Geri Dön

Birinci derece yakını prostat kanseri olan erkeklerin kanser kaygı düzeylerinin tarama testlerine etkisi

The effect of cancer anxiety levels of men with a first-degree relative with prostate cancer on screening tests

  1. Tez No: 1023917
  2. Yazar: MEHMET ALİ ÖZCAN
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ KADRİYE NİLAY GENÇ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Hemşirelik, Nursing
  6. Anahtar Kelimeler: Aile öyküsü, kanser kaygısı, prostat kanseri, tarama davranışı, üroloji, Cancer anxiety, family history, prostate cancer, screening behavior, urology
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Fenerbahçe Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Hemşirelik Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: İç Hastalıkları Hemşireliği Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Araştırma, birinci derece yakınlarında prostat kanseri tanısı bulunan erkeklerde prostat kanseri tarama testlerine katılım ile kanser kaygısı düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, 01.09.2025–31.12.2025 tarihleri arasında İstanbul'da bulunan bir eğitim ve araştırma hastanesinin üroloji servisinde yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini, aynı tarihler arasında üroloji servisinde prostat kanseri tanısı ile tedavi gören hastaların birinci derece erkek yakınlarından araştırma ölçütlerini karşılayan bireyler oluşturmuştur. Veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan“Tanıtıcı Bilgi Formu”ile“Kanser Kaygı Ölçeği”kullanılarak yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra ki kare testi, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi ve lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma bulgularında, prostat kanseri açısından yüksek risk grubunda yer alan katılımcılarda tarama testlerine katılım oranının düşük olduğu, buna karşın tarama yaptırma isteğinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Kanser kaygısı arttıkça prostat kanseri tarama testlerine katılım ve Prostat Spesifik Antijen testi yaptırma eğiliminin arttığı saptanmıştır. Lojistik regresyon analizi, kanser kaygısının tarama davranışını bağımsız ve anlamlı düzeyde yordadığını göstermiştir (p<0,001). Araştırma sonuçları, prostat kanseri tarama programlarının planlanması ve uygulanmasında yalnızca biyolojik risk faktörlerinin değil, bireylerin psikolojik özelliklerinin ve kanser kaygısı düzeylerinin de dikkate alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda geliştirilecek eğitim ve danışmanlık programlarının, tarama davranışlarını artırarak prostat kanserinin erken tanısına katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.

Özet (Çeviri)

This study was conducted to determine the relationship between participation in prostate cancer screening tests and cancer worry levels among men with a first-degree relative diagnosed with prostate cancer. The study was carried out between September 1, 2025, and December 31, 2025, in the urology department of a training and research hospital in Istanbul, Türkiye. The study population consisted of first-degree male relatives of patients receiving treatment for prostate cancer in the urology department during the study period who met the inclusion criteria. Data were collected through face-to-face interviews using the Descriptive Information Form developed by the researcher and the Cancer Worry Scale. Data were analyzed using descriptive statistics, the chi-square test, independent samples t-test, one-way analysis of variance , and logistic regression analysis. Statistical significance was set at p < 0.05. The findings revealed that, although the participants were at high risk for prostate cancer, participation in prostate cancer screening tests was low, while willingness to undergo screening was high. Higher levels of cancer worry were associated with increased participation in prostate cancer screening and a greater likelihood of undergoing the Prostate-Specific Antigen (PSA) test. Logistic regression analysis showed that cancer worry was an independent and significant predictor of screening behavior (p < 0.001). The findings suggest that psychological factors, particularly cancer worry, should be considered alongside biological risk factors in the planning and implementation of prostate cancer screening programs. Educational and counseling interventions addressing these factors may contribute to increasing screening participation and promoting the early detection of prostate cancer.

Benzer Tezler

  1. Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi

    The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma

    HACI HASAN ESEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    PatolojiSelçuk Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK

  2. Akciğer metastazlarında primer tümör kaynağının yapay zeka algoritmaları ile değerlendirilmesi

    Evaluation of primary tumor origin in lung metastases with artificial intelligence algorithms

    ABDUSSELİM ADİL PEKER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Radyoloji ve Nükleer TıpBezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALPAY ALKAN

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHMET ALİ GÜLTEKİN

  3. Kanser hastasına bakım veren birinci derece aile yakınlarında kanser teşhisi sonrasında yaşam tarzı değişikliğinin değerlendirilmesi

    The evaluation of health behaviour changes in first degree relative caregivers of cancer patients after the diagnosis of cancer.

    DİDEM ŞENER DEDE

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    OnkolojiHacettepe Üniversitesi

    Kanser Epidemiyolojisi Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KADİR MUTLU HAYRAN