Uzun kemik kapalı kırıklarında iyileşme sürecinin biyokimyasal kemik göstergeleriyle izlenmesi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 111873
- Danışmanlar: Belirtilmemiş.
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Biyokimya, Biochemistry
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2002
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Biyokimya Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Günümüzde yaşam süresinin uzaması ile birlikte kemik hastalıkları önemli sağlık sorunları oluşturmaktadır. Kemik turnoverinin biyokimyasal göstergelerinin klinikte kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Noninvaziv olması ve hızlı sonuç elde edilmesi, bu konuda son yıllarda çok sayıda araştırma yapılmasını sağlamıştır. Bu araştırmalar kemiğin sadece normal metabolizması sırasında değil, kırık iyileşmesi sürecinde de hücre ve matriks düzeyinde incelenmesine yöneliktir. Bu tez çalışmasında uzun kemik kapalı kırıklı hastalarda, kırık iyileşme sürecinin biyokimyasal kemik göstergeleriyle değerlendirmesini amaçladık. Yaşları 20-40 arası 15'i sağlıklı kontrol, 25'i uzun kemik kapalı kırıklı toplam 40 olgu çalışmaya alındı. Hastalardan kan ve idrar örnekleri kırıktan hemen sonra hastaneye başvuru anında (O.Kan), kırık sonrası 10.gün (I.Kan), kırık sonrası 20.gün (2. Kan), kırık sonrası 30.gün (3. Kan) alındı. Kemik yapım göstergelerinden olan serum osteokalsin (BGP), Total alkali fosfataz (TALP) ve kemik spesifik izoenzimi (BALP) ; kemik yıkım göstergelerinden serum p CrossLaps, idrar deoksipiridinyum DPDve kalsiyumu (Ca+2) ; serum kalsiyum (Ca+2), fosfor (P) ve magnezyum (Mg) düzeyleri ölçüldü. Biyokimyasal yapım göstergelerinden BGP, TALP ve BALP düzeylerinde kırık iyileşme sürecinde istatistiksel düzeyde fark bulunmadı. BGP'nin O.Kan'ı kontrolle (p<0.05), TALP'in O.Kanı kontrolle (p<0.05) istatistiksel düzeyde anlamlı bulundu. Kırık sonrası alınan kan ve idrar örneklerinde, kemik yıkım göstergelerinden serum (3 CrossLaps, idrar DPD ve idrar Ca+2 düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu. Serum p CrossLaps O.Kan'ı ve idrar Ca+2 0. idrarı kontrole göre istatistiksel düzeyde anlamlı yükseklik bulundu (p<0.01). idrar DPD 0. İdrar" ı ve kontrol arasında istatistiksel düzeyde anlamlılık belirlenmedi. O.Kan'da Ca+2 (p<0.001) ve P (p<0.01) düzeyleri kontrole göre istatistiksel olarak anlamlı belirgin düşüklük, Mg (p<0.001) kontrole göre belirgin yükseklik bulundu. Sonuç olarak kemik yıkım göstergelerinde osteonekroza bağlı olarak kırık sonrası 10. ve 20. günlerde istatistiksel olarak anlamlı artış bulundu. Kemik formasyonunu gösteren kallus radyografik olarak 20. günden sonra tesbit edildi. Kırık sonrası 30. günde istatistiksel olarak anlamlı olmayan kemik yapım göstergelerinde artma belirlendi.
Özet (Çeviri)
SUMMARY Today, as the life time has prolonged, bone diseases have became important health problems. The use of biochemical markers of bone turnover is getting more widely used. Being noninvasive and rapid, this issue has been the subject of studies in recent years. These studies targeted not only normal metabolism of bone but also fracture healing at cellular and matrix level. In this study, we aimed to examine the bone healing process with bone markers in long bone dosed fracture patients. 15 healthy controls and 25 long bone closed fracture patients, total 40 cases, aged between 20-40, were studied. Consecutive peripheral venous blood samples and urine samples were drawn from all patients at O.day, 10.day, 20. day, 30.day after the fracture. Levels of bone formation markers, serum osteocalcin (BGP), total alkaline phosphatase (TALP), bone specific isoenzyme (BALP) ; and bone resorption markers, serum (3 CrossLaps, urine deoxypyridinium (DPD), urine calcium and serum calcium, phosphate and magnesium were measured. Levels of biochemical bone formation markers BGP, TALP and BALP were not statistically significant during fracture healing. When 111compared to controls, O.serum levels of BGP (p<0.05) and TALP (p<0.05) were statistically significant. Differences among levels of bone resorption markers, taken after the fracture, serum (3 CrossLaps urine DPD and urine Ca+2 were found statistically significant. O.serum of (3 CrossLaps and 0. urine level of Ca*2 were statistically higher than controls (p<0.01). 0. urine DPD levels did not statistically differ from controls. 0. Serum levels of Ca+2 (p<0.001) and phosphate (p<0.01) were statistically lower than controls and Mg levels were statistically higher. As a result, due to osteonecrosis, bone resorption markers at 10 th and 20 th days of fracture were statistically high. Callus, which is radiologic marker of bone formation was detected after 20 th day of fracture. At 30 th day fracture, bone formation markers were high but not statistically significant. IV
Benzer Tezler
- Bazı sert çekirdekli meyve türlerinde döllenme biyolojisi üzerinde yöntem çalışmaları
Başlık çevirisi yok
ATBİMOĞLU ADALET
- Kuyruk modelleri ve analizi üzerine bir uygulama
Başlık çevirisi yok
DİDEM ÖZPULAT
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
İstatistikEge ÜniversitesiBilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FİKRET İKİZ
- Adolesan intihar girişimlerinin psiko-sosyal nedenleriyle ilgili araştırma
Başlık çevirisi yok
NAZMİYE YÜKSEL
- Gazi tipi eksternal fiksatörlerle yapılan uygulamalarda kırık hattındaki kompresyonun biyomekanik olarak“strain gage”lerle tayini
Başlık çevirisi yok
HÜSEYİN ŞENGÜL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Ortopedi ve TravmatolojiGazi ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ORHAN ASLANOĞLU
- Değişik derim zamanı ve önsoğutmanın Bursa siyahı incir çeşidinin meyve kalitesi ve pazarlama süresi üzerine etkileri
Effects of haruest time and precooling on fruit quality and shelf-life of the fig variety“Bursa siyahı”
FÜSUN GÜRSEL ÇELİKEL