Geri Dön

Fıkıh usûlü-meânî ilişkisi (Bâbertî örneği)

The relationship between usûl al-fiqh and maânî (the case of Bâbertî)

  1. Tez No: 1025498
  2. Yazar: OSMAN MATPAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET BİRSİN
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Din, Religion
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İnönü Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışma, fıkıh usûlü ile belâgat ilimlerinin bir alt disiplini olan meânî arasındaki ilişkiyi Ekmelüddin el-Bâbertî örneği üzerinden incelemeyi amaçlamaktadır. İslâmî ilimlerin temel hedefi olan Kur'ân ve Sünnet'in doğru anlaşılması sürecinde lafız-anlam ilişkisi merkezi bir konumda yer almakta; bu ilişki hem fıkıh usûlü hem de meânî ilmi tarafından farklı perspektiflerden ele alınmaktadır. Tezin temel iddiası, meânî ilminin fıkıh usûlünü etkilediği gibi, fıkıh usûlünün de meânî ve belâgat ilimlerini etkilediği; hatta bazı durumlarda fıkıh usûlünün, belâgat âlimlerinin ele almadığı meseleleri daha sistematik biçimde incelediğidir. Bu bağlamda çalışmada, Bâbertî'nin söz konusu etkileşimi her iki disipline ait eserlerinde ne ölçüde ve nasıl uyguladığı incelenmektedir. Böylece, iki disiplin arasındaki ilişkinin tek yönlü değil, çok yönlü ve dinamik bir etkileşim niteliği taşıdığı ortaya konulmaktadır. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi benimsenmiştir. Bu çerçevede fıkıh usûlü ve meânî ilmine dair klasik kaynaklar ile Bâbertî'nin her iki alana ait eserleri sistematik biçimde incelenmiş; elde edilen veriler karşılaştırmalı bir perspektifle değerlendirilerek iki disiplin arasındaki kesişim ve ayrışma noktaları tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla müsned–müsnedün ileyh, haber–inşâ, emir–nehiy, umûm–husûs, mefhûm, hasr, istisnâ ve tearuz–tercih gibi her iki disiplinin ortak inceleme alanına giren meseleler ekseninde söz konusu ilişki analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda, fıkıh usûlü ile meânî ilmi arasında karşılıklı bir etkileşim bulunduğu; bu etkileşimin yalnızca meânî ilminin fıkıh usûlü üzerindeki etkisiyle sınırlı kalmayıp fıkıh usûlünün de meânî literatürünü besleyen bir kaynak işlevi gördüğü tespit edilmiştir. Ayrıca Bâbertî'nin, her iki disiplini birlikte kullanan yaklaşımıyla bu etkileşimi sistematik biçimde yansıttığı sonucuna ulaşılmıştır.

Özet (Çeviri)

This study aims to examine the relationship between usûl al-fiqh and maânî, a sub-discipline of rhetoric (balāgha), through the example of Ekmelüddīn al-Bābartī. In the process of correctly understanding the Qur'an and the Sunnah—the primary objective of Islamic sciences—the relationship between wording and meaning occupies a central position. This relationship is addressed from different perspectives by both uṣūl al-fiqh and the science of maānī. The main argument of the dissertation is that, just as the science of maānī has influenced uṣūl al-fiqh, uṣūl al-fiqh has also influenced maānī and rhetoric. Moreover, in some cases, usūl al-fiqh has examined certain issues more systematically than rhetoricians, including topics not extensively addressed in rhetorical literature. In this context, the study analyzes to what extent and in what manner Bābartī applied this reciprocal interaction in his works belonging to both disciplines. Thus, it demonstrates that the relationship between these two fields is not unidirectional but rather reciprocal and dynamic. In this research, qualitative methods—namely document analysis—have been employed. Primarily focusing on Bābartī's works, classical literature of usūl al-fiqh and rhetoric has been examined. The relationship between the two disciplines has been analyzed through shared topics such as musnad–musnad ilayh, khabar–inshāʾ, command–prohibition (amr–nahy), general–particular (ʿumūm–khuṣūṣ), implication (mafhum), restriction (ḥaṣr), exception (istisnāʾ), and conflict and preference (taʿāruḍ–tarjīḥ). The study concludes that there is a reciprocal interaction between uṣūl al-fiqh and the science of maānī. This interaction is not limited to the influence of the science of maānī on uṣūl al-fiqh; rather, uṣūl al-fiqh also serves as a source that enriches the literature of maānī. Furthermore, the study demonstrates that al-Bābartī systematically reflects this interaction through his methodological approach, which integrates both disciplines.

Benzer Tezler

  1. el-Burhan ve el-İtkan adlı eserlerin tefsir metodolojisi bakımından değerlendirilmesi

    Evaluation of the works of el Burhan and el Itkan in terms of interpretation (exegesis) methodology

    HARUN BEKİROĞLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    DinSelçuk Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET SAİT ŞİMŞEK

  2. Meâni ve usûl-i fıkıh ilminde emir-nehiy

    Command and prohibition in the science of meaning and usul-i fiqh

    İHSAN GÜZEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Dinİzmir Katip Çelebi Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ADEM ÇALAR

  3. El-Erbaîn fî Usûli'd-Dîn ekseninde Râzî ve Karâfî arasında nübüvvet tartışmaları

    Debates on prophethood between al-Razi̇ and al-Qarafi̇ axi̇s around al-Arba'i̇n fi̇ Usul al-Di̇n

    ALİRIZA FURKAN ÖZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    DinNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET EMİN GÜNEL

  4. Hanefi usulcülerine göre nazmın delâleti

    Dalalat of statement according to the Hanafi scholars of usul al-fiqh

    HÜSEYİN OKUR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    DinUludağ Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ KAYA

  5. Nisa sûresi 105-115 âyetlerin İslâm Hukuku açısından yorumu

    Interpretation of surah 4 nisa, verses 105-115 in context of İslamic Law

    ÖMER ZAHİD ASLAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    DinÇukurova Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ FATİH ORHAN