Geri Dön

Renal arter stenozu derecesi ile serum ürik asit düzeyleri arasındaki ilişki

The association between serum uric acid levels and renal artery stenosis degree

  1. Tez No: 195110
  2. Yazar: MEHMET SERT
  3. Danışmanlar: Y.DOÇ.DR. EYÜP KÜLAH
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nefroloji, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: Derece, Hipertansiyon, Renal arter tıkanması, Ürik asit, Degree, Hypertension, Renal artery obstruction, Uric acid
  7. Yıl: 2007
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Zonguldak Karaelmas Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalısmada renovasküler hipertansiyon ön tanısı ile selektif renal arteriografisi yapılan hastalarda renal arter stenozu (RAS) derecesi ile serum ürik asit düzeyleri arasındaki iliski incelenerek, serum ürik asitin RAS' ın erken tespitinde bir belirleyici olarak kullanılıp kullanılamayacagını arastırdık. Bilinen RAS tanısı olan, 20 gr/gün den daha fazla alkol kullanan, gut tanısı bulunan, malignitesi olanlar, agır malnütrisyonlular, hipotiroidi veya hipertiroidisi bulunan, allopürinol kullanan, tiazid grubu diüretik ve/veya beta bloker grubu antihipertansif tedavisi alan, kalp yetmezligi (NYHA Fonksiyonel sınıf III ve IV), vücut yüzey alanı >40 kg/m2 olanlar, bilinen diabetes mellitusu bulunan olgular, gebelik, otoimmün hastalık, siroz, fibromusküler displazi tespit edilenler çalısmaya alınmamıstır. Çalısmaya 125 (Kadın/Erkek 70/55 yas ort: 58.94 ± 0.99 yıl, hipertansiyon süresi 9.69 ± 0.8 yıl) hipertansiyonu bulunan hasta alınmıstır. Anjiyografisi yapıldıktan sonra hastalar RAS olan (grup 1, n=60, yas ort: 60.93 ± 1.49) ve olmayan (grup 2, n=65, yas ort: 57.35 ± 1.24) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Grup 2 kontrol grubu olarak alındı. RAS tespit edilen hastalar renal arteriografide saptanan stenozun derecesine göre ikiye ayrıldı. Darlıgı %50'den az olanlar grup 1a (n=30, ), %50'den fazla olanlar grup 1b (n=30) yi olusturdu. RAS tespit edilen hastaların üre, kreatinin ve serum ürik asit degerleri ve hipertansiyon süresi kontrol grubuna göre daha fazlaydı (p<0.05). Grup 1a'da sadece serum asit düzeyleri kontrol grubuna göre anlamlı yüksek tespit edildi (p<0.05). Grup 1b'de üre, serum ürik asit degerleri grup 1a'ya göre anlamlı derecede yüksek kreatinin klirensi ise anlamlı derecede düsük tespit edildi (p<0.05). Grup 1b'de yas, üre, serum ürik asit, kreatinin, hipertansiyon süresi, kullanılan antihipertansif sayısı, koroner arter hastalıgı birlikteligi kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek, kreatinin klirensi anlamlı derecede düsük bulunmustur (p<0.05). Koroner arter hastalıgı tespit edilen hasta grubu ile tespit edilmeyen hasta grubu arasında sadece serum ürik asit düzeyleri açısından farklılık tespit edilmistir ve koroner arter hastalarında anlamlı olarak yüksek bulunmustur (p<0.05). Unilateral RAS tespit edilenlerle kontrol grubu karsılastırıldıgında sadece serum ürik asit düzeyleri ve hipertansiyon süresi bakımından anlamlı farklılık saptanmıstır (p<0.05). Unilateral RAS tespit edilenlerle bilateral RAS tespit edilenler karsılastırıldıgında üre, kreatinin, serum ürik asit ve kreatinin klirensi açısından anlamlı farklılık saptanmıstır (p<0.005). Bilateral RAS tespit edilen hastalar kontrol grubu karsılatırıldıgında yas, üre, kreatinin, serum ürik asit, kreatinin klirensi, hipertansiyon süresi, kullanılan antihipertansif sayısı, koroner arter hastalıgı birlikteligi bakımından anlamlı farklılık saptanmıstır (p<0.05). Sonuç olarak bu çalısma hipertansif hastalarda, serum ürik asit düzeylerinin aterosklerotik RAS' ı erken evrede belirlemede kreatinin ve kreatinin klirensine göre daha üstün oldugunu ortaya koymustur. Hipertansif hastalarda açıklanamayan serum ürik asit yüksekliklerinin renal arter tutulumunun bir bulgusu olabilecegi düsünülmelidir.

Özet (Çeviri)

In this study, we evaluated whether serum uric acid levels can be used as a predictor for the early diagnosis of RAS by observing the association between serum uric acid levels and renal artery stenosis degree in the patients with the initial diagnosis of renovasculary hypertension of whom selectively renal arteriography was done. Patients with existing RAS diagnosis, alcohol consumption >20 g/day, gout, malignancies, malnutrition, hypothyroidism or hyperthyroidism, patients on allopurinol prescription or already being treated with thiazide diuretics and/or beta blockers, heart failure (NYHA functional class stage III or IV), body mass index >40 kg/m2, diabetes mellitus, pregnant, autoimmune disease, cirrhosis and fibromuscular dysplasia were excluded from the study. 125 patients (female/male: 70/55, mean age 58.94 ± 0.99 years, hypertension duration 9.69 ± 0.8 years) were in the study group. Following the angiography, patients were randomized into two groups as RAS (group 1, n=60, mean age: 60.93 ± 1.49) and without RAS (group 2, n=65, mean age: 57.35 ± 1.24) respectively. Group 2 was accepted as control group. Patients established RAS were classified into two groups according to the degree of stenosis in renal arteriography. Stenosis with less than 50% constituted group 1a and more than 50% group 1b. Patients with RAS had higher values of urea, creatinin and serum uric acid levels comparing to control group (p<0.05). In group 1a, only serum uric acid levels were found to be significantly higher than control group. In group 1b urea and serum uric acid levels were expressively higher than the group 1a however creatinin clearance was found to be significantly lower (p<0.05). In group 1b; age, urea, serum uric acid levels, creatinin, duration of hypertension, the number of antihypertensive agents used and concomitant coronary artery disease was significantly higher comparing to control group whilst creatinin clearance was significantly lower (p<0.05). Only serum uric acid levels were found to be different between patients with or without coronary artery disease and the results were significantly higher among coronary artery disease patients (p<0.05). While patients with unilateral RAS were compared with control group there was only significant difference at the serum uric acid levels and hypertension duration (p<0.05). while unilateral detected patients were compared with the bilateral RAS detected, meaningful difference were found concerning urea, creatinin, creatinin clearance and serum uric acid levels. On the other hand, when patients with bilateral RAS diagnose compared with control group significant differences were found concerning age, urea, creatinin, serum uric acid, creatinin clearance, number of antihypertensive agents received, duration of hypertension and concomitant coronary artery disease (p<0.05). Conclusively, this study underlined the superiority of serum uric acid levels to creatinin and creatinin clearance for the prediction of atherosclerotic RAS in the early stages. Unexplainable high value of serum uric acid levels in hypertensive patients should remind renal artery involvement in the process.

Benzer Tezler

  1. Renal arter stenozu derecesi ile serum beyin natriüretik peptit düzeyleri arasındaki ilişki

    Investigation of the relation between the severity of renal arteryial stenosis and the serum level of brain natriuretic factor

    SEVİL UYGUN İLİKHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    KardiyolojiZonguldak Karaelmas Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EYÜP KÜLAH

  2. Renal arter stenozlarında manyetik rezonans anjiografi: Bulguların konvansiyonel anjiografi ile karşılaştırılması

    Magnetic resonance angiography in renal artery stenosis: correlation with conventional angiography

    KAYHAN ÇETİN ATASOY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Radyoloji ve Nükleer TıpAnkara Üniversitesi

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. SERDAR AKYAR

  3. Girişimsel radyoloji ünitesinde serebral oksijen monitorizasyonu ve iskemi riskinin önlenmesi

    Cerebral oxygen monitoring and prevention of ischemic risk in the interventional radiology unit

    UTKU ÖZDEMİR BİLİÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Anestezi ve ReanimasyonEge Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ABDURRAHİM DERBENT

  4. Sessiz serebral iskemi belirteçi olarak karotis arter stentleme öncesi ve sonrası bakılan iskemi modifiye albümin

    Ischemia modified albumin before and after carotis artery stenting AS A marker of quiet cerebral ischemia

    ZEYNAL TUNÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    NörolojiFırat Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ EMRAH AYTAÇ

  5. Koroner arter hastalığı olan olgularda karotis arter hastalığı bulunma sıklığının power doppler US ile araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    HASAN BAKİ ALTINSOY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Radyoloji ve Nükleer TıpFırat Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. HANEFİ YILDIRIM