The ?Programmatic experimentation? in the work of Gordon Matta-Clark
Gordon Matta-Clark?ın çalışmalarında ?Programatik deneysellik?
- Tez No: 176843
- Danışmanlar: DOÇ. DR. AYŞEN SAVAŞ
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Mimarlık, Architecture
- Anahtar Kelimeler: Program, Kavram, Deneysellik, Zamansallık, Benzerlik, Program, Concept, Experimentation, Temporality, Resemblance
- Yıl: 2008
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Orta Doğu Teknik Üniversitesi
- Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Mimarlık Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu tez 1960 sonrası mimarlık tartışmalarında ?program? sözcüğünün kullanımındaki değişiklikleri ve bunun deneysel mimarlıkla olan ilişkilerini araştırmaktadır. Bu çalışmanın amacı mimarlıkta ?program? terimini tanımlamanın güçlüğünün faydalanılabilecek ve üzerinde tartışılabilecek bir kaynak olduğunun vurgulanmasıdır. ?İşlev?, ?kullanım?, ?yerleşim?, ?etkinlik?, ?olay? gibi betimlemeler program tanımının bazı özelliklerini kapsamakla birlikte hiçbiri tam karşılığı olamamaktadır. Çağdaş mimarlıkta, program konusunda ?zamansallık? kavramının dikkate alınması gereken bir etken olmasını açığa çıkaran ?geçici etkinlikler?, ?kendiliğinden oluşlar?, ?rastlantılar?, ?melez mekanlar? ve ?ara yüzeyler?in varlığı da program teriminin anlaşılmasına yeterli olmamaktadır. Bu nedenle, bu çalışmada, ?program? sözcüğü ?zayıf? olarak tanımlanmış bir görüngü olarak sorunsallaştırılmıştır.Gordon Matta-Clark'ın çalışmaları, önerilen ?programatik deneysellik? tanımıyla, ?deneyselliğin? ?programın? kavramsallaştırılmasına yol açtığı iddiasının kurgulanmasına yönelik şekilde okunacak ve araştırılacaktır.?Program? bu çalışmanın genel çerçevesini belirleyen iki teorik tanımlamayla yeniden kavramsallaştırılmıştır: ?kavram? ve ?deneysellik?. ?Kavram?, Fransız filozof Gilles Deleuze'ün tanımladığı şekilde, çoğul durumların oluşturulmasına olanak verecek bir anlayışa yönlendirir. Programın tanımı da belirli terimlere indirgenemeyeceğinden, farklı durumların kurgulanmasına olanak verebilen, Deleuze'ün tanımladığı ?kavram? terimi ile genişletilerek anlaşılabilir. ?Deneysellik?, 1960'ların deneysel çalışmalarının mimarlığa teknolojik olanakların getirdiği bir durumun ötesinde, mimari ?program? açısından önemli değişikliklere neden olduğunu önermektedir.
Özet (Çeviri)
This study is a critical inquiry into the changes of the conceptualisations of the term ?program? in architectural discourse, particularly after the 1960s and early 1970s. The aim of this thesis is to benefit from the difficulty of defining ?program? in architecture as a fruitful, pragmatic and intellectual source. Although several terms, such as ?function,? ?use,? ?occupation,? ?activity,? and ?event? fulfil some aspects, none of them suggest an exact definition of the term ?program? in architecture. Neither does the introduction of the existence of the terms ?temporary activities,? ?spontaneity,? ?coincidence,? ?hybridisation,? and ?interface spaces,? which consider the emergence of ?temporality? as a more considerable variable in contemporary architecture, provides an adequate definition for the term. Therefore, in this research ?program? in architecture is problematized as a ?weakly? defined phenomenon.This study introduces the idea of ?programmatic experimentation? by exploring and re-reading the work of Gordon Matta-Clark, in which ?experimentation? led to the evaluation of ?program? as ?concept.??Program? is re-conceptualised under two theoretical statements defining the general framework of this study: ?Concept? and ?Experimentation?. ?Concept,? as introduced by the French philosopher Gilles Deleuze, produces a direction towards thinking to allow a new understanding by constructing multiple situations rather than constricting program?s definition with specific terms. ?Experimentation? suggests that the consequences of the experimental attempts of the 1960s and early 1970s are more than just technological possibilities inserted into architecture, revealing a shift in architectural ?program.? In the end, the implementation of the constructed togetherness of the two terms is traced through the work of Matta-Clark as a radical criticism of the established conventions of architectural discourse.
Benzer Tezler
- Cyclic form, tonal ambiguity, and romantic expression in Robert Schumann's Fantasiestücke, Op. 12: A Schenkerian perspective
Robert Schumann'ın Fantasiestücke, Op. 12 eserinde döngüsel form, tonal belirsizlik ve romantik ifade: Schenker yaklaşımı
DOĞUCAN TEMİZEL
- The effect of trust and personalization in programmatic advertising on consumers' purchase intention
Programatik reklamcılıkta güven ve kişiselleştirmenin tüketicilerin satın alma niyetine etkisi
BURÇİN SÜRÜCÜ
Yüksek Lisans
İngilizce
2021
İşletmeAfyon Kocatepe Üniversitesiİşletme Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ HALE FULYA YÜKSEL
- The effects of programmatic advertising characteristics on consumer attitude and intention to click
Programatik reklamcılığın özelliklerinin tüketici tutumu ve tıklama niyetine etkisi
ÇAĞKAN ÖNER
- Programatik reklamcılığın paradoksal gerilimleri ve pazarlama sisteminin dönüşümü: Senaryo-temelli Delphi analizi
Paradoxical tensions in programmatic advertising and the transformation of the marketing system: A scenario-based Delphi analysis
MUNİSE HAYRUN SAĞLAM
Doktora
Türkçe
2025
ReklamcılıkYıldız Teknik Üniversitesiİşletme Yönetimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İBRAHİM KIRÇOVA
- Resmî söylemleri üzerinden MHP ve İYİ Parti'nin ideolojik-programatik yönelimlerinin karşılaştırmalı analizi
Comparative analysis of the ideological–programmatic tendencies of NMP and Good Party through their official discourses
ÜMİT ŞENGÜN
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
Siyasal BilimlerHitit ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ANIL VAREL