Tip 2 diyabetik hastalarda statin tedavisinin serum adiponektin düzeylerine etkisi
Effect of statin treatment on the adiponectine serum levels in type ii diabetes mellitus patients
- Tez No: 195408
- Danışmanlar: PROF.DR. TANER DAMCI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2007
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Diabetes Mellitus en sık görülen endokrinolojik hastalıktır ve insülin üretiminde veya kullanımındaki yetersizlik sonucu oluşur. Diyabetli kişilerin %75'i kardiyovasküler hastalıklar nedeniyle ölmektedir ve diyabetik hastalar bilinen koroner arter hastalıkları olmasa bile, koroner arter hastalığı olan bireylerle aynı kardiyovasküler riski taşırlar. Adiponektin anti-inflamatuar bir sitokin olup adipositlerde üretilir. İnsülin duyarlılığını arttırır ve inflamatuar süreci inhibe eder. Adiponektin düzeyleri kardiyovasküler hastalığı ve diyabeti olan hastalarda azalmıştır. Epidemiyolojik veriler düşük adiponektin düzeylerinin ileride tip 2 diyabet, miyokard infarktüsü için prediktör olduğunu göstermektedir. Dislipidemi tip 2 diyabete eşlik eden bir bulgudur. Statinler etkilerinin büyük bölümünü lipid profili üzerinde yarattıkları değişiklikler üzerinden göstermelerine rağmen bu ajanların lipid bağımsız anti-aterojenik etkileri, pleiotropik etkileri olduğu da düşünülmektedir. Pleiotropik etkilerini endotel fonksiyonu, inflamatuvar olaylar ve plak stabilitesi üzerinden gösterirler. İnflamatuvar olaylar tip 2 diyabet gelişimi ile ilişkili olduğundan, lipid düşürücü etkileri olan diğer ajanlarla karşılaştırıldığında pleiotropik etkileri olan statinler tip 2 diyabetiklerde kardiyovasküler olayları azaltmada çok daha etkin olabilirler. Bu çalışmaya son 6 ay içinde statin tedavisi almamış 22 diyabetik, dislipidemik hasta alındı. Çalışmanın sonucunda tedavi öncesi ve sonrası adiponektin değerleri arasında fark saptanmadı (p=0.197). Tedavi öncesi ve sonrası adiponektin düzeyleri ile tedavi öncesi ve sonrası VKİ (p=0.846), HbA1C (p=0.145), ve insülin düzeyleri (p=0.898) arasında ilişki bulunmadı, benzer şekilde adiponektin düzeyi ile diğer bağımsız değişkenler arasında da ilişki saptanmadı. Çalışmamızda iki aylık statin kullanımı ile adiponektin düzeylerinde bir değişiklik saptanamamıştır. Bu sonuçlar daha önce yapılmış diğer iki çalışma ile de benzerlik göstermektedir. Benzer şekilde statinlerin bilinen etki mekanizmaları ile adiponektinin etki mekanizmaları büyük ölçüde örtüşmektedir. Bu nedenle statinlerin adiponektin düzeylerini etkileyebileceği hipotezi bizim çalışmamız dahil üç çalışmada gösterilememiş olmasına rağmen hastaların en uzun takip süreleri üç aydır. Bu süre belki de adiponektin etkilerinin çıkması için yeterli olmamaktadır. Çalışmamızda da diğer çalışmalarda olduğu gibi iki aylık statin tedavisi ile adiponektin düzeyleri arasında ilişki bulunmaması henüz bilinmeyen bir takım mekanizmaların rol oynayabileceğini düşündürmektedir. Ancak kesin sonuçlara varmak için daha uzun süreli, daha fazla hastanın alındığı çalışmalar gerekebilir. Ayrıca adiponektin alt gruplarının ayrıntılı incelemesi de ek bilgi sağlayabilir.
Özet (Çeviri)
Diabetes mellitus is the most commonly encountered endocrinologic disorder. Deficiency of insulin synthesis and insulin utilization are the underlying mechanisms of type 2 diabetes. Cardiovascular diseases (CVD) cause 75% of deaths in diabetic patients and diabetes is considered to be coronary heart disease equivalent even in the absence of known CVD. Adiponectin is an anti-inflammatory cytokine synthesized mainly in adipose tissue. It enhances insulin sensitivity and inhibits inflammation. Adiponectin levels decrease in patients with diabetes or in patients with CVD. Prior data demonstrated that lower adiponectin levels were independent predictors of diabetes and myocardial infarction. Type 2 diabetes is commonly accompanied by dyslipidemia. Statins exert their beneficial effects through blocking cholestrol synthesis, however statins are considered to have anti-atherogenic effects independent of the change in cholestrol levels which is defined as pleiotropic effects. Pleiotropic effects of statins are through their effects on endothelial function, inflammation and plaque stability. Since inflamation is related to the development of diabetes, statins with pleiotropic effects might be more effective in comparison to other antilipidemic agents in reducing CVD. A group of 22 type 2 diabetic and dyslipidemic patients without prior statin treatment were included. In this trial no statistical difference was found between adiponectin levels before and after treatment (p=0.197). Adiponectin levels did not correlate with body mass index (BMI) (p=0.846), HbA1c (p=0.145) and insulin levels (p=0.898), as well as other independent variables. In this trial we demonstrated no change between adiponectin levels at beginning and the end of two months of statin treatment. Our result are in concordance with previous studies. Mechanisms of clinical effects of statins and adiponectin are similar. Although we have not been able to demonstrate any change in adiponectin levels with statin therapy, longer treatment with these drugs my have an effect on adiponectin levels. Adiponectin subgroups have distinct actions on inflammmation. Future studies evaluating adiponectin levels with a longer duration of statin treatment may provide further information.
Benzer Tezler
- Koroner arter ektazi hastalarında ileri glikozilasyon son ürün ve okside-LDL reseptör fonksiyonel gen varyasyonlarının etkilerinin araştırılması
Investigation of the effects of functional gene variations of the receptor of advanced glycation end products and the receptor of oxidized LDL in coronary artery ectasia patients
EZGİ IRMAK ASLAN
Doktora
Türkçe
2022
Moleküler Tıpİstanbul ÜniversitesiMoleküler Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HÜLYA YILMAZ AYDOĞAN
DOÇ. DR. ÖZLEM KÜÇÜKHÜSEYİN
- İç hastalıkları kliniğinde yatan ve ayaktan basvuran Tip 2 diabetes mellitus hastalarda, hedefe ulaşılamayan hiperlipidemi prevelansı ve ilişkili risk faktörleri
Başlık çevirisi yok
EMRAH ATAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. REFİK DEMİRTUNÇ
- Tip 2 diyabetes mellitus hastalığının takip ve tedavisinde PDGF-BB'nin potansiyel biyobelirteç olarak değerlendirilmesi
Evaluation of PDGF-BB as a potential biomarker in the monitoring and treatment of type 2 diabetes mellitus
EZGİ DOLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ENES SEYDA ŞAHİNER
- Mobil telefon kullanımına bağlı oluşan 900-1800 mhz radyo frekans dalgalarının meydana getirdiği elektromanyetik alanın iliak kanat kemik mineral yoğunluğuna etkisi
The effect of electromagnetic fields on bone mineral density of iliac bone produced by 900-1800 mhz radio frequency waves dependent on cellular phone usage
BEŞİR ANDAÇ AKSOY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
Ortopedi ve TravmatolojiSüleyman Demirel ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. NEVRES HÜRRİYET AYDOĞAN
- Kardiyak arrest sonrası spontan dolaşımı sağlanan hastalarda hedefe yönelik sıcaklık tedavisinin antioksidan düzeyi üzerine etkisi
The effect of targeted temperature therapy on antioxidant level in patients with spotaneous circulation after cardiac arrest
VEYSİ YAZAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Anestezi ve ReanimasyonHarran ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ORHAN BİNİCİ