Geri Dön

Pelvik MRG'de hematopoetik kemik iliği değişiklikleri ve metastaz ayrımında kantitatif T1 ağırlıklı ve T2 ağırlıklı ölçümlerin tanısal gücü

The diagnostic power of quantitative T1-weighted and T2-weighted measurements in differentiating hematopoietic bone marrow changes and metastases in pelvic MRI

  1. Tez No: 1024326
  2. Yazar: BÜŞRA ÖZTÜRK
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ELİF AKTAŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı kanser hastalarında pelvis kemiklerinde metastaz ile hematopoetik kemik iliği değişikliklerinin ayırıcı tanısında, konvansiyonel T1 ağırlıklı (T1A) ve yağ baskılı T2 ağırlıklı (FS T2A) manyetik rezonans görüntüleme (MRG) sekanslarından elde edilen kalitatif ve kantitatif ölçümlerin tanısal değerini araştırmaktır. Ayrıca kantitatif ölçümlere dayalı güvenilir kesim noktalarının belirlenmesiyle, günlük klinik uygulamada ileri görüntüleme yöntemlerine olan ihtiyacın azaltılması hedeflenmiştir. Materyal ve Metot: Bu retrospektif çalışmaya primer kanser tanısı bulunan ve pelvis MRG incelemesi yapılan histopatoloji ve radyolojik takip verileri doğrultusunda metastaz veya hematopoetik kemik iliği değişikliği tanısı alan toplam 100 hasta (51 metastaz, 49 hematopoetik kemik iliği değişikliği) dahil edilmiştir. Tüm olgular hastanemizde bulunan 1,5 Tesla MRG cihazında çekilen T1A ve FS T2A sekanslar ile değerlendirilmiştir. Kalitatif değerlendirmede her iki sekans üzerinden lezyonların kas ve normal kemik iliği ile karşılaştırmalı görsel evrelemesi yapılmış, gruplar arasındaki farklar Fisher'ın kesin testi ile analiz edilmiştir. Kantitatif değerlendirme için lezyonun T1A ve FS T2A görüntülerdeki sinyal intensiteleri ile birlikte T1A lezyon/kas, FS T2A lezyon/kas ve FS T2A lezyon/normal kemik iliği oranları hesaplanmış ve gruplar arasındaki karşılaştırmalar Mann–Whitney U testi kullanılarak yapılmıştır. Tanısal performansın değerlendirilmesi amacıyla ROC eğrileri oluşturulmuş ve her bir parametre için en uygun kesim noktaları belirlenmiştir. Hem kalitatif değerlendirme hem de kantitatif ölçümler iki farklı radyolog tarafından bağımsız olarak yapılmış olup gözlemciler arası ve gözlemci içi uyum, sınıf içi korelasyon katsayısı ile doğrulanmıştır. Bulgular: Metastaz ve hematopoetik kemik iliği değişikliği grupları arasında yaş, cinsiyet ve sigara kullanımı açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. Ancak semptom varlığı, primer tümör tipi ve eşlik eden diğer metastazların varlığı açısından iki grup arasında anlamlı farklılık izlenmiştir (p<0,05). Metastaz grubunda semptom varlığı daha yüksek oranda saptanmış olup, primer tümör dağılımında meme, prostat ve akciğer kanserleri ön planda yer almıştır. Laboratuvar ix parametreleri değerlendirildiğinde, hemoglobin ve trombosit düzeyleri açısından gruplar arasında anlamlı fark izlenmezken, ALP ve LDH düzeyleri metastaz grubunda anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Kalitatif değerlendirmede, metastaz grubu T1A sekanslarda kasa göre hipointens ve FS T2A sekanslarda kas ve normal kemik iliğine göre belirgin hiperintens sinyal özelliği gösterirken, hematopoetik kemik iliği değişikliği grubunda T1A sekansında izointens ve FS T2A sekansında düşük-orta intens görünüm daha sık izlenmiştir(p<0,001). Bununla birlikte, gözlemciler arası uyum T1A sekanslarında zayıf-orta, FS T2A sekanslarında ise orta-yüksek düzeyde bulunmuştur. Tüm kantitatif parametreler metastaz ve hematopoetik kemik iliği değişikliği grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermiştir (p<0,001). Metastaz grubunda T1A lezyon sinyali ve T1A lezyon/kas oranı daha düşük, buna karşılık FS T2A lezyon sinyali ile FS T2A tabanlı oranlar daha yüksek bulunmuştur. ROC analizinde, T1A lezyon/kas oranı AUC=0,856 ile en yüksek ayırıcı gücü sergilemiş ve ≤1,39 kesim noktasında %84,3 duyarlılık ve %79,6 seçicilik sağlamıştır. FS T2A lezyon/kas ve FS T2A lezyon/normal kemik iliği oranları ise ek tanısal katkı sunarak çok parametreli değerlendirmenin önemini ortaya koymuştur. Sonuç: Pelvis kemik iliğinde konvansiyonel T1A ve FS T2A MRG sekanslarından elde edilen kantitatif oranlar, metastaz ile hematopoetik kemik iliği değişikliklerinin ayırıcı tanısında ileri incelemeye gerek duyulmadan yüksek tanısal performans ve tekrarlanabilirlik sunmaktadır. Özellikle T1A lezyon/kas oranı klinik pratikte güvenilir, kolay erişilebilir ve uygulanabilir bir kantitatif değerlendirme aracı olarak öne çıkmaktadır. Ancak literatürde kantitatif oranlar için bildirilen farklı kesim değerleri sebebiyle bu parametrelerin klinik kullanıma daha güvenli biçimde entegre edilebilmesi için, daha geniş örneklemli ve prospektif çalışmalarla desteklenmesi gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

Purpose: This study aims to investigate the diagnostic value of qualitative and quantitative measurements obtained from conventional T1-weighted (T1A) and fat-suppressed T2-weighted (FS T2A) magnetic resonance imaging (MRI) sequences in the differential diagnosis of metastasis in the pelvic bones and hematopoietic bone marrow changes in cancer patients. Furthermore, the study aims to reduce the need for advanced imaging methods in daily clinical practice by determining reliable cutoff points based on quantitative measurements. Materials and Methods: This retrospective study included a total of 100 patients (51 metastases, 49 hematopoietic bone marrow changes) with a primary cancer diagnosis who underwent pelvic MRI and were diagnosed with metastasis or hematopoietic bone marrow changes based on histopathology and radiological follow-up. All cases were evaluated using T1A and FS T2A sequences obtained on the 1.5 Tesla MRI machine available in our hospital. In the qualitative evaluation, visual staging of lesions relative to muscle and normal bone marrow was performed using both sequences, and differences between groups were analyzed using Fisher's exact test. For quantitative evaluation, the signal intensities of the lesion in T1A and FS T2A images, along with the T1A lesion/muscle, FS T2A lesion/muscle, and FS T2A lesion/normal bone marrow ratios were calculated, and comparisons between groups were made using the Mann–Whitney U test. To evaluate diagnostic performance, ROC curves were created, and the most appropriate cutoff points were determined for each parameter. Both qualitative and quantitative measurements were performed independently by two different radiologists, and inter-observer and intra-observer agreement were confirmed using the intraclass correlation coefficient. Results: No statistically significant differences were found between the metastasis and hematopoietic bone marrow alteration groups in terms of age, gender, and smoking. However, significant differences were observed between the two groups in terms of symptom presence, primary tumor type, and the presence of other accompanying metastases (p<0.05). The presence of symptoms was more frequently observed in the metastasis group, and breast, prostate, and lung cancers were xi predominant in the distribution of primary tumors. When laboratory parameters were evaluated, no significant differences were observed between the groups in terms of hemoglobin and platelet levels, while ALP and LDH levels were significantly higher in the metastasis group (p<0.05). In qualitative evaluation, the metastasis group showed a hypointense signal compared to muscle in T1A sequences and a significantly hyperintense signal compared to muscle and normal bone marrow in FS T2A sequences, while the hematopoietic bone marrow alteration group showed an isointense appearance in T1A sequences and a low-to-medium intensity appearance in FS T2A sequences more frequently (p<0.001). However, inter-observer agreement was found to be weak-to-moderate in T1A sequences and moderate-to-high in FS T2A sequences. All quantitative parameters showed statistically significant differences between the metastasis and hematopoietic bone marrow alteration groups (p<0.001). In the metastasis group, the T1A lesion signal and T1A lesion/muscle ratio were lower, while the FS T2A lesion signal and FS T2A-based ratios were higher. In ROC analysis, the T1A lesion/muscle ratio exhibited the highest discriminatory power with AUC=0.856, providing 84.3% sensitivity and 79.6% specificity at a cutoff point of ≤1.39. The FS T2A lesion/muscle and FS T2A lesion/normal bone marrow ratios provided additional diagnostic contributions, highlighting the importance of multiparameter evaluation. Conclusion: Quantitative ratios obtained from conventional T1A and FS T2A MRI sequences in pelvic bone marrow offer high diagnostic performance and reproducibility in the differential diagnosis of metastasis and hematopoietic bone marrow changes without the need for further investigation. In particular, the T1A lesion/muscle ratio stands out as a reliable, easily accessible, and applicable quantitative assessment tool in clinical practice. However, due to the different cutoff values reported for quantitative ratios in the literature, these parameters need to be supported by larger sample sizes and prospective studies to be more safely integrated into clinical use.

Benzer Tezler

  1. Sakroilyak MRG'de pelvik konjesyon lehine bulguların prevalansı

    Prevalence of findings on sacroiliac MRİ in favor of pelvic congestion

    GULNAR AGHAYEVA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Radyoloji ve Nükleer TıpHacettepe Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. ÜSTÜN AYDINGÖZ

  2. Ankilozan spondilit hastalarında sakroiliak eklem MRG'de yapısal değişikliklerin saptanmasında gözlemciler arası uyumun değerlendirilmesi ve pelvik radyografi bulguları ile karşılaştırılması

    Evaluation of inter-observer reliability in determination of structural lesions on sacroiliac MRG and comparision with pelvic radiography findings in patients with Ankylosis spondylitis

    CEMAL AYDIN GÜNDOĞMUŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Radyoloji ve Nükleer TıpMarmara Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ONUR BUĞDAYCI

    PROF. DR. GAZANFER EKİNCİ

  3. Plasenta adezyon bozukluklarında pelvik MRG'de insizyon hattındaki dikey yapışma mesafesi, plasentanın adezyon alanındaki en ve plasentanın servikse uzunluğunun 2 boyutlu tespitinin operasyon sonuçlarını öngörmedeki etkisi

    In placental adhesion disorders, the predictive effects of the vertical adhesion distance on the incision line as observed in the pelvic MRI examination, the 2D-determination of the width of the placenta in the adhesion area, and the distance of the placenta to the cervix on the prediction of the surgical outcomes

    AHMET FIRTINA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NEFİSE TANRIDAN OKCU

  4. Pelvik kitlelerin malign - benign ayırımında difüzyon ağırlıklı MRG bulguları

    Diffusion weighted MRI findings for differentiation malign and benign pelvic masses

    MEHTAP BALABAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Radyoloji ve Nükleer TıpFırat Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERCAN KOCAKOÇ

  5. Pelvik organ prolapsusu olan ve urge inkontinans saptanan hastaların pre ve post-operatif MRG ile değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    GÜLCAN YAZICI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖNAY YALÇIN