun değil,“öğrenenin nasıl deneyimleyeceği, nasıl karar vereceği ve bu karardan nasıl öğrenme üreteceği”sorusunun da önem kazandığını göstermektedir. Son yıllarda dijitalleşme, Endüstri 4.0 etkisi, uzaktan eğitim uygulamalarının yaygınlaşması ve COVID-19 sonrası eğitim alışkanlıklarının değişmesi, denizcilik eğitiminde e-öğrenme çözümlerinin kullanımını artırmıştır. E-öğrenme; zamandan ve mekândan bağımsız erişim sağlaması, farklı coğrafyalardaki denizcilere ulaşabilmesi, maliyet avantajı sunması, kısa ve modüler içeriklerin kullanımına imkân vermesi ve sürekli mesleki gelişimi desteklemesi bakımından önemli bir potansiyele sahiptir. Ancak denizcilik gibi yüksek riskli ve karar odaklı bir alanda e-öğrenmenin yalnızca dijital içerik sunumu, doğrusal ilerleme ve test tamamlama mantığıyla tasarlanması öğrenme derinliğini sınırlayabilmektedir. Çünkü denizcilik operasyonlarında öğrenme, yalnızca doğru cevabı bilmekten ibaret değildir; doğru bilgiyi doğru zamanda, doğru bağlamda ve doğru risk algısıyla kullanabilme kapasitesi de gerektirir. Bu nedenle e-öğrenme ortamlarının öğreneni pasif bir bilgi alıcısı olarak değil, karar veren, kararının sonucunu gören, hatasını değerlendiren ve daha güvenli bir mesleki yaklaşım geliştiren aktif bir özne olarak konumlandırması gerekmektedir. Bu tez, söz konusu ihtiyaçtan hareketle, e-öğrenme ortamlarında yansıtıcı öğrenme yaklaşımına dayalı bir denizcilik eğitim modeli önermektedir. Çalışmanın temel araştırma sorusu,“E-öğrenme ortamlarında yansıtıcı öğrenme yaklaşımı denizcilik eğitim modeline nasıl entegre edilebilir?”biçiminde yapılandırılmıştır. Bu soruya yanıt ararken denizcilik eğitimi, insan faktörü, dijitalleşme, e-öğrenme, simülasyon tabanlı eğitim, yetişkin öğrenmesi, deneyimsel öğrenme ve yansıtıcı öğrenme literatürü birlikte değerlendirilmiştir. Önerilen model, yetişkin denizci öğrenenin deneyimini merkeze almakta ve öğrenmeyi yalnızca bilgi edinimi olarak değil; senaryo, karar, sonuç, yansıtma, alternatif düşünme ve doğru yaklaşım geliştirme döngüsü olarak ele almaktadır. Bu doğrultuda model; senaryo temelli öğrenme, sonuç yaşatma, güvenli hata ortamı, katmanlı ve adaptif geri bildirim, yansıtıcı öğrenme, dikkat yönetimi, asimetrik etkileşim, duygusal-operasyonel baskı entegrasyonu ve çok boyutlu değerlendirme bileşenleri üzerine kurulmuştur. Modelin temel mantığı, öğrenenin gerçek operasyonları temsil eden bir bağlam içinde senaryoyla karşılaşması, kritik karar noktalarında aktif seçim yapması, kararının sonucunu deneyimlemesi, bu sonucu yapılandırılmış yansıtma soruları aracılığıyla değerlendirmesi ve son aşamada doğru yaklaşımı görerek kendi kararıyla karşılaştırmasıdır. Bu yapı, deneyimsel ve yansıtıcı öğrenme yaklaşımlarıyla uyumlu olarak, öğrenmenin yalnızca bir olayın yaşanmasıyla değil, bu olayın analiz edilmesi ve gelecekteki davranışlara dönüştürülmesiyle gerçekleştiği kabulüne dayanmaktadır. Modelde hata, öğrenme sürecinin dışında tutulması gereken bir başarısızlık olarak değil, güvenli eğitim ortamında analiz edilmesi gereken öğretici bir veri olarak ele alınmaktadır. Böylece gerçek operasyonlarda tolere edilemeyecek hataların, kontrollü bir dijital öğrenme ortamında deneyimlenmesi ve anlamlandırılması mümkün hâle gelmektedir. Çalışmada model, kapalı mahal girişlerinde atmosfer ölçüm cihazı kullanımı ve güvenli giriş kararı verme süreci üzerinden geliştirilen vaka temelli bir e-öğrenme modülü ile somutlaştırılmıştır. Kapalı mahal girişleri, denizcilik sektöründe yüksek riskli operasyonlar arasında yer almakta ve hatalı kararlar çoğu zaman ölümcül sonuçlar doğurabilmektedir. Bu tür operasyonlarda yalnızca cihaz kullanımı veya prosedür bilgisi yeterli değildir; atmosfer ölçüm değerlerinin doğru yorumlanması, giriş kararının bağlama uygun verilmesi, riskin normalleşmesine karşı dikkatli olunması, gözetim ve acil durum hazırlığının değerlendirilmesi de kritik önem taşımaktadır. Bu nedenle kapalı mahal girişi, önerilen modelin karar verme, risk algısı, sonuç yaşatma ve yansıtma bileşenlerini gösterebilmesi açısından uygun bir uygulama alanı olarak seçilmiştir. Uygulama örneği, Articulate Storyline yazılımı kullanılarak geliştirilen Dräger X-am 8000 gaz ölçüm cihazına yönelik kısa İngilizce bir e-öğrenme modülü üzerinden sunulmuştur. Modül, cihazın temel özellikleri, sensör yapısı, fonksiyon tuşları, kullanım adımları ve kısa dikkat kontrol görevleri üzerinden yapılandırılmıştır. Öğrenen, modül boyunca yalnızca bilgi okumamakta; cihaz arayüzüyle etkileşime geçmekte, belirli tuşları keşfetmekte, kısa çoktan seçmeli sorulara yanıt vermekte, kelime tamamlama görevlerini gerçekleştirmekte ve belirli noktalarda zaman baskısı altında karar benzeri tepkiler üretmektedir. Operation ve Quick Menu ekranlarında kullanılan pop-up soru katmanları, geri sayım sayaçları, son saniyelerde artan titreşim etkisi, gerilimli arka plan müziği ve dijital uyarı sesleri, öğrenenin dikkatini canlı tutmak ve kontrollü bir operasyonel baskı oluşturmak amacıyla tasarlanmıştır. Bu yapı, modülün yalnızca doğrusal bilgi sunumuna dayanmayan; aktif katılım, mikro değerlendirme, dikkat yönetimi ve yansıtıcı öğrenmeye hazırlık sağlayan bir öğrenme deneyimi sunduğunu göstermektedir. Çalışmanın temel sonucu, yansıtıcı öğrenme yaklaşımının denizcilik e-öğrenmesine senaryo, karar noktası, sonuç, geri bildirim ve yansıtma bileşenleri aracılığıyla bütünleşik biçimde entegre edilebileceğini göstermesidir. Bu yönüyle tez, e-öğrenmenin denizcilik eğitiminde yalnızca dijital içerik sunumu olarak değil, yetişkin denizci öğrenenlerin karar verme, risk değerlendirme, dikkat yönetimi ve deneyimden öğrenme süreçlerini destekleyen andragojik bir mesleki öğrenme ortamı olarak tasarlanabileceğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, önerilen model bu tez kapsamında ampirik olarak test edilmemiştir. Gelecek çalışmalarda modelin farklı denizcilik eğitim konularında, farklı öğrenen gruplarında ve farklı kurumsal bağlamlarda uygulanması; karar doğruluğu, hata sonrası toparlanma, tekrar eden hata örüntüleri ve yansıtma düzeyi gibi göstergeler üzerinden öğrenme analitiği ve rubrik temelli değerlendirme araçlarıyla incelenmesi önerilmektedir.

Özet (Çeviri)

The maritime industry is a complex socio-technical working environment in which human performance, technical systems, environmental conditions, operational pressures, and organisational processes interact continuously. Shipboard operations require the simultaneous coordination of navigation, engineering, cargo handling, safety management, maintenance, inspection, and emergency response activities. Therefore, safety in maritime operations cannot be explained solely by technical knowledge, procedural compliance, or equipment competence. Cognitive and behavioural competencies such as situational awareness, risk perception, decision-making, teamwork, communication, attention management, error awareness, and the ability to interpret the operational context correctly are also among the key determinants of safety performance. The knowledge, skills, and behaviours of seafarers directly influence not only individual performance, but also onboard teamwork, operational efficiency, and the overall safety culture. For this reason, maritime education should not be considered merely as a certification process completed at the entry stage of the profession, but rather as an experience-based and continuous field of professional development throughout a seafarer's career. The international structure of the maritime sector requires personnel from different cultural backgrounds, educational experiences, and levels of professional practice to work within common standards. The STCW Convention defines the minimum competencies expected from seafarers and provides a regulatory foundation for maritime education at the global level. However, the existence of regulatory frameworks alone does not guarantee the quality of learning design. There remains a need to further develop how the previous experiences of adult seafarer learners can be integrated into the training process, how decision-making processes can be made visible in digital learning environments, how errors can be treated as learning opportunities rather than as purely negative outcomes, and how technical knowledge can be connected with the operational context. This need shows that maritime education should not be concerned only with the question of“what should be taught”, but also with“how the learner will experience, decide, reflect, and transform that experience into professional learning”. In recent years, digitalisation, the influence of Industry 4.0, the expansion of distance learning practices, and the changes in educational habits after COVID-19 have increased the use of e-learning solutions in maritime education. E-learning has significant potential because it provides access independent of time and place, reaches seafarers working in different geographical locations, offers cost advantages, supports short and modular content, and contributes to continuous professional development. Nevertheless, in a high-risk and decision-oriented field such as maritime operations, e-learning may remain limited if it is designed only around digital content delivery, linear progression, and test completion. Learning in maritime operations is not only a matter of knowing the correct answer. It also requires the ability to use the right knowledge at the right time, in the right context, and with an appropriate perception of risk. Therefore, e-learning environments should position the learner not as a passive recipient of information, but as an active subject who makes decisions, observes consequences, evaluates mistakes, and develops safer professional behaviour. Based on this need, this thesis proposes a reflective learning-based maritime training model for e-learning environments. The main research question of the study is formulated as follows: how can the reflective learning approach be integrated into a maritime training model in e-learning environments? In addressing this question, the study evaluates the literature on maritime education, human factors, digitalisation, e-learning, simulation-based training, adult learning, experiential learning, and reflective learning together. The proposed model places the experience of adult seafarer learners at the centre and conceptualises learning not merely as knowledge acquisition, but as a cycle of scenario, decision, consequence, reflection, alternative thinking, and construction of the correct approach. Accordingly, the model is built on the components of scenario-based learning, consequence-based learning, safe failure, layered and adaptive feedback, reflective learning, attention management, asymmetrical interaction, emotional and operational pressure integration, and multidimensional assessment. The basic logic of the model is that the learner encounters a scenario within a context representing real maritime operations, makes active choices at critical decision points, experiences the consequences of those choices, evaluates these consequences through structured reflective questions, and finally compares the decision with the correct approach. In line with experiential and reflective learning perspectives, this structure is based on the assumption that learning does not occur simply because an event is experienced, but because that experience is analysed, interpreted, and transformed into future behaviour. In the model, error is not treated as a failure to be excluded from learning. Instead, it is considered as meaningful learning data that can be analysed within a safe educational environment. In this respect, the model provides a structure through which mistakes that cannot be tolerated in real high-risk maritime operations can be experienced, examined, and transformed into learning in a controlled digital environment. In this study, the model is operationalised through a case-based e-learning module developed around the use of an atmosphere testing device and the safe entry decision-making process for enclosed space entry. Enclosed space entry is one of the high-risk operations in the maritime sector and may lead to fatal consequences when poorly managed. In such operations, device operation or procedural knowledge alone is not sufficient. It is also critical to interpret atmospheric measurement values correctly, make the entry decision according to the operational context, avoid the normalisation of risk, and evaluate supervision and emergency preparedness. For this reason, enclosed space entry was selected as an appropriate application area for demonstrating the decision-making, risk perception, consequence-based learning, and reflective components of the proposed model. The application example is presented through a short English e-learning module on the Dräger X-am 8000 gas detection device, developed using Articulate Storyline. The module is structured around the basic features of the device, sensor types, function buttons, operational steps, and short attention-check tasks. Throughout the module, the learner does not only read information. The learner interacts with the device interface, explores specific buttons, responds to short multiple-choice questions, completes keyword tasks, and produces decision-like responses under time pressure at certain points. The pop-up question layers, countdown timers, vibration effects during the final seconds, tense background music, and digital warning sounds used in the Operation and Quick Menu screens were designed to maintain attention and create controlled operational pressure. This structure shows that the module is not based solely on linear information presentation, but provides a learning experience that supports active participation, micro-assessment, attention management, and preparation for reflective learning. The main conclusion of the study is that reflective learning can be integrated into maritime e-learning through the combined use of scenarios, decision points, consequences, feedback, and reflection. In this respect, the thesis demonstrates that e-learning in maritime education can be designed not merely as digital content delivery, but as an andragogical professional learning environment that supports adult seafarers' decision-making, risk assessment, attention management, and learning from experience. However, the proposed model has not been empirically tested within the scope of this thesis. Future studies are recommended to test the model in different maritime training subjects, learner groups, and organisational contexts, and to examine indicators such as decision accuracy, recovery after error, recurring error patterns, and depth of reflection through learning analytics and rubric-based assessment tools.

Benzer Tezler

  1. Harmanlanmış öğrenme yönteminin 6. sınıf öğrencilerinin bilimin doğası, bilimde aile benzerliği yaklaşımı ve bilimsel araştırma temalarını anlamaları üzerine etkisi

    Effect of the blended learning method on 6th grade students' understandings of the aspects of nature of science, family resemblance approach and scientific inquiry

    BURÇİN KAHRAMAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Eğitim ve ÖğretimUşak Üniversitesi

    Fen ve Matematik Alanlar Eğitimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OSMAN NAFİZ KAYA

  2. Aptitudes and attitudes: Human-centred pedagogies in foundation design studios

    Yetenekler ve tutumlar: Temel tasarım stüdyosunda, insan-merkezli eğitim

    DESANTILA HYSA

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2021

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MİNE ÖZKAR KABAKÇIOĞLU

  3. Exploring design based learning activities in 2nd grade science classrooms

    2. sınıf bilim sınıflarında tasarım tabanlı öğrenme aktivitelerinin keşfedilmesi

    ÖZLEM YAPRAK BOSTANCI

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2024

    Eğitim ve ÖğretimOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Eğitim Programları ve Öğretim Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ELİF ÖZTÜRK

  4. Yapılandırmacı öğrenme yaklaşımının öğrenenlerin problem çözme becerilerine, bilişötesi farkındalık ve derse yönelik tutum düzeylerine etkisi ile öğrenme sürecine katkıları

    The effects of constructivist learning approach on learners' problem solving skills, metacognitive awareness, and attitudes towards the course, and contributions to learning process

    BÜNYAMİN YURDAKUL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Eğitim ve ÖğretimHacettepe Üniversitesi

    Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZCAN DEMİREL

  5. Etkili harmanlanmış öğrenme ortamının fen bilgisi öğretmen adaylarının bilimsel araştırma-sorgulama temalarını anlamaları üzerine etkisi

    Effects of the effective blended learning environment on preservice science teachers' understandings of the aspects of scientific inquiry

    İCLAL AYVAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Eğitim ve ÖğretimUşak Üniversitesi

    İlköğretim Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OSMAN NAFİZ KAYA