Geri Dön

Cerrahi uyguladığımız akciğer adenokarsinomu tanılı hastalarda tümörün patolojik evresi, kitle boyutu adenokarsinom alt tiplerinin, moleküler belirteçlerle olan ilişkisinin değerlendirilmesi

Cerrahi̇ uyguladiğimiz akci̇ğer adenokarsi̇nomu tanili hastalarda tümörün patoloji̇k evresi̇, ki̇tle boyutu adenokarsi̇nom alt ti̇pleri̇ni̇n, moleküler beli̇rteçlerle olan i̇li̇şki̇si̇ni̇n değerlendi̇ri̇lmesi̇

  1. Tez No: 1022415
  2. Yazar: BAHADIR SARIGÖL
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MEHMET FURKAN ŞAHİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Cerrahisi, Thoracic Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Akciğer adenokarsinomu, moleküler belirteçler, EGFR, STAS, patolojik evreleme, cerrahi rezeksiyon, mediyastinal lenf nodu metastazı, Lung adenocarcinoma, molecular markers, EGFR, STAS, pathological staging, surgical resection, mediastinal lymph node metastasis
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Bu çalışmanın amacı, kliniğimizde küratif amaçlı cerrahi rezeksiyon uygulanan akciğer adenokarsinomu tanılı hastalarda; tümörün patolojik evresi (TNM), kitle boyutu, baskın histolojik alt tipleri (lepidik, asiner, papiller, mikropapiller, solid) ve mikroskobik invazyon parametrelerinin (lenfovasküler invazyon [LVİ], hava yoluyla yayılım [STAS], viseral plevra invazyonu [VPİ]), saptanan moleküler belirteçler ile olan ilişkisini detaylı bir şekilde analiz etmek ve bu parametrelerin prognostik önemini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: T.C. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Göğüs Cerrahisi Kliniği'nde, 01 Aralık 2019 ile 31 Aralık 2024 tarihleri ​​arasında, akciğer adenokarsinomu tanısı ile anatomik rezeksiyon (lobektomi, segmentektomi, pnömonektomi) ve sistematik mediyastinal lenf nodu diseksiyonu uygulanan 71 hasta çalışmaya retrospektif olarak dahil edilmiştir. Hastaların preoperatif radyolojik ve nükleer tıp (18F-FDG PET-BT) görüntülemelerindeki metabolik aktivite (SUVmax) değerleri, klinik verileri ve demografik özellikleri hastane kayıtlarından elde edilmiştir. Cerrahi spesimenlerin patolojik incelemeleri IASLC/ATS/ERS sınıflamasına ve 8. Sürüm TNM evreleme sistemine göre yeniden değerlendirilmiştir. Tümör dokularından elde edilen genetik analiz sonuçları (PCR ve/veya Yeni Nesil Dizileme [NGS] ile saptanan mutasyonlar) ile patolojik evre, kitle boyutu ve alt tip verileri istatistiksel yazılımlar kullanılarak (Ki-kare, Fisher's Exact testleri ve lojistik regresyon analizi) karşılaştırılmış, p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular : Çalışmaya dahil edilen 71 hastanın moleküler profil analizleri incelendiğinde; moleküler alterasyon saptanan ve özellikle EGFR mutasyonu pozitif olan hastaların tümör lokalizasyonlarının %26,3 oranında sağ üst lobda yerleştiği görülmüştür. Tümör boyutu ve patolojik evre ile genetik mutasyonlar arasındaki ilişki incelendiğinde; EGFR mutasyonu saptanan grupta mediastinal lenf nodu (N2) tutulum oranının %52,6 gibi yüksek bir seviyede olduğu ve buna bağlı olarak bu hastaların %52,6'sının patolojik olarak Evre III hastalık kategorisinde yer aldığı tespit edilmiştir. Buna karşılık, herhangi bir genetik alterasyon saptanmayan (Wild Type - Yabanıl Tip) grupta Evre III hastalık oranı sadece %23,3 olarak saptanmış ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Histolojik alt tipler ve mikroskobik agresiflik belirteçleri ile moleküler profil karşılaştırıldığında; özellikle mikropapiller ve solid paternin baskın olduğu tümörlerde LVİ ve STAS (hava yoluyla yayılım) pozitifliği daha sık izlenmiştir. Kötü prognostik bir faktör olarak kabul edilen STAS varlığının, spesifik moleküler mutasyon alt gruplarıyla gösterdiği korelasyon, hastalığın lokal bölgesel nüks riskini artırıcı bir faktör olarak literatürdeki verilerle paralellik göstermiştir. Ayrıca kitle boyutu arttıkça, plevral invazyon ve heterojen histolojik alt tip görülme sıklığının arttığı kaydedilmiştir. Sonuç: Cerrahi olarak rezeke edilmiş akciğer adenokarsinomlarında, sadece histopatolojik özellikler ve anatomik evreleme değil, aynı zamanda moleküler belirteçlerin durumu da tümörün biyolojik davranışını ve agresifliğini yansıtan kritik faktörlerdir. Çalışmamız, EGFR mutasyonu pozitifliğinin, erken lenfatik metastaz (N2 tutulumu) eğilimi ve daha ileri patolojik evre (Evre III) ile güçlü bir ilişkisi olduğunu göstermiştir. Bu durum, adenokarsinomlu hastaların postoperatif dönemde doğru risk sınıflaması yapılabilmesi ve optimal adjuvan hedefe yönelik tedavi stratejilerinin zamanında planlanabilmesi için, cerrahi rezeksiyon materyallerinde moleküler testlerin (STAS, LVİ ve plevra invazyonu değerlendirmesiyle entegre biçimde) rutin ve detaylı bir şekilde uygulanmasının hayati önem taşıdığını vurgulamaktadır.

Özet (Çeviri)

Introduction and Objective: Lung cancer remains one of the leading causes of cancer-related mortality worldwide, with adenocarcinoma being the most common histological subtype of non-small cell lung cancer (NSCLC). Recent advances in molecular pathology have paved the way for targeted therapies and clearly demonstrated the impact of the tumor's molecular profile (EGFR, ALK, ROS1, etc.) on survival. This study aims to thoroughly analyze the relationship between molecular markers and the pathological stage (TNM), tumor size, predominant histological subtypes (lepidic, acinar, papillary, micropapillary, solid), and microscopic invasion parameters (lymphovascular invasion [LVI], spread through air spaces [STAS], visceral pleural invasion [VPI]) in patients diagnosed with lung adenocarcinoma who underwent curative surgical resection in our clinic, and to evaluate the prognostic significance of these parameters. Materials and Methods: A total of 71 patients who underwent anatomical resection (lobectomy, segmentectomy, pneumonectomy) and systematic mediastinal lymph node dissection with the diagnosis of lung adenocarcinoma at T.U.S. Ankara Bilkent City Hospital, Department of Thoracic Surgery, between December 01, 2019, and December 31, 2024, were retrospectively included in the study. Preoperative metabolic activity (SUVmax) values from radiological and nuclear medicine (18F-FDG PET-CT) imaging, along with clinical data and demographic characteristics of the patients, were obtained from hospital records. Pathological examinations of the surgical specimens were re-evaluated according to the IASLC/ATS/ERS classification and the 8th Edition of the TNM staging system. Genetic analysis results (mutations detected via PCR and/or Next-Generation Sequencing [NGS]) obtained from tumor tissues were compared with pathological stage, tumor size, and subtype data using statistical software (Chi-square, Fisher's Exact tests, and logistic regression analysis). A p-value of <0.05 was considered statistically significant. Results: Analysis of the molecular profile of the 71 patients included in the study revealed that tumors in patients with molecular alterations, particularly those positive for EGFR mutations, were located in the right upper lobe at a rate of 26.3%. When evaluating the relationship between tumor size, pathological stage, and genetic mutations, the mediastinal lymph node (N2) involvement rate was found to be remarkably high at 52.6% in the EGFR-mutated group; consequently, 52.6% of these patients were categorized into pathological Stage III disease. In contrast, the rate of Stage III disease was only 23.3% in the group with no genetic alterations (Wild Type), and the difference was statistically significant. Comparing molecular profiles with histological subtypes and microscopic aggressiveness markers, LVI and STAS (spread through air spaces) positivity were observed more frequently, especially in tumors dominated by micropapillary and solid patterns. The correlation of STAS, which is considered a poor prognostic factor, with specific molecular mutation subgroups paralleled the literature as a factor increasing the risk of locoregional recurrence. Furthermore, it was noted that as tumor size increased, the incidence of pleural invasion and heterogeneous histological subtypes also increased. Conclusion: In surgically resected lung adenocarcinomas, not only histopathological features and anatomical staging but also the status of molecular markers are critical factors reflecting the biological behavior and aggressiveness of the tumor. Our study demonstrated that EGFR mutation positivity is strongly associated with a propensity for early lymphatic metastasis (N2 involvement) and a more advanced pathological stage (Stage III). This underscores the vital importance of routinely and detailed implementation of molecular testing in surgical resection specimens (integrated with the evaluation of STAS, LVI, and pleural invasion) to ensure accurate postoperative risk stratification and timely planning of optimal adjuvant targeted therapy strategies for patients with adenocarcinoma.

Benzer Tezler

  1. Diffüz parankimal akciğer hastalıklarında transbronşiyal kriyobiyopsinin tanısal değeri ve güvenliği

    Diagnostic value and safety of transbronchial cryobiopsy in diffuse parenchymal lung diseases

    KANAN ABBASLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERDOĞAN ÇETİNKAYA

  2. Rezeke edilen patolojik evre 1 küçük hücreli dışı akciğer karsinomlu olgularda sağ kalımı etkileyen bazı prognostik faktörlerin incelenmesi

    Evaluation of prognostic factors for survival in surgically resected pathologic stage i nonsmall cell lung carcinoma

    FATİH GÜRLER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiErciyes Üniversitesi

    Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. LEYLA HASDIRAZ

  3. Torakal yaklaşımla akciğer, karaciğer ve dalakkist hidatiklerinin cerrahi tedavisi

    Surgical treatment of lung, liver, spleen's hydatid cysts of lung, liver and spleen through thoracic approach

    FUNDA İNCEKARA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    UZMAN SELİM ŞAKİR ERKMEN GÜLHAN

  4. Cerrahi tedavi uygulanan bronşektazili hastalarda sonuçların değerlendirilmesi

    Evaluatıon of results ın surgıcally treated patıents wıth bronchıectasıs

    VELİ ÖZBEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiCumhuriyet Üniversitesi

    Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYDIN NADİR

  5. BT eşliğinde transtorasik akciğer biyopsisi sonrası gelişen pnömotoraks tedavisinde vakum aspirasyon yönteminin etkinliği

    Efficacy of vacuum aspiration method in the treatment of pneumothorax after CT-guided transthoracic lung biopsy

    RIDVAN DİZMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TAMER BAYSAL