Geri Dön

İnsan doğası ve devlet: Devlet kuramı açısından insan doğası kavramı

Human nature and the state: The concept of human nature in terms of state theory

  1. Tez No: 1021107
  2. Yazar: OĞUZHAN MEHMET ŞAHİN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ABDURRAHMAN SAYGILI
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Hukuk, Law
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu doktora tezi, insan doğası kavramını devlet kuramı perspektifinden ele almakta ve konuyu felsefe, teoloji, antropoloji ve siyaset biliminin kesişim noktasında incelemektedir. Çalışma, insan doğası üzerine yapılan düşüncelerin tarih boyunca siyasal otoritenin, meşruiyetin ve devlet gücünün örgütlenmesinin epistemik ve normatif temellerini oluşturduğu varsayımından hareket etmektedir. Bu bağlamda temel araştırma sorusu, farklı insan doğası tasavvurlarının tarih boyunca devlet kuramlarını nasıl şekillendirdiği, meşrulaştırdığı ya da onlara meydan okuduğu ve bu mirasların günümüzde insan hakları ile devlet egemenliği tartışmalarına nasıl yön verdiğidir. Tez üç ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm, insan doğası kavramının kavramsal çerçevesini felsefi, teolojik ve bilimsel temelleri üzerinden kurmaktadır. Burada, insan doğasının özünde iyi mi yoksa kötü mü olduğu, evrensel mi yoksa tarihsel olarak mı belirlendiği, değişebilir mi yoksa sabit mi olduğu gibi temel tartışmalar incelenmektedir. Evrimsel biyoloji, antropoloji ve teoloji gibi disiplinler arası perspektiflerden yararlanılarak, insan doğasını sabit ve evrensel bir öz olarak gören özcü yaklaşımlar ile tarihsel ve kültürel koşulların ürünü olarak değerlendiren inşacı yaklaşımlar arasındaki gerilim vurgulanmaktadır. Bu bölümde kavramın esnekliği ve ideolojik araçsallaştırılabilirliği öne çıkarılarak, Aristoteles'in rasyonalizminden modern biyolojiye kadar değişen bağlamlarda insan doğasının nasıl yeniden yorumlandığı gösterilmektedir. İkinci bölüm, düşünce tarihine odaklanarak Platon'dan Marx'a kadar birçok önemli düşünürün insan doğası ve onun toplum, siyasal iktidar ve devlet ile ilişkisine dair yaklaşımlarını çözümlemektedir. Platon'un ruh kuramı ve filozof-kral modeli, Aristoteles'in insanı“politik hayvan”olarak tanımlaması, Cicero'nun doğal hukuk öğretisi, Augustinus'un teolojik yorumu; ayrıca Farabi ve Thomas Aquinas gibi Orta Çağ düşünürlerinin katkıları ele alınmaktadır. Modern dönemde ise Machiavelli'nin gerçekçi insan anlayışı, Hobbes'un kötümser doğa durumu tasviri, Locke'un akıl ve haklar vurgusu, Rousseau'nun doğal iyilik ve toplumsal yozlaşma görüşü, Kant'ın ahlaki evrenselciliği ve Marx'ın yabancılaşma ile sınıf mücadelesine dayalı diyalektik yaklaşımı incelenmektedir. Bu bölüm, insan doğasına ilişkin varsayımların yalnızca betimleyici değil, aynı zamanda monarşi, cumhuriyet, demokrasi veya komünizm gibi farklı siyasal düzenleri meşrulaştırıcı normatif zeminler sunduğunu göstermektedir. Üçüncü bölüm, insan doğası kavramının insan hakları çağındaki yansımalarını ele almaktadır. Bu kapsamda, insan onurunun felsefi temelleri, modern devlet ile evrensel insan hakları arasındaki paradoksal ilişki ve mülteciler ile vatansızlar gibi öznelerin hakları sorunu tartışılmaktadır. Ayrıca Foucault ve diğer düşünürlerde biyopolitika ve biyoiktidar kavramları incelenerek modern devletin insan bedeni ve yaşam süreçlerine artan müdahaleleri ortaya konmaktadır. Son olarak, insan doğası söyleminin ırkçılık, apartheid, soykırım ve insanlığa karşı suçları meşrulaştırmadaki ideolojik rolü ele alınmakta; Nürnberg Yasaları'ndan Holokost'a, Güney Afrika'daki apartheid rejiminden günümüz İsrail-Filistin tartışmalarına kadar uzanan örnekler analiz edilmektedir. Bu vakalar, insan doğası kavramının dışlayıcı şiddeti haklı çıkarmak için kullanıldığı kadar, evrensel insan onuruna yapılan vurgu aracılığıyla adalet mücadelesinin de dayanak noktasını oluşturduğunu göstermektedir. Sonuç olarak, bu tez insan doğası kavramının siyaset teorisinde tartışmalı ama vazgeçilmez bir kategori olduğunu savunmaktadır. Kavramın içerdiği belirsizlik, onu hem mevcut iktidar yapılarının meşrulaştırılmasında hem de özgürleşme ve direniş için eleştirel bir kaynak olarak kullanılabilir kılmıştır. İnsan doğasını devlet kuramının merkezine yerleştiren bu çalışma,“insan”ın ne olduğu sorusunun siyasal ve felsefi boyutlarını daha derinlemesine kavramaya katkı sunmaktadır.

Özet (Çeviri)

This dissertation investigates the concept of human nature from the perspective of state theory, situating it at the intersection of philosophy, theology, anthropology, and political science. The study departs from the assumption that reflections on human nature have historically constituted the epistemic and normative foundations of political authority, legitimacy, and the organization of state power. Accordingly, the central research question is how different conceptualizations of human nature have shaped, justified, or challenged political theories of the state across history, and how these legacies continue to inform contemporary debates on human rights and state sovereignty. The thesis is structured in three main parts. The first chapter develops the conceptual framework of human nature by tracing its philosophical, theological, and scientific foundations. Here, the study examines key controversies such as whether human nature is essentially good or evil, universal or historically contingent, mutable or fixed. Drawing on interdisciplinary perspectives from evolutionary biology, anthropology, and theology, it emphasizes the tension between essentialist accounts that regard human nature as a stable and universal essence, and constructivist approaches that view it as historically and culturally mediated. This part highlights the semantic flexibility and ideological instrumentalization of the concept, showing how diverse paradigms—from Aristotelian rationalism to modern biology—reinterpret human nature in accordance with shifting intellectual and political contexts. The second chapter turns to the history of political thought, analyzing how major thinkers from Plato to Marx conceptualized human nature and its relation to society, political power, and the state. Plato's theory of the soul and philosopher-king, Aristotle's notion of man as a political animal, Cicero's doctrine of natural law, and Augustinian theology are discussed alongside medieval Islamic and Christian contributions such as al-Farabi and Thomas Aquinas. The modern period is examined through Machiavelli's realist anthropology, Hobbes' pessimistic view of the state of nature, Locke's emphasis on reason and rights, Rousseau's theory of natural goodness and social corruption, Kant's moral universalism, and Marx's dialectical account of alienation and class struggle. This chapter demonstrates that assumptions about human nature were not merely descriptive claims but normative grounds for legitimating specific models of political order—whether monarchy, republic, democracy, or communism. The third chapter addresses the contemporary implications of human nature in the age of human rights. It investigates the philosophical foundations of human dignity, the paradoxical relationship between the modern state and universal human rights, and the problem of those“without rights,”such as refugees and stateless persons. Furthermore, it explores biopolitics and biopower in Foucault and other theorists, showing how the modern state increasingly intervenes in the human body and life processes. Finally, the chapter examines the dark side of human nature discourse in legitimizing racism, apartheid, genocide, and crimes against humanity, from the Nuremberg Laws to the Holocaust, from South African apartheid to current debates on Israel-Palestine. These cases illustrate how human nature has been ideologically deployed to justify exclusion and violence, as well as how appeals to universal human dignity have underpinned struggles for justice. In conclusion, the dissertation argues that the concept of human nature operates as a contested but indispensable category in political theory. Its very ambiguity has enabled it to function both as a tool of legitimation for dominant power structures and as a critical resource for emancipation and resistance. By situating human nature at the center of state theory, the study contributes to a deeper understanding of the philosophical and political stakes involved in defining what it means to be human.

Benzer Tezler

  1. Bireyci anarşizm ile klasik liberalizm arasındaki ilişki: W. Godwin ve M. Stirner`in bireyciliği

    The Connection between individual anarchism and classical liberalism: W. Godwin`s and M. Stirner`s individualism

    HAKANİ HASANOV

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Siyasal BilimlerAnkara Üniversitesi

    Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET ALİ AĞAOĞULLARI

  2. Critical theory of artificial intelligence: A Marcusean perspective

    Yapay zeka üzerine eleştirel kuram: Marcusean bir yaklaşım

    DİLARA GÜZELDERE

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2026

    Siyasal Bilimlerİstanbul Teknik Üniversitesi

    Siyaset Çalışmaları Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    DOÇ. DR. GIOVANNI F. MION

  3. Tommaso Campanella ve Thomas More`un ütopyalarının karşılaştırılması

    Comparing Thomas More and Tommaso Campanella`s utopias

    MAHMUT AVCI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    FelsefeAtatürk Üniversitesi

    Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. OSMAN ELMALI

  4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ışığında Türk Medeni Usul Hukuku açısından adil yargılanma hakkı

    Right to a fair trial regarding Turkish Law of Civil Procedure in consideration of European Convention of Human Rights and the Desicions of European Court of Human Rights

    SEZİN AKTEPE ARTIK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    HukukGalatasaray Üniversitesi

    Özel Hukuk Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YAŞAR HAKAN PEKCANITEZ

  5. David Hume'un siyaset kuramı

    David Hume's political theory

    SELCEN YILDIRIM ALTUN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    FelsefeSivas Cumhuriyet Üniversitesi

    Felsefe Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YILDIZ KARAGÖZ YEKE