Geri Dön

Afetlere karşı direncin oluşturulmasına mahalle ölçeğinde veri temelli bir model önerisi

A proposed neighbourhood-level, data-based model for increasing resilience to disasters

  1. Tez No: 1021136
  2. Yazar: ALP TEKİN BABAÇ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SEHER BAŞLIK
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Şehircilik ve Bölge Planlama, Urban and Regional Planning
  6. Anahtar Kelimeler: Afet, Kentsel Direnç, Dayanıklılık, Halk Katılımlı CBS, Kentsel Arama Kurtarma, İnovatif Model, Disaster, Urban Resilience, Resilience, Community Participatory GIS, Urban Search and Rescue, Innovative Model
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Enformatik Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Mimari ve Kentsel Enformatik Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Afetler, toplumun baş etme kapasitesini aşan ve hayatın olağan akışını etkileyen olaylardır. Dünya nüfusu son yüzyılda hızla artmış ve kentlerde yoğunlaşmıştır. Bu durum afetlere maruz kalan insan sayısını artırdığı gibi kentlerin afetlere karşı direncinin giderek önem kazandığını ortaya koymaktadır. Afetlere maruz kalan insan nüfusu giderek artarken son yıllarda bilişim teknolojilerinde meydana gelen ilerleme afetlere dair ölçümlerin ve üretilen verilerin nicelik ve nitelik olarak çoğalmasına da olanak sağlamıştır. Afetlere karşı direnç kavramı dirençlilik kavramı ile birlikte düşünülmesi gereken bir olgudur. Özellikle kapitalist sistemin ekonomik ve siyasal krizi ile 1970'lerde baş gösteren enerji krizinin üst üste gelmesi sonucu ortaya atılan ve neoliberal sistemin üzerinde yükseldiği sürdürülebilirlik kavramı ile başat biçimde ekoloji bilimi ile literatüre giren dirençlilik kavramının başta sosyal bilimler olmak üzere diğer disiplinlerde yaygınlaştığı görülmüştür. Afetlere karşı direnç kavramının yaygınlaşmasında da benzer bir süreç örgüsü gözlemlenmektedir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 1990 – 1999 yılları arasını Doğal Afet Zararlarının Azaltılması On Yılı olarak ilan etmesiyle başlayan süreçte afet sonrası müdahale ve iyileştirme çalışmalarına odaklanan sistemin giderek risk yönetimi ve zarar azaltma çalışmalarına evrildiği görülmektedir. İlerleyen süreçte afetlere karşı direnç sürdürülebilir kalkınma amaçları arasında yerini bulup dayanıklı kentler kavramı ile giderek yaygınlaşmıştır. Ülkemizde meydana gelen 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından afet yönetimi ve kentlerin afetlere karşı direnci kavramları da koordinasyon eksiklikleri, yapıların dayanıksızlığı, risk yönetimi eksiklikleri, mevzuatın yetersizliği, afet bilincinin düşüklüğü, afet gönüllülüğü gibi başlıklar altında çokça tartışılmıştır. Dirençlilik ve afetlere karşı direnç kavramları son yıllarda yaygınlaşırken aynı dönemde bilişim alanında görülmemiş bir sıçrama yaşanmıştır. Bilişim alanında başta büyük veri, derin öğrenme, makine öğrenmesi, yapay zeka, sensör verilerinin iletimi, uydu teknolojileri ile birlikte uzaktan algılama ve coğrafi bilgi sistemleri alanında kaydedilen ilerlemeler ve bu teknolojilerin toplumda yaygınlaşması sonucu afetlerin olası zararlarının azaltılmasına dair umut vaat eden bir kulvar açmıştır. Bu çalışma, halk katılımlı coğrafi bilgi sistemleri yaklaşımı ile mahallelerdeki afet gönüllülerinin veri girişçisi konumuna getirilerek yerel verilerin sağlıklı ve güncel biçimde sunulmasına olanak sağlayan bir model önermektedir. Bu modelle merkezi sistemin bağlandığı koşullarda daha sağlıklı risk analizleri ve afet sonrasında daha sağlıklı müdahale planlarının gerçekleştirilebileceği ortaya konulurken, modelin aynı zamanda afet gönüllüsü örgütlenmesinin sürekliliğini sağlayacak bir çalışma biçimi olabileceği ileri sürülmektedir. Deprem olayı ön planda tutularak hazırlanan modelin hayata geçirilebilmesi için öncelikle eldeki halka açık veriler (halihazır haritalar, açık kaynaklı veri sağlayıcılarındaki veriler) birleştirilerek yol, bina ve acil toplanma alanları verilerini içeren sağlıklı bir veri tabanı oluşturulmuştur. Modelin denemesi, İstanbul'un Şişli İlçesi'nde bulunan ve birbiri ile komşu olan Feriköy, Duatepe ve Bozkurt mahallelerinde 9 kişinin katıldığı bir saha çalışması ile yapılmıştır. Saha çalışması öncesi katılımcılara modelde kullanılan yazılımın ve veri girişinin anlatıldığı bir eğitim çalışması da gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar modelin kullanımını kolay buldukları gibi veri toplama çalışmasının gönüllü örgütlenmesinin sürekliliğini sağlayabilecek önemli bir unsur olarak görmüşlerdir. Çalışma sonucunda elde edilen verilerle altık olarak sunulan verilerde çok sayıda değişim gözlemlenmiştir. Yeni veriler ışığında ilçe bazında ve çalışma alanı bazında risk analizleri ile afetlere müdahale planları oluşturulmuştur. İleri sürülen model, ülkemizde yapısı gereği belirli bir hiyerarşide ilerleyen afet planlarına aşağıdan yukarıya üretilen veriler bazında önemli bir hareket zemini sunmaktadır. Deprem sonrasında gerçekleştirilecek arama kurtarma faaliyetlerine zaman açısından önemli bir tasarruf sağlayacağı düşünülen bu modelin afet sırasında da işlevli olacağı düşünülmektedir.

Özet (Çeviri)

Disasters are events that exceed a society's coping capacity and disrupt the ordinary flow of life. Over the last century, the global population has rapidly increased and concentrated in urban areas. This situation not only increases the number of people exposed to disasters but also underscores the growing importance of urban resilience. While the population vulnerable to disasters rises, recent advancements in information technologies have enabled an increase in both the quantity and quality of disaster-related measurements and data. The concept of resistance to disasters is a phenomenon that must be considered alongside the concept of resilience. The term resilience—which emerged alongside the concept of sustainability, rooted in ecological sciences and rising upon the neoliberal system in response to the overlapping economic and political crises of capitalism and the 1970s energy crisis—has since expanded into other disciplines, particularly the social sciences. A similar trajectory is observed in the popularization of the concept of disaster resilience. Following the United Nations General Assembly's proclamation of 1990–1999 as the“International Decade for Natural Disaster Reduction,”the prevailing system, which previously focused on post-disaster intervention and recovery, has gradually evolved toward risk management and mitigation efforts. Subsequently, disaster resilience found its place among the Sustainable Development Goals and became increasingly widespread through the concept of resilient cities. Following the February 6, 2023, earthquakes in our country, the concepts of disaster management and urban resilience have been extensively debated under headings such as coordination failures, structural vulnerability, deficiencies in risk management, inadequate legislation, low disaster awareness, and disaster volunteering. While resilience and disaster resilience have gained prominence, an unprecedented leap has occurred in the field of informatics during the same period. Advances in big data, deep learning, machine learning, artificial intelligence, sensor data transmission, satellite technologies, remote sensing, and geographic information systems, along with the proliferation of these technologies in society, have opened a promising avenue for reducing the potential damages of disasters. This study proposes a model that enables the presentation of reliable and up-to-date local data by positioning neighborhood disaster volunteers as data providers through a public participation geographic information systems approach. It is argued that this model can facilitate more robust risk analyses and post-disaster intervention plans when integrated into the central system, while also serving as a framework to ensure the continuity of disaster volunteer organizations. To implement this model, which was developed with a primary focus on seismic events, a reliable database containing road, building, and emergency assembly area data was first created by consolidating publicly available data (base maps and data from open-source providers). The model was tested through fieldwork involving nine participants in the neighboring districts of Feriköy, Duatepe, and Bozkurt in Şişli, Istanbul. Prior to the fieldwork, a training session was conducted for the participants covering the software used in the model and the data entry process. Participants found the model easy to use and regarded the data collection effort as a significant element that could ensure the sustainability of volunteer organizations. Numerous changes were observed in the data obtained through the study compared to the initial base data. In light of this new data, risk analyses and disaster intervention plans were developed at both the district and study-area levels. The proposed model provides a significant operational ground based on bottom-up data for disaster plans in our country, which inherently follow a specific hierarchy. This model, which is expected to provide significant time savings for search and rescue activities after an earthquake, is also considered to be functional during the disaster itself.

Benzer Tezler

  1. İklim değişikliğinde kentsel hasar görebilirlik: İstanbul- Bağcılar örneği

    Urban damage vulnerability in climate change: İstanbul- Bağcılar

    KÜBRA ALTINTAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Şehircilik ve Bölge Planlamaİstanbul Teknik Üniversitesi

    Afet ve Acil Durum Yönetimi Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    DR. ÖĞR. ÜYESİ CEYHAN KAHYA

  2. Afetlere karşı toplumsal direncin oluşturulmasına yönelik transteoretik modele dayalı motivasyonel görüşme tekniği temelli müdahale programının bireysel hazırlık düzeylerine etkisi

    The effect of motivational interviewing technique intervention program based on transtheoretical model for building social resistance against disasters on individual preparedness level

    FURKAN ŞAHİN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kamu YönetimiGümüşhane Üniversitesi

    Afet Yönetimi Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ SEVİL CENGİZ

  3. Kent hakkı ve deprem politikaları: Dirençli İstanbul için tematik analiz

    Right to the city and earthquake policies: Thematic analysis for resistant Istanbul

    IŞIL ERÇİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Şehircilik ve Bölge Planlamaİstanbul Teknik Üniversitesi

    Şehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ELİF ALKAY

  4. Afet yönetimi perspektifinden küçük işletmeleri deprem sonrası güvenliği üzerine bir değerlendirme

    An evaluation on the security of small businesses after earthquake from the perspective of disaster management

    ENES ÇAKICI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İşletmeMalatya Turgut Özal Üniversitesi

    İşletme Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. METEHAN KÜÇÜKER

  5. Kentsel risklerin belirlenmesi kapsamında afetlerde güvenli şehir değerlendirme ölçütlerinin tespiti

    Determination of“safe city assessment in disasters”criteria for with in scope of urban risks

    MELİKŞAH TURAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Kamu YönetimiGümüşhane Üniversitesi

    Afet Yönetimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EKREM CENGİZ