Küreselleşme ve yerelleşme dinamiğinde ulus devlet
The Nation state in the light of globalization and localization
- Tez No: 130055
- Danışmanlar: PROF. DR. ZERRİN TOPRAK KARAMAN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Kamu Yönetimi, Public Administration
- Anahtar Kelimeler: Devlet, Küreselleşme, Ulus-devlet, Yerelleşme, Yönetişim, State, Globalization, Nation-state, Decentralization, Governance
- Yıl: 2003
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
1492'de Avrupalılar' m Doğu'nun zenginliklerine ulaşma amacıyla başlattıkları girişimler yeni bir kıtanın keşfiyle sonuçlanmıştır. Amerika'nın keşfinin ardından Avrupa'ya akıtılan altın ve gümüş madenleri ile yeni besin ürünleri Avrupa'daki serveti arttırmış ve aynı zamanda yeni bir sınıfın oluşmasını sağlamıştır. İlk başlarda yeni kıtadan elde edilen ürünlerin ticaretini yapan bu yeni sınıf (burjuvazi) zaman içinde yeni icatları üretime uygulama yoluna gitmiştir. Kısa zaman sonra ticaret burjuvazisi sanayi burjuvazisine dönüşmüş ve gücünü arttırmıştır. Ekonomik gücü ele geçiren burjuvazi, ürettiği ürünlerin satışı sırasında yaşadığı her bir feodal birime farklı bir gümrük vergisi ödeme sorununu monarkları destekleyerek aşmıştır. Monarklara verdiği destek ile mutlak monarşilerin kuruluşunda etkili olan burjuvazi, mutlak monarşilerle birlikte daha homojen bir pazara kavuşmuştur. Bir süre sonra iktidara doğrudan talip olan bu sınıf devrimle iktidarı ele geçirmiştir. Fransız Devrimi ile iktidarı ele geçiren ve ortak alışveriş yasalarını saptayan burjuvazi, ortak hukukun geçerli olduğu sınırlar içinde ulusun ve ulus devletin biçimlenmesinde de birincil aktör olmuştur. Fransız Devrimi'nin ardından Avrupa'da yayılan ulus devlet modeli 1950'den sonra da Üçüncü Dünya'da yaygın devlet modeli haline gelmiştir. Batı'da 2. Dünya Savaşı ardından refah devleti ve üçüncü dünyada ise ulusal kalkınmacılık ile güçlenen ulus devlet 1970'lerle birlikte Fordizm'in Batı'da girdiği krize bağlı olarak sorgulanmaya başlamıştır. Serbestleşme, özelleştirme, kuralsızlaştırmaya bağlı olarak ilerletilen küreselleşme süreci temelde ekonomiktir ve Fordizm'in 1970'lerle birlikte girdiği krizi çözmeye yöneliktir. Bu nedenle sorun ulus devletin sorgulanmasından çok Fordizm'in krizini çözmek amacıyla Üçüncü Dünya pazarlarını hedef pazar seçmesinden ötürü Üçüncü Dünya' nın kalkınmacı devlet modelinin sorgulanmasıdır. Bu bağlamda yerelleşme ile birlikte yürütülen küreselleşmenin sorguladığı devlet modeli genel olarak ulus devlet değil, Üçüncü Dünya'nın kalkınmacı ulus devlet modelleridir.
Özet (Çeviri)
The efforts of the Europeans in order to reach the wealth of the East is resulted in the discovery of a new continent. After the discovery of America, thanks to the gold and silver mines that transferred to Europe and the new food products increased the wealth in Europe and at the same time enabled the establishment of a new class. In the early times, this new class that trades the products which gained from the new continent, in the course of time applied the new inventions to the production. After a while, trade bourgeoisie evolved into industry bourgeoisie and increased its influence. Bourgeoisie that captures the economic power, solved the issue of payment of different tariffs to every feudal unit in the course of the sale of products by supporting the monarchs. Bourgeoisie that was influential in the establishment of the absolute monarchies by its support to the monarchs, reached a more homogenous market. After a while, this class rose to the power. Bourgeoisie that took the power and ascertained common trade rules after the French revolution was the first actor within the borders of the common law in considering the formulation of state and nation state. The nation state model that spread into the Europe after the French revolution became the widespread state model in the Third World after 1950. The nation state that increased its power in West after the Second World War as welfare state and national progress strategies of Third World were interrogated related to the crisis of Fordism in the West in 1970s. Globalisation process that progressed related to liberalisation, privatisation and deregulation is primarily economical and aimed at solution of the crisis of Fordism in 1970s. Since, the issue is the interrogation of the national progress model of Third World rather than the interrogation of nation state. In this connection, the state model that is interrogated by globalisation that is carried out with localisation is generally not the nation state, the progressive nation state model of the Third World.
Benzer Tezler
- Global entegrasyon sürecindeki Türk bankacılık sektöründe banka birleşmelerine olan ihtiyaç ve olası banka birleşmelerinin çerçevesi
Başlık çevirisi yok
M. CÜNEYT SEZGİN
Doktora
Türkçe
2000
İşletmeİstanbul ÜniversitesiUluslararası İşletmecilik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HÜLYA TALU
- Indigenism: The possibility of constructing a paradigmatic myth in the global-modern times-third world situation
Başlık çevirisi yok
HİMMET HÜLÜR
- Mikropellet imalatında çeşitli yöntemlerle yapılan sferinizasyon işlemleri
Başlık çevirisi yok
CANAN OĞAN
Yüksek Lisans
Türkçe
1992
Eczacılık ve FarmakolojiAnkara ÜniversitesiFarmasötik Teknoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. KANDEMİR CANEFE
- Küreselleşme ve ekonomik entegrasyon hareketleri ışığında KEİB (Karadeniz Ekonomik işbirliği Bölgesi)
Başlık çevirisi yok
TUNCAY TURAN TURABOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
1994
Ekonomiİstanbul ÜniversitesiYönetim ve Organizasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YILDIRIM ÖNER
- Güç ve global sistemde rol oynayan aktörler
Başlık çevirisi yok
DENİZ ÜLKE ARIBOĞAN
Doktora
Türkçe
1993
Uluslararası İlişkilerİstanbul ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ESAT ÇAM
- Türkiye'de Cumhuriyet döneminde yükseköğretimin gelişmesindeki önemli aşamalar
Başlık çevirisi yok
AYDOĞAN ATAÜNAL