İskelet displazisi tanısıyla Ege Üniversitesi Çocuk Genetik Bilim Dalı tarafından takip edilen hastaların geriye dönük incelenmesinde üçüncü basamak merkez deneyimi
A tertiary center experience in the retrospective evaluation of patients followed with a diagnosis of skeletal dysplasia by the Division of Pediatric Genetics at Ege University
- Tez No: 1020860
- Danışmanlar: PROF. DR. MUHSİN ÖZGÜR ÇOĞULU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: İskelet displazisi, ISDS 2023, nozoloji, genotip-fenotip, pediatri, yeni nesil dizileme (NGS), ACMG, Skeletal dysplasia, ISDS 2023, nosology, genotype–phenotype, pediatrics, next- generation sequencing (NGS), ACMG
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: İskelet displazileri; kemik ve kıkırdak dokunun gelişim, büyüme ve şekillenmesini etkileyen, klinik ve radyolojik açıdan geniş bir fenotipik yelpazede seyreden hastalıklardır. Tanısal süreçte fenotipik örtüşme, bulguların yaşla belirginleşmesi ve genetik heterojenite önemli güçlükler yaratır. Bu nedenle olguların standart bir çerçevede sınıflandırılması ve klinik-radyolojik değerlendirmelerin moleküler verilerle bütünleştirilmesi tanısal yaklaşımı güçlendirmektedir. Amaç: Bu çalışmada, çocukluk çağında izlenen iskelet displazisi tanılı olguların demografik, klinik, radyolojik ve moleküler özelliklerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi; olguların ISDS 2023 nozolojisine göre sınıflandırılması; fenotipik ve genotipik dağılımın ortaya konulması ve elde edilen verilerin tanısal yaklaşım ile genetik danışmanlık süreçlerine katkısının özetlenmesi amaçlandı. Materyal ve Metod: Etik kurul onayı sonrasında, poliklinik hasta listeleri üzerinden taranan ve dahil edilme kriterlerini karşılayan toplam 207 pediatrik olgu çalışmaya alındı. Dosya/arşiv kayıtlarından demografik veriler, prenatal tanı ve fetal USG bulguları, aile öyküsü/akrabalık, antropometrik ölçümler ve klinik fenotip, laboratuvar ve görüntüleme bulguları ile genetik test sonuçları (test türü, saptanan gen, zigosite/kalıtım paterni, varyant-protein düzeyi, ACMG sınıflaması, segregasyon ve literatür tanımlılığı) olgu rapor formuna kaydedildi. Olgular ISDS 2023 nozolojisine göre gruplandırıldı; veriler SPSS 25.0 ile tanımlayıcı istatistik yöntemleri kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Olguların başvuru yaşı ortalaması 58,6±60,14 ay (0–207), tanı yaşı ortalaması 84,2±72,7 ay (1–342) idi; cinsiyet dağılımı kız %51,7 (n=107), erkek %48,3 (n=100) olarak saptandı. Prenatal tanı %20,3 (n=42) olup prenatal tanı alan 42 olgunun 41'inde sadece ultrasonografik bulgu, 1 olguda ultrasonografik bulgu ve prenatal genetik tetkik sonucu vardı; en sık bildirilen prenatal bulgular ekstremite kısalığı ve kranioaksiyel/ekstremite anomalileriydi. Akrabalık öyküsü %26,1 (n=54), ailede etkilenmiş birey varlığı %29 (n=60) olarak bulundu. Antropometrik olarak Boy SDS -1,79±2,17, Kilo SDS -0,99±1,49, Baş çevresi SDS -0,13±1,89 idi; iskelet anomalisi %70,5 (n=146), dismorfik bulgu %92,8 (n=192) ve sistemik bulgu %45,9 (n=95) oranında kaydedildi. Genetik incelemede en sık yöntem hedefe yönelik gen paneli testi %41,5 (n=86) ve tek gen analizi %34,8 (n=72) olup WES %13,5 (n=28) ve CES %7,7 (n=16) oranında uygulandığı görüldü; ACMG sınıflamasına göre patojenik %64,9 (n=111), olası patojenik %27,5 (n=47) ve VUS %7,6 (n=13) varyantlar saptandı. En sık saptanan gen NF1 %27,7 (n=57) ve FGFR3 %17,5 (n=36) idi. ISDS 2023'e göre en sık nozoloji grupları Grup 30 %30,4 (n=63), Grup 1 %17,4 (n=36) ve Grup 31 %10,1 (n=21) olarak izlendi. Sonuç: Çalışmamız, pediatrik iskelet displazilerinde tanı spektrumunun belirgin heterojen olduğunu ve tanısal sürecin çok boyutlu bir değerlendirme gerektirdiğini göstermiştir. Klinik fenotiplemenin standardizasyonu, radyolojik örüntü analizinin sistematik yürütülmesi ve uygun genetik test stratejisinin seçilmesi; tanıya ulaşmayı kolaylaştırmakta, hastaların izlemi ve genetik danışmanlık açısından güvenilir bir çerçeve sunmaktadır. ISDS 2023 nozolojisi ile yapılan sınıflandırma ise olguların ortak bir dil içinde raporlanmasına olanak sağlayarak ulusal ve uluslararası literatürle karşılaştırılabilirliğini güçlendirmektedir.
Özet (Çeviri)
Introduction: Skeletal dysplasias are disorders affecting the development, growth, and shaping of bone and cartilage, presenting with a broad clinical and radiological phenotypic spectrum. In the diagnostic process, phenotypic overlap, age-dependent emergence of findings, and genetic heterogeneity create significant challenges. Therefore, classifying cases within a standardized framework and integrating clinical–radiological assessments with molecular data strengthen the diagnostic approach. Purpose: This study aimed to retrospectively evaluate the demographic, clinical, radiological, and molecular characteristics of pediatric patients diagnosed with skeletal dysplasia; to classify cases according to the ISDS 2023 nosology; to delineate the phenotypic and genotypic distribution; and to summarize how the obtained data contribute to the diagnostic approach and genetic counseling processes. Materials and Methods: Following ethics committee approval, a total of 207 pediatric cases were included after screening outpatient clinic patient lists and confirming eligibility criteria. Demographic data, prenatal diagnosis status and fetal ultrasonography findings, family history/consanguinity, anthropometric measurements and clinical phenotype, laboratory and imaging findings, and genetic test results (test type, identified gene, zygosity/inheritance pattern, variant/protein-level annotation, ACMG classification, segregation, and literature reporting status) were recorded in case report forms based on medical records and archived files. Cases were grouped according to the ISDS 2023 nosology, and the data were analyzed using descriptive statistical methods with SPSS 25.0. Results: The mean age at presentation was 58.6±60.14 months (0–207), and the mean age at diagnosis was 84.2±72.7 months (1–342); sex distribution was 51.7% female (n=107) and 48.3% male (n=100). Prenatal diagnosis was present in 20.3% (n=42); among these 42 cases, 41 had ultrasonographic findings only, and 1 had both ultrasonographic findings and a prenatal genetic test result. The most frequently reported prenatal findings were limb shortening and cranioaxial/limb anomalies. Consanguinity was identified in 26.1% (n=54), and a family history of affected individuals was present in 29% (n=60). Anthropometric measures were: height SDS -1.79±2.17, weight SDS -0.99±1.49, and head circumference SDS -0.13±1.89; skeletal anomalies were recorded in 70.5% (n=146), dysmorphic features in 92.8% (n=192), and systemic findings in 45.9% (n=95). Regarding genetic testing, the most common methods were targeted gene panel testing at 41.5% (n=86) and single-gene analysis at 34.8% (n=72); WES and CES were applied in 13.5% (n=28) and 7.7% (n=16), respectively. According to ACMG classification, pathogenic variants were detected in 64.9% (n=111), likely pathogenic variants in 27.5% (n=47), and VUS in 7.6% (n=13). The most frequently identified genes were NF1 at 27.7% (n=57) and FGFR3 at 17.5% (n=36). The most common ISDS 2023 nosology groups were Group 30 at 30.4% (n=63), Group 1 at 17.4% (n=36), and Group 31 at 10.1% (n=21). Conclusion: Our study demonstrated that the diagnostic spectrum of pediatric skeletal dysplasias is markedly heterogeneous and that the diagnostic process requires a multidimensional evaluation. Standardization of clinical phenotyping, systematic radiological pattern analysis, and selection of an appropriate genetic testing strategy facilitate reaching a diagnosis and provide a reliable framework for patient follow-up and genetic counseling. Classification using the ISDS 2023 nosology enables cases to be reported within a common language and strengthens comparability with the national and international literature.
Benzer Tezler
- Gelişimsel kalça displazisi nedeniyle artrografi yapılan çocuklarda kemik asetabüler indeks ve artrografik kıkırdak asetabüler indeks farkının kalça gelişimine etkisi
The effect of bone acetabular index and arthrography cartilage acetabular index difference on hip development in children with arthrography due to developmental dysplasia of the hip
MERT FİLİBELİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HALUK AĞUŞ
- Çocuk onkoloji polikliniği'nde Nörofibromatozis Tip 1 tanısıyla izlenen hastaların retrospektif değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
HANİFE BURCU GÜLER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. DENİZ KIZMAZOĞLU
- Nörofibromatozis tip 1 tanılı hastaların klinik özelliklerinin retrospektif olarak incelenmesi
Retrospective investigation of clinical features of patients diagnosed with neurofibromatosis type 1
HÜMEYRA KÖSE YAMAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıManisa Celal Bayar ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ALİ AYKAN ÖZGÜVEN
- Prematüre doğumun gelişimsel kalça displazisi üzerine etkisi
Effect of premature birth on developmental hip dysplasia
MEHMET ÇAKIR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Ortopedi ve TravmatolojiFırat ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ŞÜKRÜ DEMİR
- Tanısız İskelet Displazilerinde Tüm Genom Dizi Analizi ile Genetik Etiyolojinin Araştırılması
INVESTIGATION OF GENETIC ETIOLOGY THROUGH WHOLE GENOME SEQUENCING IN UNDIAGNOSED SKELETAL DYSPLASIAS
AKÇAHAN AKALIN
Doktora
Türkçe
2024
GenetikHacettepe ÜniversitesiPediatrik Temel Bilimler Ana Bilim Dalı
PROF. DR. PELİN ÖZLEM ŞİMŞEK KİPER