Geri Dön

Acil servise kalp yetmezliği semptomları ile başvuran hastalarda laktatın hemoglobine oranının kötü prognozla ilişkisinin incelenmesi

An investigation of the association between the lactate-to-hemoglobin ratio and poor prognosis in patients presenting to the emergency department with symptoms of heart failure

  1. Tez No: 1023083
  2. Yazar: KÜBRA NİHAL DEVECİ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. CANER SAĞLAM, DR. ŞAKİR HAKAN AKSU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Kalp yetmezliği, laktat/hemoglobin oranı, hastane içi mortalite, acil servis, prognostik belirteç, Heart failure, lactate-to-hemoglobin ratio, in-hospital mortality, emergency department, prognostic biomarker
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Kalp yetmezliği, acil servise başvurular arasında önemli bir yer tutan ve yüksek mortalite ile morbidite riski taşıyan klinik bir sendromdur. Acil serviste bu hastaların erken dönemde risk sınıflamasının yapılması, yatış ve tedavi kararları açısından önemlidir. Laktat düzeyi doku hipoperfüzyonu ve hücresel stresin; hemoglobin ise oksijen taşıma kapasitesinin önemli göstergelerindendir. Bu çalışmada, acil servise kalp yetmezliği semptomları ile başvuran hastalarda laktat/hemoglobin oranının olumsuz klinik sonlanımlar ve hastane içi mortalite ile ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, İzmir Şehir Hastanesi Acil Tıp Kliniği'nde yürütülen tek merkezli, retrospektif, gözlemsel bir kohort çalışmasıdır. 16.10.2023–31.12.2024 tarihleri arasında acil servise kalp yetmezliği semptomları ile başvuran 18 yaş ve üzeri hastalar değerlendirildi. Dışlama kriterleri uygulandıktan sonra toplam 429 hasta analize dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, vital bulguları, komorbiditeleri, laboratuvar sonuçları, elektrokardiyografi ve ekokardiyografi bulguları ile klinik sonlanımları kaydedildi. Olumsuz sonlanım; taburculuk dışı acil servis sonlanımı olarak servis yatışı, yoğun bakım yatışı veya acil serviste ölüm şeklinde tanımlandı. Hastane içi mortalite ayrıca değerlendirildi. Laktat/hemoglobin oranının sonlanımları öngörme performansı ROC analizi ile değerlendirildi. Hastane içi mortalite ile ilişkili değişkenler univariate ve multivariate lojistik regresyon analizleri ile incelendi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 429 hastanın medyan yaşı 76 yıl olup, hastaların 237'si (%55,2) erkekti. Olumsuz sonlanım 203 hastada (%47,3) gelişirken, hastane içi mortalite 28 hastada (%6,5) görüldü. Laktat/hemoglobin oranı olumsuz sonlanım gelişen hastalarda anlamlı olarak daha yüksekti [0,157 (0,111–0,219) vs. 0,139 (0,108–0,195); p=0,035]. Hastane içi mortalite gelişen hastalarda da laktat/hemoglobin oranı anlamlı olarak daha yüksek bulundu [0,198 (0,131–0,283) vs. 0,148 (0,109–0,198); p=0,007]. ROC analizinde laktat/hemoglobin oranının olumsuz sonlanımı öngörmedeki AUC değeri 0,559 (%95 GA: 0,504–0,613; p=0,035), hastane içi mortaliteyi öngörmedeki AUC değeri ise 0,652 (%95 GA: 0,539–0,765; p=0,007) olarak saptandı. Hastane içi mortalite için optimum kesme değeri 0,22 olarak belirlendi. Bu eşik değerde sensitivite %46,4, spesifisite %81,8, pozitif prediktif değer %15,1 ve negatif prediktif değer %95,6 idi. Multivariate lojistik regresyon analizinde yaş, bilinç durumu değişikliği ve sistolik kan basıncı için düzeltme yapıldıktan sonra laktat/hemoglobin oranı hastane içi mortalite ile bağımsız olarak ilişkili bulundu (düzeltilmiş OR: 1,36; %95 GA: 1,04–1,78; p=0,025). Yaş, bilinç durumu değişikliği, sistolik kan basıncı ve laktat/hemoglobin oranını içeren modelin hastane içi mortaliteyi öngörmedeki AUC değeri 0,820 (%95 GA: 0,746–0,894; p<0,001) olarak bulundu. Sonuç: Acil servise kalp yetmezliği semptomları ile başvuran hastalarda laktat/hemoglobin oranı, olumsuz klinik sonlanımlar ve özellikle hastane içi mortalite ile anlamlı ilişki göstermektedir. Laktat/hemoglobin oranı tek başına sınırlı düzeyde ayırt edici performansa sahip olmakla birlikte, klinik değişkenlerle birlikte değerlendirildiğinde hastane içi mortalite riskinin belirlenmesine katkı sağlayabilecek pratik ve kolay hesaplanabilir bir biyobelirteç adayıdır. Bu bulguların daha geniş, çok merkezli ve prospektif çalışmalarla doğrulanması gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: Heart failure is a common clinical syndrome among emergency department presentations and is associated with substantial morbidity and mortality. Early risk stratification in the emergency department is important for treatment and disposition decisions. Lactate reflects tissue hypoperfusion and cellular stress, whereas hemoglobin represents oxygen-carrying capacity. This study aimed to evaluate the association between the lactate-to-hemoglobin ratio and adverse clinical outcomes and in-hospital mortality in patients presenting to the emergency department with symptoms of heart failure. Materials and Methods: This was a single-center, retrospective, observational cohort study conducted in the Emergency Medicine Clinic of Izmir City Hospital. Adult patients aged 18 years and older who presented to the emergency department with symptoms of heart failure between October 16, 2023 and December 31, 2024 were evaluated. After applying the exclusion criteria, 429 patients were included in the final analysis. Demographic characteristics, vital signs, comorbidities, laboratory results, electrocardiographic and echocardiographic findings, and clinical outcomes were recorded. Adverse outcome was defined as a non-discharge emergency department outcome, including ward admission, intensive care unit admission, or death in the emergency department. In-hospital mortality was evaluated separately. The predictive performance of the lactate-to-hemoglobin ratio was assessed using receiver operating characteristic curve analysis. Variables associated with in-hospital mortality were evaluated using univariate and multivariate logistic regression analyses. Results: A total of 429 patients were included in the study. The median age was 76 years, and 237 patients (55.2%) were male. Adverse outcomes occurred in 203 patients (47.3%), and in-hospital mortality occurred in 28 patients (6.5%). The lactate-to-hemoglobin ratio was significantly higher in patients with adverse outcomes compared with those without adverse outcomes [0.157 (0.111–0.219) vs. 0.139 (0.108–0.195); p=0.035]. It was also significantly higher in patients who died during hospitalization [0.198 (0.131–0.283) vs. 0.148 (0.109–0.198); p=0.007]. In ROC analysis, the AUC of the lactate-to-hemoglobin ratio for predicting adverse outcomes was 0.559 (95% CI: 0.504–0.613; p=0.035), whereas the AUC for predicting in-hospital mortality was 0.652 (95% CI: 0.539–0.765; p=0.007). The optimal cut-off value for in-hospital mortality was 0.22, with a sensitivity of 46.4%, specificity of 81.8%, positive predictive value of 15.1%, and negative predictive value of 95.6%. In multivariate logistic regression analysis, after adjustment for age, altered mental status, and systolic blood pressure, the lactate-to-hemoglobin ratio remained independently associated with in-hospital mortality (adjusted OR: 1.36; 95% CI: 1.04–1.78; p=0.025). The model including age, altered mental status, systolic blood pressure, and the lactate-to-hemoglobin ratio demonstrated good discriminatory performance for in-hospital mortality, with an AUC of 0.820 (95% CI: 0.746–0.894; p<0.001). Conclusion: In patients presenting to the emergency department with symptoms of heart failure, the lactate-to-hemoglobin ratio was significantly associated with adverse clinical outcomes and, more prominently, with in-hospital mortality. Although the lactate-to-hemoglobin ratio alone showed limited discriminatory performance, it may serve as a practical and easily obtainable biomarker that contributes to mortality risk assessment when evaluated together with clinical variables. Further prospective, multicenter studies are needed to validate these findings.

Benzer Tezler

  1. Acil servise kalp yetmezliği semptomları ile başvuran hastalara uygulanan diüretik tedavi neticesinde karşılaşılabilecek akut böbrek yetmezliği tablosunu önceden belirlemede; TIMP-2 ve IGFBP7'nin rolü

    Gorgulu s, early determination of acute kidney failure as a result of diuretic treatment administered to patients presenting to the emergency department with cardiac failure symptoms; the role of TIMP-2 and IGFBP7,

    SİNAN GÖRGÜLÜ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    İlk ve Acil YardımHacettepe Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NALAN METİN AKSU

  2. Akut dekompanse kalp yetmezliği ile acil servise başvuran erişkin hastalarda idrar nötrofil jelatinaz ilişkili lipokalin (NJİL) düzeylerinin hastaların diüretik tedavi dozunu ve akut böbrek hasarı gelişmini belirlemedeki tanısal değerinin incelenmesi.

    Evaluation of urine neutrofil gelatinase associated lipocalin (NGAL)levels to predict the diüretic dose requirement and acute kidney injury (AKI) in adult patients presenting to the emergency department with acute decompansated hearth failure.

    CANAN AYCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    NefrolojiHacettepe Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MİNE DURUSU TANRIÖVER

  3. Acil servise başvuran kalp yetmezliği hastalarında SPO2/FİO2 oranı ile mortalite, hospitalizasyon ve tekrar başvuru arasındaki ilişki

    Evaluation of effectiveness of the SPO2/FİO2 (SF) ratio in predicting hospitalization, mortality and revisit in patients presenting to the emergency department with heart failure

    DUYGU ARSLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Acil TıpSağlık Bakanlığı

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ VOLKAN ÜLKER

  4. Akut kalp yetmezliği sebebiyle acil servise başvuran hastalarda mortalite belirteci olarak laktat düzeyi/serum albümin oranının kullanılması

    The use of lactate level/serum albumin ratio as a mortality indicator in patients presenting to the emergency department due to acute heart failure

    ONUR KOCAMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Acil TıpSağlık Bakanlığı

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ASIM ENES ÖZBEK

  5. Acil servise başvuran bilgisayarlı tomografi çekimi sırasında intravenöz kontrast madde kullanılan hastalarda kontrast madde nefropatisi ve allerjik reaksiyon gelişiminin retrospektif analizi

    Contrast induced nephropathy and retrospective analyses of allergic reaction in patients who consulted to emergency department and who were given intravenous contrast material during computed tomography scan

    İBRAHİM ÇALTEKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    İlk ve Acil Yardımİzmir Katip Çelebi Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERDEN EROL ÜNLÜER