Geri Dön

40 yaş üstü kadınlarda pelvik organ prolapsusu sıklığı ve hayat kalitesi üzerine etkilerinin incelenmesi

The prevalance of pelvic organ prolapsus in women over forty and its effects on the quality of life

  1. Tez No: 248811
  2. Yazar: DUYGU TOSUNOĞLU
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. PETEK BALKANLI KAPLAN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Hemşirelik, Nursing
  6. Anahtar Kelimeler: Pelvik organ prolapsus, kadın, prevalans, hayat kalitesi, Kadın ürogenital hastalıkları, Kadınlar, Uterus prolapsı, Yaşam kalitesi, Pelvic organ prolapse, woman, prevalence, life quality, Female urogenital diseases, Women, Uterine prolapse, Quality of life
  7. Yıl: 2010
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Trakya Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Hemşirelik Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Çalışmamız, kadınlarda ileri yaşlarda ortaya çıkan pelvik organ prolapsusu görülme sıklığını ve bu sorunu yaşayan kadınların hayat kalitelerinin hangi düzeyde etkilendiğini belirlemek amacı ile gerçekleştirilmiştir.Çalışma, Kırklareli İl Merkezi'ne bağlı 7 sağlık ocağına kayıtlı 40 yaş üstü kadınlar üzerinde 11.02.2008- 14.05.2008 tarihleri arasında yapılmıştır. Kadınların sosyo-demografik özelliklerini, pelvik organ prolapsus risk faktörlerini, pelvik organ prolapsus hakkındaki bilgi düzeylerini ve tedavi durumlarını belirlemek amacı ile araştırmacı tarafından geliştirilen 42 soruluk anket formu ve pelvik organ prolapsuslu kadınların hayat kalitesi düzeylerini belirlemeye yönelik pelvik organ prolapsusu hayat kalitesi ölçeği kullanılmıştır.Araştırmaya alınan 40 yaş üstü kadın populasyonunda pelvik organ prolapsusu prevalansı % 16,3 olarak saptandı. Yaşın ilerlemesi ile birlikte POP gelişiminin de artmakta olduğu belirlendi. Pelvik organ prolapsusu olan kadınların büyük bölümünün 40-49 yaş grubunda, parite sayısının belirgin bir şekilde daha fazla olduğu, ilk gebelik yaşlarının 15 ila 19 yaş aralığında olduğu, doğumların tamamına yakınını normal doğum şeklinde gerçekleştirdikleri belirlendi.Pelvik organ prolapsusu olan ve olmayan kadınlar bazı demografik özellikler ve risk faktörlerine göre karşılaştırıldığında pelvik organ prolapsusu olan kadınların, ilk gebelik yaşlarının küçük olduğu, parite sayısının daha fazla olduğu, BMİ, epizyo açılımı, astım, ağır kaldırma alışkanlığı, kabızlık mevcudiyeti değerlerinin pelvik organ prolapsusu olmayan kadınlardan fazla olduğu belirlendi. Bu sonuçların yanı sıra çalışmamızda, pelvik organ prolapsusunda risk faktörü olduğu düşünülen; menopozda olma durumu, HRT kullanımı, doğumda vakum kullanımı, sigara içme durumu, eğitim durumu, meslek yönünden pelvik organ prolapsusu olan ve olmayan kadınlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı belirlendi .Pelvik organ prolapsuslu kadınlarda ilk gebelik yaşının küçük olması ile birlikte hayat kalitesi puanlarının anlamlı düzeyde düştüğü ve dolayısı ile hayat kalitelerinin kötü yönde etkilendiği belirlendi

Özet (Çeviri)

Our study was performed in order to determine the prevalence of pelvic organ prolapse (POP) in elderly women and the extent to which their life quality is affected by this disease.This study was conducted with women over 40 in seven clinics in Kirklareli region between the dates 11.02.2008 and 14.05.2008. A 42-question questionnaire developed by the researcher was used in order to determine the women?s socio-demographic characteristics, POP risk factors, knowledge level about POP and treatment status; and a POP quality of life scale was used to determine the life quality of the subjects.The prevalence of POP among the women over 40 who participated in the study was found to be 16.3%. POP prevalence was found to be increasing in age. It was determined that the majority of the women with POP were in the 40-49 age group, had a clearly higher parity number, had their first pregnancy between the ages 15 and 19, and almost always had normal deliveries.When women with or without POP were compared according to some demographic differences and risk factors, it was found that (compared to women without POP) women with POP had their first pregnancies in earlier ages, had a higher parity number, had higher BMI, episio, asthma, a higher tendency to carry high weights and the constipation presence values. Furthermore, in our study it was determined that there were not statistically significant differences in populations with or without POP in factors thought to be risk factors for POP, namely in state of being in menaposis, HRT use, vacuum use during the delivery, smoking habits, education, and occupation, were not statistically siginificant.It was found that the life quality points of women with POP decreased significantly as a result of pregnancies in earlier ages and this affected their life quality negatively.

Benzer Tezler

  1. Kronik akciğer hastalığı olan kadınlarda genitoüriner semptomlar ve pelvik organ prolapsusu sıklığı

    The prevalence of pelvic organ prolapse and genitourinary symptoms in women with chronic lung disease

    TEKMİLE AYSU ODABAŞI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Göğüs HastalıklarıCumhuriyet Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SERDAR BERK

  2. Aşırı aktif mesane prevalansı ve epidemiyolojisi

    Başlık çevirisi yok

    OSMAN TÜKEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    ÜrolojiSüleyman Demirel Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. TEKİN AHMET SEREL

  3. Sakrospinöz ligament fiksasyonu operasyonu başarısı ve yaşam kalitesi üzerine etkisi

    Sakrospinöz ligament fiksasyonu operasyonu başarısı ve yaşam kalitesi üzerine etkisi

    ÖZGE DEMİRCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BERNA ASLAN ÇETİN

  4. Stres üriner inkontinans semptomları olan kadınlarda üretral hipermobiliteyi belirlemek için kullanılan Q tip açısının transvajinal ultrasonografi ile NON invaziv olarak belirlenmesi

    Non-invasive determination of the Q-TYPE angle used to assess urethralhypermobility by transvaginal ultrasonography in women with symptoms ofstress urinary incontinence

    BERKAY YÜKSEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    UZMAN BEKİR SITKI İSENLİK

  5. Cinsel organlarda-pelviste ağrı/içe girme bozukluğu olan kadınların profilleri

    The profiles of women with“genito-pelvic pain disorder/ penetration disorder (GPPD)”

    ADA SALAJ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Psikiyatriİstanbul Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DOĞAN ŞAHİN