Farklı formlardaki doksisiklin preparatlarının in vitro ve in vivo etkinlik parametrelerinin deneysel olarak incelenmesi
Experimental determination of invitro and invivo effectiveness of various dosage forms of doxycycline
- Tez No: 129902
- Danışmanlar: PROF. DR. GÖKHAN ALPASLAN
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2003
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gazi Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
103 ÖZET Kontrollü salım sitemlerinin, geleneksel ilaç uygulamalarına pek çok üstünlüğü olduğu gösterilmesine karşın konuyla ilgili çalışmalar incelendiğinde maksillofasiyal cerrahide antibiyotiklerin kontrollü salım sistemleri ile uygulanmasının araştırılmadığı izlenmiştir. Çalışmamızda, antibiyotik proflaksiside kontrollü salım sistemlerinin etkinliğinin araştırılması amaçlanarak, gömülü mandibular 3. molar cerrahisinde, lokal olarak kontrollü salım sağlayan Doksisiklin içeren, biyoadhezif tablet ve vücutta yıkılabilen membran formları, sistemik olarak da konvansiyonel dozaj formu uygulanmıştır. İn vitro ve in vivo deneyler ile bu uygulamalarda, preparat formlarında bulunan Doksisiklinin, salınım hızları ve profilleri karşılaştırılmış, bunun yanı sıra gömülü mandibular 3. molar cerrahisinde bu formlardaki Doksisiklin preparatlarının postoperatif komplikasyonlar üzerindeki etkinliği araştırılmıştır. Ayrıca, bukkal mukozada, uygulanan biyoadhezif tabletlerin olası lokal irritasyonuna bağlı oluşabilecek değişiklikler histopatolojik olarak incelenmiştir. Çalışmamız; Parant skalasına göre gömülü mandibular 3. molar cerrahisi zorluk derecesi birbirine yakın II. ve III. Sınıf, çift taraflı gömülü mandibular 3. molar dişleri olan 20 hasta üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamına alınan yaş ortalaması 20.5 olan hastalar rastgele iki ana deney grubuna ayrıldı. Sağ veya sol bir tarafın gömülü mandibular 3. molarlarının cerrahi çekiminden sonra, birinci gruptaki hastalarda, bukkal mukozaya biyoadhezif tablet, ikinci gruptaki hastalarda yara kapatılmadan önce çekim soketine vücutta yıkılabilen membran uygulandı. Her iki gruptaki deneklere, ikinci operasyondan bir saat önce oral yoldan tek doz 100 mg Doksisiklin kapsül uygulanarak kontrol grubu oluşturuldu. Çalışmamızda klinik olarak ağrı, VAS kullanılarak ve analjezik kullanımı dikkate alınarak; ödem, posteroanterior radyografiler üzerinde belirli parametrelerde yapılan ölçümler ile; trismus, boley pergeli ile interinsizal mesafenin ölçülmesi ile104 değerlendirildi. Ayrıca, hastalar enfeksiyonun lokal ve sistemik bulguları açısından da değerlendirilmiştir. Çalışma grubunda operasyon öncesi ve operasyondan 15, 30, 60, 120, 240, 360 dakika sonra miks tükürük örnekleri alındı. Kontrol grubunda da miks tükürük örnekleri çalışma protokolünde tanımlandığı şekilde elde edildi. Çalışma ve kontrol gruplarında Doksisisiklin analizi için yüksek basınçlı sıvı kromatografi (HPLC) yöntemi kullanıldı. Biyoadhezif tablet ve vücutta yıkılabilen membran formlarından Doksisiklinin yapay tükürük ortamında salımı, spektrofotometrik analiz yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Doksisiklin biyoadhezif tabletlerin mukozada oluşturabileceği değişiklikler, tavşan bukkal mukozasında plasebo tabletler ile karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Ağrının VAS ile değerlendirmesinde; sadece biyoadhezif tablet uygulaması ile vücutta yıkılabilen membran uygulaması arasında, 1. ve 2. günlerde istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuş (p<0.05), biyoadhezif tablet uygulamasında daha düşük ağrı değerleri saptanmıştır. Analjezik kullanımı açısından 3 farklı uygulama arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. Posteroanterior radyografiler üzerinde belirli parametrelerde yapılan ödem değerlendirmesinde; biyoadhezif tablet ile vücutta yıkılabilen membran uygulamaları arasında sadece bir parametrede 2. ve 5. günlerdeki ödem değerleri arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuş (p<0.05), vücutta yıkılabilen membran uygulamasında daha düşük ödem değerleri saptanmıştır. Çalışmamızda, 3 farklı formun uygulandığı operasyonlar arasında trismus açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. Erken ve geç postoperatif dönemde farklı formdaki Doksisiklin preparatlarının uygulandığı hastaların hiçbirinde sistemik enfeksiyon bulgusu izlenmemiştir. Biyoadhezif tablet uygulamasının, alveoliti önlemede diğer dozaj formlarından daha etkili olduğu görülmüştür. Lokal olarak uygulanan Doksisiklin preparatlarına bağlı önemli bir yan etki görülmemiştir.105 HPLC analizi sonuçlarına göre lokal ve sistemik olarak uygulanan preparat formları miks tükürükte postoperatif 6. saate kadar minimum etkin konsantrasyonun üstünde Doksisiklin salımı sağlamıştır. Uygulanan preparat formlarının miks tükürükteki salınım profilleri incelendiğinde, biyoadhezif tabletin postoperatif 2. saate kadar diğer dozaj formlarından daha yüksek Doksisiklin konsantrasyonları sağladığı görülmüştür (p<0.001). Vücutta yıkılabilen membran ile oral kapsül arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar bulunmamıştır. Spektrofotometrik analiz sonuçları yapay tükürük ortamında vücutta yıkılabilen membrandan yaklaşık 2,066 ± 0,255 mg/saat, biyoadhezif tabletden 1,801 ±0,059 mg/saat hızda Doksisiklin salımı olduğunu göstermiştir. İstatistiksel analiz sonucunda iki serinin anlamlı olarak birbirinden farklı olmadığı bulunmuştur. Tavşan bukkal mukozasına uygulanan biyoadhezif tabletlerin kaldırılmasından sonra klinik olarak ülserasyon ve kanama gözlenmemiştir. Histopatolojik olarak, kesitlerde, her iki grupta da bukkal mukozada süperfisyal tabakalarının kaybı gözlenmemiş, sadece hem Doksisiklin biyoadhezif tablet hem de plasebo biyoadhezif tablet uygulanan grupların bazı örneklerinde, gerek epitel yüzeyinde gerekse minör tükürük bezi duktusları çevresinde nötrofilik infiltrasyon izlenmiştir. Her iki grubun bazı örneklerinde nötrofilik infiltrasyonun görülmesi ilk başta BT içeriğindeki polimerlerin irritasyon etkisi gibi görünebilir, ancak BT'lerin uygulama bölgesinde fizyolojik tükürük akışına engel olarak bir kaç saat içinde nötrofil infiltrasyonuna neden olabileceği düşünülmektedir. İn vitro ve in vivo salım sonuçları, klinik ve histopatolojik değerlendirmelere dayanılarak, Doksisiklin biyoadhezif tabletin bukkal mukozaya uygulamasının; etkin, güvenilir, hasta uyumu yüksek bir uygulama olduğu sonucuna varılmıştır. Maksillofasiyal cerrahi uygulamalarda antibiyotik proflaksisinde, Doksisiklin biyoadhezif tablet ve vücutta yıkılabilin membran formlarının lokal uygulamasının konvansiyonel dozaj formunun sistemik uygulamasına alternatif bir yöntem olabileceği106 uygulamaları ile daha düşük dozlarda antibiyotik kullanılarak yan etki görülme sıklığı azaltabilmektedir. Ancak, kontrollü salım sistemlerinin antibiyotik proflaksisi uygulamalarında etkinliğinin anlaşılabilmesi için farklı antibiyotik grupları ile daha kapsamlı çalışmalar yapılması gerekmektedir.
Özet (Çeviri)
107 SUMMARY Although controlled release dosage forms have many advantages to conventional systems, no study have been done to understand the effectiveness of controlled release dosage form of antibiotics in the field of maxillofacial surgery yet. The aim of the present study was to understand the effectiveness of controlled release systems administered for prophylaxis. Therefore, bioadhesive tablets, biodegradable membranes and conventional tablet forms of Doxycycline was administered. Not only in-vitro release rates and properties of the dosage forms were compared; side effects of the so called premedication following the surgical removal of impacted mandibular third molars were investigated as well. Additionally, the histopathological changes of the buccal tissues after the application of bioadhesive tablets to the buccal mucosa was investigated histopathologically. The study groups of the present study comprised of 20 patients whose mean age was 20 years and 6 months. Subjects having bilateral impacted mandibular third molars with surgical difficulty scores of II to III according to the Parant's scale were selected and randomly divided into two study groups. While bioadhesive tablets were applied to buccal mucosa following the surgical removal of mandibular third molars in the first group, biodegredable membranes applied into the alveoler sockets prior to wound closure in the second group. Subjects of the both groups received single dose of 100 mg Doxycycline orally 1 hour prior to the second operations served as controls. Clinically, pain was evaluated by means of VAS and by considering the use of analgesics prescribed. Edema was measured on posteroanterior radiographs by means of tracing the images on designated points, lines and planes. Trismus was calculated by measuring the distance between upper and lower incisor teeth by boley compasses. Local and systemic signs of infection were also evaluated.108 The saliva samples were taken from patients at predefined time intervals (15, 30, 60, 120, 240 and 360 minutes) after application of the dosage forms then, Doxycycline levels in the saliva were determined by High Performance Liquid Chromatography (HPLC). In-vitro release rate and properties of the bioadhesive tablets and biodegradable membranes were also determined using USP paddle method in artificial saliva medium and these samples were analysed spectrofotometrically. The possible histopathlogical changes on the rabbit buccal mucosa due to Doxycycline bioadhesive tablets were investigated comparatively by bioadhesive placebo tablets. Visual Analog Scale (VAS) was the preferred method of evaluating postoperative pain since its efficacy has been proved in the previous studies. Pain scores were found significantly significant (p<0.05) in the first and second days at bioadhesive tablets and biodegradable membrane applications. On the other hand relatively lower scores were obtained following applications of bioadhesive buccal tablets. No statistical significance was observed on analgesic usage for three different applications. While evaluating edema scores were on posteroanterior radiographs, only one out of six parameters was appeared to be significantly different at second and fifth days between bioadhesive tablets and biodegradable membrane applications (p<0.05). Lower levels of edema seemed to be observed in the groups that biodegradable membranes were applied. Trismus scores were not significantly different in the study groups. Signs and symptoms of systemic infection were not observed in the groups. Bioadhesive dosage form was found to be m uch effective to prevent alveolitis then others. No significant side effect was observed following the local application of Doxycycline. Analyses of the saliva samples showed that the antibiotic levels were higher than minimum inhibitory concentration during the first 6 hours in local and systemic application of antibiotic agent. Highest level of antibiotic observed among the groups was109 the bioadhesive tablet that maintained this effect 2 hours postoperatively (p<0.001). Rest of the groups were not found statistically significant. In-vitro release study showed that bioadhesive tablets release the drug with a rate of 1,801±0,059 mg/hour while the biodegradable membranes releasing 2,066 ± 0,255 mg/hour. Bleeding or ulceration of the oral mucosa was not observed after the removal of bioadhesive tablets. Histopathological observations did not indicate any loss of the superficial layers in both placebo and bioadhesive tablet applied groups. Neutrophylic infiltrations were observed in the superficial layers of the epithelium and around the salivary gland ductus in both groups. It can be speculated that the reason for neutrophylic infiltration was due to the blockage of the salivary drainage. Results of the present study showed that the application of the bioadhesive Doxycycline tablets were well tolerated and their application may be an effective and safe for the prophylaxis of impacted mandibular third molar surgery. Controlled release dosage forms employ lower amount of the drug to the action of site. Therefore, its side effect may be observed in lesser extend. Both bioadhesive and biodegradable dosage forms of Doxycycline was found to be an alternative to conventional Doxycycline therapy. Further studies are necessary to disclose the side and unwanted effects of Doxycycline other antibiotics.
Benzer Tezler
- Farklı formlardaki epidermal büyüme faktörü (EGF)'nün yara iyileşmesi üzerine etkisinin histopatolojik olarak araştırılması
The Histopathologic evaluation of the effects of the diffent application forms of epidermal growth factor on wound healing
M. BARIŞ ŞİMŞEK
Doktora
Türkçe
1998
Diş HekimliğiGazi ÜniversitesiAğız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NADİR GÜNGÖR
- Farklı formlardaki kitosan biyopolimerinin yün liflerine uygulanma olanaklarının araştırılması
A research about the utilization of chitosan biopolymer in various forms with wool fibres
GÖRKEM ŞAHAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2014
Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge ÜniversitesiTekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ASLI DEMİR
- Farklı formlardaki nanohidroksiapatitlerin sitotoksik ve genotoksik etkilerinin araştırılması
Investigation of the cytotoxic and genotoxic effects of different forms of nanohydroxyapatites
MERVE GÜNEŞ
- Farklı formlardaki mısır atıklarının toprağın fiziksel özellikleri üzerine etkisi
Impact of different forms of corn biomass on soil physical properti̇es
AYŞE ÇETİN
Doktora
Türkçe
2025
ZiraatSelçuk ÜniversitesiToprak Bilimi ve Bitki Besleme Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CEVDET ŞEKER
- Farklı kimyasal formlardaki (Al₂(SO₄)₃ / AlCl3) alüminyum'un oreochromis niloticus ve clarias gariepinus'un doku ve organlarındaki birikimi ile toksik etkileri
Accumulation and toxic effects in different chemical forms of aluminum ((Al₂(SO₄)₃ / AlCl3) in the tissues and organs of oreochromis niloticus and clarias gariepinus
OĞUZ BAVBEK
Doktora
Türkçe
2024
Balıkçılık TeknolojisiMersin ÜniversitesiSu Ürünleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FAHRİ KARAYAKAR