Geri Dön

Azotemi gelişen diabetik nefropatili hastalarda renin anjiyotensin aldosteron sisteminin dual blokajının proteinüri ve böbrek fonksiyonları üzerine etkileri

Effects of dual blockade of the renin angiotensin system on proteinuria and renal function in diabetic nephropathy having azotemia

  1. Tez No: 171723
  2. Yazar: HATİCE ODABAŞ
  3. Danışmanlar: DOÇ.DR. İLYAS ÇAPOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nefroloji, Kardiyoloji, Nephrology, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2006
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Atatürk Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Azotemi gelişen diabetik nefropatili hastalarda renin anjiyotensin aldosteron sisteminin dual blokajının proteinüri ve böbrek fonksiyonları üzerine etkileri Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de diabetes mellitus (DM)'lu hastaların ortalama yaşam sürelerinin uzamasına paralel olarak diabetik nefropati (DN)'ye bağlı son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) olguları giderek artmaktadır. Hipertansiyon, diabetin bütün vasküler komplikasyonlarının şiddetlendiren, hastalığın prognozunu belirgin bir şekilde etkileyen bir risk faktörüdür. Bu nedenle, diabetik hastalarda görülen hipertansiyonun kontrol altına alınması en az diabetin kontrolü kadar önem taşımaktadır. Tip 1 DM'lu hastaların %30-50'sinde DN mevcutken tip 2 DM'lu hastalarda bu oran %10-15 kadardır. Ancak tüm DM'luların %90'ını tip 2 diabetikler oluşturduğundan SDBY olguların çoğu tip 2 diabetiklerdir. Kontrollü klinik çalışmalar, DN'li hastalarda anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörlerinin (ACEİ) hastalık ilerlemesini yavaşlattığım göstermiştir. ACEİ'lerinin bu etkileri, anjiyotensin II (ATII) oluşumunun önlenmesiyle ilgilidir. ATII oluşumunun azalması ile, sistemik ve glomerüler hipertansiyon daha iyi kontrol altına alınır, daha az proteinüri görülür, anormal interstisyel ve glomerüler matriks proteinlerinin oluşumunun azalması suretiyle önemli yararlı etkiler görülür. DN'de, tüm bu yararlı etkilerin oluşabilmesi için ATII etkisinin tümüyle inhibe edilmesi esas amaçtır. ACEİ ile yapılan tedavide, ATII oluşumu azalırken tamamıyla bloke edilemez. Gerek ACEİTeri gerekse ATII reseptör blokörleri renin anjiyotensin aldosteron sistemini değişik seviyelerde bloke ederek hastalık ilerlemesini yavaşlattığı iyi bilinen bir özellik olup bu iki ilacın kombine kullanılmasıhalinde renoproteksiyon açısından ek yararlar sağlanabileceği klinik çalışmalarla gösterilmiştir. Yapılan bu çalışma, toplam 45 hastayı kapsamaktadır. Çalışmaya katılan hastalar üç gruba ayrılarak, birinci gruba enalapril 10 mg/gün, ikinci gruba irbesartan 300 mg/gün, üçüncü gruba enalapril 10 mg/gün + irbesartan 300 mg/gün verildi. İlaçların, proteinüri, elektrolitler, böbrek fonksiyon testleri ve ortalama arteriyal kan basınç (OAKB) üzerine olan etkileri karşılaştırıldı. İstatistiksel değerlendirme için“SPSS for Windows 10.0”istatistik programıyla Wilcoxon rank testi ve Kruskal-Wallis varians analizi testi kullanıldı. İstatistiksel olarak anlamlılık değeri için p <0.05 kabul edildi. Tedavinin 6. ayı sonunda enalapril ve irbesartan kullanan hastalarda proteinüri tedavi öncesi döneme göre anlamlı düşüş gösterdi. Enalapril ve irbesartanı kombine olarak kullanan grupta, proteinürideki azalma her bir ilacm tek basma kullanımıyla kıyaslandığında daha belirgindi. Her üç grup hastada da OAKB belirgin olarak düşmüş olup proteinürideki azalmanın OAKB'ndaki azalmadan bağımsız olduğu görüldü. Her üç grupta da tedaviye ilişkin bir yan etkiye rastlanılmadı. Sonuç olarak, enalapril ve irbesartanın antiproteinürik etkileri birbirine benzer olup, her iki ilacın kombine kullanımında antiproteinürik etki daha belirgindi ve bu etkinin antihipertansif etkiden bağımsız olduğu tesbit edildi.

Özet (Çeviri)

Effects of dual blockade of the renin angiotensin system on proteinuria and renal function in diabetic nephropathy having azotemia End stage renal deficiency (ESRD) resulting from diabetic nephropathy (DN) also increases in Turkey as in other countries in accordance with the average life expectancy of the patients with diabetes mellitus (DM). Hypertension is a risk factor definitely affecting the prognosis of the disease and aggravating all vascular complications of DM. For this reason, the management of hypertension seen in diabetics is as important as the management of DM. The incidence of DN in type 2 DM is 10-15 % while it's 30-50 % in type 1 DM. But, most of the patients with and ESRD are type 2 diabetics because type 2 diabetics compose 90% of all diabetic patients. Controlled clinical trials in diabetics with nephropathy have show that angiotensin- converting enzyme inhibitor (ACEI) therapy delays progression of the nephropathy. The benefit of ACEI therapy in DN is thought to be largely related to inhibition of angiotensin II (ATII) formation. Decreased ATII formation may benefit DN in several ways including better control of systemic and glomerular hypertension, less proteinuria, and decreased tendency to form abnormal amounts of glomerular and interstitial matrix proteins. Thus, a therapeutic goal in DN might be me inhibition of ATII effects as completely as possible. ACEI therapy decreases, but does not completely eliminate, ATII from the circulation. The fact that ACEI and ATE blockers antagonize the renin angiotensin aldesteron system at different levels suggests that these agents, already each of confirmed clinical benefit in retarding the progression of chronic renal disease, mayVİİ have additive effects that result in even greater renoprotection when used in combination. In the present study included 45 patients with type 2 diabetes and DN. The patients were divided into three groups; the first group (n=15) received enalapril 10 mg/day, the second group (n=15) received irbesartan 300 mg/day and the tiiird group (n=15) received enalapril 10 mg/day + irbesartan 300 mg/day for six months. The effect of the drugs on mean arteriel blood pressure (MABP), renal function tests, electrolytes and proteinuria were recorded and and compared among the groups. For stastical evaluation, non-parametric Wilcoxon rank test, test, Kruskal-Wallis variance analysis test were used in SPSS for windows 11.0, p<0.05 was accepted for stastically significance value. At the end of the six months therapy there was a significant decrease in proteinuria in all the groups, the decrease was more pronounced in the third group receiving both enalapril and irberseartan than administered alone. MABP was also found to be decreased in all groups. It was seen that decrease in proteinuria was independent from the decrease in MABP. Serum albumin levels were found to be increased in all groups. No adverse effect was observed in the cases related with therapy. As a conclusion, it was observed that antiproteinuric effects of both drugs (enalapril and irbesartan) were similar. Co-administration of enalapril and irbesartan decreased proteinuria by a greater extent compared with enalapril and irbesartan administered alone. This effect was detected to be independent from antihypertensive effect.

Benzer Tezler

  1. Evre 2-3-4 kronik böbrek hastalığı olan diyabetik nefropatili ve primer glomerulonefritli hastaların Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi ve SF-36 indeksi açısından değerlendirilmesi

    Evaluation of stage 2-3-4 chronic kidney disease patients withdiabetic nephropathy and primary glomerulonephritis in terms of Pittsburgh Sleep Quality index and DF-36 index

    MERT SEYHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    NefrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞE ZEYNEP BAL

  2. Crush sendromuna bağlı akut böbrek yetersizliği nedeniyle intermittan hemodiyaliz tedavisi gören hastalarda diyaliz membranlarının rolü

    Başlık çevirisi yok

    RÜMEYZA KAZANCIOĞLU

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Nefrolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. S. TEVFİK ECDER

  3. Hepatorenal sendromlu hastalarda terlipressin tedavisine yanıt ile serum sistatin c düzeyi arasında korelasyon var mıdır?

    Is there any corelation patients between the response to terlipressin therapy and cystatin c values in hepatorenal syndrome

    ABDULLAH ŞUMNU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Gastroenterolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SABAHATTİN KAYMAKOĞLU

  4. Asfiksili term yenidoğanlarda böbrek fonksiyonlarının incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    H.NURSEL ELÇİOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYDAN ŞİRİN

  5. Genel cerrahi yoğun bakım ünitesinde deliryum sebepleri, prevalansı ve sonuçları

    Başlık çevirisi yok

    MUSTAFA ALDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Genel CerrahiDicle Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CELALETTİN KELEŞ