Geri Dön

Birinci basamakta alerjik rinit görülme sıklığı ve yaşam kalitesine etkisi

The prevalence of allergic rhinitis in primary care and its impact on quality of life

  1. Tez No: 1022547
  2. Yazar: EBRU TEPE
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SEÇİL ARICA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Alerjik rinit, Yaşam kalitesi, Birinci basamak hekimleri, Allergic rhinitis, Quality of life, Primary care physicians
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Aile Hekimliği Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET AMAÇ: Bu çalışmada, birinci basamak sağlık hizmetlerine başvuran alerjik rinit tanılı erişkin bireylerde semptom şiddeti ile yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi ve sosyodemografik özellikler, klinik bulgular ve yaşam tarzı faktörlerinin bu ilişki üzerindeki etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Kesitsel, tanımlayıcı ve gözlemsel tipte planlanan bu çalışma, 01.09.2025–01.11.2025 tarihleri arasında İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Şişli Eğitim Aile Sağlığı Merkezi'nde yürütülmüştür. Çalışmaya daha önce rinit tanısı almış 18 yaş ve üzerindeki 159 birey dahil edilmiştir. Katılımcılara sosyodemografik veri formu, Total Nazal Semptom Skoru (TNSS), ARIA (Allergic Rhinitis and its Impact on Asthma) sınıflaması ve Türkçe geçerlilik güvenilirliği yapılmış Rinitle Yaşam Kalitesi Ölçeği (RYKÖ) uygulanmıştır. Veriler uygun istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiştir. BULGULAR: Katılımcıların yaş ortalaması 38,11±13,00 yıl olup %71,7'si kadındı. Olguların %58,5'i intermittan, %41,5'i persistan rinit grubunda yer alırken, %74,8'i orta-şiddetli alerjik rinit olarak sınıflandırılmıştır. Ortalama TNSS puanı 6,48±2,94, ortalama RYKÖ puanı ise 26,34±14,61 olarak bulunmuştur. Semptomların en sık ilkbahar döneminde görüldüğü saptanmıştır. Katılımcıların %59,7'si burun şikâyetlerine bağlı uyku bozukluğu, %55,3'ü ise günlük aktivitelerinde etkilenme bildirmiştir. TNSS ile RYKÖ arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Yaş ile hem semptom şiddeti hem de yaşam kalitesi etkilenimi arasında negatif korelasyon saptanmıştır. Çok değişkenli regresyon analizinde TNSS toplam puanı ve ARIA şiddet sınıflaması, yaşam kalitesini bağımsız olarak etkileyen değişkenler olarak belirlenmiştir. SONUÇ: Alerjik rinit, birinci basamakta sık karşılaşılan ve yaşam kalitesini belirgin düzeyde etkileyen kronik bir hastalıktır. Semptom şiddetindeki artışın yaşam kalitesinde bozulma ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Özellikle orta-şiddetli hastalık grubunda yaşam kalitesi etkilenimi daha belirgindir. Birinci basamakta alerjik rinitli bireylerin değerlendirilmesinde semptom şiddeti, hastalık şiddeti ve yaşam kalitesi birlikte ele alınmalı; hastaların bütüncül yaklaşımla izlenmesi ve yönetilmesi sağlanmalıdır.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT THE PREVALENCE OF ALLERGIC RHINITIS IN PRIMARY CARE AND ITS IMPACT ON QUALITY OF LIFE AIM: The aim of this study was to evaluate the relationship between symptom severity and quality of life in adults diagnosed with allergic rhinitis in a primary care setting and to investigate the effects of sociodemographic characteristics, clinical features, and lifestyle factors on this relationship. PATIENTS AND METHODS: This cross-sectional, descriptive, and observational study was conducted between September 1 and November 1, 2025, at the Şişli Training Family Health Center affiliated with Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu City Hospital, Istanbul. A total of 159 adults aged 18 years and older with a previous diagnosis of rhinitis were included. Participants completed a sociodemographic questionnaire, the Total Nasal Symptom Score (TNSS), the Allergic Rhinitis and its Impact on Asthma (ARIA) classification, and the validated Turkish version of the Rhinitis Quality of Life Questionnaire (RQLQ). Statistical analyses were performed using appropriate methods. RESULTS: The mean age of the participants was 38.11±13.00 years, and 71.7% were female. According to ARIA classification, 58.5% had intermittent rhinitis and 41.5% had persistent rhinitis, while 74.8% were classified as having moderate to severe allergic rhinitis. The mean TNSS score was 6.48±2.94 and the mean RQLQ score was 26.34±14.61. Symptoms were reported most frequently during the spring season. Sleep disturbance related to nasal symptoms was reported by 59.7% of participants, while 55.3% reported impairment in daily activities. A significant positive correlation was found between TNSS and RQLQ scores. Age was negatively correlated with both symptom severity and quality of life impairment. Multivariate regression analysis identified TNSS total score and ARIA severity classification as independent predictors of quality of life impairment. CONCLUSION: Allergic rhinitis is a common chronic condition encountered in primary care and has a substantial impact on quality of life. Increased symptom severity was associated with greater impairment in quality of life. Quality of life deterioration was particularly pronounced among patients with moderate-to-severe disease. Assessment of symptom burden, disease severity, and quality of life should be integrated into the routine management of allergic rhinitis patients in primary care to ensure a comprehensive and patient-centered approach.

Benzer Tezler

  1. İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu'nun kültür ve eğitim kavramı üzerine bir inceleme

    An Examination of the concepts of culture and education of Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu

    ABDULLAH DİKİCİ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Eğitim ve ÖğretimUludağ Üniversitesi

    Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SUAT ANAR

  2. Sanayi politikaları ve planlı dönemde imalat sanayine etkileri

    Başlık çevirisi yok

    AHMET CAFOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    EkonomiGazi Üniversitesi

    Endüstri Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YALÇIN EROL

  3. Pulmoner hipertansiyon etyopatogenezinde prostasiklin ve lökotrien C4'ün rolü

    Possible role of leukotrien C4 and prostacyclin in the development of pulmonary hypertension

    ÜLKÜ AYBERK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı