Geri Dön

Arap bülbülü (Pycnonotus xanthopygos)'nün Türkiye populasyonu biyo-ekolojisi

Bio-ecology of the yellow-vented bulbul (Pycnonotus xanthopygos) in Turkey

  1. Tez No: 169803
  2. Yazar: AZİZ ASLAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ALİ ERDOĞAN
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Biyoloji, Biology
  6. Anahtar Kelimeler: Pycnonotus xanthopygos, Arap bülbülü, davranış, üreme, ekoloji, Akdeniz Bölgesi, kuşlar, Antalya, Pycnonotus xanthopygos, yellow- vented bulbul, behaviour, breeding, ecology, Mediterranean Region, birds
  7. Yıl: 2005
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
  10. Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Biyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET ARAP BÜLBÜLÜ {PYCNONOTUS XANTHOPYGOS)'NÜN TÜRKİYE POPULASYONU BİYO-EKOLOJİSİ Aziz ASLAN Doktora Tezi, Biyoloji Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Ali ERDOĞAN Temmuz 2005, 217+ xxiii Sayfa Bu çalışmada, Arap bülbülü {Pycnonotus xanthopygosy)'nün Türkiye yayılışı içindeki populasyonunun biyo-ekolojisi incelenmiştir. Araştırma; Akdeniz Bölgesi başta olmak üzere bölgeyle sınırı bulunan İç, Ege ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde belirlenen lokalitelerde 2001-2003 yıllan arasında yürütülmüştür. Yapılan çalışmalar sonucunda, Arap bülbülünün yoğun olarak Akdeniz kıyı bandında bulunduğu belirlenmiştir. En uç yayılış noktasının Batı Akdeniz bölümünde Patara/Gelemiş köyü (Kaş) ve Doğu Akdeniz bölümünde Türkoğlu ilçesi (Kahramanmaraş) olduğu tespit edilmiştir. Sahilden itibaren İç Anadolu'ya doğru türün yayılış gösterdiği en yüksek nokta (1260m) Ermenek ilçesi (Karaman)'dir. Antalya ovası, Çukurova ve Hatay ilinin kıyı bölümleri, Arap bülbülü populasyonun en yoğun olduğu alanlardır. Buna karşın Ermenek ilçesinde (Karaman) ve Nurdağı ilçesinde (Gaziantep) populasyon yoğunluğunun az olduğu gözlenmiştir. Arap bülbülünün Türkiye'deki yayılışım belirleyen en önemli faktörlerin arazi yapısı, yükselti, vejetasyon yapısı, besin kaynaklan ve iklimsel etmenler (sıcaklık, yağış ve nem gibi) olduğu saptanmıştır. Besin kaynaklan, arazi ve vejetasyon yapısınınyükseltiyle beraber yayılışı sınırladığı; buna karşın sıcaklık, nem ve yağış artışının yayılışı olumlu etkilediği belirlenmiştir. Üreme döneminin yaklaşık olarak 6.5 ay kadar (Nisan-Eylül) sürdüğü belirlenmiştir. Yuva yerini erkeğin seçtiği, yuva malzemesini her iki eşeyin taşıdığı, buna karşın, yuvanın sadece dişi birey tarafından inşa edildiği tespit edilmiştir. İncelenen 73 yuvaya, en az 2 ve en fazla 4 olmak üzere toplam 208 adet yumurtanın bırakıldığı tespit edilmiştir. Yuva basma düşen ortalama yumurta sayısının 3.41±0.07 adet olduğu saptanmıştır. Yumurtaların en, boy ve ağırlık ölçüleri alınarak, yıllara göre karşılaştırmaları yapılmış ve yıllar arası istatiksel önemde farklılıklar bulunmuştur (P<0.05). Bırakılan 208 adet yumurtanın 167' sinden (%80.29) yavru çıkışı gerçekleşmiş ve geriye kalan yumurtalar açılmamıştır. Çıkan yavrulardan 144'nün (%86.23) başarıyla uçurulduğu, 23 yavrunun ise uçmadan önce predasyon nedeniyle öldüğü görülmüştür. Bu bağlamda Arap bülbülünün kuluçka başarısının, bırakılan toplam yumurta sayısına göre %69.23; açılan yumurta sayısına göre ise %86.22 olmaktadır. Yavruların günlük gelişim değerlerini belirlemek amacıyla günaşırı gaga, kanat, TMT (Tarsometatarsus), ayak açıklığı, toplam boy ve ağırlık ölçüleri alınarak, yıllar bazında karşılaştırmaları yapılmıştır. Yuvaların, park ve bahçelerde yoğun olarak bulunan palmiye (Washingtonia fılifera), fıstık çamı {Pinus pined), servi (Cupressus sempervirens), yeni dünya {Eriobottya japonica), tespih ağacı {Melia azedarach) ve Kıbrıs akasyası {Acacia cyanophylid) gibi 16 farklı ağaç türüne yapıldığı tespit edilmiştir. Bunlardan palmiye ve fıstık çamının belirgin olarak tercih edildiği (%47,95) saptanmıştır. Yuva yapımında kullanılan malzemelerin yaklaşık %70 oranında palmiye lifinden ve kuru otlardan oluştuğu tespit edilmiştir. Arap bülbülünün ağırlıklı olarak bitkisel besinlerle beslendiği, ancak hayvansal besinleri de tükettiği belirlenmiştir. Bitkisel besinlerin 20 familyaya ait 42 farklı türün meyve, tohum, çiçek ve taze filizlerinden; hayvansal besinlerin ise 13 takıma ait 24 farklı türden oluştuğu tespit edilmiştir.Arap bülbülünün sergilediği davranış şekilleri belirlenerek, bu davranışların yılın hangi dönemlerinde ve ne amaçla yapıldığı ortaya konulmuştur. Ayrıca yapılan ötüşlerin çeşitliliği ve hangi durumlarda sergilendiği de tespit edilmiştir.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT BİO-ECOLOGY OF THE YELLOW-VENTED BÜLBÜL (PYCNONOTUS XANTHOPYGOS) in TURKEY Aziz ASLAN Ph.D. in Biology Adviser. Prof. Dr. Ali ERDO?AN July 2005, 217+xxiii Pages In this study, the bio-ecology of the yellow-vented bulbul (Pycnonotus xanthopygos) in Turkey has been investigated. The study was performed between 2001 and 2003 in the Medditerranean and the neighbouring areas located in the central Anatolia, Aegean and Southeastern Anatolia. It was observed that yellow-vented bulbul is densely distributed in costal band of the Mediterranean sea. The most-western and eastern distribution point in the region was Patara/Gelemiş village (Kaş) and Türkoğlu (Kahramanmaraş) district, respectively. The highest elevation (1260 m.) where the species was distributed was Ermenek county (Karaman). The Antalya lowlands, Çukurova and the coastal band of Hatay were densely populated areas. Rather few individuals of the species were observed at Ermenek (South Central Anatolia) and Nurdağı (Southeastern Anatolia) district. It was observed that the most important factors that determine the distribution of the yellow-vented bulbul was topography, elevation, vegetation structure, food sources and climatic factors (temperature, rain and humidity). The raise in temperature, rain and humidity have a positive effect on the distribution of the species. However, IVtopography, vegetation structure and food sources which are changing with increase in elevation appears to have a restricting effect. The yellow-vented bulbul has a relatively long breeding period, ranging from April to September (6.5 months, aproximately). It was observed that all the nest places were selected by males. Nest materials were transported by both males and females; but nests construction was performed only by females. The yellow-vented bulbul laid minimum 2 and maximum 4 eggs (and on the average 3.4±0.07) per nest. The width, lenght and weight of eggs were measured and they were compared between years, which was significant at the 5% level. During the study, 73 nests were observed and it was seen that total of 208 eggs were laid on these nests. Of the 208 eggs, 167 were hatched. The total number of fledlings were 144 and the rest of chicks (23) were killed before flight by predators. Based on the total numbers of eggs laid and eggs hatched, breeding success was determined to be 69.23% and 86.22%, respectively. In addition, body length and weight, length of beak, wing, tail and TMT (Tarsometatarsals) and foot width were measured daily during the developmental phase of the chicks, and these traits were compared by years. The nests were observed on 16 different tree species, such as palm (Washingtoniafilifera), stone pine {Pinus pined), chinaberry (Melia azedarach), cypress (Cupressus sempervirens), Japanese plum (Eriobotrya japonicd) and acacia (Acacia cyanophylla), in parks and gardens. The results showed that the yellow-vented bulbul clearly prefers the palm and stone pine tree species (47.95%). In addition, considerable proportion (70%) of nest materials was from palm fiber and dried grass. Observations on feeding habit and food types showed that the yellov-vented bulbul feeds primarily on vegetative nutrients, but they also feeds on insects. It was determined that vegetative nutrients were from fruits, seeds, flowers and young shoots of 42 different plant species belonging to 20 families, and insect nutrients were from 24 different insect species relating to 13 orders.Behavioural patterns of Pycnonotus xanthopygos were investigated to see which type of behaviour are exhibited for what reasons during different seasons. In addition, the type of songs and voices, the probable means of these voices and when these voices are made were also determined.