Geri Dön

Preterm prematür membran rüptürü ile komplike olan ve olmayan preterm doğumlarda maternal, fetal ve plasental eser element, ağır metal ve maternal vitamin düzeylerinin karşılaştırılması

The comparison of maternal, fetal and placental trace element, heavy metal and maternal vitamin levels in preterm deliveries complicated and uncomplicated by preterm premature rupture of membranes

  1. Tez No: 242115
  2. Yazar: ZEHRA KÜÇÜKAYDIN
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. MERTİHAN KURDOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Eser elementler, Vitaminler, Trace elements, Vitamins
  7. Yıl: 2009
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Yüzüncü Yıl Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Preterm erken membran rüptürü ile komplike olan ve olmayan preterm doğumlarda maternal, fetal ve plasental iz element ve ağır metal ile maternal vitamin düzeylerini karşılaştırarak hastalık etyolojisinde rollerinin olup olmadığı araştırmaktırMateryal-Metod: Yüzüncü Yıl Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde Aralık 2008 ile Mart 2009 tarihleri arasında preterm doğum yapan toplam 68 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Bunlardan 28-37. gebelik haftaları arasında erken membran rüptürü tanısı ile yatırılan 35 hasta [EMR (+)] çalışma grubunu oluştururken benzer gebelik haftasında intakt membran ile sadece doğum ağrılarının başlaması üzerine başvuran 33 hasta [EMR (-)] da kontrol grubu olarak çalışmaya alınmıştır. Doğum sonrası anne ve kordon kanı serumu ile plasenta örnekleri alınarak bunlarda atomik spektrofotometre ile iz element (magnezyum, çinko ve bakır) ve ağır metal (kadmiyum ve kurşun) düzeyleri ölçülürken vitamin düzeylerine (retinol, ?-tokoferol, vitamin D3, 25-hidroksi vitamin D3 ve 1,25 dihidroksi vitamin D3) sadece anne kanında bakılmıştırBulgular: İki grup arasında yaş, gravida, parite, abortus, ölü doğum, yaşayan veya doğup ölen çocuk sayısı, gestasyonel yaş, ortalama hemoglobin değerleri ve sigara kullanım oranları bakımından istatistiki olarak anlamlı bir fark tespit edilmemiştir (p>0.05). Maternal serum magnezyum ile maternal ve kord serum çinko düzeyleri EMR (+) grupta daha düşük saptanırken plasental magnezyum EMR (+) grupta daha yüksek ölçülmüştür (p< 0,001). Kord serum magnezyum; plasental çinko; maternal ve kord serum ile plasental bakır, kadmiyum ve kurşun düzeyleri gruplar arasında farklılık göstermemiştir (p>0.05). Kontrol grubuyla kıyaslandığında, çalışma grubunda maternal serumda vitamin D3 ve 1,25 OH Vitamin D3 düzeyleri daha düşük bulunurken 25 OH Vitamin D3 ile retinol düzeyleri daha yüksek saptanmıştır (p<0.05). Maternal serum ? tokoferol düzeyi açısından gruplar arasında anlamlı bir farklılık gözlenmemiştirSonuç: Düşük maternal serum magnezyum ile maternal ve kord serum çinko düzeyleri ve yüksek plasental magnezyum düzeyleri, preterm erken membran rüptürü nedeniyle erken doğum yapan hastalarda etyopatogenezde rol oynayabilir. Yüksek maternal retinol düzeyleri ile vitamin D'nin değişik formlarının hastalık sürecindeki olası rollerini aydınlatmaya yönelik ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Objective: To investigate whether maternal vitamin levels and fetal and placental trace elements and heavy metals have etiological roles in preterm deliveries complicated or uncomplicated by premature rupture of membranesMaterial-Method: Sixty-eight patients who were delivered preterm between December 2008 and March 2009 in Gynecology and Obstetrics Clinics of Yuzuncu Yil University Training Hospital were included the study. Of these, while 35 patients at 28-37. gestational weeks that were hospitalized with the diagnosis of premature rupture of membranes [PROM (+)] composed the study group, 33 patients at similar gestational weeks with intact membranes [PROM (-)] who applied just with preterm labor were included as the control group. After delivery, maternal and cord blood sera and specimens of placenta were collected. While trace element (magnesium, zinc and copper) and heavy metal (cadmium and lead) levels were measured by atomic spectrophotometry in those collected materials, vitamin levels (retinol, ? (alpha) tocopherol, vitamin D3, 25-hidroxy vitamin D3 and 1,25-dihidroxy vitamin D3) were measured only in maternal bloodResults: Between two groups, statistically significant difference was not found regarding age, gravidity, parity, abortus, fetal demise, living child or dead child number, gestational age, mean hemoglobin values and smoking rates (p>0.05). While magnesium level in maternal serum and zinc levels in maternal and cord sera were found lower in PROM (+) group, placental magnesium level was measured higher in PROM (+) group (p<0,001). Levels of magnesium in cord serum; placental zinc; levels of copper, cadmium and lead in maternal and cord sera and placenta were not differ between the groups (p>0.005). Compared to the control group, levels of 25-OH-vitamin D3 and retinol were measured higher while vitamin D3 and 1,25-OH-vitamin D3 levels were found lower in maternal serum of the study group, (p<0.05). No significant difference was observed in maternal serum ? (alpha) tocopherol level between the groupsConclusion: Low maternal serum magnesium and maternal and cord serum zinc levels and high placental magnesium levels may play role in etiopathogenesis in patients who gave preterm births after premature rupture of membranes. Further studies are needed in order to elucidate probable roles of high maternal retinol levels and different forms of vitamin D in disease process.

Benzer Tezler

  1. Kliniğimizdeki preterm doğumların maternal ve fetal sonuçlarının 5 yıllık değerlendirilmesi

    Assesment of maternal and fetal results of preterm births in our clinic over A five year period

    ADEM YOLDAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Kadın Hastalıkları ve DoğumDicle Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ELİF AĞAÇAYAK

  2. Trakya bölgesinde 2012-2017 yılları arasında 20-36 haftalar arasında erken membran rüptürü öyküsü olan hastaların sonraki gebelik sonuçları

    Subsequent pregnancy outcomes of women who has history of pprom between 20-36 weeks of pregnancy at Trakya region between 2012-2017

    DENİZ SÜZME

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Kadın Hastalıkları ve DoğumTrakya Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLİZAR FÜSUN VAROL

  3. Erken membran rüptüründe bir marker olarak neopterin kullanımı

    Neopterin usage as a pprom marker

    ALİ OSMAN ÖZERHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TUNCAY NAS

  4. Gebelikleri preterm prematür membran rüptürüyle komplike olan hastalarda koryoamnionit gelişiminin öngörülmesinde kordon IL-6 ve maternal serum prokalsitonin ,human myeloperoksidaz ve CRP düzeyleri

    Levels of cord blood IL-6 and maternal serum procalcitonin, human myeloperoksi̇daz and CRP at the patients whose pregnancy complicated with premature rupture of membranes when developing of koryoamnionit have been predicted

    ZEYNEP ELMALI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Kadın Hastalıkları ve DoğumEge Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜRSEN GÜNDEM

  5. Preterm erken membran rüptürü tanısı olan gebelerde tokolizin etkileri (Retrospektif analiz)

    Effects of tocolysis on pregnant women with the diagnosis of premature rupture of membranes

    NEBAHAT UYSAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Kadın Hastalıkları ve DoğumUludağ Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YALÇIN KİMYA