Erken ve latent dönem sifiliz'in serolojik tanısında western-blot yönteminin değerlendirilmesi
The evaluation of western-blot assay in the serological diagnoses of early and latent syphilis
- Tez No: 158015
- Danışmanlar: PROF.DR. BEKİR KOCAZEYBEK
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Mikrobiyoloji, Microbiology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2004
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışma ile Treponema pallidum western-blot testi ile sifilitik ve nonsifilitik tablolarla antijenler arasındaki ilişkinin saptanması ve western-blot testinin sifiliz tanısındaki performansının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla sifilize ait klinik bulgu ve belirtilere sahip semptomatik ES'li 20 hastadan ayrıca, nonsemptomatik ancak sifiliz için yapılan serolojik testleri pozitif bulunan LS'li 20 olgunun oluşturduğu 40 hasta çalışmaya alınmıştır. Ayrıca kontrol grubu oluşturmak amacıyla çeşitli klinik nedenlerle biyolojik yalancı pozitiflik (BYP)gösteren 20 olgu.diğer spiroket infeksiyonlu olguların (DSİO) oluşturduğu 20 olgu ve sağlıklı kan vericilerinden(SKG) oluşan 20 olgunun oluşturduğu toplam 60 olgu çalışmaya alınmıştır. Çalışma ve kontrol grubu olguların tanısının netleşmesi için nontreponemal ve treponemal testler çalışıldı. Daha sonra çalışmamızda değerlendirilmesi amaçlanan Western-blot(WB) testi çalışıldı. WB IgM testi ile ES'li olgularda en sık(%95) ve WB IgG testi ile LS'li olgularda en sık (%90) saptanan antijen TpN17 antijeni olmuş ve onu TmpA antijeni izlemiştir. ES'li olgularda WBIgM/TpN17 performans parametreleri ;Duyarlılık, özgüllük,PKD,NKD,Doğruluk ve Kappa uyum katsayısı sırasıyla,%95, %100, %100, %97.5, 0.90, LS'li olgu WBIgG/TpN17 performans parametreleri sırasıyla %90, %100, %100,%91, %95, 0.90 olarak bulundu. ES'li hastalarda WB IgM test pozitifliği sayısı SKG'na göre ileri derecede anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p O.001). LS'li olgularla SKG olgular arasında WB IgG test pozitifliği yönünden de ileri derecede anlamlı bir fark belirlenmiştir (p <0.001). ES'li hastalarda WB IgM testinin ve LS'li hastalarda WB IgG testinin performansı, Du:%100, Öz:%100, PKD:%100, NKD:%100, Doğruluk:%100, Kappa(K) :1 olarak bulunmuştur. Kontrol gruplarında ise WB IgM ve IgG testlerinde hiç pozitiflik saptanmamıştır.99 Bu çalışma, rutinde kullanılan nontreponemal ve treponemal testlerin bilinen değişik nedenlere bağlı olarak sifilizin farklı dönemlerinde bazen gösterdikleri tanısal performans yetersizliklerinde ve hastalığın farklı dönemlerinin tayininde WB yönteminin referans bir yöntem olarak kullanılabileceği fikrini vermiştir. Ayrıca çalışmamızda ES' li ve LS'li olgulardan alınan WB IgM ve IgG antijen sıklığı sonuçları, ülkemize özgü suşlarda TpN17 proteininin, sifiliz serokonversiyonunda en etkin antijen olduğunu ve bunu da TmpA' nın izlediğini göstermiştir. Bu sonuçla, T. pallidum suşlannın ülkelere göre antijenik komponentlerinde etkinlik yönünden varyasyon gösterebileceği izlenimi alınmıştır. Ancak 40 sifilizli, 60 kontrol grubu olgusuyla ülkemizde ilk defa yapılan bu çalışma sonuçlarına karşın, sifiliz olgularında ülkemize özgü T. pallidum suşlarında etkin antijen paterninin daha iyi tanımlanabilmesi ve doğal antijenlerden ibaret, kendine özgü pozitiflik kriterlerine sahip ticari kitin daha iyi değerlendirebilmesi için farklı merkezlerde yeni, geniş serili hasta- kontrol çalışmalarının yapılmasının yararlı olacağını düşünmekteyiz.
Özet (Çeviri)
In this study, we aimed to detect the relationship between antigens and syphilitic and non-syphilitic clinical stages, using Western blot (WB) assay and to evaluate the WB assay performance in the diagnosis of syphilis. A total of 40 patients including symptomatic 20 patients with early syphilis (ES) having clinical findings and symptoms and asymptomatic 20 patients with latent syphilis (LS) having positive serological test results for syphilis were included in this study. A total of 60 cases including 20 cases with biological false positiviness (BFP) resulted from various clinical causes and 20 cases with other spirochete infections (COSI) and 20 healthy blood donors (HBD) were included as control groups. Treponemal and non-treponemal tests were performed in order to clarify the diagnosis of study and control groups. Finally; WB assay which we aimed to evaluate its test performance, was applied for all of the groups. The most encountered antigen was TpN17 in ES (95%) and LS (90%) cases using WB IgM and IgG assays, respectively. TmpA antigen was the second most encountered antigen for the same groups. The performance parameters; sensitivity, specificity, positive predictive value (PPV), negative predictive value (NPV), accuracy and kappa coefficient of WB lgM/TpN17 were detected as 95%, 100%, 100%, 100%, 95%, 95%, 97.5% and 0.90 in cases with ES, respectively. The same performance parameters of WB lgG/TpN17 were detected as 90%, 100%, 100%, 91%, 95% and 0.90 in cases with LS, respectively. The positiveness number of WB IgM assay in patients with ES was found significantly higher than cases with HBD (pO.001). It was also found a higher significant difference between cases with ES and HBD for WB IgG assay positiveness (p<0.001). The test performances of WB101 IgM and WB IgG assays in patients with ES and LS, respectively were found as follows; sensitivity: 100%, specificity: 100%, PPV: 100%, NPV: 100%, Accuracy: 100% and Cappa coefficient: 1. It was found any positive result in control groups using WB IgM and IgG assays. This study suggested that, WB assay can be used as a reference method for differentiate the various stages of syphilis, sometimes in the cases with diagnostic insufficiency of routinely used treponemal and non-treponemal tests resulting from known various causes. In addition, the antigen results results of WB IgM and IgG of cases with ES and LS showed that, TpN17 protein was the most effective antigen in the T. pallidum strains specific to our country and the second most effective antigen was TmpA in the syphilis seroconversion. These results suggested that the antigenic components of T. pallidum strains show variations for effectiveness. New extended serial patient-control studies were neeeded for defination of active antigen pattern of T. pallidum strains specific to our country and also to evaluate the commercial WB kit having native antigens and positiveness criteria specific to its own nature in different centers.
Benzer Tezler
- Periviabl dönem erken membran rüptürü olgularının latent periyoduna etki eden faktörlerin belirlenmesi ve yenidoğan sonuçlarının değerlendirilmesi
Determination of the factors affecting the latent period of periviable premature rupture of membranes cases and evaluation of newborn outcomes
SERCAN KANTARCI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ATALAY EKİN
- Erken doğum tehdidinde uygulanan nifedipin ve ritodrin tedavilerinin, anne ve fetüse etkilerinin, klinik ve doppler USG ile karşılaştırılması
The comparison of the effects of ritodrine and nifedipine treatment administered in early labor threat on mother and fetus by means of clinic and doppler USG
BARAN ÖZHAN BAYKAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
Kadın Hastalıkları ve DoğumAtatürk ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. METİN İNGEÇ
- 24-34 hafta arası pprom tanılı gebeliklerde ekspektan yaklaşımın neonatal sonuçlara etkisi
Effect of latency time on neonatal outcome in pregnants diagnosed with pprom between 24-34 weeks
NİLAY YOLCU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DR. BEKİR SITKI İSENLİK
- Anti TNF-α ilaç tedavisi uygulanan enflamatuvar romatizmal hastalarda PPD düzeyinin değişimi
PPD level changes for patients with inflammatory rheumatic diseases treated with anti TNF-α drugs
TAYFUN ÖZDEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonAkdeniz ÜniversitesiFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET İHSAN ARMAN
- 34-37 gebelik haftaları arasında doğum öncesi membran rüptürü olan hastaların maternal ve fetal sonuçları
The maternal and fetal outcomes of patients with preterm premature of membranes between 34-37 weeks of gestation
NİSA SAVAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MUCİZE ERİÇ ÖZDEMİR