Pelvik tabanın değerlendirilmesinde dinamik manyetik rezonans görüntülemenin, semptom ve fizik muayene bulguları ile karşılaştırılması
Comparison of dynamic magnetic resonance imaging with symptoms and physical examination findings in the evaluation of the pelvic floor
- Tez No: 1021426
- Danışmanlar: DR. HASAN YİĞİT
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: Pelvik organ prolapsusu, Pelvic organ prolapse
- Yıl: 2014
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, pelvik taban hastalığı (PTH) semptomları olan kadınlarda semptom ve fizik muayene bulgularını manyetik rezonans defekografi (MR-D) bulguları ile karşılaştırmak ve MR-D'nin tedavi planlamasındaki rolünü değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışma grubu, Şubat 2013-Mayıs 2014 tarihleri arasında kliniğimizde dinamik pelvik taban hastalığı ön tanısı ile MR-D incelemesi yapılan 76 hastadan oluşturuldu. Hastalara vajinal ve rektal yoldan ultrasonografi jeli uygulandı. İstirahat halinde üç planda statik sekanslar alındıktan sonra dinamik incelemede dinlenme, sıkma, defekasyon ve post-defekasyon fazlarında görüntüler elde edildi. Statik görüntülerde puborektal ve iliokoksigeus kasların konfigürasyonları, vajenin şekli, üretral ligamanlar ve endopelvik fasya tabakaları değerlendirildi. Pubokoksigeal hatta göre anterior, orta ve posterior kompartman referans noktalarının konumu ve anal sfinkter bütünlüğü değerlendirildi; hiatal açıklık ve anorektal açı (ARA) ölçüldü. Dinamik faz görüntülerinde ARA'daki değişiklikler, pelvik tabandaki alçalma derecesi, anterior, orta ve posterior kompartman referans noktalarındaki patolojik yer değişiklikleri ve bunların şiddeti ile rektosel, rektal prolapsus ve entero/peritonosel varlığı değerlendirildi. Dinamik aksiyel ve koronal görüntülerde iliokoksigeus kas konfigürasyonu ve açısı ile levator hiatus genişliği değerlendirildi. Hasta şikayetleri anterior, orta ve posterior kompartmana ait şikayetler olarak gruplandırıldı. MR-D bulguları ile fizik muayene (FM) bulguları ve hasta şikayetleri istatistiksel olarak karşılaştırıldı. Bulgular: PTH ile ilişkili şikayetleri olan toplam 76 kadın hastanın 62'sinde (%81,5) FM'de patolojik bulgu saptanırken, 14'ünde (%18,4) FM normaldi. Hastalarda en sık ağrı (%80,3) ve idrar kaçırma (%72,3) şikayetleri mevcuttu. MR-D'ye yönlendirilen hastaların hiçbirinde fizik muayenede uterin prolapsus saptanmamışken, MR-D'de 31 (%41,9) hastada uterin prolapsus izlendi. Pelvik organ prolapsusu (POP) varlığı açısından MR-D ile fizik muayene arasında sistosel için %75, rektosel için %50, uterin prolapsus için %58 ve entero/peritonosel için %60 uyum saptandı. POP gradelemesi açısından MR-D ile fizik muayene arasındaki uyum daha düşük düzeydeydi. Sistosel ve entero/peritonosel gradelemelerinde MR-D ile fizik muayene arasında istatistiksel olarak anlamlı uyum mevcuttu (p<0,05; kappa sırasıyla 0,205 ve 0,102). Rektal boşalmanın tam olduğu incelemelerde, yetersiz olduğu incelemelere göre anlamlı derecede daha fazla rektal prolapsus saptandı (p=0,001). Hasta şikayetleri ile MR-D bulguları arasında her üç kompartman için de anlamlı uyum saptanmadı (p>0,05). Vajinal doğum yapanlarda MR-D'de sistosel saptanma olasılığı yaklaşık 11 kat daha yüksek bulundu. Vajinal doğum sayısı arttıkça MR-D'de sistosel ve/veya uterin prolapsus ve/veya rektosel saptanması arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulundu (p<0,05). Ayrıca vajinal doğum sayısı arttıkça MR-D'de saptanan sistosel derecesinin de arttığı gösterildi (p=0,03; r=0,258). Sonuç: Pelvik taban hastalıkları çoğunlukla yaygın, multikompartman defektler şeklinde ortaya çıkmaktadır ve yalnızca FM ile değerlendirme sonucunda eksik veya yanlış tanı konulabilmektedir. Pelvik taban hastalığı nedeniyle operasyon planlanan veya multikompartman defektlerden şüphelenilen hastalarda MR-D, FM'de saptanamayan eşlik eden patolojileri iyonizan radyasyon maruziyeti olmadan ortaya koymakta ve optimal tedavi seçiminde yol göstermektedir. MR-D'de post-defekasyon ıkınma görüntülerinin alınması, supin pozisyonda gerçekleştirilen incelemenin bir kısıtlılığı olarak bildirilen rektal prolapsus, enterosel, sigmoidosel ve peritonosel gibi patolojilerin gözden kaçırılmasını azaltmakta ve evrelemeyi değiştirebilecek organ prolapsuslarının uzanımının daha iyi değerlendirilmesini sağlamaktadır.
Özet (Çeviri)
Objective: The aim of this study was to compare symptoms and physical examination findings with magnetic resonance defecography (MRD) findings in women with symptoms of pelvic floor disorders (PFD) and to evaluate the role of MRD in treatment planning. Materials and Methods: The study group consisted of 76 women who underwent MRD at our department with a preliminary diagnosis of pelvic floor disorder between February 2013 and May 2014. Ultrasound gel was administered into the vagina and rectum. After static sequences were obtained in three planes at rest, dynamic images were acquired during rest, squeezing, defecation, and post-defecation phases. On static images, the configurations of the puborectalis and iliococcygeus muscles, vaginal morphology, urethral ligaments, and layers of the endopelvic fascia were evaluated. The positions of the reference points of the anterior, middle, and posterior compartments relative to the pubococcygeal line and the integrity of the anal sphincter were assessed; the hiatal width and anorectal angle (ARA) were measured. On dynamic images, changes in the ARA, degree of pelvic floor descent, pathological displacement and its severity at the reference points of the anterior, middle, and posterior compartments, and the presence of rectocele, rectal prolapse, and entero/peritoneocele were evaluated. On dynamic axial and coronal images, the configuration and angle of the iliococcygeus muscle and the width of the levator hiatus were assessed. Patient symptoms were grouped according to the anterior, middle, and posterior compartments. MRD findings were statistically compared with physical examination (PE) findings and patient symptoms. Results: Of the 76 women with symptoms related to PFD, 62 (81.5%) had abnormal findings on PE, whereas PE findings were normal in 14 (18.4%). The most common complaints were pain (80.3%) and urinary incontinence (72.3%). Although uterine prolapse was not detected on PE in any of the patients referred for MRD, MRD demonstrated uterine prolapse in 31 patients (41.9%). Regarding the presence of pelvic organ prolapse (POP), agreement between MRD and PE was 75% for cystocele, 50% for rectocele, 58% for uterine prolapse, and 60% for entero/peritoneocele. Agreement between MRD and PE was lower for POP grading. Statistically significant agreement between MRD and PE was observed for the grading of cystocele and entero/peritoneocele (p<0.05; kappa values of 0.205 and 0.102, respectively). Rectal prolapse was detected significantly more frequently in examinations with complete rectal evacuation than in those with inadequate evacuation (p=0.001). No significant agreement was found between patient symptoms and MRD findings in any of the three compartments (p>0.05). Women with a history of vaginal delivery were approximately 11 times more likely to have cystocele detected on MRD. An increasing number of vaginal deliveries was significantly associated with the presence of cystocele and/or uterine prolapse and/or rectocele on MRD (p<0.05). Furthermore, the grade of cystocele detected on MRD increased significantly with the number of vaginal deliveries (p=0.03; r=0.258). Conclusion: Pelvic floor disorders commonly present as extensive, multicompartment defects, and evaluation based solely on PE may result in incomplete or incorrect diagnosis. In patients undergoing surgery for PFD or in those suspected of having multicompartment defects, MRD can demonstrate associated abnormalities that are not detected on PE without exposure to ionizing radiation and may guide optimal treatment selection. The acquisition of post-defecation straining images during MRD reduces the likelihood of overlooking abnormalities such as rectal prolapse, enterocele, sigmoidocele, and peritoneocele, which may be less conspicuous because the examination is performed in the supine position, and allows better assessment of the extent of organ prolapse that may alter staging.
Benzer Tezler
- Pelvik taban kas egzersizlerinin postpartum dönemde cinsel yaşama etkisi
Effects of pelvic floor muscle exercises on sexual life during postpartum period
NEVİN ÇITAK BİLGİN
Doktora
Türkçe
2009
HemşirelikMarmara ÜniversitesiDoğum ve Kadın Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HEDİYE ARSLAN
- Stoması kapatılan bireylerde pelvik taban kas egzersizlerinin bağırsak boşaltım sorunları ve yaşam kalitesi üzerine etkisi
The effect of pelvic floor muscle exercises on bowel excretion problems and quality of life among individuals whose stoma was closured
DİLEK AKTAŞ
Doktora
Türkçe
2020
HemşirelikAnkara Yıldırım Beyazıt ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ SEMA KOÇAŞLI
DOÇ. DR. ZEHRA GÖÇMEN BAYKARA
- Transvajinal tape ameliyatı olan hastalara ameliyat öncesi ve sonrası yapılan transperineal ultrasonografideki anatomik parametreler ve bu parametrelerin nüksüriner inkontinans ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of anatomical parameters in transvaginal tape surgery using transperineal ultrasonography before and after surgery and their relationship with recurrent urinary incontinence
AYBÜKE BULUT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FATMA KETENCİ GENCER
- Pelvik organ prolapsusunda pektopeksi ve sakrokolpopeksi tekniklerinin cerrahi başarı ve yan etki açısından karşılaştırılması
Comparison of pectopexy and sacrocolpopexy techniques in pelvic organ prolapse in terms of surgical success and side effects
GÜLŞAH KACIROĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Kadın Hastalıkları ve DoğumAtatürk ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GAMZENUR CİMİLLİ ŞENOCAK
- Evaluation of the tissue response of a newly developed PCL/GELMA hybrid scaffold with cultured HUC-MSCs in rats before use in pelvic reconstruction
Pelvik rekonstrüksiyonda kullanılmadan önce yeni geliştirilen HUC-MSCs'ler ile kültürlenmiş PCL/GELMA hibrit iskelesinin sıçanlarda doku yanıtının değerlendirilmesi
GUNEL ISLAMOVA
Doktora
İngilizce
2026
Kadın Hastalıkları ve DoğumAnkara ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SERİFE ESRA ÇETİNKAYA