Geri Dön

Kardiyometabolik risk göstergeleri olan aterojenik plazma indeksi ve trigliserid glukoz indeksinin atrial fibrilasyon tanısı olan ile olmayan hastalarda kıyaslanması ve klinik sonlanımlarla ilişkisi

Comparison of cardiometabolic risk indicators: atherogenic index of plasma and triglyceride glucose index in patients with and without atrial fibrillation and their relationship with clinical outcomes

  1. Tez No: 1022820
  2. Yazar: YUSIF ABBASOV
  3. Danışmanlar: PROF. DR. CEM BOSTAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa
  10. Enstitü: Kardiyoloji Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Kardiyoloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Bu çalışmanın amacı; kardiyak ve metabolik hastalığı olan bireylerde kullanılan Aterojenik Plazma İndeksi (AIP) ve Trigliserid Glukoz (TyG) indeksinin, atriyal fibrilasyon (AF) tanısı olan ve olmayan hastalar arasında kıyaslanması; bu değerlerin Türk popülasyonundaki seyrinin ve atriyal fibrilasyon hastalarının klinik sonlanımlarıyla ilişkisinin değerlendirilmesidir. GEREÇ VE YÖNTEM: Bu kesitsel çalışmaya, 833 AF hastası ve 790 kontrol grubu olmak üzere toplam 1623 katılımcı dahil edildi. AF hastaları; paroksismal (n=416) ve persistan (n=417) olmak üzere iki alt gruba ayrıldı. Biyokimyasal ve klinik veriler retrospektif olarak taranarak indeks değerleri hesaplandı. BULGULAR: Grupların ekokardiyografik ve biyokimyasal verileri incelendiğinde; sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) AF grubunda kontrol grubuna göre düşük bulunurken, sol atriyum çapı (LAd) ve sol ventrikül diyastol sonu çapı (LVd) AF hastalarında daha yüksek saptanmıştır. Sol ventrikül diyastolik disfonksiyonu (LVDD) prevalansı AF grubunda yüksek bulunmuş; TAPSE, sistolik pulmoner arter basıncı (sPAB) ve TAPSE/sPAB oranı açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark gözlenmiştir. TyG ve AIP değerlerinin AF tanılı hastalarda kontrol grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edilmiş; ancak AF alt grupları arasında anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Metabolik indekslerin klinik sonlanımlar üzerindeki etkisi değerlendirildiğinde hem kalp yetersizliği hem de hızlı ventrikül yanıtlı AF nedeniyle tekrarlayan hastaneye yatışlar ve serebrovasküler olay/tromboemboli öyküsü ile güçlü bir ilişki sergilediği görülmüştür. Çok değişkenli lojistik regresyon modelinde sol atriyum çapı, LVEF ve ileri yaşın AF ile ilişkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuş; TyG ve AIP, AF gelişimi için güçlü bağımsız risk faktörleri olarak saptanmıştır. SONUÇ: AIP ve TyG indekslerinin klinik pratikte birer tarama ve izlem parametresi olarak kullanılması, AF riski taşıyan hastaların erken dönemde saptanmasına ve kişiselleştirilmiş tedavi stratejilerinin geliştirilmesine önemli katkılar sağlayabilir. Bu yaklaşım, ek bir laboratuvar maliyeti gerektirmeksizin klinisyenlere hastanın metabolik ve kardiyovasküler profilini özetleyen objektif bir veri sunmaktadır. Bu metabolik göstergelerin rutin izleme dahil edilmesi, AF'nin uzun dönemli morbidite yükünü hafifletme potansiyeline sahiptir. Yine de bu indekslerin zamansal değişimlerinin, sağlıklı bireylerde AF insidansını ne ölçüde öngördüğünü inceleyen geniş ölçekli prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

OBJECTIVE: The aim of this study is to compare the Atherogenic Index of Plasma (AIP) and the Triglyceride Glucose (TyG) index, used in individuals with cardiac and metabolic diseases between patients with and without a diagnosis of atrial fibrillation (AF); and to evaluate the distribution of these values in the Turkish population along with their relationship to clinical outcomes in AF patients. MATERIALS AND METHODS: A total of 1,623 participants, including 833 AF patients and 790 control subjects, were included in this cross-sectional study. AF patients were divided into two subgroups: paroxysmal (n=416) and persistent (n=417). Biochemical and clinical data were retrospectively reviewed, and index values were calculated. RESULTS: Evaluation of echocardiographic and biochemical data revealed that left ventricular ejection fraction (LVEF) was lower in the AF group compared to the control group, while left atrial diameter (LAd) and left ventricular end-diastolic diameter (LVd) were significantly higher in AF patients. The prevalence of left ventricular diastolic dysfunction (LVDD) was higher in the AF group; statistically significant differences were observed between the groups regarding TAPSE, systolic pulmonary artery pressure (sPAP), and the TAPSE/sPAP ratio. TyG and AIP values were significantly higher in patients diagnosed with AF compared to the control group, while no significant difference was found between AF subgroups. When the impact of metabolic indices on clinical outcomes was evaluated, a strong association was observed with recurrent hospitalizations due to both heart failure and AF with rapid ventricular response, as well as a history of cerebrovascular events/thromboembolism. In the multivariate logistic regression model, left atrial diameter, LVEF, and advanced age were significantly associated with AF, while TyG and AIP were identified as strong independent risk factors for the development of AF. CONCLUSION: The use of AIP and TyG indices in clinical practice as screening and monitoring parameters may significantly contribute to the early detection of patients at risk for AF and the development of personalized treatment strategies. This approach provides clinicians with objective data summarizing the patient's metabolic and cardiovascular profile without requiring additional laboratory costs. Incorporating these metabolic indicators into routine monitoring has the potential to alleviate the long-term morbidity burden of AF. Nevertheless, large-scale prospective studies are needed to examine the extent to which temporal changes in these indices predict the incidence of AF in healthy individuals.

Benzer Tezler

  1. Primer hiperparatiroidili hastalarda paratiroidektominin kardiyometabolik risk faktörleri üzerine etkisinin değerlendirilmesine yönelik prospektif çalışma

    Evaluation of the effects of parathyroidectomy on cardiometabolic risk factors in patients with primary hyperparathyroidism: A prospective study

    KAYAHAN TEKİNŞEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    KardiyolojiGaziantep Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÖKHAN ALTUNBAŞ

  2. Hiperprolaktinemili hastalarda prolaktin düzeyi ve adenom özellikleri ile metabolik belirteçler arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi: Retrospektif bir analiz

    Evaluation of the relationship between prolactin levels, adenoma characteristics and metabolic markers in patients with hyperprolactinemia: A retrospective analysis

    MEHMET ERDEM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıKaradeniz Teknik Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUHAMMET CÜNEYT BİLGİNER

  3. Tip 2 diyabet tanılı 40-69 yaş arası bireylerde score2-diabetes ile kardiyovasküler hastalık riskinin diyabet öz bakımı ve algılanan stres ile ilişkisi

    The relationship of score2-diabetes cardiovascular disease risk with diabetes self-care and perceived stress in individuals aged 40–69 years with type 2 diabetes

    RABİA DERYA KİBAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEŞİDE GÜNDÜZÖZ

  4. Metabolik disfonksiyonla ilişkili steatotik karaciğer hastalığının (masld), noninvaziv skorlar, serum biyobelirteçleri ve ultrasonografiye dayalı kantitatif karaciğer yağ ölçümü ile değerlendirilmesi

    Assessment of metabolic dysfunction–associated steatotic liver disease (masld) using non-invasive scores, serum biomarkers, and ultrasound-based quantitative liver fat measurement

    LEYLA IBRAHIMKHANLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    BiyokimyaGazi Üniversitesi

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KÜBRANUR ÜNAL

  5. Tip 2 diyabetli hastalarda SGLT-2 inhibitörlerinin FIB-4 skoru ve abdominal yağlanma üzerine etkisi: 6 aylık retrospektif değerlendirme

    The effect of SGLT-2 inhibitors on FIB-4 score and abdominal fat in patients with Type 2 diabetes: A 6-month retrospective evaluation

    ELİF TUĞÇE EKEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Aile Hekimliğiİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET SARGIN