Geri Dön

Appropriation of the“gigantic”: On the relationship between architecture and modern technology

“Devasa”nın özgülenmesi: Mimarlık ve modern teknoloji ilişkisi üzerine

  1. Tez No: 116475
  2. Yazar: ELİF KENDİR
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. EMEL AKÖZER
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Mimarlık, Architecture
  6. Anahtar Kelimeler: Devasa, Mimarlık, Modern Teknoloji, Avangard vı, Gigantic, Architecture, Modern Technology, Avant-garde IV
  7. Yıl: 2001
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Orta Doğu Teknik Üniversitesi
  10. Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Mimarlık Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

öz DEVASANIN ÖZGÜLENMESİ: MİMARLIK VE MODERN TEKNOLOJİ İLİŞKİSİ ÜZERİNE Kendir, Elif Y. Lisans, Mimarlık Bölümü Tez Yöneticisi: Doç. Dr. Emel Aközer Eylül 2001, 119 sayfa. Kavramlar, varolan olguların ya da ilişkilerin göz ardı edilen yönlerini açığa çıkarmak üzere, sözü geçen olgular ya da ilişkiler hakkındaki kemikleşmiş anlayışları ayırt etmek ve değiştirmekte kullanılabilir. Bu çalışma, mimarlık ve modern teknoloji ilişkisine farklı bir bakış açısı getirebilecek devasa (gigantic) kavramına odaklanarak, yalnızca teknolojik gereklerce biçimlendirilmeyen, aynı zamanda mimarlık disiplinine özgü ahlaki-pratik kaygılara da yer veren alternatif bir eylem alanına işaret etmeyi amaçlamaktadır. Yapılan çözümlemenin ilk aşaması, teknoloji anlayışları arasında araçsalcı olmayan ve eleştirel niteliktekileri tanımlamak amacıyla mimarlık ve teknolojiye dair kavramların kökenbilimsel olarak araştırılmasını içerir. Bu noktada, amacın genel teknoloji felsefesinin zaten bilinen alanlarım yeniden keşfetmek değil, genelde inşa edilmiş çevre, ve özelde de mimarlık disiplini açısından yaşamsal önem taşıyan belirli bir niteliği tanımak olduğunu vurgulamak gerekir. Çözümlemenin ikinciaşaması, yirminci yüzyılın başından itibaren yaklaşık otuz yıllık bir süreyi kapsayan ve hem Endüstri Devrimi'nin, hem de Birinci Dünya Savaşı'nın etkilerinin açıkça gözlenebildiği özel bir dönemi inceleyerek modern teknolojinin toplumsal geriplanını ve devasa kavramının ortaya çıkmasını ele almaktadır. Kitlesel üretim ve kitle kültürünün yeni bir öznellik biçimlendirmesi, ve bunun sonucunda mimarlık için de yeni bir tanıma gereksinim duyulması aynı döneme rastlar. Çözümlemenin üçüncü aşamasında, sözü geçen dönemde ortaya çıkan tarihsel avangard olgusu, o sırada gündelik yaşam ile özdeşleştirilen devasa kavramı ile başa çıkmakta ilk örgütlü çaba olarak belirlenmiştir. Çalışmanın bu aşaması modern teknolojinin kültür alanındaki devrimci gizilgücüne işaret etmekte, ve tarihsel avangardın kullandığı tekniklerin bu gücü ortaya çıkarmakta ne derece başarılı olduğunu araştırmaktadır. Bir sonraki bölüm, devasa kavramının doğa ile ilişkilendirildiği ve manzara eğretilemesi aracılığıyla ele alındığı, avangardın ikinci aşaması olarak da tanımlanabilecek, ikinci Dünya Savaşı sonrasına denk gelen dönemdeki mimari ve sanatsal uygulamaları incelemektedir. Sonuç bölümünde, devasa kavramı gelişmiş ülkelerde ikinci Endüstri Devrimi denen durum bağlamında tartışılırken, aynı kavramın Üçüncü Dünya ülkelerinde tamamen farklı bir anlam kazanmasına, ve dolayısıyla bu ülkelerde devasa kavramına dair eleştirel bir anlayış geliştirilmesinin gerekliliğine dikkat çekilmektedir.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT APPROPRIATION OF THE GIGANTIC: ON THE RELATIONSHIP BETWEEN ARCHITECTURE AND MODERN TECHNOLOGY Kendir, Elif M. Arch., Department of Architecture Supervisor: Assoc. Prof. Dr. Emel Aközer September 2001, 1 19 pages. Concepts can be utilized to distinguish and change the ossified notions of existing phenomena or relations in order to reveal their overlooked aspects. By focusing its scope to the concept of the gigantic, this study aims to question the relationship of architecture and modern technology to point to an alternative sphere of action which is not only formed by the so-called technological imperative, but is also informed by the inherent moral-practical concerns of the discipline of architecture. The initial stage of analysis covers an essential etymological investigation of the concepts concerning architecture and technology in order to distinguish critical and non-instrumentalist conceptions of technology. Here, it is important to note that the aim is not to rediscover already known territories of the general philosophy of technology, but rather, to recognize a specific quality that is of critical importance for the built environment in general and for the discipline of architecture in particular. Thesecond stage of the analysis briefly investigates the social background of the modern technology and the emergence of the gigantic by looking at a specific period starting from the turn of the 20* century, covering the following three decades, where, the impact of both the Industrial Revolution and World War 1 was clearly visible. It is in this period that mass production and mass culture define a new subjectivity, which in turn, ask for a redefinition of architecture. In the third stage of analysis, the phenomenon of the historical avant-garde, emerging in the previously delineated period, is defined as the first organized attempt to cope with the gigantic - then formulated as the everyday life. This stage of the present study also hints at the revolutionary potential of modern technology for the domain of culture and investigates to what extent the poetics of the historical avant-garde practices has been successful in revealing this potential. The following section covers the second stage of the avant-garde practices, which belongs to the post World War 2 period, where the gigantic is related to nature, and is articulated in art and architecture through the metaphor of landscape. In the final section, the present day situation of the concept of gigantic is discussed with respect to the so-called Second Industrial Revolution in the developed countries and its changed meaning and necessity for its critical conception in the Third World.

Benzer Tezler

  1. Appropriation of the bathroom in everyday life: Towards a cultural analysis of the contemporary bathroom and its elements

    Gündelik hayatta banyonun dönüşümü: Günümüz banyosunun ve elemanlarının kültürel analizine doğru

    AYSUN AYTAÇ

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2015

    Sosyolojiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Endüstri Ürünleri Tasarımı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞEBNEM TİMUR ÖĞÜT

  2. Appropriation of science fiction elements in postmodern fiction as reflected in Angela Carter's the Passion of New Eve and Jeanette Winterson's The Stone Gods

    Angela Carter'ın The Passion of New Eve ve Jeanette Winterson'ın The Stone Gods romanlarının bilimkurgu öğelerinin postmodern kurguya uyarlanması örneği olarak incelenmesi

    SELİN YILMAZ

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2015

    İngiliz Dili ve EdebiyatıCelal Bayar Üniversitesi

    İngiliz Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. PAPATYA ALKAN GENCA

  3. Christianizing the skyline: Appropriation of the pagan honorary column in early Constantinople

    Erken Bizans Dönemi İstanbul silueti ve pagan anıt sütununun dönüştürülmesi

    PELİN YONCACI ARSLAN

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2015

    MimarlıkUnıversıty Of Calıfornıa Los Angeles

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DIANE FAVRO

  4. The effect of cultural appropriation on attitudes and feelings of african americans

    Kültür yağmacılığının afrikalı amerikalıların tutum ve duyguları üzerindeki etkisi

    ERTUĞRUL GAZİ ERASLAN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2018

    PsikolojiUnıversıty Of Exeter

    Sosyal Psikoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ TERI KIRBY

  5. Appropriation and allocation in the (re) production of public spaces: A survey on three cases from ankara

    Kamusal mekanların (yeniden) üretilmesinde sahiplenme ve tahsis etme: Ankara?dan üç örnek üzerine bir araştırma

    SELCEN ÖZGÜL ÖZKAN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2010

    MimarlıkOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Bölümü

    DOÇ. DR. F. CANA BİLSEL