Geri Dön

Kronik böbrek yetmezliği hastalarında sol ventrikül hipertrofisinin seyri ve belirleyicileri

The course and the clinical predictors of left ventricular hpertrofisinin seyri ve belirleyicileri

  1. Tez No: 165359
  2. Yazar: BANU AKTAŞ YILMAZ
  3. Danışmanlar: PROF.DR. ŞEHSUVAR ERTÜRK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nefroloji, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: sol ventrikül hipertrofisi, kronik böbrek yetmezliği, hipertansiyon, ayaktan kan basıncı ölçüm yöntemi, inflamasyon. 31, left ventricular hypertrophy, chronic renal failure, hypertension, ambulatory blood pressure measuring, inflammation. 33
  7. Yıl: 2005
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 45

Özet

ÖZET Son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) olan hastalarda renal replasman tedavisinin (RRT) daha başlangıcında klinik olarak ve ekokardiyografi (EKO) bulguları ile kardiyovasküler hastalık prevalansının oldukça yüksek olduğu gösterilmiştir. Bu hasta grubunda, aynı yaş grubundaki böbrek hastalığı olmayan genel topluma göre kardiyak sebepli ölümler 3,5 kat daha fazladır. Diyaliz öncesi hasta grubunun daha yakın izlemi, kardiyovasküler hastalıkların gelişmesini kolaylaştıran risk faktörlerinin daha erken tespit edilmesi ve geri döndürülebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınması sonucunda, morbidite ve mortalite riskini azaltarak, bu hastalara daha sağlıklı bir RRT süreci sağlayabilir. Biz bu çalışmada, KBY'li hastalarda diyaliz öncesi dönemde ekokardiyografik sol ventrikül hipertrofisi (SVH) sıklığını ve bir yıllık izlem sonucundaki değişimini izleyerek, SVH'nin klinik belirleyicilerini saptamayı amaçladık. Çalışmaya, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Polikliniği'nde izlenen, 34 KBY'li hasta alınarak, çalışma başlangıcı ve bir yıl sonunda hematolojik ve biyokimyasal incelemelerine ek olarak ekokardiyografi ve ayaktan kan basıncı izlemleri yapıldı. Çalışmanın başlangıcında hastaların 23'ünde (%67.6) SVH mevcutken, bir yıllık takip sonunda hastaların 26'sında (%89.7) SVH saptandı. Çalışma başlangıcındaki sol ventrikül kitle indeksi (SVKİ) ile yaş, eritrosit sedimantasyon hızı, total kolesterol, trigliserid ve CRP arasında istatistiksel anlamlı korelasyonlar bulundu. Multipl regresyon analizde, çalışma başlangıcındaki SVKİ'nin bağımsız belirleyicilerinin yaş (p=0.006) ve eritrosit sedimantasyon hızı (p=0.012) olduğu tespit edildi. Bir yıl sonundaki SVKİ ise yaş, çalışma başlangıcındaki CRP, total kolesterol, ayaktan kan basıncı izleme yöntemi ile tespit edilen yirmi dört saatlik ve gündüz sistolik kan basıncı ile, çalışmanın başlangıcında ve sonunda tespit edilen klinik sistolik kan basınçları ve bir yıllık dönemde kreatinin klirensde ortaya çıkan azalma ile ilişkili bulundu. Çalışma sonundaki SVKİ'nin bağımsız belirleyicilerinin yaş (p=0.035), çalışma başlangıcındaki CRP (p=0.001) ve ayaktan kan basıncı izleme yöntemi ile tespit edilen gün içindeki ortalama sistolik kan basıncı (p=0.01) ile kreatinin klirensde azalma (p=0.002) olduğu tespit edildi. Çalışma bulgularımız, KBY'li hastalarda SVH sıklığının oldukça yüksek olduğunu, bu hasta grubunda son organ hasarını belirlemede, ayaktan kan basıncı ölçüm yönteminin klinik ölçümlerden daha üstün olduğunu göstermektedir. Bu hasta grubunda düzenli aralıklarla ekokardiyografi ve ayaktan kan basıncı izlemi yapılmasının, erken ve etkin tedaviyi sağlayarak, kardiyovasküler hastalığa bağlı morbidite ve mortaliteyi azaltabileceğini düşünüyoruz. 30

Özet (Çeviri)

SUMMARY Cardiovascular disease generally develops before the institution of renal replacement therapy in patients with chronic kidney disease (CKD). It is quite important, therefore, to identify the risk factors for the development of cardiovascular disease during the early stages of the disease. The aim of this study is to search the prevalence and clinical predictors of left ventricular hypertrophy (LVH) in patients with CKD. Thirty-four patients with Stage 3 or 4 CKD were included in the study. In addition to haematological and biochemical evaluations, office blood pressure measurement, echocardiography and ambulatory blood pressure monitoring were performed both at the beginning and at the end of the first year. Echocardiographic left ventricular mass was calculated using Devereux formula and indexed to body surface area to calculate left ventricular mass index (LVMI). LVH was diagnosed if LVMI >131 g/m2 in male and >100 g/m2 in female patients. During the follow-up period one patient died and four patients decline to be performed echocardiography at the end of the year. Therefore, comparisons were done using the data of the remaining twenty-nine patients. Although did not reach a statistically significant level, LVMI increased from 130.2±35.6 to 140.5±30.5 g/m2 (p=0.055), significant decrease in creatinine clearance was detected at the end of the study (from 36.6±11.7 to 31.0±14.0 mL/min, p=0.03); while Twenty-three patients (%67.6) at the baseline and twenty-six at the end of the study (%89.7) had LVH. Age, erythrocyte sedimentation rate, total cholesterol, and CRP were found to be significantly correlated with LVMI at the baseline. Age (p=0.006) and erythrocyte sedimentation rate (p=0.012) were the independent predictors of baseline LVMI. The final LVMI was significantly correlated to baseline CRP and total cholesterol, baseline 24-h systolic blood pressure and daytime systolic blood pressure, office systolic blood pressure both at the baseline and at the end of the study, and the decrease in creatinine clearance during the follow-up. Multiple regression analysis revealed that age (p=0.035), baseline CRP (p=0.001), baseline daytime systolic blood pressure (p=0.01), and decrease in creatinine clearance (p=0.002) were the independent predictors of final LVMI. Together, these findings demonstrate that LVH is quite frequent in patients with Stage 3 or 4 CKD; and its prevalence increases, whilst creatinine clearance decreases during the follow-up. Prevention of the deterioration of renal function and aggressive blood pressure control could help to achieve a decrease in cardiovascular mortality and morbidity in these patients. 32

Benzer Tezler

  1. Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda hemodiyaliz işleminin trombosit aktivasyonu ve agregasyonu üzerine etkisi

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET ARTAÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    NefrolojiAkdeniz Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İHSAN KARADOĞAN

  2. Pediatrik yaş grubunda kronik sinüzitlerin tedavisinde nazo-antral antrostominin değeri

    Başlık çevirisi yok

    İSMET YOKUŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Kulak Burun ve BoğazAkdeniz Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı

  3. Kronik kor pulmonale'li hastalarda akut digitalizasyonun kalb üzerine olan etkileri

    Başlık çevirisi yok

    YILMAZ ARKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1983

    KardiyolojiAkdeniz Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  4. Kronik böbrek yetmezliklerinde aneminin transfüzyonla düzeltilmesinin böbrek fonksiyonları üzerine etkisi

    Başlık çevirisi yok

    İ. AHMET HİÇCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1980

    NefrolojiAnkara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı