Farklı çevrelerde bazı soya (Glycine max (L.) Merr.) genotiplerinde agronomik ve kalite özelliklerindeki değişimlerin ve stabilitenin incelenmesi
Investigation of changes and stability in agronomic and quality traits of some soybean (Glycine max (L.) Merr.) genotypes in different environments
- Tez No: 1024329
- Danışmanlar: PROF. DR. ÖZDEN ÖZTÜRK
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Ziraat, Agriculture
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Selçuk Üniversitesi
- Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Tarla Bitkileri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu araştırma, dokuz soya genotipinin (Glycine max (L.) Merr.) (Adel, AG 3546, Arısoy, Atlas 3616, CYD 3446, Çevik, Planet, Samsoy ve WK 9) farklı çevre koşullarındaki agronomik ve kalite özelliklerinin belirlenmesi ile stabilite durumlarının ortaya konulması amacıyla yürütülmüştür. Denemeler, 2021 ve 2022 yıllarında Konya İli Meram İlçesi'nde ana ürün, Mersin İli Tarsus İlçesi'nde ise ikinci ürün koşullarında Tesadüf Blokları Deneme Deseni'ne göre dört tekerrürlü olarak kurulmuştur. Araştırmada; çiçeklenme süresi, vejetasyon süresi, yatma, bitki boyu, ilk bakla yüksekliği, bitkide bakla sayısı, bin tohum ağırlığı, tohum verimi, ham yağ oranı, ham protein oranı, ham yağ verimi, ham protein verimi ve yağ asitleri kompozisyonu özellikleri incelenmiştir. Elde edilen veriler varyans analizine tabi tutulmuş; ayrıca genotiplerin çevresel değişimlere karşı gösterdikleri tepkilerin belirlenmesi amacıyla stabilite analizleri gerçekleştirilmiştir. Varyans analizi sonuçlarına göre, incelenen özelliklerin büyük kısmında“GenotipxYer”interaksiyonunun istatistiki olarak önemli olduğu belirlenmiştir. İki yılın ortalaması olarak; çiçeklenme süresi Konya lokasyonunda 64.3–67.7 gün, Tarsus lokasyonunda 40.7–53.3 gün arasında değişim göstermiştir. Vejetasyon süresi Konya'da 153.9–166.7 gün, Tarsus'ta 100.8–108.1 gün arasında belirlenmiştir. Bitki boyu Konya ve Tarsus lokasyonlarında sırasıyla, 82.1–90.6 cm ve 77.4–92.9 cm arasında değişirken; ilk bakla yüksekliği Konya'da 12.6–13.9 cm, Tarsus'ta 13.8–16.3 cm arasında belirlenmiştir. Bitkide bakla sayısının Konya ve Tarsus lokasyonlarında sırasıyla, 37.0–71.2 adet ve 35.5–46.7 adet arasında tespit edildiği çalışmada bin tohum ağırlığı ise Konya'da 160.6–198.1 g, Tarsus'ta ise 138.6–174.1 g arasında değişmiştir. Tohum verimi bakımından genotipler Konya lokasyonunda ortalama 429.5–533.4 kg/da, Tarsus lokasyonunda ise 420.2–433.0 kg/da arasında değerler almıştır. İki lokasyon ortalamasına göre AG 3546 genotipi 537.9 kg/da ile en yüksek tohum verimine sahip genotip olarak belirlenmiştir. İki yıl ortalama sonuçları göre kalite özellikleri bakımından Konya lokasyonunda ham yağ oranı %19.5–21.7, Tarsus lokasyonunda %21.8–22.0, ham protein oranı Konya lokasyonunda %38.2–43.5, Tarsus lokasyonunda %41.4–41.5 arasında değişmiş ve Tarsus lokasyonunda denemeye alınan soya genotiplerinin ham yağ ve ham protein oranlarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Ham yağ verimi Konya'da 83.7–93.7 kg/da, Tarsus'ta 92.1–95.0 kg/da; ham protein verimi ise sırasıyla, 164.3–186.9 kg/da ve 173.5–179.7 kg/da arasında değişmiştir. Yağ asitleri kompozisyonu analiz sonuçları, tüm genotiplerde en yüksek orana sahip yağ asidinin linoleik asit olduğunu ve %50.56–56.61 arasında değerler aldığını göstermiştir.“GenotipxYer”etkileşimlerinin belirlenmesinde kullanılan farklı stabilite parametreleri (CVi, Wi ve bi) birlikte değerlendirildiğinde; agronomik ve fenolojik karakterler bakımından çeşitlerin stabilite eğilimlerinin farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Tarımsal üretimde en kritik seleksiyon kriteri olan tohum verimi stabilitesi dikkate alındığında; Çevik genotipi hem Wricke ekovalans (Wi) parametresine göre yüksek kararlılık sergilemiş hem de Eberhart ve Russell modelinde ideal dinamik stabilite kriteri olan bi = 1.00 değerine ulaşmıştır. Bu bulgu, Çevik çeşidinin değişen çevre koşullarına karşı tolerans yeteneğinin yüksek olduğunu ve tüm lokasyonlarda stabil bir verim potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Tohum veriminde statik (biyolojik) bir kararlılık ve düşük varyasyon arzulanan stabil çevreler için ise Francis ve Kannenberg indeksine göre Arısoy çeşidi öne çıkmaktadır. Fenolojik özellikler (çiçeklenme ve vejetasyon süresi) yönünden erken gelişim veya iklimsel risklere karşı stabil bir vejetatif dönem hedefleyen programlar için ise Francis ve Kannenberg modeline göre Adel, Wricke ekovalans modeline göre ise CYD 3446 ve Atlas 3616 çeşitlerinin ıslah ve üretim materyali olarak kullanılması önerilmektedir. Sentezlenen bu veriler ışığında, geniş adaptasyon yeteneği ve tohum verimindeki ideal agronomik stabilitesi nedeniyle Çevik genotipi, genel üretim alanları için tavsiye edilebilecek en güvenilir çeşit olarak belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, Konya gibi yüksek rakımlı ve serin iklim koşullarına sahip bölgelerde ana ürün soya yetiştiriciliğinin başarıyla yapılabileceği; Tarsus gibi Akdeniz iklim koşullarına sahip bölgelerde ise ikinci ürün olarak yüksek kaliteli soya üretiminin mümkün olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Üretim güvenliğinin ön planda olduğu bölgelerde Çevik ve Atlas 3616 genotiplerinin, yüksek verim potansiyeline sahip çevre koşullarında ise AG 3546 genotipinin tercih edilebileceği değerlendirilmiştir.
Özet (Çeviri)
This study was conducted to determine the agronomic and quality characteristics of nine soybean (Glycine max (L.) Merr.) genotypes (Adel, AG 3546, Arısoy, Atlas 3616, CYD 3446, Çevik, Planet, Samsoy, and WK 9) under different environmental conditions and to evaluate their stability performance. Field experiments were carried out during the 2021 and 2022 growing seasons under main-crop conditions in Meram district of Konya Province and second-crop conditions in Tarsus district of Mersin Province, Türkiye, using a randomized complete block design with four replications. The investigated traits included days to flowering, days to maturity, lodging, plant height, first pod height, number of pods per plant, 1000-seed weight, seed yield, crude oil content, crude protein content, crude oil yield, crude protein yield, and fatty acid composition. The experimental data were subjected to analysis of variance (ANOVA), and stability analyses were performed to determine the responses of the genotypes to environmental variation. Analysis of variance revealed that the genotype × location interaction was statistically significant for most of the investigated traits. Based on the two-year averages, days to flowering ranged from 64.3 to 67.7 days in Konya and from 40.7 to 53.3 days in Tarsus. Days to maturity varied between 153.9 and 166.7 days in Konya and between 100.8 and 108.1 days in Tarsus. Plant height ranged from 82.1 to 90.6 cm in Konya and from 77.4 to 92.9 cm in Tarsus, whereas first pod height varied between 12.6 and 13.9 cm in Konya and between 13.8 and 16.3 cm in Tarsus. The number of pods per plant ranged from 37.0 to 71.2 in Konya and from 35.5 to 46.7 in Tarsus. Likewise, 1000-seed weight varied between 160.6 and 198.1 g in Konya and between 138.6 and 174.1 g in Tarsus. Regarding seed yield, genotype means ranged from 429.5 to 533.4 kg da⁻¹ in Konya and from 420.2 to 433.0 kg da⁻¹ in Tarsus. Across environments, AG 3546 produced the highest mean seed yield (537.9 kg da⁻¹). With respect to quality traits, the two-year average crude oil content ranged from 19.5% to 21.7% in Konya and from 21.8% to 22.0% in Tarsus, whereas crude protein content varied between 38.2% and 43.5% in Konya and between 41.4% and 41.5% in Tarsus. Overall, soybean genotypes grown in Tarsus exhibited higher crude oil and crude protein contents than those cultivated in Konya. Crude oil yield ranged from 83.7 to 93.7 kg da⁻¹ in Konya and from 92.1 to 95.0 kg da⁻¹ in Tarsus, while crude protein yield ranged from 164.3 to 186.9 kg da⁻¹ and from 173.5 to 179.7 kg da⁻¹, respectively. Fatty acid composition analysis indicated that linoleic acid was the predominant fatty acid in all genotypes, accounting for 50.56–56.61% of the total fatty acids. When different stability parameters (coefficient of variation index, CVi; Wricke's ecovalence, Wi; and the regression coefficient, bi) were evaluated together, genotype stability patterns differed considerably among agronomic and phenological traits. Considering seed yield stability, which represents one of the most important selection criteria in soybean breeding, the Çevik genotype exhibited superior stability according to Wricke's ecovalence (Wi) and achieved the ideal dynamic stability criterion (bi = 1.00) according to the Eberhart and Russell model. These findings indicate that the Çevik genotype possesses high tolerance to environmental variation and maintains stable yield performance across different environments. For stable environments where static (biological) stability and minimum variation are preferred, the Arısoy cultivar was identified as the most suitable genotype according to the Francis and Kannenberg stability index. Regarding phenological traits (flowering and maturity duration), Adel was identified as the most suitable genotype according to the Francis and Kannenberg model, whereas CYD 3446 and Atlas 3616 were identified according to Wricke's ecovalence model as promising breeding and production materials for programs targeting early development or stable vegetative growth under climatic risk conditions. Based on the combined evaluation of all stability parameters, the Çevik genotype was identified as the most reliable cultivar for general cultivation owing to its broad adaptability and superior agronomic stability in seed yield. The results further demonstrated that soybean can be successfully cultivated as a main crop in high-altitude, relatively cool environments such as Konya, whereas high-quality soybean production as a second crop is feasible under Mediterranean climatic conditions such as those of Tarsus. Accordingly, Çevik and Atlas 3616 are recommended for regions where production stability is the primary objective, while AG 3546 is recommended for environments with high yield potential.
Benzer Tezler
- Kuru incirlerde küf florası ve aflatoksigenik küflerin saptanması
Başlık çevirisi yok
SİBEL BÜYÜKŞİRİN
- Physicochemical and functional properties of Phaseolus coccineus L. protein isolate obtained by isoelectric precipitation method.
İzoelektrik çöktürme metodu ile elde edilen Phaseolus coccineus L. protein izolatının fizikokimyasal ve fonksiyonel özellikleri
SEÇİL BAL BATIR
Yüksek Lisans
İngilizce
2018
Gıda Mühendisliğiİstanbul Teknik ÜniversitesiGıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BERAAT ÖZÇELİK
- Çok doymamış yağ asitleri bakımından zengin alg ilave edilen yemlerin levrek (Dicentrarchus albrax L., 1758)'de büyüme performansı ve vücut komposizyonuna etkisi
Effects of pufa (Polyunsaturated fatty acids) enriched algae added diets on growth and body composition of sea bass (Dicentrarchus labrax L., 1758)
KAMİL MERT ERYALÇIN
Yüksek Lisans
Türkçe
2006
Su Ürünleriİstanbul ÜniversitesiSu Ürünleri Yetiştiriciliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ERDAL ŞENER
- Farklı çevrelerde yetiştirilen yemeklik sakız fasulyesi (Cyamopsis tetragonoloba L.) genotiplerinin bazı tane özelliklerinin incelenmesi
Investigation of some seed characteristics of Edible cluster Bean (Cyamopsis tetragonoloba L.) genotypes grown in different environments
HAKAN KÜÇÜK
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
ZiraatÇanakkale Onsekiz Mart ÜniversitesiTarla Bitkileri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEVLÜT AKÇURA
- Gümüşhane'de farklı çevrelerde yetiştirilmiş bazı kışlık ekmeklik buğday genotiplerinin antioksidan kapasitelerinin belirlenmesi
Determination of antioxidant capacities of some winter bread wheat genotypes growth under different environments in Gumushane province
ADEM İKTÜ
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
Gıda MühendisliğiGümüşhane ÜniversitesiGıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FEVZİ TOPAL
DOÇ. DR. BİLGE BAHAR