Tedavi başarısızlığı nedeniyle omalizumab tedavisinden mepolizumaba geçiş yapılan ağır eozinofilik astımlı hastalarda mepolizumabın etkinliği ve güvenirliği
Efficacy and safety of mepolizumab in patients with severe eosinophilic asthma switched from omalizumab due to treatment failure
- Tez No: 1021916
- Danışmanlar: PROF. DR. YAVUZ HAVLUCU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Manisa Celal Bayar Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç Ağır astım için çeşitli biyolojik tedavilerin mevcut olması, her hasta için en uygun olanı seçmeyi mümkün kılmaktadır. Bazen ağır astımı olan hastaların önemli bir yüzdesi, alerjik fenotipi veya eozinofilik fenotipi hedefleyen biyolojik ilaçlar için uygun olabilir.Ancak hepsi ilk tercih olarak seçilen ilaca yanıt vermez.Bu çalışmanın amacı, daha önce anti-IgE, omalizumab ile kontrol altına alınamayan ağır eozinofilik astımı olan hastalarda, mepolizumab gibi interlökin-5'i hedefleyen başka bir biyolojik ilaca geçişin iyi bir tedavi seçeneği olup olmadığını değerlendirmektir. Yöntem Kliniğimizde omalizumab tedavisine rağmen kontrol altına alınamayan, ağır, eozinofilik astımı olan toplam 35 ardışık hasta kaydedildi.Herhangi bir arındırma dönemi olmaksızın mepolizumab tedavisine geçildi. Başlangıçta, omalizumab ile en az 12 aylık tedaviden sonra ve mepolizumab ile en az 12 aylık tedaviden sonra veriler toplandı. Bulgular Çalışmaya verileri güvenli toplam 35 hasta dahil edildi.Yaş ortalaması 51,4 ± 10,3 yıl 29'u (%82,8) kadın Mepolizumab kullanım süresi 14,2 ± 2,9 ay. Mepolizumab ile en az 12 aylık tedaviden sonra, hastalarda yıllık alevlenme sayısında anlamlı bir azalma (4,1 ± 0,9'a karşı 0,5 ± 0,3 p < 0,05) Astım kontrol testi skorunda artış (14,1 ± 3,0'a karşı 22,7 ± 1,4 p < 0,05) Kan eozinofillerinde azalma (477 ± 315 hücre/µl'ye karşı 61 ± 30 hücre/µl p < 0,05) gözlemlenmiştir.Astım nedenli plansız hastaneye başvuru sayısında azalma (10,7 ± 3,8'e karşı 2,9 ± 1,1 p < 0,05) Astım alevlenme nedeniyle hastaneye yatış sayısında azalma (3,3 ± 1,4'e karşı 0,4 ± 0,3 p < 0,05). Kortikosteroidlere bağımlı olan hastaların yüzdesi, başlangıçtaki %40'dan (n:14) mepolizumab tedavisi sırasında %5,7'ye (n:2) önemli ölçüde azaldı. Tartışma ve Sonuç Çalışmamızda omalizumab tedavisine rağmen hastalık kontrolü sağlanamayan ağır eozinofilik astımlı hastalarda mepolizumab tedavisinin etkinliği ve güvenilirliği değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, mepolizumab tedavisinin bu hasta grubunda klinik ve laboratuvar parametreleri üzerinde belirgin iyileşme sağladığını göstermiştir.
Özet (Çeviri)
Introduction The availability of various biologic therapies for severe asthma allows clinicians to select the most appropriate treatment for each patient. A substantial proportion of patients with severe asthma may be eligible for biologic agents targeting either the allergic phenotype or the eosinophilic phenotype. However, not all patients respond adequately to the initially selected biologic therapy. The aim of this study was to evaluate whether switching to another biologic agent targeting interleukin-5, namely mepolizumab, represents an effective treatment option for patients with severe eosinophilic asthma whose disease remained uncontrolled despite previous anti-IgE therapy with omalizumab. Methods A total of 35 consecutive patients with severe eosinophilic asthma who remained uncontrolled despite omalizumab treatment were enrolled in the study. Patients were switched directly to mepolizumab therapy without a washout period. Data were collected at baseline, after at least 12 months of treatment with omalizumab, and after at least 12 months of treatment with mepolizumab. Result A total of 35 patients with complete and reliable data were included in the study. The mean age was 51.4 ± 10.3 years, and 29 patients (82.8%) were female. The mean duration of mepolizumab treatment was 14.2 ± 2.9 months. After at least 12 months of mepolizumab therapy, a significant reduction was observed in the annual exacerbation rate (4.1 ± 0.9 vs. 0.5 ± 0.3, p < 0.05). Asthma Control Test (ACT) scores improved significantly (14.1 ± 3.0 vs. 22.7 ± 1.4, p < 0.05). Blood eosinophil counts decreased markedly (477 ± 315 cells/µL vs. 61 ± 30 cells/µL, p < 0.05). In addition, the number of unplanned hospital visits due to asthma decreased significantly (10.7 ± 3.8 vs. 2.9 ± 1.1, p < 0.05), as did the number of hospitalizations related to asthma exacerbations (3.3 ± 1.4 vs. 0.4 ± 0.3, p < 0.05). The proportion of corticosteroid-dependent patients was substantially reduced from 40% (n = 14) at baseline to 5.7% (n = 2) during mepolizumab treatment. Discussion and Conclusion In this study, the efficacy and safety of mepolizumab were evaluated in patients with severe eosinophilic asthma whose disease remained uncontrolled despite omalizumab therapy. The findings demonstrated that mepolizumab treatment provided significant improvements in both clinical and laboratory outcomes in this patient population. These results suggest that switching from omalizumab to mepolizumab may be an effective and safe therapeutic strategy for patients with severe eosinophilic asthma who fail to achieve adequate disease control with anti-IgE therapy.
Benzer Tezler
- Talon distalfix proksimal femur çivisi ile tedavi edilen geriatrik intertrokanterik kırıklarda implant başarısızlığı ile ilişkili klinik ve radyolojik faktörler
Clinical and radiological factors associated with implant failure in geriatric intertrochanteric fractures treated with the talon distalfix proximal femoral nail
ALPER GÖNBE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Ortopedi ve TravmatolojiErzincan Binali Yıldırım ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FURKAN YAPICI
- Çocuk yoğun bakım servisinde solunum sıkıntısı ve yetmezliği nedeniyle yüksek akışlı nazal kanül ile oksijen tedavisi alan olgularda tedavi başarısızlığına neden olan faktörlerin belirlenmesi
In the pediatric intensive care unit, determination of factors causing therapy failure in patients who treated with high flow nasal cannula for respiratory distress and failure
DERŞAN ONUR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. RANA İŞGÜDER
- Yoğun bakım hastalarında gelişen kan dolaşım enfeksiyonlarında tedavi yanıtının değerlendirilmesi ve tedavi başarısızlığının nedenleri
The evaluation of treatment responses to the blood stream infections in intensive care unit patients and reasons of treatment failures
ÜMMÜGÜLSÜM GAYGISIZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiGazi ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. DİLEK ARMAN
- Kliniğimizde tedavi edilen tubal ektopik gebelik olgularının retrospektif analizi
Retrospective analysis of tubal ectopic pregnancy cases treated in our clinic
FAZIL AVCI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Kadın Hastalıkları ve DoğumKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiCerrahi Tıp Bilimleri Bölümü
PROF. DR. GÜRKAN KIRAN
- Anormal uterin kanama nedeniyle levonorgestrel içeren rahim içi araç uygulanan kadınların sonuçlarının değerlendirilmesi
Evaluation of outcomes of women who received levonorgestrel containing intrauterine device for abnormal uterine bleeding
İBRAHİM CAN GÜNER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
UZMAN ZEYNEP SOYMAN