Geri Dön

Hipertiroidi ayırıcı tanısında tiroid renkli akım doppler ultrasonografik incelemenin değerinin belirlenmesi

Determination of the value of thyroid color flow doppler sonography in the differential diagnosis of hyperthyroidism

  1. Tez No: 129967
  2. Yazar: CÜNEYD ANIL
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MURAT FAİK ERDOĞAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2003
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Konvansiyonel (gri skala) ultrasonografik yöntem, tiroid bezinin morfolojik değerlendirmesinde yeri kanıtlanmış bir görüntüleme tekniğidir. Tirotoksikozlu hastaya yaklaşımda ise, sintigrafi halen standart yöntem olma özelliğini korumaktadır. Yüksek rezolüsyonlu ultrasonografik tekniklerin gelişmesi ile birlikte, özellikle son dekatta renkli akım doppler sonografi (RADS), tiroid patolojilerinin fonksiyonel değerlendirmesinde önem kazanmaktadır (1). Bu çalışmada, RADS'nin hipertiroidizmin ayırıcı tanısmdaki değerinin saptanması amaçlanmıştır. Ayrıca bir ultrasonografik kontrast ajan olan Levovist®'in de tanısal yararının ortaya konması hedeflenmiştir. Çalışmaya, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları polikliniğine başvuran tirotoksikozlu 56 hasta (20 erkek, 36 kadm), kronik tiroiditli (Hashimoto tiroiditi) 9 hasta (3 erkek, 6 kadın) ve ötiroid kontrol grubu olarak 42 hasta (14 erkek, 28 kadm) dahil edilmiştir. Tüm vakalara standart tanı yöntemleri ile tanı konmuş ve tamdan habersiz bir sonografist tarafından önce gri skala ultrasonografı, takiben de RADS incelemesi yapılmıştır. Tiroid bezindeki kanlanma şekilleri, önceden tasarlanmış olan bir sınıflandırmaya göre skorlanmıştır. Ayrıca intratiroidal, perinodüler ve peritiroidal (perikapsüler) damarlardan pik sistolik hız (PSH) ölçümleri yapılmıştır. Hipertiroidili hastalara, bu incelemelerden sonra Levovist® enjeksiyonu yapılarak RADS ile kanlanma şekilleri tekrar değerlendirilmiştir. 23 Graves' hastasının, 9 kronik tiroidit ve 24 ötiroid diffüz guatr (ÖDG) vaka grupları ile karşılaştırılarak yapılan değerlendirmelerinde; Graves' grubunda tiroid bezindeki intratiroidal ve peritiroidal kanlanma şekillerinin, kronik tiroidit (p<0,01) ve ÖDG grubuna göre (p<0,001) anlamlı olarak daha belirgin olduğu saptanmıştır. Yine Graves' grubunun hem ortalama intratiroidal PSH (26,6+9,3 cm/s), hem de ortalama peritiroidal PSH (51,7±8,8 cm/s) değerleri, ÖDG grubu ortalamalarından (intratiroidal PSH; 7,4+3,1 cm/s, peritiroidal PSH; 18,3+3,9 cm/s) anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p<0,001). Graves'lilerin ortalama intratiroidal ve peritiroidal PSH değerleri, kronik tiroiditli vakaların ortalama değerlerinden de (intratiroidal PSH; 7,7+3,6 cm/s; peritiroidal PSH; 20,0+7,2 cm/s) anlamlı olarak yüksek saptanmıştır (p<0,001 ). Kronik tiroidit grubunda kanlanma şekillerinin, ÖDG grubundan anlamlı olarak daha belirgin olduğu bulunmuştur (p<0,05). Graves' grubunda tiroid bez volümü ile kanlanma şekilleri ve ortalama PSH değerleri arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Sıcak nodul ile soğuk nodul gruplarının karşılaştırılmasında; perinodüler kanlanma sıcak nodüllerde, soğuk nodüllere göre anlamlı olarak daha belirgin bulunurken (p<0,01), intranodüler kanlanma şekillerinin her iki grupta nadir olduğu saptanmıştır. Ortalama perinodüler PSH değerleri de, sıcak nodul grubunda soğuk nodul grubundan anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (26±8,3 cm/s'e karşı 10,5±5,4 cm/s, p<0,001). Sıcak nodul grubunda nodul volümü ile kanlanma şekilleri (intranodüler 33kanlanma skoru için p<0,001, r=0,52; perinodüler kanlanma skoru için p<0,01, r=0,47) ve ortalama PSH değerleri (p<0,05; r=0,31) arasında anlamlı ilişki saptanmıştır. Kontrast ajan enjeksiyonu sonrası Graves' grubunda kanlanma şekillerinde anlamlı artışlar olmuştur (intratiroidal için p<0,05; peritiroidal için p<0,01). Sıcak nodüllerde de kontrast enjeksiyonu sonrası hem intranodüler (p<0,01), hem de perinodüler kanlanma şekilleri (p<0,05) anlamlı olarak belirginleşmiştir. Tiroid renkli akım doppler ultrasonografi incelemesi, hipertiroidizmin ayıncı tanısına anlamlı katkılarda bulunabilmektedir. Bu yöntemin tedavisiz Graves' vakalarını ötiroid diflfuz guatr lı ve daha önemlisi gri skala bulguları benzer olan, kronik tiroiditli vakalardan ayırt edebildiği bu çalışma ile gösterilmiştir. Ayrıca çalışmamız sıcak nodul ve soğuk nodul ayrımında anlamlı kanlanma şekil farkları ve pik sistolik hız farkının kullanılabileceğini ortaya koymaktadır. Eğitimli sonografist ve cihaz varlığında ucuz, hızlı, incitici olmayan, kolay uygulanabilir bir görüntüleme tekniği olarak bu yöntem, tüm endokrinoloji kliniklerinde hipertiroidizm ve tirotoksikozun ayıncı tanısında önemli katkıları ile kullanılabilir. 34

Özet (Çeviri)

SUMMARY Conventional (gray scale) sonography is a proven imaging method in the morphologic evaluation of the thyroid gland. Scintigraphy is still the standart method for the evaluation of patients with thyrotoxicosis. The color flow doppler sonography (CFDS) of the thyroid gland in the functional evaluation of the thyroid pathologies is getting more important in the last decade, especially with the development of high resolutional ultrasonographic methods (1). The aim of the present study is to determine the value of CFDS in the differential diagnosis of hyperthyroidism. It was also aimed to reveal the diagnostic utility of Levovist®, which is an ultrasonographic contrast agent. 56 patients (20 male, 36 female) with thyrotoxicosis, 9 patients (3 male, 6 female) with chronic thyroiditis (Hashimoto's thyroiditis), and 42 patients (14 male, 28 female) as euthyroid controls, who had visited the outpatient clinic of the Endocrinology and Metabolic Diseases Department of Ankara University Medical School were included in the study. All cases were diagnosed with standart diagnostic methods, and a gray scale ultrasonography, followed by a CFDS examination was performed to all cases by a sonographist who was unaware of the diagnoses. The vascularization patterns of the thyroid gland were scored according to a preplanned classification. Additionally, peak systolic velocity (PSV) measurements were made from intrathyroidal, perinodular, and perithyroidal (pericapsular) vessels. Additionally, intravenous Levovist® injection was made to each patient with hyperthyroidism, and the vascularization patterns were reevaluated with CFDS examination. The comparison of 23 Graves' patients with 9 chronic thyroiditis and 24 euthyroid diffuse goiter (EDG) cases revealed that, intrathyroidal and perithyroidal vascularization patterns in the thyroid glands of the Graves' patients were significantly more prominent than that of the chronic thyroiditis (p<0,01) and the EDG group (p<0,001). Also, the mean intrathyroidal PSV (26,6±9,3 cm/s) and the mean perithyroidal PSV (51,7±8,8 cm/s) values have been found to be significantly higher than that of the EDG group (intrathyroidal PSV 7,4±3,1 cm/s, perithyroidal PSV 18,3±3,9 cm/s) (p<0,001). The mean intrathyroidal and perithyroidal PSV values of the Graves' group have also been determined to be significantly higher than that of the cases with chronic thyroiditis (intrathyroidal PSV 7,7+3,6 cm/s, perithyroidal PSV 20,0+7,2 cm/s) (p<0,001). The vascularization patterns of the chronic thyroiditis cases were significantly more prominent than that of the EDG group (p<0,05). There was no significant relation between thyroid gland volume and vascularization patterns and the mean PSV values in the Graves' group. The comparison of the hot and the cold nodule groups revealed that perinodular vascularization was significantly more prominent in the hot nodules than the cold nodules (p<0,01) and intranodular vascularization was rare in the two groups. The mean perinodular PSV values were found to be significantly higher in the hot nodule group than that of the cold nodule group (26+8,3 cm/s versus 10,5+5,4 cm/s, p<0,001). Significant correlation has been determined between nodule volume and 35vascularization patterns (p<0,001, r=0,52 for intranodular vascularization scores; p<0,01, r=0,47 for perinodular vascularization scores) and mean PSV values (p<0,05, r=0,31). There have been significant increases in the vascularization patterns in the Graves' patients after the injection of the contrast agent (p<0,05 for intrathyroidal patterns, p<0,01 for perithyroidal patterns). Intranodular (p<0,01) and perinodular vascularization patterns (p<0,05) of the hot nodules have also become significantly more prominent after the injection of the contrast agent. Thyroid color flow doppler examination may find significant application in the differential diagnosis of hyperthyroidism. This study has shown that this method could differentiate the untreated Graves' patients from the cases with euthyroid diffuse goiter, and more importantly, from the cases with chronic thyroiditis who have similar gray scale findings. Our study also shows that significant vascularization pattern differences and peak systolic velocity differences could be used in the differentiation of cold and hot nodules. As a cheap, fast, non-invasive, easily applicable imaging procedure, this method could be used in all endocrinology departments in the presence of an experienced sonographist and the required apparatus. 36

Benzer Tezler

  1. Tirotoksikoz ayırıcı tanısında ARFI (Acoustıc radiation force ımpulse) elastografi'nin değeri

    The value of acoustic radiation force impulse elastography (ARFI) in the diagnosis of thyrotoxicosis

    SERKAN SELVİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. FEYZA YENER ÖZTÜRK

  2. Hipertiroidi olgularının retrospektif olarak değerlendirilmesi

    A retrospective analysis of patients with hyperthyroidism

    MURAT ŞAŞMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıTrakya Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞE ARMAĞAN TUĞRUL

  3. Tirotoksikozda tiroid kan akım parametrelerinin tripleks doppler ultrasonografi ile değerlendirilmesi

    Evaluation of blood flow parameters with triplex doppler ultrasonography in the thyrotoxicosis

    ÖMER KARAKAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Radyoloji ve Nükleer TıpDokuz Eylül Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ENİS İĞCİ

  4. Konjenital hipotiroidi nedeni ile kliniğimize sevk edilen ve konjenital hipotiroidi tanısı alan olguların geriye dönük değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of the patients who were referred to our clinic for congenital hypothyroidism anddiagnosed as congenital hypothyroidism in our clinic

    ELİF TUNÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLAY KARAGÜZEL

  5. Subakut tiroidit tanılı hastaların demografik özellikleri ve laboratuvar verilerinin değerlendirilmesi

    The evaluation of demographic and laboratory analysis of patients witch subacute thyroiditis

    YAKUP ERGÜN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıDicle Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALPASLAN KEMAL TUZCU